**Alacaklının iflas talebi üzerine, borçlu şirketin hileli mal kaçırma, sanal adres kullanma ve defter ibraz etmeme gerekçeleriyle iflasına ilişkin yargı kararı.**
Özet: Bir alacaklının, davalı şirketin kesinleşmiş alacağını icra yoluyla tahsil edememesi, şirketin sanal ofislerde faaliyet göstermesi, ticari defterlerini ibraz etmemesi, hacizli araçlarını saklaması ve bildirim dışı üretim yaparak hileli işlemlerle malvarlığını kaçırdığı iddialarıyla açtığı iflas davasında, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, borçlu şirketin taahhütlerinden kaçtığı, alacaklı haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunduğu ve hacizli malları sakladığı gerekçesiyle iflasına karar vermiş olup, davalı ise temyiz başvurusunda şirketin maddi gücü olduğunu, iflasa gerek olmadığını ve başka mal varlıkları bulunduğunu savunmaktadır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ███████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 1. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıdan ..... 21. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyasında halen alacağının bulunduğunu, icra dosyasında yapılan satışlarla alacağın tahsil edilemediğini, halen hacizli mal varlıkları üzerinde de hacizlerinin devam ettiğini, davalının eski tescil adresinin Bursa olup bu adrese hacze gidildiğinde bu adreste aslında avukat olan kayın babası ile ortağının ofisi olduğunun anlaşıldığını, şirketinin kuruluştan bu yana bu adreste hiç ikamet etmediğinin ortağın verdiği ifadede belirtildiğini, davalı tarafın ikame tescil adresini ticaret sicil müdürlüğüne taşıyarak tescilini yaptırdığını ancak burada da hacze gidildiğinde şirketin burada olmadığını, davalı tarafın maden işi yaptığını, maden ruhsatları iptal edildiğinden bir mal varlığının kalmadığını, 2018 tarihli maden işleri genel müdürlüğü yazısına göre maden ruhsatlarının iptal edildiğini, maden ruhsatlarının satışının söz konusu olmayacağının bildirildiğini, maden ruhsatlarının icraen satışa çıktığı tarihteki ve sonrasındaki madenin bakiye tonaj değerini gösterir bilirkişi raporlarından davalının madenleri çıkartmadığı davalının hileli yollardan maden satış ve ihracatları yaptığı, davalının madeni devletten teslim aldığından bu yana çıkarttığı maden miktarına rağmen borçlarını ödeyemediği ve şirketin içini boşalttığı gibi TTK'nın 376. maddesinin uygulanmasına ilişkin tebliğe de uygun davranmadığı, davalının iflasına ve mal kaçırmasını önlemek amacıyla acilen kayyum atanmasına iflas durumuna rağmen bildirimde bulunulmadığından resen suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kesinleşmiş takip kapsamında 500.000,00 USD alacaklı olduğu ve icra dosyasına davalı tarafından yapılmış bir ödeme bulunmadığı, davalı şirketin hileli işlemlerle satış yapıp yapmadığının tespiti için ihtar edilmesine rağmen şirket merkezinde yapılan inceleme sırasında davalının ticari defterlerini bilirkişiye ibraz etmediği, davalı şirketin Bursa Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne kayıtlı olduğu dönemde sicile kayıtlı olan adreste faaliyet göstermediği, anılan adresin avukatlık ofisi olarak kullanıldığı, davalı şirketin merkez adresini İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne taşıdığı, .... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı adresin ise sanal ofis olarak kullanıldığının bilirkişi incelemesi ve dosyaya celp edilen yoklama tespit tutanaklarından anlaşıldığı, davalı şirketin adına kayıtlı 8 adet araç üzerinde dava tarihine kadar davacının başlattığı takipte ve kesinleşen diğer takiplerde haciz şerhlerinin işlenmesi ve yakalama kararlarının bulunmasına rağmen araçların tespit edilememesi sebebi ile satış ve tahsilat yapılamadığı, davalı şirketin bildirim dışı üretim yaptığının Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü raporu ile tespit edildiği bu hali ile davalı şirketin malum yerleşim yeri bulunmadığı, taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle kaçtığı, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunduğu ve de haciz yoluyla yapılan takipte araçlarını sakladığı, İİK'nın 177/1. maddesi uyarınca borçlu şirketin iflasına karar verilebilmesi için gerekli şartların oluştuğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; dava sürecinde depo kararı verilmediğini, müvekkilinin maddi gücü olup depo kararına uyulmaması halinde iflas kararı verilebileceğini, hacizli araçların sahada kullanıldığını, davacının fiili haciz girişiminde bulunmadığını, maden ruhsatlarına haciz konulmadığını, araçlar haricinde de müvekkilinin malvanlığı bulunduğunu, Kale İcra Müdürlüğü'nün ███████T, sayılı dosyada satışa çıkarılan taşınmazın kıymet takdirine göre değerinin 3.561.175,61 TL olduğunu, icra dosyasında borçlu olan şirket yetkilisi adına olan taşınmazın satış sürecinde olduğunu, iflasa gerek olmadığını, bilirkişinin net tespitler yapmadığını, kesin ve somut deliller olmadan iflas kararı verilemeyeceğini, İİK'nın 177. maddesi gereği yerleşim yerinin belli olmadığının kabul edilemeyeceğini, maden ruhsat değerlerinin hesaplamaya katılmadığını, müvekkilinin öz kaynak değerinin dosya borcunun çok üstünde olduğunu, müvekkilinin sahip olduğu manganez değerlerinin raporlarda farklı hesaplandığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, malvarlığını azaltacak eylemlerin ortaya konulmadığını beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeTalep, İİK'nın 177. maddesine dayalı doğrudan iflas istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Alınması gereken karar düzeltme harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.