Dernek yönetim kurulunun üyelikten çıkarma kararının genel kurul onayı olmadan geçerliliğinin tespiti davasında Yargıtayın onama kararı.
Özet: Dernek yönetim kurulu tarafından üyeliği sonlandırılan davacının, genel kurulca nihai bir çıkarma kararı alınmaması üzerine açtığı dernek üyeliğinin devam ettiğinin tespiti davasında, ilk derece mahkemesi davacının üyelik haklarının devamına karar vermiş, istinaf mahkemesi bu kararı onamıştır; Yargıtay da, Türk Medeni Kanunu gereği dernek üyeliğinden çıkarmada genel kurulun nihai karar mercii olduğu ve genel kurulca davacının üyeliğini sona erdiren kesin bir işlem yapılmadığı gerekçeleriyle, davalının temyiz başvurusunu reddederek bölge adliye mahkemesinin kararını onayarak üyeliğin devamını teyit etmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Saray (Tekirdağ) 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen dernek üyeliğinin devam ettiğinin tespiti davası sonucunda verilen hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A RDava dilekçesinde, davalı dernek yönetim kurulu kararı ile davacının dernek üyeliğinden çıkartıldığı, çıkarma kararına karşı genel kurula itirazda bulunduğu, henüz bu konuda genel kurulca verilmiş bir karar olmadığı, davacının üyelik kaydı pasife alınmış olduğundan üyelik haklarının kullanılabilmesi için üyeliğin devam ettiğinin tespitine karar verilmesi istenmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesince; davalı derneğin 14.06.2021 tarihli 119 nolu yönetim kurulu kararıyla davacı ... ve birkaç üyenin dernek üyeliğinden çıkarıldığı, davacı ...'nın .... Noterliğinin 22.09.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile üyelikten çıkarılma hususunda nihai kararın genel kurulda olduğunu, yönetim kurulu kararının üyelikten çıkarma kararına itiraz ettiğini, itirazının genel kurulda gündeme getirilmesini, üyelikten çıkarma kararı kesinleşinceye kadar tüm üyelik haklarının eksiksiz olarak uygulamaya devam ettirilmesi gerektiğini ihtar ettiği, ancak genel kurulca yönetim kurulunun davacı hakkında üyelikten çıkarma kararına karşı herhangi bir işlem yapılmadığı, dolayısıyla dernek içi denetim yollarının tüketildiği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 80. maddesine göre dernek üyeliğine kabul ve üyelikten çıkarma hallerinde son kararın dernek genel kuruluna ait olduğu, davacının ihtarına rağmen genel kurulca davacının üyelikten çıkarılmasına ilişkin kararının bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, davacının dernek üyeliğinin devam ettiğinin tespitine karar verilmiştir.Davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Davalı vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek davacının yazılı bildirim yapılmasına rağmen aidat ödemediğini, dernek üyeliğinden çıkarılmaya dair yönetim kurulu kararına karşı iç denetim yollarının tüketilmediğini, davacının 06.03.2022 tarihli genel kurula alınmadığı iddiasının asılsız olduğunu, davacının dernek üyeliğinden çıkartılmasına dair bir genel kurul kararı olmadığından davanın konusuz olduğunu, arz ve izah nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.Dava, dernek üyeliğinin devam ettiğinin tespiti istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.SONUÇ
: Açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.