İş kazası kaynaklı tazminat davasında, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin istinaf ve ilk derece mahkeme kararlarını bozan temyiz incelemesi.
Özet: İş kazası sonucu çatıda devriye görevi sırasında 6 metreden düşerek ağır şekilde yaralanan, diz kapağı parçalanan ve iş göremezlik raporu alan güvenlik görevlisi tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davasında; davacı vekili iş göremezlik ve tedavi süreçlerini belirterek tazminat talebinde bulunurken, davalılar ise davacının görev ve yetki aşımı ile işyeri kurallarını ihlal ettiğini, kazada kendi kusuru bulunduğunu ve sorumluluklarının olmadığını savunmuştur; bu dava kapsamında ilk derece mahkemesince önceki bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne, işçinin %25, işverenlerin ise %75 oranında kusurlu olduğuna hükmedilerek maddi ve manevi tazminat ödenmesine karar verilmiş olup, söz konusu bu karar davalılar vekilleri tarafından temyiz edilerek, inceleme süreci başlamıştır.
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yaklaşık 3 yıldır davalı .... Çok Amaçlı Motor İşlemesi Taşdelen Projesinde, diğer davalı ... Güvenlik bünyesinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, müvekkilinin 24.06.2013 tarihinde ve saat gece 22.00 sularında devriye görevini yerine getirirken, çatıda bazı sesler duyduğunu ve durumu diğer mesai arkadaşlarına bildirerek, çatıyı kontrol etmek üzere yukarıya çıktığını, ancak çatının bir bölümünün sadece plastik malzeme ile kaplanması nedeni ile yaklaşık 6 metreden aşağı düştüğünü, bu esnada telefon ve telsizinin de uzağa düştüğünü ve arkadaşlarına hemen haber veremediğini, sağ diz kapağının tamamen parçalandığını, sol ayak başparmaklarında da kırıklar olduğunu, müvekkilinin önce Ümraniye Devlet Hastanesine götürüldüğünü, ancak ameliyat sırasının çok fazla olması nedeni ile gerekli yardımların yapılamadığını, müvekkilinin olayın sabahına kadar sedye üzerinde beklemek zorunda kaldığını, müvekkile ilk etapta 45 gün iş göremezlik raporu verildiğini, çeşitli ameliyatlar geçiren müvekkilinin halen ayağa kalkamadığını, fizik tedavi süreci ile birlikte uzun bir süre daha çalışamayacağını beyan ederek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaldı ile şimdilik, 112.571,88 TL maddi tazminat ile ilk kez ıslah dilekçesi ile talep olunan 30.000,00 TL manevi tazminatın işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının diğer davalı ... Savunma ve Güvenlik Sistemleri A.Ş.’nin çalışanı olup, müvekkil şirketin deposunda güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, davacının işvereninin müvekkil şirket olmadığını, davacıya emir ve talimat verme yetkisinin de bulunmadığını, davacı gibi işyerinde çalışan tüm güvenlik personelinin mutlak idaresi ve kontrolünün diğer davalı çalışanlarınca yürütüldüğünü, davanın müvekkil şirket açısından husumet nedeniyle reddi gerektiğini, davacının mesnetten yoksun iddialarını kabul etmediklerini, davacının kendisine gerekli güvenlik eğitiminin verilmediğini öne sürmesinin manasız olduğunu, kazanın meydana gelmesine davacının görevini, yetkisini ve işyeri güvenlik kurallarını aşarak hareket etmesinin sebep olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... Savunma ve Güvenlik Hizmetleri A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkil şirket bünyesinde çalışırken geçirdiği kaza sonucu iş gücü kaybına uğradığı iddiasıyla açtığı maddi ve manevi tazminat talepli davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, öncelikle davacının çıkmış olduğu çatının devriye alanında olmadığını, davacı ve diğer işçilerin çıkmasının yasak ve hatta girişinin kilitli olduğunu, merdiven önünde uyarı levhası olduğunu, davacının yaşamış olduğu kazada müvekkilinin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, işçinin kusurlu davranışı nedeniyle meydana gelen kaza nedeniyle işverenin sorumlu tutulamayacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının maluliyetinin bulunmadığını, davacının karşılanmamış zararının da bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin sayılı kararı ile 13.07.20 21... /801 E., ████████ K. sayılı kararıyla iş kazasının oluşumunda davacının %25 davalı işverenlerin % 75 oranında kusurlu olduğu, davacının davaya konu iş kazası nedeniyle %7,2 oranında sürekli iş göremezliğe girdiğinden hareketle davacıya 112.571,88 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. Gerekçe ve Sonuç
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi 14.09.2022 tarih, █████████ E., █████████ K. sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Kararın davalılar vekillerince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Dairemizce yapılan temyiz incelemesi neticesinde 06.03.20 24... /123 81... /2365 Karar sayılı kararla özetle "..Dosya kapsamından davacı vekilince yargılama aşamasında ilk kez 04.06.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile davaya konu iş kazası nedeniyle 30.000,00 TL manevi tazminat talep ettiği, aynı tarihte ıslah harcını yatırdığı ancak başvurma harcını yatırmadığı görülmüştür. HMK’nın 176 ve devam maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya istem sonucunun değiştirebilmesi imkânını sağlamaktadır. Usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslahı mümkündür. Ancak, her iki durumda da usulüne uygun açılmış bir davanın bulunması şarttır. Başka bir anlatımla ıslah, açılmış bir davada taraflarca yapılmış usule ilişkin işlemlere yönelik olarak yapılmalıdır. Bu bağlamda, yargılaması devam eden bir dava içinde ıslah ile ikinci bir davanın açılması olanağı bulunmamaktadır. Öte yandan harca tabi davalarda her dava açılırken davalıdan başvurma harcı ile nispi harca tabi davalarda nispi karar ve ilam harcının dörtte biri peşin olarak alınır. Gerekli harçlar alındıktan sonra dava dilekçesi esas defterine kaydedilir ve dava, dava dilekçesinin esas defterine kayıt edildiği tarihte açılmış sayılır. İnceleme konusu olan bu olayda manevi tazminata ilişkin usulüne uygun bir dava açılmadığı gibi, ıslah dilekçesinin de nispi harç yatırılmak suretiyle mahkemeye verilmekle beraber başvuru harcının yatırılmadığı anlaşılmaktadır. Dilekçenin bu haliyle bir ek dava dilekçesi olarak kabulü dahi mümkün değildir. Islahta dava konusu olmayan bir istemin dava kapsamına alınması mümkün değildir. Bu halde Mahkemece yapılacak iş “davacının manevi tazminat istemine ilişkin ayrıca dava açma hakkı saklı kalmak üzere manevi tazminata ilişkin istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde karar verilmesi gerekirken davacı kazalının manevi tazminat talebi hakkında karar verilerek, ıslah dilekçesine bu yönden değer verilmesi doğru bulunmamıştır.
" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda,"1-Davanın kabulüne;
a-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 112.571,88 TL maddi tazminatın, iş kazası tarihi olan 24.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
b-Davacının ayrıca dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla, manevi tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına," şeklinde karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz sebepleri olarak; kazanın meydana geldiği yerin devriye dışında olduğunu, davacının yetkisi olmayarak kendi inisiyatifi ve kusuruyla çatıya çıktığını, meydana gelen olayda tüm kusurun ve sorumluluğun davacıda olduğunu, dosyada dinlenen tanık beyanlarının da bunu doğruladığını, davacının şüpheli bir durum olması halinde çatıya çıkmayıp amirine ve kolluk güçlerine haber vermesi gerektiğini, davacının yakın zamana kadar davalı şirkette çalıştığından son aldığı ücretin tespiti mümkünken asgari ücretin 1,64 katı alınmasının hatalı olduğunu, Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Savunma ve Güvenlik Sistemleri Sanayi A.Ş. vekili temyiz sebepleri olarak; kazanın meydana geldiği yerin devriye dışında olduğunu, davacının yetkisi olmayarak kendi inisiyatifi ve kusuruyla çatıya çıktığını, meydana gelen olayda tüm kusurun ve sorumluluğun davacıda olduğunu, dosyada dinlenen tanık beyanlarının da bunu doğruladığını, davacının şüpheli bir durum olması halinde çatıya çıkmayıp amirine ve kolluk güçlerine haber vermesi gerektiğini, davacının çalıştığı yerin diğer davalıya ait işyeri olması nedeniyle burada davalı ... şirketinin güvenlik önlemi alması beklenemeyeceğinden sorumluluklarının olmadığını, adli tıp raporuna göre davacının maluliyetinin en fazla 4 aya kadar uzayabileceği belirtilmesine rağmen, davacının uzun süre ayağa kalkamayacağı iddiasının haksız olduğunu, davacının yakın zamana kadar davalı şirkette çalıştığından son aldığı ücretin tespiti mümkünken asgari ücretin 1,64 katı alınmasının hatalı olduğunu, manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini belirterek Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77., 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52, 54, 55... . maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19... . maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'u hükümleri.
3. Değerlendirme
A) Davalı ... Savunma ve Güvenlik Sistemleri San. A.Ş. vekilinin manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Davalılar vekillerinin maddi tazminat alacağına iliştin temyiz istemi yönünden;
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalılar vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmakla bozma ilamının gereğinin yerine getirilmesi gerekmekte olup Dairemiz 06.03.2024 tarihli bozma ilamında belirtildiği üzere davalılar vekillerinin maddi tazminata ilişkin temyiz taleplerinin yerinde görülmemesi suretiyle temyiz taleplerinin reddi ile maddi tazminat yönünden hükmün onanmasına karar verilmekle maddi tazminat yönünden hükmün kesinleştiği hususu göz ardı edilerek maddi tazminatın yeniden hüküm altına alınması ve bu alacak kalemi yönünden yeniden vekalet ücreti takdiri hatalıdır.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... Savunma ve Güvenlik Sistemleri San. A.Ş. vekilinin manevi tazminat alacağına ilişkin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalılar vekillerinin hükmolunan maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının;
Hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine geçmek üzere;
1-Davanın kabulüne;
a-Davacının maddi tazminat talebinin yönünden önceki hükmün kesinleştiği gözetilerek karar verilmesine yer olmadığına,
b-Davacının ayrıca dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla, manevi tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-Alınması gerekli 7.689,79 TL karar ve ilam harcından peşin ve ıslah harçları toplamı olan 2.484,9‬0 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.204,89‬ TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 24,30 TL peşin harç, 24,30 TL başvurma harcı, 3,75 TL vekalet harcı ve 2.460,60 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.512,95 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri toplamı olan 1.512,10 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı taraflarca yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Karar kesinleştikten sonra yatırılan ve kullanılmayan arta kalan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince ilgilisine iadesine,
7-Gerekçeli kararın taraflara resen tebliğine," ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!