Finansal kiralama sözleşmesiyle kiralanan iş makinesinin teslim edilmemesi nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine ilişkin Yargıtay kararı.
Özet: Finansal kiralama sözleşmesiyle kiralanan iş makinesinin bedeli ödenmeyip ihtarata rağmen teslim edilmemesi üzerine, sanığın şahsı adına yapılan sözleşme kapsamında eyleminin "güveni kötüye kullanma" suçunu oluşturabileceği ancak suçun olağan dava zamanaşımı süresinin sanığın sorgu tarihinden itibaren temyiz inceleme tarihine kadar dolduğu tespit edildiğinden, ilk hüküm bozularak yeniden yargılamaya gerek kalmaksızın kamu davasının düşmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.SUÇ
: Güveni kötüye kullanmaHÜKÜM
: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanığın, katılan firmadan finansal kiralama sözleşmesiyle kiraladığı iş makinesi bedelini ödememesi üzerine kiralama sözleşmesinin feshi ve kira konusu malların teslimine dair ihtara rağmen malları teslim etmemek suretiyle üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda; suç tarihinde yürürlükte bulunan mülga 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunundaki sözleşmeden doğan davaların ticari dava niteliğinde bulunduğu yönündeki 31. madde hükmüne benzer bir düzenlemenin inceleme tarihinde yürürlükte bulunan 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nda yer almaması ve finansal kiralama sözleşmesinin tarafı konumunda bulunan sanığın kira konusu makineyi ticari bir işletmenin faaliyetleri çerçevesinde kiralamamış olduğunun, kira sözleşmesinin sanığın bizzat şahsı adına olduğunun anlaşılması karşısında; eylemin sübut halinde 5237 sayılı TCK'nın 155/1. maddesinde düzenlenen "güveni kötüye kullanma suçunu" oluşturacağı ve bu suçun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 09.05.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2025 tarihinde karar verildi.