Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari nitelikteki vekalet sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasında, taraflar arasındaki inşaat ortaklığı ve şirket devri sürecindeki borçluluk ve yükümlülük ihlali iddiaları.
Özet: Davacı, hakkında başlatılan icra takibine sağlık sorunları nedeniyle süresinde itiraz edemediği için, müvekkili ile davalı arasında bir gayrimenkul projesi ve şirket hisse devirlerine ilişkin ticari vekalet sözleşmelerinden kaynaklanan anlaşmazlıkta, davalının inşaat yükümlülüklerini yerine getirmediğini, şirkete ait ödemeleri kendi hesabında tutarak kişisel harcamalar yaptığını ve işi tamamlamadan ayrıldığını, bu nedenle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığını ileri sürerek, borçlu olmadığının tespitini, hesaplarındaki haciz kaydının durdurulmasını ve davalının %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.KAYSERİ1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARARESAS NO
:...KARAR NO
: ...HAKİM
: ... ...KATİP
: ... ...DAVACI
: ... - ...VEKİLİ
: Av. ....DAVALI
: ... - ... ...VEKİLİ
: Av. ....DAVA
: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: ...KARAR TARİHİ
: ...KARAR YAZIM TARİHİ
: ...Mahkememize açılan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " Davalı tarafından müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin sahibi olduğu ... Yapı Sanayi şirketi, ... ve davalının ortak olduklarını, Kayseri 12. Noterliğinin ... yevmiye numaralı sözleşmesi ile müvekkili ile davalının davaya konu taşınmazda ve müvekkilinin maliki olduğu arsa üzerinde 5 konuttan iki konutu arsa sahibine verme ve parsel üzerinde varsa imar, tevhit vs işlemleri yapmak üzere KKİS yaptıklarını, akabinde Kayseri 17. Noterliğinin ... yevmiye numaralı yapılan limited pay devri sözleşmesi ile ... isimli şirkette bulunan 2000 payının tamamını davalının müvekkiline devrettiğini, devir ardından müvekkili ve davalının başkaca bir sözleşme yaptıklarını, yapılan █████/2024 tarihli şirket devir sözleşmesine göre de davaya konu taşınmazda 5 adet müstakil villa konutunun yapılmış ve yapılacak işleri ile ilgili anlaşma şartlarının güncellendiğini, yapılan sözleşmenin 4.maddesine göre sözleşmeden dönme halinde 75.000 Euro ödemeyi peşinen kabul etmiş sayılır hükmünün mevcut olduğunu, devam eden süreler içerisinde davalının inşaata gelmediğini, yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalının diğer ortak ...'den şirkete yatıracağı ve yatırmak üzere kendisine havale edilen şirket ödemesinin tamamını şirkete yatırmayıp kendi hesabında tuttuğunu, aynı zamanda da şirketten şahsi ödemeler yaptığı iddiası ile ekstra paralar aldığını, davalının müvekkili ile yapmış olduğu iş neticesinde kendi hesabına gayriresmi olarak 430.000 TL para geçirdiğini, █████/2024 tarihli sözleşmeye göre müvekkili tarafından davalıya elden gelecekteki alacağı hisse payından düşülmek ve kendi adına borç yazılmak üzere 25.000 Euro ödendiğini, davalının işi bitirmeden ve borcunu ödemeden işten ayrıldığını, Kayseri 17. Noterliğinin ... yevmiye numaralı devir sözleşmesine göre de kendisine 5.000.000,00 TL ödendiğini, müvekkilinin ödeme borcunun kalmadığını, davalının borçlu konumda olduğunu, müvekkilinin sağlık durumları nedeniyle çıkarılan ödeme emrine itiraz süresini kaçırdığını, bu nedenle davanın kabulüne, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, müvekkilinin hesaplarına işlenen haciz kaydının teminat karşılığında durdurulmasına, davalının takip bedelinin %20'si üzerinden kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini" dava ve talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; " Davalı tarafından müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin sahibi olduğu ... Yapı Sanayi şirketi, ... ve davalının ortak olduklarını, Kayseri 12.Noterliğinin ... yevmiye numaralı sözleşmesi ile müvekkili ile davalının davaya konu taşınmazda ve müvekkilinin maliki olduğu arsa üzerinde 5 konuttan iki konutu arsa sahibine verme ve parsel üzerinde varsa imar, tevhit vs işlemleri yapmak üzere KKİS yaptıklarını, akabinde Kayseri 17.Noterliğinin ... yevmiye numaralı yapılan limited pay devri sözleşmesi ile ... isimli şirkette bulunan 2000 payının tamamını davalının müvekkiline devrettiğini, devir ardından müvekkili ve davalının başkaca bir sözleşme yaptıklarını, yapılan █████/2024 tarihli şirket devir sözleşmesine göre de davaya konu taşınmazda 5 adet müstakil villa konutunun yapılmış ve yapılacak işleri ile ilgili anlaşma şartlarının güncellendiğini, yapılan sözleşmenin 4.maddesine göre sözleşmeden dönme halinde 75.000 Euro ödemeyi peşinen kabul etmiş sayılır hükmünün mevcut olduğunu, devam eden süreler içerisinde davalının inşaata gelmediğini, yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalının diğer ortak ...'den şirkete yatıracağı ve yatırmak üzere kendisine havale edilen şirket ödemesinin tamamını şirkete yatırmayıp kendi hesabında tuttuğunu, aynı zamanda da şirketten şahsi ödemeler yaptığı iddiası ile ekstra paralar aldığını, davalının müvekkili ile yapmış olduğu iş neticesinde kendi hesabına gayriresmi olarak 430.000 TL para geçirdiğini, █████/2024 tarihli sözleşmeye göre müvekkili tarafından davalıya elden gelecekteki alacağı hisse payından düşülmek ve kendi adına borç yazılmak üzere 25.000 Euro ödendiğini, davalının işi bitirmeden ve borcunu ödemeden işten ayrıldığını, Kayseri 17.Noterliğinin ... yevmiye numaralı devir sözleşmesine göre de kendisine 5.000.000,00 TL ödendiğini, müvekkilinin ödeme borcunun kalmadığını, davalının borçlu konumda olduğunu, müvekkilinin sağlık durumları nedeniyle çıkarılan ödeme emrine itiraz süresini kaçırdığını, bu nedenle davanın kabulüne, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, müvekkilinin hesaplarına işlenen haciz kaydının teminat karşılığında durdurulmasına, davalının takip bedelinin %20'si üzerinden kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini" talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:Dava, açılan menfi tespit istemine ilişkindir.Dava dosyası incelendiğinde, bu aşamadaki talep ve davanın niteliğine göre, 6325 sayılı Yasa'nın 18/A maddesinde de davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek/sunmak zorunda olması, öte yandan █████/2023 tarihli ve 32154 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7445 sayılı "İcra İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 31. maddesi ile 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan "paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında" ibaresi "para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında," şeklinde değiştirilmiş olması, ancak, yapılan değişiklik, 7445 sayılı Kanun'un 43/1-a maddesi uyarınca 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren yürürlüğe gireceğini, bu nedenle, █████/2023 tarihine kadar ticaret mahkemeleri nezdinde açılacak itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında zorunlu arabuluculuğa başvurulmasına gerek bulunmayacağı dikkate alınarak, 6325 sayılı Yasa'nın 18/A maddesinde de davacının, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek/sunmak zorunda olması, bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderileceği, ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verileceği, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde de herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceğinin hüküm altına alınmış olması, dava dilekçesi ve ekleri incelendiğinde ise işbu son tutanağın aslı yada arabulucu trafından onaylanmış bir örneğinin ekli olarak sunulmamış olması nedeniyle, davacı vekiline işbu yasa maddeleri gereğince "arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini" mahkememize sunması için tebliğden itibaren 1 haftalık kesin süre verilmiş, aksi halde yani bu zorunluluğa uyulmaması halinde dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verileceğinin, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın,dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verileceği şerh ve ihtarı içeren tebligat davacı vekiline usulünce tebliğ edilmiştir. Davacı tarafça verilen kesin süre içinde "arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini" mahkememize sunulmamıştır.Dava şartı medeni usul hukukuna ait bir kurumdur. Bunun amacı bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek; böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır. Dava şartları dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denir. Mahkeme dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit ederse davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hâkim tarafından re'sen gözetilir.6100 sayılı HMK'nun 114/1. maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış ve yine HMK'nun 114/2. maddesi gereğince diğer kanunlarda sayılan dava şartlarına da atıfta bulunmuştur.7445 sayılı Kanun'un 43/1-a maddesi uyarınca █████/2023 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nun 5/A. maddesinde (Ek:6/███████-███████ maddesi): "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde getirilen düzenleme ile arabuluculuk müessesesine başvurunun bir dava şartı olduğunu benimsenmiştir. İşbu karşı dava söz konusu Yasa değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarih olan █████/2023'den sonra açılmıştır. Dosya incelendiğinde bu aşamadaki talep ve davanın niteliğine göre, davanın da ticari bir dava olduğu ve 3. şahıs tarafından açılan menfi tespit istemine ilişkin olduğu görüldüğünden dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartının mahkememizce resen aranması gerektiği anlaşılmıştır. İzah edilen nedenle karşı davacı vekiline arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini sunması için kesin süre verilmiştir. Davacı vekilince arabuluculuk son tutanağı sunulmamıştır. Bu nedenle, dava dosyası ele alınarak incelenmiş dava dilekçesi tebliğe çıkarılmaksızın ve herhangi bir işlem yapılmaksızın arabulucuya başvurulmadan işbu davanın açıldığının anlaşılması nedeniyle 6102 sayılı TTK'nun 5/A. maddesi ile 6325 sayılı Kanun'un 18/A. maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Arabulucuya başvurulmadan işbu davanın açıldığının anlaşılması nedeniyle 6102 sayılı TTK'nun 5/A. maddesi ile 6325 sayılı kanunun 18/A. maddesi uyarınca davanın DAVA ŞARTI YOKLUĞU SEBEBİYLE USULDEN REDDİNE,2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gerekli 615,40-TL harcın dava açılırken peşin harç olarak alınan 32.635,11-TL ve 4.912,06-TL tamamlama harcı toplamı 37.547,17-TL'den mahsubu ile bakiye 36.931,77-TL harcın kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafça yapılan yargılama harç ve giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafça yatırılan herhangi bir harç ve yapılan yargılama gideri bulunmadığından mahkememizce bir karar verilmesine yer olmadığına,5-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince davacı tarafça yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde davacı tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adresine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,6-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi. █████/2025Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır