Uygulama kadastrosu sonrası oluşan taşınmaz yüzölçümü ve sınır uyuşmazlığında, dere yatağı değişiklikleri ile hak düşürücü süre savunmalarının değerlendirildiği, bilirkişi raporlarıyla yapılan tapu düzeltme davası.
Özet: Davacılar tarafından, uygulama kadastrosu sonucunda kendi taşınmazlarının yüzölçümünün azaldığı ve davalılara ait komşu parselin büyüdüğü iddiasıyla açılan davada, ilk derece mahkemesi, bilirkişi raporları doğrultusunda davalı parselinden belirli kısımların iptaline ve davacı parseline eklenmesine, bazı tescil harici alanların da davacı parseline katılmasına, diğer bir kısmın ise dere olarak terkinine karar vermiş; istinaf mahkemesi ise, uygulama kadastrosuna itiraz davalarının on yıllık hak düşürücü süreye tabi olmadığını ve tesis kadastrosundaki hataları düzeltmeyi amaçladığını belirterek, ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır.
8. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Of 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... vekili, ... vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, Trabzon ili Of ilçesi ... köyü çalışma alanında ve tapuda davacılar adına kayıtlı bulunan eski 154 parsel sayılı 2.963,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 2 24... parsel numarasıyla ve 2.185,02 metrekare yüzölçümlü olarak; davalılar ... ve arkadaşları adına tapuda kayıtlı bulunan eski 153 parsel sayılı 4.040,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 2 24... parsel numarasıyla ve 4.661,94 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sonucunda müvekkilleri adına kayıtlı taşınmazın yüzölçümünün azaldığını, eksikliğin davalılara ait taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek, dava açmıştır.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; çekişmeli taşınmaz aleyhine yüzölçüm değişikliği olmadığını, dere yatağı ıslahının söz konusu olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçtiğini, iddiaların ispatlanamadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, çekişmeli 2 24... parsel sayılı taşınmazın harita mühendisi bilirkişilerinin 17.05.2022 havale tarihli kök rapor ve 25.07.2022 tarihli ek rapor ve krokilerinde (E) harfi ile gösterilen 148,53 metrekare yüzölçümündeki bölümün tapu kaydının iptali ile, söz konusu bölümün 2 24... parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, (F) harfi ile gösterilen 138,04 metrekare yüzölçümündeki tescil harici bölümün tarla vasfı ile 2 24... parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, çekişmeli 2 24... parsel sayılı taşınmazın aynı tarihli bilirkişi raporlarında (D) harfi ile gösterilen 186,11 metrekare yüzölçümündeki bölümün tapu kaydının iptali ile söz konusu bölümün dere olarak tapudan terkinine, bu bölümün tescil harici dere sınırları içerisine dahil edilmesine, 2 24... parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 334,64 metrekare yüzölçümündeki bölüm düşüldükten sonra toplam 4.237,30 metrekare yüzölçümlü olarak tapu kaydındaki payları oranında davalılar adına; 2 24... parsel sayılı taşınmazın ise (A) harfi ile gösterilen 286,57 metrekare yüzölçümündeki bölüm eklenerek 2.471,59 metrekare yüzölçümlü olarak davacılar adına tapu kaydındaki payları oranında tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalılar ... vekili, ... vekili ve ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilememiş olduğu, istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler, Yüksek Mahkemenin yerleşik içtihatlarında da açıkça belirtildiği üzere uygulama kadastrosuna itiraz davalarının mülkiyete ilişkin olmamaları sebebiyle on yıllık hak düşürücü süreye tabi bulunmadığı, uygulama kadastrosundaki amacın tesis kadastrosu sırasındaki ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplama hatalarının düzeltilmesi olduğu, uygulama kadastrosuna itiraz davalarının maktu harca ve vekalet ücretine tabi davalardan olduğu, çekişmeli taşınmazlar arasındaki derenin tesis kadastrosuna yakın tarihli hava fotoğrafları üzerinde yapılan incelemede gözükmediği, tarafların, tanıkların, mahalli bilirkişilerin beyanlarına göre de sınırlarında ve güzergahında zaman içerisinde değişiklikler meydana geldiği, sabit sınır olarak kabul edilemeyeceği, tesis kadastrosu sınırlarında herhangi bir tersimat hatasının bulunmadığı, taşınmazlar arasındaki sınırın geçerli sınır olarak kabul edilmesinin gerektiği, eldeki davanın askı ilan süresinden sonra Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması sebebiyle genel hükümlere tabi olduğu, talebe bağlılık ilkesinin geçerli bulunduğu, talepten fazlasına ya da başkasına hükmedilemeyeceğinin açık olduğu, harita bilirkişi kurulu raporuna ekli krokide (D) harfi ile gösterilen kısmın tapu kaydının iptali ile dere olarak tescil harici bırakılmasına karar verildiği, ancak davalı Hazine veya ilgili kamu tüzel kişileri tarafından bu kısmın dere olarak tescil harici bırakılmasına yönelik olarak yöntemince açılmış bir dava ya da katılım talebi bulunmadığı, yerel mahkemece verilen karar bu yönüyle taleple bağlılık ilkesine aykırılık teşkil ettiği, kadastro sırasında tescil harici bırakılan taşınmaz bölümlerine yönelik olarak açılan davalarda, yasal hasım konumunda bulunan Hazine ve ilgili kamu tüzel kişileri aleyhine harca, yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği." gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf yolu başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davalılar ... vekili, ... vekilinin ve ... Belediye Başkanlığı vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, kaldırılan hükmün yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisine; davanın kabulüne, dava konusu 2 24... parsel sayılı taşınmazın harita mühendisi bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından müşterek hazırlanan 17.05.2022 havale tarihli kök rapor, 25.07.2022 tanzim tarihli ek rapor ve krokilerinde (E) harfi ile gösterilen 148,53 metrekare yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptali ile, söz konusu bölümün 2 24... parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, ayrıca (F) harfi ile gösterilen 138,04 metrekare yüzölçümündeki tescil harici bölümün tarla vasfı ile 2 24... parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, 2 24... parsel sayılı taşınmazın (E) harfi ile gösterilen bölümü düşüldükten sonra geriye kalan kısmının 4.513,41 metrekare yüzölçümlü olarak, 2 24... parsel sayılı taşınmazın ise (E) harfi ile gösterilen 148,53 metrekare ve (F) harfi ile gösterilen 138,04 metrekare yüzölçümündeki bölümler eklenmek suretiyle 2.471,59 metrekare yüzölçümlü olarak tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; iddiaların ispatlanamadığını, davacıların hak kaybının olmadığını, çelişkili raporlarla karar verildiğini, 1974, 19 80... yıllarından sonraki hava fotoğraflarının incelenmediğini, dere yatağının değişebileceğinin düşünülmediğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; hatanın tesis kadastrosunda kullanılan ölçü aletlerinin hassasiyetinden olduğunu, hatanın tecviz sınırları içinde olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
3. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçtiğini, dereye ilişkin hüküm kurulmamasının dereyi yok saymak olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... vekili, ... vekili ve Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz eden davalı ... Başkanlığından alınmasına,
269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz eden davalı ...'dan alınmasına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!