Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağına dair icra takibine itirazın iptali davasında yanlış IBAN ödeme iddialarını değerlendiriyor.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, davacı şirketin hizmet sözleşmesi kapsamında düzenlediği fatura bedellerinin, davalının faturalardaki doğru IBAN yerine başka bir erişilemez hesaba ödeme yapması nedeniyle tahsil edilememesi üzerine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılmış olup; davacı, icra takibinin devamı ve davalının haksız itirazı nedeniyle tazminat talep ederken, davalı ise ödemenin geçerli olduğunu, fatura öncesi e-posta yazışmalarıyla hesap bilgisinin değiştiğini iddia ederek davanın reddini, icra takibinin iptalini ve davacıdan tazminat ödenmesini istemektedir ve mahkeme, yapılan ödemenin geçerliliği ile itirazın haklı olup olmadığını değerlendirmektedir.

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLLERİ
:
DAVALI
:
VEKİLLERİ
:
DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında, 14.02.2020-14.02.2022 tarihleri arasında geçerli 4100000928 numaralı Kamulaştırma Haritası ve Plan Tadilatı Dosyalarının Hazırlanması konulu hizmet alım sözleşmesi yapıldığını, Bu sözleşme kapsamında 18.08.2022 tarihli GIB2022000000008 Nolu ve yine 18.08.2022 tarihli GIB2022000000007 nolu fatura, davalı şirket adına müvekkil şirketçe düzenlenmiş ve gönderilmiştir. İlgili faturaların altına, ödeme yapılması gereken IBAN numarası da not olarak düşülmüştür. Ekte faturalar sunulmakta olduğunu, Buna rağmen davalı şirket, basiretli bir tacir gibi davranmayıp daha önceden ellerinde olduğunu beyan ettikleri başka bir IBAN’a söz konusu fatura bedellerini ödemiştir. Ne var ki ödeme yapıldığı iddia edilen hesaba ise davacı şirketin halihazırda erişimi bulunmamakta; söz konusu parayı çekememektedir. Konu ile ilgili davalı şirkete defalarca kez bildirimde bulunulmuş ancak bu sorun çözülemediğini, Dolayısıyla konuya ilişkin olarak Sakarya 2. İcra Dairesi’nde ██████████E. sayısı ile tarafımızca icra takibi başlatılmış; ancak davalı şirket bu takibe de itiraz ederek durdurmuş olduğunu, Davalı tarafın itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, Haksız ve kötü niyetli itirazı sonucu müvekkil şirketi bir kez daha zarara uğratan davalı aleyhine dava tarihinden itibaren en yüksek avans faizi işletilmek üzere tazminata hükmedilmesini, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin haksız davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekili tarafından vekili olduğumuz şirkete karşı açılan iş bu davada, öncelikle husumet, zamanaşımı defi, süre, görevsizlik, yetkisizlik ve derdestlik itirazlarında bulunuyor, davayı kabul etmediklerini, davalı şirket ile davacı arasında hizmet alım sözleşmesi yapılması sonucunda müvekkil şirket sözleşmeye uygun olarak edimini ifa etmiş olmasına karşılık davacı şirket tarafından müvekkil aleyhinde haksız icra takibi başlatılmış olup müvekkil şirket tarafından itiraz edilerek haksız takip durdurulduğu Davacı tarafça müvekkil şirket için almış olduğu hizmet karşılığında, 18.08.2022 tarihli GIB2022000000008 Nolu ve yine 18.08.2022 tarihli GIB2022000000007 nolu faturalar düzenlendiğini, davalı şirket yetkilileri, sözleşme gereği edimin ifası amacıyla, davacı şirket tarafından düzenlenen mezkur faturalara ilişkin yapılacak ödeme yöntemi ve hesap bilgileri konusunda e-posta yoluyla davacı şirket yetkilileri ile iletişime geçmiş olup davacı şirket yetkilisi tarafından 05.02.2020 tarihinde Cari Kart konulu aşağıya ekran görüntüsünü koymuş olduğumuz mail atıldığını, davanın reddine ve Sakarya 2. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ E. sayılı icra takibinin iptaline karar verilmesini, kötü niyeti aşikar olan davacının %20’den aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine, ayrıca yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin dahi davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;
Dava, fatura ilişkisinden kaynaklanan icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık
: Sakarya 2. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı numaralı dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, yapıldığı iddia edilen ödemenin geçerli ödeme niteliğinde olup olmadığı hususunda olduğu anlaşıldı.
Sakarya 2. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacının takip alacaklısı, davalının takip borçlusu olduğu, asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 161.702,27 TL üzerinden takibin yürütüldüğü, takip sebebinin "18.08.2022 tarihinde kesilen hakediş faturalarına istinaden ödenmeyen meblağ 158.531,63 TL" şeklinde olduğu, başlatılan takipteki ödeme emrine karşı davalının(borçlunun) süresi içerisinde borca itiraz ettiği ve yürütülen takibin durduğu, durma kararının davacıya tebliğ edilmediği, davanın süresinde açıldığı anlaşıldı. Dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartının sağlandığı görüldü.
TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
“Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı HMK'nın 222. maddesi ; “(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. şeklinde düzenlenmiştir.
TBK'nın 42/3 maddesi "Temsil olunan verdiği yetkiyi üçüncü kişilere açıkça veya dolaylı biçimde bildirmişse, bu yetkiyi tamamen veya kısmen geri aldığını onlara bildirmediği takdirde, yetkinin geri alındığını iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri süremez.", 45. Maddesi "Temsilci, yetkisinin sona ermiş olduğunu bilmediği sürece, temsil olunan veya halefleri, temsilcinin yapmış olduğu hukuki işlemlerin sonuçlarıyla bağlıdırlar. Bu kural, üçüncü kişilerin yetkinin sona ermiş olduğunu bildikleri durumlarda uygulanmaz." ve 46. Maddesi "...Yetkisiz temsilcinin kendisiyle işlem yaptığı diğer taraf, temsil olunandan, uygun bir süre içinde bu hukuki işlemi onayıp onamayacağını bildirmesini isteyebilir. Bu süre içinde işlemin onanmaması durumunda, diğer taraf bu işlemle bağlı olmaktan kurtulur." şeklindedir.
Somut olayda;
Davacı taraf, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, dava konusu alacağın düzenlenen faturadan kaynaklandığını, fatura bedellerinin ödenmediğini ileri sürmüştür. Davalı taraf, taraflar arasında ticari ilişkinin olduğunu, takibe konu faturaların ödendiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
14.02.2020 tarihinde imzalanan "Kamulaştırma Haritası ve Plan Tadilatı Dosyalarının Hazırlanması" sözleşmesi gereği sunulan hizmet karşılığında 18.08.2022 tarihli GIB2022000000008 nolu 88.186,86 TL tutarlı fatura ile 18.08.2022 tarihli GIB2022000000007 nolu 70.344,77 TL tutarlı faturanın tanzim edildiği konusunda taraflar arasında anlaşmazlık yoktur.
Taraflar süresi içerisinde ticari defterlerinin bulunduğu yer adresini bildirdiği tespit edilmiştir.
Mahkememizce dosya bilirkişilere tevdi edilmiştir.
Davacının ticari defterlerini inceleyen bilirkişi.... 'un sunduğu 05.06.2024 tarihli kök ve 16.10.2024 tarihli ek raporda davacının ticari defterlerinin 2022 mali yılına ait kapanış onayının yapılmadığı, delil olma vasfına haiz olmadığı, takibe konu faturaların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının ticari defter kayıtlarında davalıdan 150.348,99 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.
Davalının ticari defterlerini inceleyen bilirkişi .....'nın sunduğu 20.08.2025 tarihli raporda davacının ticari defterlerinin delil olma vasfına haiz olduğu, takibe konu faturaların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturalara karşı itirazın olmadığı, davaya konu faturanın 88.186,86 TL ve 70.344,77 TL olduğu, davalı tarafça sunulan dekontlara bakıldığında 70.344,77 ve 80.004,22 TL ödeme yapıldığı, 8.182,64 TL'lik farkın davalının kesmiş olduğu 06.09.2022 Tarih SSB2022000001002 numaralı 8.182,64 TL tutarındaki faturayla nötrlenip kapatılmış olduğu, davalının yaptığı ödemelerin davacının ticari defterlerinde yer almadığı, davalının ticari defter kayıtlarında davalıya borçlu olmadığı belirtilmiştir.
Alınan raporlar taraflara tebliğ edilmiş ve raporlara itirazlar incelenmiştir.
Dosya kapsamı ve hükme elverişli görülen 05.06.2024 tarihli kök ve 16.10.2024 tarihli ek rapor ile 20.08.2025 tarihli rapor dikkate alınarak, taraflar arasında ticari ilişkinin olduğu, bu durumun tarafların kabulünde olduğu tespit edilmiştir.
Davacının ticari defter ve kayıtları, 2022 mali yılına ait kapanış kaydı olmaması nedeniyle delil olma vasfına sahip olmasa da davalının cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarına göre hizmetin sağlandığı anlaşılmakla ödeme iddiasında bulunan davalının delilleri incelenmiştir.
Dosyada ekli dekontlara göre davalının 22.09.2022 tarihinde 70.344,77 TL ve 80.004,22 TL olmak üzere iki ayrı ödemeyi davacıya yaptığı, Vakıfbank'ın 22.03.2024 tarihli yazısına göre ödeme yapılan İBAN numarasının ....... Şti ve ........Şti. Adi Ortaklığı'na ait olduğu tespit edilmiştir. Davalı taraf sözü edilen ödemeyi davalının proje müdürü Volkan Kaya tarafından gönderilen mailde belirtilen İBAN numarasına yaptıklarını beyan etmiştir. Davacı ise 26.03.2024 tarihli dilekçesinde Volkan Kaya adlı kişinin çalıştığı dönemde şirket yetkilisi olmadığı, mali konularda yetkisinin olmadığı, sadece sözleşme imzalamaya yetkili olduğu, davacının ödeme yaptığı dönemde ..........'nın müdürlük ve ortaklık ilişkisinin olmadığı, ödeme yapılan İBAN numarasının bir dönem ortaklık kurulan hesap numarası olduğu, davalının ödeme yaparken basiretli davranması gerektiği beyan ve itirazlarını ileri sürmüştür.
Ödeme iddiasında bulunan davalı ispat külfetini üzerine almıştır. Davacının hemen üst paragrafta belirtilen ödemeye ilişkin itirazlarına göre davalının ödemeyi usulüne uygun yapıp yapmadığı konusu incelenmiştir.
Takibe konu faturalara dayanak hizmetin verilmesi, taraflar arasında 14.02.2020 tarihinde imzalanan "Kamulaştırma Haritası ve Plan Tadilatı Dosyalarının Hazırlanması" sözleşmesine dayanmaktadır. Sözleşmenin .....tarafından imzalandığı görülmüştür. Sözleşmenin imzalandığı tarihte sözleşmeyi imzalayan ......davacı şirketin ortağı konumundadır. Türkiye Ticaret ve Sicil Gazetesinin 25.01.2022 tarihli, 10502 sayılı kaydına göre .....şirket payını dava dışı ....'a devrettiği görülmüştür. Davalı şirket takibe konu faturaların ödemesini yapmadan mail üzerinden ödeme yeri bilgisini istediği ve ödemeyi davacının iş ortaklığı hesabına yaptığı tespit edilmiştir. Şirket ortağı olan ve sözleşmeyi imzalayan Volkan Kaya'nın şirket ortaklığının sona erdiği, mali işlerde yetkisinin olmadığı konusunda yetkisiz temsile ilişkin TBK'nın 42/3, 45 ve 46. Maddelerindeki düzenlemeler gereği bilgilendirme yükümlülüğü davacı şirkete ait olmasına rağmen davacının davalıya bu yönde bir bilgilendirme yapmadığı anlaşılmıştır. Bilgilendirme yapmayan davacının basiretli tacir gibi davranmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca davalının ödeme yaptığı İBAN numaralı hesap davacının da içinde bulunduğu iş ortaklığına ait olup sözü edilen hesaptan paranın çekilip çekilmemesi davalının sorumluluğunda değildir. HMK 190. maddesi gereği ispat yükü kendisinde olan davalı, ödeme yaptığını banka dekontları ve IBAN teyidi ile kanıtlamış olup davacının ödemeyi geçersiz saymaya ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle takip dosyasına yapılan itirazın haklı olduğuna kanaat getirilmiş ve davanın reddine karar verilmiştir.
İhtiyati tedbir kararı olmadığı ve şartları da oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Açılan davanın REDDİNE,
2-Şartlar oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 2.146,57-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra talep eden tarafa iadesine,
7-Arabuluculuk nedeniyle hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL ücretin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin (E - Duruşma Vasıtasıyla) ve davalı vekilinin (E - Duruşma Vasıtasıyla) yüzünde, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025
Katip
E-imzalıdır.
Hakim
E-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!