Onbirinci Ceza Dairesi, özel hayatın gizliliğini ihlal suçunda 8 yıllık asli dava zamanaşımı gerçekleştiğinden beraat yerine düşme kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Özet: Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanık hakkında verilen beraat kararının temyiz incelemesinde bozulmasına karar verilmiştir; zira mahkeme, suçun kanundaki ceza üst sınırı ve türüne göre 5237 sayılı TCKnın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımının, sanık hakkında önceki mahkumiyet kararının verildiği 15.09.2015 tarihinden mevcut hüküm tarihine kadar dolduğunu tespit etmiştir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesinin yargılamaya devamla beraat kararı vermesi yerine, kamu davasının düşmesi gerektiği anlaşılmış olup, üst mahkeme yeniden yargılama gerektirmeyen bu durumda yetkisini kullanarak, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle düşmesine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E. ████████ K.SUÇ
: Özel hayatın gizliliğini ihlalHÜKÜM
: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, sanığa yüklenen " Özel hayatın gizliliğini ihlal" suçunun Kanun‘daki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanık hakkında mahkumiyet kararının verildiği 15.09.2015 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden yargılamaya devamla beraat kararı verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun‘un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASI; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun‘un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nin 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.