Nitelikli dolandırıcılık suçunda cezanın alt sınırının beş yılı aşması durumunda zorunlu müdafi olmadan savunma alınması nedeniyle adil yargılanma hakkı ihlali ve kararın bozulması.
Özet: Karar, kendilerini kamu görevlisi veya banka çalışanı olarak tanıtarak birden fazla kişiyle nitelikli dolandırıcılık suçu işleyen sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükmünü, suçun niteliği gereği (cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması) zorunlu müdafi atanması gerekirken, bir sanık için müdafi atanmaması, diğer sanıkların savunmalarının istinabe yoluyla müdafi huzuru olmaksızın alınması ve hüküm duruşmalarında zorunlu müdafi hazır bulundurulmaması suretiyle sanıkların savunma haklarının kısıtlandığı gerekçesiyle, usul ve yasaya aykırılık teşkil eden bu eksiklikler nedeniyle bölgesel mahkemenin istinaf başvurularının esastan reddi kararını bozmuştur.
11. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
SUÇ
: Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER
: İstinaf başvurularının esastan reddi kararları Sanık ... müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 14.12.2022 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.05.2022 tarihli ve 2022/2-155 Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın artırım yapılmasını zorunlu kılan suçun nitelikli hâlleri nedeniyle yapılan yargılamalarda, cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması hâlinde âdil ve etkin yargılanma hakkının gereği olarak sanıkların istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı CMK'nın 150/3 maddesi uyarınca müdafi atanması zorunluluğunun bulunduğuna karar verilmiştir.
Sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareketle birlikte işledikleri kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) ve 158/3 maddeleri uyarınca mahkûmiyetlerine karar verilen suç yönünden suç tarihi de gözetildiğinde 5237 sayılı TCK'nın 158/1-L-son maddesi uyarınca dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle aynı Kanun’un 158/3 maddesi uyarınca herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda, üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından Kanun'da öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması dikkate alındığında adil ve etkin yargılanma hakkı bakımından sanıkların istemi olup olmadığına bakılmaksızın müdafii bulunmayan sanığa 5271 sayılı Kanun'un 150/3 maddesi uyarınca müdafi atanmasında, savunmalarının ve ek savunmalarının müdafi huzurunda ve 5271 sayılı CMK'nın 196/2 maddesi gereği yargılamayı yapan Mahkemece bizzat alınması ve aynı Kanun'un 188/1 maddesi uyarınca zorunlu müdafinin son celsede hazır bulunması gerektiği anlaşılmakla;
1. Sanık ...'in yargılama aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafi bulunmadığı gibi 5271 sayılı CMK'nın 156. maddesi gereği re'sen bir müdafi de tayin edilmeksizin savunmasının ve ek savunmasının tespit edilmesi ve hüküm duruşmasında zorunlu müdafii hazır edilmeksizin hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması,
2. Müdafiileri de hazır bulunmaksızın sanık ...'in savunmasının ve ek savunmasının, Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesince, sanık ...'in savunmasının ve ek savunmasının ise Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesince istinabe yoluyla tespit edilmesi ve hüküm duruşmasında hazır edilmeksizin sanıklar hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulması,
Suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 150/3, 156, 188/1. ve 196/2 maddelerinin ihlâli ile sanıkların savunma haklarının kısıtlanması, 5271 sayılı CMK'nın 289/1-h maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.
II. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 14.12.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı CMK’nın 302/2 maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!