Yargıtay 11. Ceza Dairesi, bilişim sistemleri aracılığıyla nitelikli dolandırıcılık suçunda zorunlu müdafi atanmaması nedeniyle savunma hakkı kısıtlanan hükmü bozdu.
Özet: Sanık hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünün istinaf mahkemesince onanmasının ardından yapılan temyiz incelemesinde; suçun niteliği gereği kanunda öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olduğu durumlarda adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında sanığa istemi olup olmadığına bakılmaksızın zorunlu müdafi atanması gerektiği halde, somut olayda müdafi atanmamış olmasının savunma hakkını kısıtladığı ve hukuka kesin aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle istinaf mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇ
: Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozmaİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 28.11.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1. Karşıyaka 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.11.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f-son, 158/3, 43/1, 62, 52, 53 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 3.920.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 28.11.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı CMK’nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanığın temyiz istemi; atılı suçu işlemediğine, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkindir.III. GEREKÇEKabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.05.2022 tarihli, 2022/2-155 Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile, herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın artırım yapılmasını zorunlu kılan suçun nitelikli hâlleri nedeniyle yapılan yargılamalarda, cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması halinde adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, sanığa istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca müdafi atanması gerektiğine karar verilmiştir.Somut olayda, yargılama sırasında sanığın kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun'un 156. maddesi gereğince sanığa resen bir müdafi de tayin edilmediği, kendisine isnat edilen üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f-son bentleri uyarınca dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, suçun üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle aynı Kanun’un 158/3. maddesine göre herhangi bir takdir hakkı kullanılmaksızın yarı oranda artırım yapılmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda, üç veya daha fazla kişi ile birlikte nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından Kanunda öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması dikkate alındığında adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3 maddesi uyarınca müdafi atanmasında, savunmalarının ve ek savunmalarının müdafi huzurunda ve aynı Kanun'un 188/1 maddesi uyarınca zorunlu müdafinin son celsede hazır bulunması gerektiği anlaşılmakla;5271 sayılı CMK'nın 150/3, 1 56... /1 maddelerinin ihlâli ile sanığın savunma hakkının kısıtlanması, 5271 sayılı CMK'nın 289/1-h maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.II. KARARBaşkaca yönleri incelenmeyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 28.11.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı CMK’nın 302/2 maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Karşıyaka 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2025 tarihinde karar verildi.