Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan mahkumiyet hükmünü, temyiz süresindeki yanıltıcı bilgilendirme ve maddi hataya rağmen onadı.
Özet: Yargıtay, bozma üzerine kurulan hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik, temyiz süresinin yanlış belirtilmesi nedeniyle geç yapılan ancak geçerli kabul edilen itirazları incelemiş; sanık müdafiinin ve sanığın, suç işleme kastı bulunmadığı, çalınan malın değerinin az olduğu, sanığın olay tarihinde cezaevinde olduğu iddialarını ve lehe hüküm uygulanması taleplerini yerinde görmemiş; gerekçeli karardaki suç tarihi hatasının maddi hata olup mahallinde düzeltilebileceğini belirterek, ilk derece mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığına hükmedip mahkumiyet kararını onamıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: HırsızlıkHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, sanığın ve sanık müdafiinin yüzüne karşı verilen 29.05.2023 tarihli kararda "temyiz süresinin tebliğ tarihinden itibaren başladığı" belirtilerek yanıltmaya neden olunması nedeniyle, sanık müdafiinin 13.07.2023, sanığın ise 23.01.2024 tarihli temyiz istemlerinin aynı Kanun'un 291/1. maddesi gereği süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın ve müdafiinin temyiz istemlerinin; "15.12.2016 tarihinde sanığın cezaevinde olduğuna, sanığın suç işleme kastı bulunmadığına, çalınan malın değerinin az olduğuna, lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "08.05.2016" yerine "02.05.2016" olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiştir.Bozma sonrasında yapılan yargılamaya, dosya içeriğine ve gösterilen gerekçeye göre, sanık hakkında şikâyetçiye yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca .. 14. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.