Emlak danışmanı işçinin gerçek ücret ve prime esas kazancının tespiti ile sigortasız çalışma dönemlerinin belirlenmesi istemli iş davasının temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki süreç, davacının davalı işyerinde SGKya bildirilenden daha yüksek ücretle ve komisyon karşılığı çalıştığı 2016-2017 dönemi ile 2017-2020 arasında sigortasız ve ücretsiz olarak, büyük komisyon vaatleriyle hizmet verdiğini iddia ederek gerçek ücretinin ve tüm hizmet süresinin tespitini talep etmesiyle başlamıştır; davalı ise davacının iddia ettiği ikinci dönemde çalışmadığını ve davanın dolandırıcılık suç duyurusu sonrasında açıldığını savunmuş, ilk derece ve istinaf mahkemeleri davayı reddetmiş, davacı ise çalışmayı ispatlayan belgelerin değerlendirilmediği ve emlak sektöründeki özel çalışma koşullarının göz ardı edildiği gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Antalya 1. İş MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde, davacının 19.08.2016-27.07.2017 tarihleri arasında davalı 1220221 iş yeri numaralı davalı iş yerinde .... Sorumlu Emlak Danışmanı olarak net 2.000,00 TL (asgari ücretin 1,5 katı) ücret ve ilave yaptığı satışların %50 komisyonu karşılığında kesintisiz çalıştığı, ücretinin elden ödendiği, davacının bu dönem hizmetleri asgari ücret alıyormuş gibi SGK'ya bildirildiği, haberi olmadan işten çıkışının yapıldığı, 27.07.2017 tarihinden sonra davalı iş yerinde 17.09.2020 tarihine kadar 3 yıl daha çalıştığı, bu dönemde davalı Şirket Müdürü tarafından sürekli büyük arazi satışı sonrası alınacak komisyon ile gelecekleri garanti altına alınacağı vaadi ile ücret ödemesi yapılmadığı ve hizmetlerinin de Kuruma bildirilmediği, davacının davalı iş yerinde Kuruma bildirilenden çok daha uzun süre ve bildirilenden çok daha yüksek ücretle çalıştığının tespiti için bu davanın ikame edildiği iddia edilerek, davacının 19.08.2016-27.07.2017 (hariç) tarihleri arasındaki çalışmasının gerçek ücreti üzerinden tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı şirket vekili cevap dilekçesinde, davacının 19.08.2016-26.07.2017 tarihleri arasında davalı şirkette büro işçisi olarak ve davacı tarafın iddialarının aksine SGK kayıtlarında yer alan ücretle çalıştığı, 26.07.2017 tarihinde de sözlü olarak istifa ederek işten ayrıldığı, davacının davalıya belirttiği işten ayrılma sebebini "artık işi öğrendiğini, emlak sektörüne kendi işini yaparak girmek, daha fazla para kazanmak" olarak belirttiği, yine ayrılırken de 26.07.2017 sonrasında da ortak işler yapabilecekleri, emlak portföylerini paylaşabilecekleri, ortak olarak iş yaptıkları müşteriler olursa da emlak komisyonlarını paylaşabileceklerini belirttiği, zaten emlak sektöründe emlakçılar arasında "kazan kazan" hususu bilinen bir gerçeklik olduğu, iki farklı emlakçı ortak alıp (alım-satımı) beraber işi sürdürüp sonlandırdıkları, istifa sonrası süreçte zaman zaman davalı şirket ve şirket yetkilisi (müdürü) ... ile ortak iş yaptıkları, herkesin kendi komisyonunu aldığı, davacının 17.09.2020'ye kadar çalıştığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğu, bu davanın açılma sebebi, davacı ve eşi hakkında davalının Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına 14.12.2020 tarihinde "dolandırıcılık, nitelikli dolandırıcılık, hırsızlık, resmi belgede sahtecilik ve uyuşturucu madde kullanmak" suçlarından yaptığı suç duyurusu olduğu, davacının davalı şirketi ve şirket yetkilisi ile şirket müşterilerini dolandırdığı, bu konuda davacı hakkında şüpheli sıfatıyla Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı ██████████ Soruşturma numarasıyla soruşturma yürütüldüğü, gerekirse bu soruşturma sürecinin beklenmesi gerektiği, suç duyurusundan sonra bu davanın açıldığı, davacının 2017 yılı Temmuz ayından sonra da 3 yıl çalışıp ücret almamasının hayatın olağan akışına ve gerçeğe aykırı olduğu, dava dilekçesinin içeriği ile dilekçenin "Sonuç ve İstem" kısmının çelişik olduğu, davacı tarafın aslında çalışmadığını ikrar ettiği belirtilerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Feri müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde;A. davacının sigortasız çalıştığı dönemde de davalıya ait ... numaralı telefonu kullandığı, taleplerinin net ücret üzerinden olması halinde kesinlik sınırını geçmediği, dosyada çalışmayı ispatlar nitelikte çok sayıda yazılı belge olmasına rağmen değerlendirilmediği, emlak sektöründe maaşlı çalışma olmadığı hususunun değerlendirilmediği, kararın bozulmasını hizmet ve PEK tespitine karar verilmesini talep etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 19.08.2016-27.07.2017 tarihleri arasında prime esas kazançlarının tespiti, 27.07.2017- 17.09.2017 tarihleri arasında hem çalıştığının hem de prime esas kazançlarının tespiti istemine ilişkindir.1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79. maddenin 10. fıkrası maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.3. Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.4.Mahkemenin yazılı hükmü, davacının davalı işyerinden sigortalı bildirimlerinin yapıldığı 19.08.2016-27.07.2017 tarihleri arasında prime esas kazançlarının tespiti yönünden yerinde ise de, 27.07.2017- 17.09.2017 tarihleri arasında hizmet tespiti ve prime esas kazançlarının tespiti yönünden eksik araştırmaya dayanmaktadır. Dosya içerisinde mevcut evraklardan davacının bu dönemde iş yerinin muhasebecisi gibi faturaları takip ettiği, işyeri adına reklam vediği, emlak sitelerinde yayın yaptığı, davalı iş yerine ait aracın TÜVTÜRK muayenesi yaptırdığı, davalı iş yeri sahibi için otel rezervasyonu yaptırdığı, satış için tapu rendevusu aldığı, iş yerine gelen ofis malzemelerini teslim aldığı düşünüldüğünde çalışmasının sadece portföy paylaşımı şeklinde olup olmadığının daha detaylı araştırılması gerekmektedir. Davacının vergi kaydı olup olmadığının sorulması, davalı iş yerinin 20 17... -9. aylarına ait dönem bordrolarının Kurumdan getirtilmesi ile yeteri kadar tanık dinlenilmesi, davacı ile davalı arasındaki ilişkinin vekalet ilişkisi mi yoksa hizmet ilişkisi mi olduğu konusunda araştırma yapılması gerekmektedir. Böylelikle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Kabule göre de prime esas kazanç talebi değerlendirilmelidir.Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup, sair hususlar incelenmeksizin bozma nedenidir.VI. KARARAçıklanan sebeple;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgilisine iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.