Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunda uzlaştırma zorunluluğu ve sanıkların beraat kararında eksik inceleme nedeniyle hükümlerin bozulması.
Özet: Yargıtay, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlamasıyla yargılanan sanıklar hakkında verilen kararları incelemiş olup; iki sanığın mahkumiyet hükmünü, yargılama sonrası yürürlüğe giren yeni uzlaştırma hükümlerinin uygulanması ve hukuki durumlarının bu kapsamda yeniden değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozmuştur. Diğer bir sanık hakkında verilen beraat hükmünü ise, şirket kasasından aldığı iddia edilen avanslara dair harcama belgelerinin yeterince araştırılmaması, sanığın savunmasının ve tanık beyanının göz ardı edilmesi ile maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmemesi nedeniyle hukuka aykırı bularak bozma kararı vermiş ve dosyayı yeniden değerlendirilmek üzere yerel mahkemeye iade etmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E. ████████ K.SUÇ
: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaHÜKÜMLER
: Mahkumiyet, beraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:a)Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden;Sanıklara yüklenen ve 5237 sayılı Kanun'un 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, hükümden sonra 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,b)Sanık ... hakkında kurulan beraat hükmü yönünden;... AŞ'de genel müdür yardımcısı olarak 11.01.20 05... .09.2006 tarihleri arasında çalışan sanığın, şirket tarafından satış için kendisine teslim edilmiş olan akaryakıtları satıp 21.452.00 TL'yi şirket hesaplarına intikal ettirmemek, şirket ile ilgisi bulunmayan ve şahsi ilişkileri olduğu anlaşılan ... ve ...’e kasadan toplam 23.485,00 TL ödeme yaptırmak ve şirket kasasından 11.250,00 TL avansı herhangi bir avans makbuzu imzalamadan almak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddia olunan olayda; şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucu tanzim edilen bilirkişi raporunda sanığın şirkete ait akaryakıtlardan sattığı halde 21.452.00 TL'yi şirket hesaplarına intikal ettirmediği ve şirket ile ilgisi bulunmayan ve şahşi ilişkileri bulunduğu anlaşılan ... ve ...’e kasadan toplam 23.485,00 TL ödeme yaptırdığı iddialarıyla ilgili maddi delil elde edilemediği belirtilmiş ise de; sanığın şirket kasasından 11.250,00 TL avansı herhangi bir makbuz imzalamadan aldığı ve bu avansa ilişkin harcama belgesi sunmadığı iddiasına yönelik sanığın aldığı avans miktarının sarf belgeleri karşılığında kapanabileceği tespitiyle yetinilmesi, sanığın savunmasında; şirketin kasasından her zaman sınırsız para alma hakkına sahip olduğunu, muhasebenin avans alırken kendisine kasa makbuzu imzalattırması gerektiğini, ancak imzalatmadıklarını, şirketteki 1,5 yıllık çalışma hayatı içerisinde harcadığı 11.250,00 TL avansa ilişkin harcama belgelerini ibraz edebileceği düşüncesiyle 04.09.2006 tarihli tutanağı imzaladığını beyan etmesi ve tanık ...'ın, sanığın aldığı avansa ilişkin harcama belgelerinin olduğunu söyleyerek ibraz etmek istediğini ancak şirket sahibi ve yöneticilerinin kabul etmediğini ifade etmesi karşısında maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından sanıktan şirketten almış olduğu 11.250,00 TL avansla ilgili kendisinde bulunan harcama belgelerinin istenmesi ve gerekli görülmesi halinde bu harcama belgeleri ile avans miktarının uyumlu olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,Yasaya aykırı, katılanlar vekilleri ve sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca sanıklar ... ve ... bakımından sair yönleri incelenmeyen hükümlerin Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2025 tarihinde karar verildi.