Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından feshedilen anahtar teslim götürü bedel hastane inşaat sözleşmesinden doğan imalat oranı ve kesin hesap hakedişine ilişkin belirsiz alacak davası temyizi.
Özet: Bu hukuki evrak, Diyarbakırdaki bir hastane inşaatı sözleşmesinin feshi sonrası müteahhit firmanın (asıl davacı/birleşen davalarda davalı) Toplu Konut İdaresi Başkanlığına (TOKİ) karşı açtığı, fesih hakedişinin hatalı hesaplandığı iddiasına dayalı belirsiz alacak davasının temelini oluşturmaktadır; müteahhit, kendi tespitine göre %78 olan fiziki gerçekleşme oranına karşılık, TOKİnin %54,77 üzerinden yaptığı hesap kesme hakedişini ve ödenen düşük meblağı kabul etmeyerek kesin hesabın yeniden belirlenmesini talep etmekte olup, ayrıca müteahhidin TOKİden olan alacaklarını temlik aldığı iddia edilen iki ayrı birleşen dava da bu çok yönlü hakediş ve alacak uyuşmazlığına dahil edilmiştir.
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
BİRLEŞEN ████████ ESAS SAYILI DOSYADA
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen ████████ Esas sayılı davada davacı ..., birleşen dosya davacısı ... Finansal Danışmanlık Tic. A.Ş vekillerince duruşmalı, asıl davada davacı-birleşen davalarda davalı müflis ... İnş. Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ile asıl ve birleşen davalarda davalı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı vekillerince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 17.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde birleşen davada davacı ... Finansal Danışmanlık Tic. A.Ş. vekili avukat ..., birleşen davada davacı ... vekili avukat ... ... ile asıl davada davacı-birleşen davalarda davalı Müflis ... İnş. Taş. San ve Tic. Ltd. Şti. vekili avukat ... ile asıl ve birleşen davalarda davalı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı vekili avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı ... İnş. Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı idare arasında "Diyarbakır ..... 100 Yataklı Hastane ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İnşaatı Yapım işi" nedeniyle sözleşme imzalandığını, sözleşmenin anahtar teslim götürü bedel sözleşme olduğunu, davalı idarenin pursantaj oranı üzerinden hakediş tahakkuk ettirmesi ve hakedişe esas alınan pursantaj hataları nedeni ile imalatı karşılar ödeme yapılmamasından dolayı müvekkili şirketin büyük bir mali krize girdiğini, davalı idarenin 24.07.2013 tarihli kararı ile sözleşmenin feshedildiğinin müvekkili şirkete 27.07.2013 tarihinde tebliğ edildiğini, bu durum karşısında davacı tarafından ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ███████ D. İş sayılı dosyası üzerinden inşatta yapılan mevcut imalatların tespiti maksadı ile delil tespiti yaptırıldığını, söz konusu delil tespit dosyası ile üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından inşaatın fiziki gerçekleşme oranının % 78 olarak tespit edildiğini, ancak bu süreçte davalı idarece hesap kesme hakedişi (fesih) raporu tanzim edildiğini, davalı idare ve müşavir firmaca tanzim edilen hakediş uyarınca, işin fiili imalat seviyesinin % 54,77 ve davacı şirket alacağının ise 1.871,29 TL olduğunun iddia edildiğini, bu hakedişin ve tüm eklerinin, müvekkili şirketçe 26.05.2014 tarihinde ihtirazı kayıt ile imzalandığını, müvekkil şirketin 04.06.2014 tarihli yazısı ile ihtirazı kaydının nedenlerini ayrıntılı olarak açıkladığını, davalı idarece söz konusu yazıya cevap verilmemesi üzerine davacı şirketçe 12.08.2014 tarihli yazı ile fesih hakedişinin ... Sulh Hukuk Mahkemesi Hakimliği'nin ███████ D.İş dosyasındaki tespit oranları gözönüne alınarak yapılmasının talep edildiğini, davalının müvekkili şirkete ödeme yaparken, taraflar arasında bağıtlanan sözleşme ve sözleşmenin eki olan Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümlerini hiçe sayarak yapılan imalatları gözardı ettiğini ve pursantaj oranlarını esas alarak hakediş tanzim etme cihetine giriştiğini, bu teknik ve hukuki açıdan hatalı tutum nedeni ile fiilen % 78 oranında imalatı yapılmış olan inşaatın, davalı idarece yapılan hesap kesme hakedişinde % 54,77 oranında bitmiş kabul edildiğini ve davacıya 1.871,29 TL gibi kabul edilemez bir alacak tahakkuk ettirildiğini belirterek, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve bilirkişi raporu doğrultusunda tespit edilecek meblağı HMK'nın 107/2.maddesi uyarınca artırmak kaydıyla kesin hesabın (hesap kesme/fesih hakedişinin) çıkartılarak, 10.000,00 TL'nin davalı idareden dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyada, davacı ... ... A.Ş vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, davalı .... Tbt İnş. Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile yapmış olduğu muhtelif iş ve işlemlerden kaynaklanan nedenlerle davalı şirketten alacaklı olduğunu, bu şirketin diğer davalı ...'den doğmuş ve doğacak alacaklarının 1.000.000,00 TL'sini müvekkili firmaya temlik ettiğini, konu hakkında yapılan araştırma sonucunda, davalı şirketin kısmen temlik ettiği bu alacağa karşılık, Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, davanın kesin hesaba dayalı belirsiz alacak davası olduğunu, alacağın varlığı veya miktarının yargılamayı gerektirdiğinin anlaşıldığını, davalı şirketin kesin hesabının yapılması, kesin hesapta davalı şirketin alacağının çıkması halinde, temlik miktarının diğer davalıdan talep edilebilmesi için iş bu belirsiz alacak davasının açıldığını belirterek, davalı şirketin diğer davalı idarede olan belirsiz alacağının hesap ve tespitini, şimdilik 10.000,00 TL'nin davalı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’ndan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
3.Birleşen Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında davacı (temlik alan) vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... İnş. Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den yapmış olduğu muhtelif iş ve işlemlerden kaynaklı alacaklı olduğunu, bu firmanın diğer davalı idareden doğmuş ve doğacak alacaklarının 675.000,00 TL’sini müvekkiline temlik ettiğini, yapılan araştırma sonucunda davalı şirketin kısmen/limitli temlik ettiği bu alacağa karşılık Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ███████ Esas sayılı dosyası ile dava açtığının ve davanın derdest olduğunun öğrenildiğini, yapılan temliğin davalı şirket yönünden de sonuç doğurabilmesi, bu şirketin de aynı alacağı dava edememesi için bu davada hasım gösterilmesi gerektiğini, davalılar arasındaki sözleşmenin anahtar teslim götürü bedel yapım sözleşmesi olduğunu, tasfiye kesin hakedişinde, kesin hesabın yapılması gerektiğini, bu kesin hesapta alacak çıkması halinde de temlik edilen kısmın müvekkiline ait olması gerektiğini belirterek, her türlü yasal hakları ve fazlasını talep etme hakları saklı kalmak kaydıyla davalı şirketin diğer davalı idarede olan belirsiz alacağının hesap ve tespiti ile hesap edilecek alacağın şimdilik 10.000,00 TL’sinin diğer davalı şirketin alacağını ihtar ettiği (temerrüt) tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’ndan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafa sözleşmenin 25. maddesi gereğince işin bitirilmesine yönelik ihtarnameler gönderildiğini, ihtarname ile verilen sürenin sonunda şantiye alanında yapılan tespitte, yüklenicinin belirttiği şekilde bir çalışmanın ve bekçi dışında hiç kimsenin bulunmadığını, (işçi vs.) hiçbir çalışmanın yapılmadığının tespit edilerek tutanak altına alındığını, dava dilekçesinde bahis konusu yapılan ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ███████ D.İş sayılı dosyası üzerinden davacı tarafça yaptırılan tespit işleminin davalı idarenin yokluğunda gerçekleştirildiğini ve neticesinde düzenlenen raporun idareye tebliği üzerine söz konusu tespit işlemine ve tespit raporuna itiraz edildiğini, düzenlenen bilirkişi raporunda, hangi imalat kaleminin işin yüzdesel olarak ne kadarlık bir bölümüne tekabül ettiği belirlenmeden, doğrudan fiziki gerçekleşmenin %78 olabileceğinin tahmin edildiğini, hangi imalat kaleminin, işin yüzdesel olarak ne kadarlık bir kısmına tekabül ettiğinin İdareleri Fesih Tespit Komisyonu tarafından, sözleşme hükümlerine uygun olarak Pursantaj Tablosuna işlendiğini ve işin seviyesinin buna göre tespit edildiğini, dava dilekçesinin 4. maddesinde "pursantajdaki hatalar nedeni ile imalatı karşılar ödeme yapılmaması sebebi ile şirketin mali krize girdiği" iddia edilmekte ise de, söz konusu iddianın yasal ve hukuksal dayanağı olmadığını, davacı tarafça mevcut ihale dokümanına yönelik süresinde herhangi bir şikâyet başvurusu yapılmadığını, dolayısıyla ihale dokümanının kesinleştiğini, davacı tarafın tacir olup, Türk Ticaret Kanunu 20/2. maddesi hükmü gereğince basiretli bir işadamı gibi hareket etmek yükümlülüğü olduğunu belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında, davalı .... İnş. Taş. San ve Tic. Şti vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin iddiasının gerçek dışı olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında herhangi bir ticari faaliyet olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında, davalı ... vekili cevap dilekçesinde; sözkonusu birleşen davanın idareleri yönünden mesnetsiz olduğunu, müvekkili idareye husumet yöneltilemeyeceğini, yapılan sözleşmenin davalı idarenin bilgisi dışında olduğunu, asıl dava davacısı ... Şirketi ile aralarında yaptıkları sözleşme gereğince temlik yasağı bulunduğunu beyan ederek davanın husumet yönünden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir
3.Birleşen Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında, davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinin eki olan 15.02.2015 tarihli temliknamenin sözleşmenin fesih tarihi olan 24.07.2013 ve fesih hakedişi tarihi olan 19.02.2014 tarihinden sonra düzenlendiğini, diğer davalı ile idare arasında sözleşme ilişkisinin sona erdiğini, hiçbir şekilde sözleşme ilişkisinin bulunmadığı tarihte düzenlenen temliknameden dolayı idarelerinin sorumlu gösterilemeyecegini belirterek, davanın husumet yönünden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden, "davacı şirket tarafından inşaat yapım işine başlandığı, 24.07.2013 tarih ve 363 sayılı Stratejik Planlama Komisyon Kararı ile söz konusu işin feshedildiği, dosya kapsamında celp edilen sözleşme, idare tarafından yapılan tespitler ve ... Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna göre sözleşme konusu işin % 75,57'sinin tamamlandığı, alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olacak şekilde, yapıların metrajları da ayrıntılı bir şekilde tespit edilerek hazırlandığı ve hükme esas alınacak nitelikte olduğuna kanaat getirilerek bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, davacının kesin hesabının (hesap kesme/fesih hakedişinin) fiyat farkı ve KDV dahil olmak üzere 4.223.264,57 TL olarak belirlendiği" gerekçesiyle asıl dava yönünden kesin hesabının (hesap kesme/fesih hakedişinin) fiyat farkı ve KDV dahil olmak üzere 4.223.264,57 TL olduğunun tespiti ile davacı ... Şti'nin davasının ıslah talebi ile bağlı kalınarak kabulü ile, 2.548.264,57 TL'nin 10.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren, 2.538.264,57 TL'sinin ise 22.03.2018 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacı ... Şirketine verilmesine karar verilmiştir.
Birleşen davalar bakımından davalı ... Şirketi yönünden davaların kabulüne karar verilmiş, davalı ... yönünden ise; "818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 162. maddesine göre, yasa, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça, alacaklı alacağını, borçlunun onayını aramaksızın, başka bir kimseye temlik edebilir. BK'nın 167/I. maddesinde de, borçlunun temlike vakıf olduğu zaman temlik edene karşı haiz olduğu def'ileri temellük edene karşı da ileri sürebileceği düzenlenmiştir. Bu hükme göre davalı iş sahibi borçlu, eser sözleşmesinin tarafı olan dava dışı yükleniciye karşı ileri sürebileceği tüm defileri, eser sözleşmesinin tarafı olmayan temlik alan davacıya karşı da ileri sürebilecektir. Dosyada örneği bulunan 08.07.2010 tarihli davalı yüklenici ... Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı iş sahibi ... arasında düzenlenen eser sözleşmesinin 11.6 maddesinde, yüklenicinin her türlü hakediş ve alacaklarını, idarenin yazılı izni olmaksızın başkalarına temlik edemeyeceği, temliknamelerin noter tarafından düzenlenmesi ve idarece istenilen kayıt ve şartları taşıması gerektiği kabul edilmiştir. Bu hüküm yazılı delil anlaşması niteliğinde olup, temlik alanı da bağlayacaktır. (Benzer nitelikte Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı) Sözleşme hükmünden anlaşıldığı üzere, yüklenicinin temlik yapmadan önce idarenin yazılı iznini alması, ardından temlik işlemlerine başlaması şartı getirilmiştir. Bu durumda davacı ile dava dışı yüklenici arasında düzenlenen 08.07.2010 tarihli temlik sözleşmesi iş sahibi idarenin yazılı izni ile yapılmadığından, başından itibaren geçerli olduğunun kabulünün mümkün olmadığı" gerekçesiyle birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı-birleşen davalarda davalı ....İnş. Taş. San ve Tic. Şti vekili, birleşen davada temlik alan davacı ... vekili, birleşen davada davacı ...... A.Ş vekili, asıl ve birleşen davalarda davalı Toplu Konut İdaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Asıl davada davacı- birleşen davalarda davalı müflis ....İnş. Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde;
a. Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın gerekçesiz olduğunu,
b.İstinaf incelemesinde davanın HMK 107. maddesi uyarınca ikame edilen belirsiz alacak davası olduğu yönündeki itirazlarının incelenmediğini,
c.Borçlar Kanunu hükümlerine göre geçerli bir temlikname olmasına rağmen; borçtan davalı ....'nin değil müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin alacağını temlik ederek ifâ yerine geçen edim ile borçtan kurtulduğunu, istinaf incelemesinde bu itiraz gerekçelerinin değerlendirilmemiş olmasının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir.
2.Birleşen davada temlik alan davacı ... vekili temyiz dilekçesinde;
a.Mahkemenin değerlendirme ve kanaatteki hatasının, davayı hakediş davası olarak görmesi olduğunu, davanın, ara hakediş veya hakedişten kaynaklı olmadığını,
b.Sözleşme feshedildikten sonra esas hakkında feshedilen sözleşme hükmüne dayanılamayacağını, yazılı delil sözleşmesi olan Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümlerinin Türk Borçlar Kanununa atıf yaptığını, TBK'da da temliğin yazılı olmasının yeterli kabul edildiğini, buna göre .... yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
3.Birleşen davada davacı ...... A.Ş vekili, temyiz dilekçesinde;
a.Davalı idarenin itiraz gerekçesi yapmış olduğu pursantaj hesaplamasına ilişkin iddialarının mevcut olay ile örtüşmediğini, hükme emsal alınan karar ve .... kurulu kararının, ara hakedişlere ilişkin olduğunu, kesin hesap konusunda bu yönde karar bulunmadığını, davanın ise kesin hesap davası olduğunu,
b.Türk Borçlar Kanunu genel hükümlerine göre yapılan temliğin Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 48. maddesine göre geçerli olduğunu,
c.Sözleşme fesih edildikten sonra esas hakkında feshedilen sözleşme hükmüne dayanılamayacağını, yazılı delil sözleşmesi olan Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükmünün Türk Borçlar Kanununa atıf yaptığını, Türk Borçlar Kanununda da temliğin yazılı olması yeterli kabul edildiğine göre ... yönünden de davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğunu beyan etmektedir.
4.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;
a.Asıl dava yönünden bilirkişi raporunda yeralan pursantaj üzerinden değil, metraj çıkartılmak suretiyle fiziki durumun tespit edilmesi ve buna göre hesaplama yapılması gerektiği yönündeki değerlendirmenin Yargıtay kararları ve mevzuata aykırı olduğunu,
b.Taraflar arasındaki sözleşmenin anahtar teslim götürü bedel olup, sözleşmenin eki olan YİGŞ'in 39/2. maddesine göre yapılan işlerin bedelinin ihale dökümanında öngörülen ilerleme yüzdeleri üzerinden belirlenip, ödeme yapıldığını,
c.Fesih işlemlerinde sözleşme ve mevzuat gereğince fiziki gerçekleşme oranı tespit edilirken, sözleşmedeki pursantaj oranlarının kullanılmasının hukuka uygun olduğunu, .... Kurulu kararının ve aksi yöndeki bilirkişi görüşünün hatalı olduğunu,
d.Davacı yüklenicinin hakedişleri ve pursantaj oranlarını gösteren sayfaları itiraz etmeksizin imzaladığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl davada davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Taraflar arasında 08.07.2010 tarihli eser sözleşmesi imzalanmış olup, taraflar "... ... 100 Yataklı Hastane ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İnşaatı Yapım işi" konusunda anlaşmıştır. Asıl davada davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Sözleşmenin 6. maddesinde iş bedeli kararlaştırılmış olup, toplam bedel 14.188.908,27 TL+KDV olarak belirlenmiştir. Bu haliyle sözleşmedeki bedel, sözleşme tarihi itibarıyla uygulanması gereken 6098 sayılı TBK’nın m. 480 hükmünde tanımlanan götürü bedeldir. Buna göre,yüklenici sözleşme ile üstlendiği işi kararlaştırılan götürü bedelle yapmak zorundadır. Götürü bedelli işlerde, Dairemizin yerleşik içtihat ve uygulamalarında sözleşme ile üstlenilen imalatın, eksik ve kusurları dikkate alınıp düşülmek suretiyle fiziki gerçekleşme oranının tespit edilmesi, tespit edilen bu oran götürü bedele uygulanmak suretiyle hak edilen bedelin hesaplanması ve hesaplanacak bedelden iş sahibinin kanıtlanan ödemeleri düşülerek yüklenici alacağının tespiti gerektiği kabul edilmektedir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, işin yapılan kısmının bedeli, metrajlar doğrultusunda 2013 yılı birim fiyatlarıyla 16.206.030,06 TL olarak hesaplanmış, işin ihale öncesi belirlenen 18.099.208,69 TL muhammen bedel, fesih yılı olan 2013 yılına TÜİK değerleri ile güncellenerek 21.443.623,19 TL bulunmuş, 16.206.030,06 TL'nin 21.443.623,19 TL'ye oranlanması sonucu bulunan % 75,57 oranının, işin tamamlanma oranı olduğu kabul edilerek, bu oran sözleşme bedeli 14.188.908,27 TL ile çarpılarak yüklenicinin fesih hakediş toplam bedelinin 10.722.557,98 TL olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Daha sonra, bu miktardan yükleniciye ödendiği tespit edilen 7.769.434,69 TL çıkartılarak elde edilen 2.953.123.29 TL'ye, fiyat farkı olarak hesaplanan 625.914,48 TL ve %18 KDV miktarı 644.226,80 TL eklenerek davacı alacağı 4.223.264,57 TL olarak tespit edilmiştir. Görüldüğü gibi rapordaki hesaplama yönteminde, fiziki orandan bedele gidilmesi gerekirken, bedelden fiziki orana gidilmiştir. Bu şekilde yapılan hesaplama, yasaya ve Dairemiz içtihatlarına uygun olmayıp, mahkemece hatalı değerlendirme ile fiziki oran esasına göre tespit ve hesaplama içermeyen raporun hükme esas alınması isabetsiz olmuştur.
Bu durumda, mahkemece; 6100 sayılı HMK'nın 281/3. maddesi uyarınca maddi gerçeğin ortaya çıkması için aynı Kanun'un 266. maddesinde düzenlenen usule göre yeniden seçilecek önceki bilirkişilerden farklı, konusunda uzman bilirkişi kurulundan, taraflar arasında imzalanan sözleşmede iş bedelinin götürü olarak kararlaştırıldığı dikkate alınarak, 6098 sayılı TBK'nın 480. maddesi gereğince davacı yüklenicinin yaptığı işlerin, eksik ve ayıplar gözetilip düşülerek tüm işe göre fiziki oranının bulunması; saptanan bu fiziki oran, sözleşme bedeline uygulanarak, yüklenicinin sözleşme kapsamında hak ettiği iş bedeli konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınması, bulunacak bu miktardan yükleniciye yapılan ödeme düşüldükten sonra, sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
3.Bozma nedenine göre; birleşen davalarda davacı ... ve ...... A.Ş ile davalı müflis ...vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı vekilinin ve davalı .... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. 2. bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı vekili ve davalı ....vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Bozma nedenine göre; birleşen davalarda davacı ... ve ... A.Ş ile davalı müflis ...vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan asıl davanın tarafları yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, asıl dava taraflarından karşılıklı alınarak birbirlerine verilmesine,
Peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!