2/b Komisyonunca Orman Vasfını Yitirdiği Belirlenen Arazinin Özel Mülkiyete Konu Edilmesi İddiasıyla Tapu İptali ve Tescil Temyiz Davası.
Özet: Davacı, 43 yıldır zilyetliğinde olan, fındık ve meyve ağaçları barındıran taşınmazın ormanla ilgisi bulunmadığı ve orman adına tescilinin hatalı olduğu iddiasıyla tapu iptali ve tescil davası açmış; davalı idare taşınmazın orman vasfında olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiş; ilk derece ve istinaf mahkemelerinin bilirkişi raporları ve önceki mahkeme kararlarını esas alarak davanın reddine karar vermesi üzerine, davacı temyiz başvurusunda, 2003 yılı 2/b tespitlerinde taşınmazın 1981 öncesi orman vasfını kaybettiği ve tarım alanı haline geldiği yönündeki tespitlerin göz ardı edildiğini, mevcut yapılaşma ve ekili ürünlerin de bu durumu teyit ettiğini ileri sürmüştür.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Sakarya 6. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; Sakarya ili Erenler ilçesi ... Mahallesinde yapılan (2/B) tespit çalışmaları sonucunda tespite itiraz edilerek itiraz sonucu davacının şahsına ait tapunun 1 77... parsel LXXIII nolu taşınmazın ormanla bir ilgisi ve alakası olmadığı halde orman adına tescil edildiğini, oysa bu taşınmazı kendisi takriben 43 yıldan beri nizasız ve fazılasız kullanmakta olup, taşınmaz içerisinde fındık ve çeşitli meyve ağaçlarının mevcut olduğunu ileri sürerek, taşınmazın orman adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; Sakarya ili Erenler ilçesi ... köyü mülki sınırları içerisinde kalan Devlet Ormanlarının Orman Kadastrosu ve (2/B) uygulama çalışmalarında 41 nolu komisyonca sonuçlandırılarak 27.10.2010 tarihinde ... köyünde ilan edildiğini, sözkonusu ilana ve kadastro tespitine idarece itiraz edildiğini, iş bu Orman Kadastrosuna itiraz davası Sakarya Kadastro Mahkemesi'nin 2011/8 Esas ve 2013/2 Karar sayılı kararı ile Yargıtay aşamasından geçerek 10.04.2014 tarihinde kesinleştiğini, dava konusu taşınmaz orman sayılan yerlerden olduğundan özel mülkiyete konu olması ve tapuya bağlanmasının mümkün olmadığını, orman dışına çıkarılmayan bir yer için gerçek kişinin (2/B) maddesinin tespiti için dava açmasında, bu yerin Hazine adına orman dışına çıkarılması gerekeceğinden hukuki menfaatinin bulunmadığını ve aktif dava ehliyetleri olmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "bilirkişiler raporunda, dava konusu taşınmazın 1981 tarihli memleket haritası üzerindeki çakıştırmasında tamamının kayın, gürgen, vb. genç yapraklı orman ağaçları ile kaplı olduğu, Sakarya Kadastro Mahkemesinin 2011/8 Esas, 2013/2 Karar sayılı kararı ile orman vasfı ile ... adına tescil edildiğini, dosya içerisindeki 1975, 19 80... tarihli hava fotoğraflarına göre parselin tamamının orman alanında kaldığı, orman kadastro haritasındaki durumunda da parselin tamamının orman sınırları içinde kaldığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; yargılama sırasında bilirkişi raporunda bahsi geçen Sakarya Kadastro Mahkemesinin dosyası ile (2/B) tutanaklarının mahkemeden celbinin talep edildiğini, gelen mahkeme dosyasında yapılan inceleme sırasında (2/B) tutanağında, ... köyünde 2003 yılında 41 nolu Orman Kadastro komisyonu tarafından, müvekkilinin işgalinde bulunduğu LXXIII'de kayıtlı parselde (2/B) uygulaması yapıldığını, yapılan incelemede bu yerin 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olduğu, tarım alanı haline dönüştüğü, halen aynı özelliği taşıdığı, tarım alanı olarak kullanılmasında yarar olduğu görülmekle 6831 sayılı kanunun (2/B) maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmasına oybirliği ile karar verilerek 27.10.2010 tarihinde askı ilanı yapıldığının görüldüğünü, müvekkilinin taraf olmadığı bir davada verilen hükümden bahisle taşınmazın niteliği belirlenerek, mahkemece de bu belirlemenin hükme esas alındığını, dava konusu taşınmaz üzerinde müvekkilinin evlenmesi sonrasında geldiği köyde müvekkili tarafından yapılan ve ona ait olan yapı bulunduğu gibi, müvekkilinin kayın pederi tarafından ölümünden 30 yıl kadar önce dikildiği ve tasarruf edildiğini, 1979 yılı kadastro tespiti sırasında varlığı belirlenip tutanaklara geçirilmiş olan fındık ağaçları, tarlası ve elma bahçeleri de bulunduğunu, 1 77... parselin 1981 tarihinden önce orman vasfını kaybettiğini, bunun delili de söz konusu yer üzerinde bir tek ağaç kökü ve orman emvaline rastlanmayışı olduğunu, hava fotoğraflarına bakılmak suretiyle işbu parsel yönünden orman vasfının tayin edilmesinin mümkün olmadığını, arazinin fiili durumu açısından alınan son raporlarda ziraat mühendisinin de açıkladığı gibi müvekkilinin 20-25 yıllık kullanıma dayanan bölümünden bahisle orman humus toprağına rastlanmayan bir taşınmaz olduğunun açıkça belirtildiğini, 1 77... parsel her ne kadar orman vasfıyla Hazine adına tescil edilmiş ise de dosya içeriğinde toplanan deliller, alınan tanık beyanları ve bilirkişi raporları çerçevesinde orman vasfını 1981 tarihinden önce kaybettiği sabit olduğundan ve kesin hüküm iddiasına konu kararda müvekkili veya kayın pederi taraf olmadığı için kesin hüküm niteliğinde sayılamayacağından davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.C. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman olup olmadığı, taşınmaz üzerinde davacı yararına zilyetlikte iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı hususuna ilişkindir.... köyünde Orman Kadastrosu ve (2/B) çalışmasının 09.01.1986 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği, davaya konu 1 77... parselin bulunduğu alanın orman olarak "orman sınırları içerisinde" bırakıldığı, aynı köyde 3302 sayılı Kanun ile değişik (2/B) çalışması yapılarak 27.10.2010 tarihinde ilan edildiği, davaya konu taşınmazın 31.12.1981 tarihinden önce orman vasfını kaybetmesi nedeni ile LXXIII numaralı (2/B) parseli (1 77... parsel) olarak orman sınırları dışına çıkarıldığı, davalı idare LXXIII numaralı parselin (1 77... parsel), 2/B olarak orman sınırları dışına çıkarılmasına itiraz etmesi üzerine Sakarya Kadastro Mahkemesince yapılan keşif sonucu, 1981 tarihli memleket haritası üzerine yapılan çakıştırmada, LXXIII nolu (2/B) parselinin (1 77... parsel) tamamının kayın, gürgen ve meşe vb. genç yapraklı orman ağaçları ile kaplı alanda kaldığı gerekçesiyle, Sakarya Kadastro Mahkemesinin 2011/8 Esas, 2013/2 Karar sayılı kararı ile orman vasfı ile; Hazine adına 1 77... parsel numarasıyla hükmen tescil edildiği anlaşılmıştır.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.