Boşanmış eşle fiili birliktelik iddiasıyla haksız yere kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması ve kurum işleminin iptali uyuşmazlığına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının babasından aldığı ölüm aylığının, eski eşiyle fiilen birlikte yaşadığı iddiasıyla kurum tarafından kesilmesi üzerine açılan ve borç tahakkukunun iptali, aylığın yeniden bağlanması ile borçlu olunmadığının tespiti taleplerini içeren davayı konu edinmekte; ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, tanık beyanları ve eski eşine karşı uygulanan hukuki süreçler gibi kanıtlarla davacının ayrı yaşadığına hükmederek davayı kabul etmişken, davalı kurum ise temyiz başvurusunda müfettiş raporlarının, tarafların geçmişteki aynı adres ikametlerinin ve anlaşmalı boşanma koşullarının yeterince incelenmediğini iddia etmektedir.
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Konya 3. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin ...'dan 2011 yılında boşandığını, eşinden boşandıktan sonra 3 çocuğu ile birlikte yaşamaya başladığını, babasının 2007 yılında vefat ettiğini, ekonomik sıkıntılar çekmesi üzerine 2018 yılında babasından kalan ölüm aylığını almaya başladığını, Kurumca eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesi ile babasından kalan ölüm aylığının kesildiğini, Kurum işleminin hatalı olduğunu, müvekkilinin boşandıktan sonra eşinden ayrı yaşadığını ileri sürerek borç tahakkukuna dair işlemin iptaline, davalı Kuruma borçlu olmadığının tespiti ile kesilen ölüm aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması ve ödenmeyen aylıkların faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum Denetmeni tarafından yapılan incelemede, davacı hakkında yapılan adres araştırması ve kolluk tutanağı ile davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edildiğini, bu nedenle yapılan işlemin ve borç tahakkukunun yerinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne; davacının babasından almış olduğu ölüm aylığının kesilmesine yönelik 19.01.2021 tarih ve E.18545044 sayılı Kurum işleminin iptali ile aylığın kesildiği tarih itibari ile yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, davacının ██████████ takip sayılı borç bildirim belgesine konu borçtan borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"Mahkemece yapılan yargılamada, davacı ile eski eşinin birlikte yaşama olgusunun devam edip etmediği hususunda araştırma yapılmış ve Kurum Denetmenleri tarafından ifadeleri alınan tanıklar ile birlikte başkaca tanıkların da ifadelerine başvurulmuş, gerek dinlenen tanıklardan muhtar olan ... ile diğer tanık ...'nın beyanlarında, davacının eski eşinin, davacının ikametgahına girdiği hususunda ceza davasında şikayetçi olduğunun ve sürekli olarak ayrı kaldıklarının belirtilmiş olması, gerekse de toplum yapısı ve kuralları dahilinde boşanmış bir kadının birlikte yaşadığı eski eşini ceza davasına konu edinecek şekilde şikayet etmesi ve uzaklaştırma kararı aldırması ile birlikte konut dokunulmazlığını ihlal suçundan yargılanmasını sağlamasının olağan hayat akışına uygun düşmediği dikkate alındığında, Mahkemenin kararının yerine olduğu belirgin olduğu gibi, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı " gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle,
1.Sosyal Güvenlik Denetmenleri tarafından hazırlanan 15.10.2020 tarihli raporda detaylıca belirtilen hususlar tamamen göz ardı edilerek verilen kararın bir çok yönden eksik ve hatalı olup kararın bozulması gerektiğini,
2.Davacı ile eşinin 12.09.2011 tarihinde anlaşmalı olarak ve birbirlerinden hiçbir talepleri olmaksızın boşandıklarını, bu hususun incelenmesi gerektiğini, Mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesinin bu hususta herhangi bir değerlendirme yapmadığını,
3....'nun 21.04.2016-28.01.2020 döneminde ... Mah. .... Sk. No:12 .../Konya adresinde ikamet ettiğini, ...'nun 31.04.2016 tarihinden denetim tarihine kadar ... Mah. .... Sk. No:12 .../Konya adresinde ikamet ettiği bilgisine ulaşıldığını, ikamet adreslerinin aynı tarihlerde aynı yerde olmasının fiili birliktelik olgusunu açıkladığını,
4.Tanıklar ve diğer bilgi sahiplerinin beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeksizin hüküm verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ölüm aylığının kesilmesine yönelik Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması ve borçtan sorumlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!