İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, bankanın kullandırdığı ticari krediden kaynaklanan borç ve müteselsil kefalet nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası.
Özet: Bir banka tarafından, müşterisiyle akdedilen ticari kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine müteselsil kefilin itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, kredi borcunun ödenmemesi ve kefilin takibe haksız itirazı sonrası mahkemece yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde, davacı bankanın belirli bir miktar bakiye alacağı olduğu tespit edilerek, bu alacak üzerinden icra takibinin devamına yönelik talebin kısmen kabulüne hükmedilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
:███████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile müşterisi ---- arasında ticari kredi sözleşmesi ve ilgili belgeleri imzalandığını, sözleşmeye istinaden borçluya kredi tahsis edildiğini ve kullandırıldığını, davalını da hukuka uygun bir şekilde müşterek ve müteselsil olarak kefil olduğunu, sözleşmeden kaynaklanan borçların ödenmemesi üzerine ödeme vadesinin de belirli olması karşısında ayrıca ihtara gerek kalmaksızın borcun muaccel hale geldiğini, ayrıca borçluya ihtarname de çekildiğini, buna rağmen borcun ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından ----- Esas sayılı dosyası üzerinden borçlular aleyhine takip başlatıldığını, davalını haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı, ancak cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.------- Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde; davacı alacaklının borçlu -----ve davalının aleyhine ----- faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam ---- alacak üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya---- tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ---tarihinde ödeme emrine itiraz ettiği, takibin durduğu belirlendi.Dosya rapor tanzim etmek üzere bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi ---- hazırlamış olduğu raporda özetle; davacı ile müşterisi ----- ticari kredi sözleşmesi imzalandığını, kredi sözleşmesine davalının da 50.000,00 TL bedelle müşterek ve müteselsil olarak kefil olduğunu, kredinin 3 taksitinin ödendiğini, eli 6 ayda bir taksit ödemeli bu taksit içerisinde anapara bedeli olmadığını, yapılan hesaplama neticesinde davacının takip tarihi itibariyle 26.796,47 TL asıl alacak, 1.711,62 TL işlemiş akdi faiz ve 85,58 TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 28.593,67 TL alacağı bulunduğunu belirtmiştir.Dava; ticari krediden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: taraflar arasındaki ve takip konusu edilen genel kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak davalının borcunun bulunup bulunmadığı, kredi borcunun usulüne uygun kat edilip edilmediği davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, başlatılan takibe itirazın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. TBK'nın 586. maddesi uyarınca alacaklının müteselsil kefile başvurabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz. Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir." Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre; dava dışı üçüncü kişi ile davacı banka arasında kredi sözleşmesi akdedildiği, davalının müteselsil kefil olarak sorumluluk altına girdiğini, kullandırılan kredinin davalılar tarafından ödenmediğini, davacının bakiye alacağının 28.593,67 TL olduğu, anlaşılmakla hüküm kurmaya elverişli rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.-----Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulü ile ------ Esas sayılı takibine davalı borçlular tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile; takibin; 26.796,47 TL asıl alacak, 1.711,62 TL işlemiş akdi faiz ve 85,58 TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 28.593,67 TL alacak üzerinden takibin devamına fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Hükmolunan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 1.953,23 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 888,14 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.065,09 TL'nin davalıdan tahsiline hazineye irad kaydına,
4-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı için takdir olunan 28.593,67 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 1.503,54 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davadan önce gidilen arabulucuklukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.980,00 TL'sinin davalıdan 1.620,00 TL'sinin de davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
7-Davacı tarafından sarfedilen 7.428,50 TL'nin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 4.084,28 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 3.344,22 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!