İpotekli Bağımsız Bölüm Satışında Edim İhlali Nedeniyle Açılan İflas Talepli Davada Görev, Zamanaşımı ve Bilirkişi Raporu İtirazlarının Yargıtay Temyiz İncelemesi
Özet: Davacı alıcının, davalı satıcıdan edindiği taşınmazlardan birinin, satıcının edimini eksik yerine getirerek üzerindeki ipoteğin kaldırılmaması nedeniyle banka tarafından satılması sonucu uğradığı zararın tazmini, itirazın kaldırılması ve iflas istemiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin itirazın kaldırılmasına ve bilirkişi raporuyla belirlenen bedelin depo edilmesine hükmederek iflas talebini reddetmesi, bu kararın istinafça onanması üzerine davalı vekilinin zamanaşımı, görevli mahkeme, bilirkişi raporuna itirazlar ve davacının ipotekli taşınmazı bilerek devraldığı gibi gerekçelerle kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacı alıcı ile davacı satıcı arasında iki adet bağımsız bölümün (115 ve 116 no'lu) satışına ilişkin sözleşme imzalandığını, satış bedelinin 730.000,00 TL olduğunu, davalı alıcıya taksitle ödemek üzere bonolar verildiğini, davacı alıcının 05.10.2014 tarihinde bono ödemelerini tamamladığını ve davalı alıcının borcun kalmadığına dair belge verdiğini, taşınmazların tapu devrinin yapılmadığını, taşınmazlar üzerine ipotek şerhi işlendiğini, davacı alıcının teklif üzerine 116 no'lu taşınmazı ipotekli olarak devraldığını, ipotekli taşınmaza ilişkin banka tarafından takip başlatıldığını ve satışının gerçekleştiğini, bu hali ile davalı satıcının devir borcunu yerine getirmemesi nedeniyle zarara uğradığını, taşınmazların arsa paylarına göre 116 no'lu taşınmazın satış bedelinin 347.682,00 TL olduğunu belirterek itirazın kaldırılmasına, davalının iflasına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; tüketici mahkemesinin görevli olduğunu, talep yönünden zamanaşımı süresini dolduğunu, davacının 2015 yılında taşınmazı teslim aldığını ve zilyedi olduğunu, teslim tarihinde taşınmazın ipotekli olduğunu bildiğini, davalı ticari defter ve kayıtlarının geçerliliğine ilişkin delil sözleşmesinin bulunduğunu, ayıp iddialarının yerinde olmadığını, teslim tarihinden itibaren davacının gelir elde ettiğini, davacının ödemelerini gecikmeli ve ödeme tarihlerine uymadan yaptığını, 21.12.2016 tarihli ihtarname ile bakiye borcun ödenmesi ve taşınmazın tapu devrinin alınması hususunda ihtarname gönderildiğini, 03.01.2017 tarihinde taşınmazın ipotekli olduğu bilinerek davacı tarafından tapu devrinin alındığını belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İcra ve İflas Kanunu'nun 154/3. maddesi uyarınca mahkemenin yetkili olduğu, itirazın kaldırılması ile birlikte iflas talebinde bulunulması nedeniyle öncelikle itirazın kaldırılması yönünden inceleme yapıldığı, takibin taraflar arasındaki 12.04.2012 tarihli sözleşme kapsamında başlatıldığı, sözleşme konusu taşınmaz üzerine dava dışı banka yararına ipotek konulduğu ve 03.01.2017 tarihinde ipotekli olarak davacıya devredildiği, devir sırasında satış bedelinin tamamının alındığının belirtildiği, dava dışı bankanın başlattığı takip sırasında 27.09.2019 tarihinde satışının yapıldığı, teslim tarihi dikkate alındığında zamanaşımı süresinin sona ermediği, davacının asıl alacağına 27.09.2019 tarihinden itibaren faiz işletilebileceğinin belirlendiği, rapora itirazların reddi ile ara kararla itirazın kaldırılmasına ve bilirkişi raporu ile tespit edilen miktarın depo edilmesine karar verildiği, davalı tarafından kesin süre içerisinde depo kararı gereğinin yerine getirildiği, iflas istemine konu davalarda icra inkar tazminatının talep edilemeyeceği, bedelin mahkeme dosyasına ödenmesi nedeniyle davanın reddine ve davacı yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporuna itirazların dikkate alınmadığını, raporun hazırlanması sırasında davalı ticari defter ve kayıtlarının incelenmediğini, iflas davasına konu edilebilecek kesin veya kesinleşmiş bir alacak bulunmadığını, sözleşmede yer alan ihtilafların halline ilişkin düzenlemeler gereğince mahkemenin yetkili ve görevli olmadığını, dava konusunun tüketici hukukundan kaynaklandığını, tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu, zamanaşımını kesin davacı işleminin bulunmadığını, 2012 yılında sözleşme imzalandığını, 2013 tarihinde taşınmaz üzerine ipotek konulduğunu, 2015 yılında taşınmazın fiilen teslim edildiğini, 03.01.2017 tarihinde ipotek kaydı bilinmek suretiyle taşınmazın devir alındığını, davacının ipoteğin kaldırılmasını mahkemeden talep edebilecekken bu yönde talepte bulunmadığını, fiilen teslim ve tapu devrinin yerine getirilmesi nedeniyle sözleşmede yer alan edimin yerine getirildiğini, davacının avukat olması nedeniyle hukuki konuları bildiğini, sözleşme kapsamındaki ödemelerini eksik ve gecikmeli olarak yerine getirdiğini, bu hususta kendisine ihtarname gönderildiğini, tapu devri hususunda sözlü olarak bildirimleri yerine getirmemesi nedeniyle bu konuda ihtarname gönderildiğini, davacının sözleşmeden kaynaklanan borçlarının tamamını ve tapu masraflarını ödemediğini, davalının ticari defter ve kayıtlarının kesin delil niteliğinde bulunduğunu, davacının taşınmazı fiilen teslim aldığı 2015 ila satışın yapıldığı 2019 yılları arasında taşınmazdan elde ettiği gelirlerin hesaptan mahsup edilmediğini, başlatılan ipotek takibine karşı itirazda bulunmadığını, ipoteğin kaldırılmasını talep etmediğini, bilirkişilerin depo kararına esas hesaplamalarında yer alan temerrüt başlangıç tarihi, faiz başlangıç tarihi ve faiz oranının hatalı ve eksik olduğunu, davacının faizin artışına kendisinin sebep olduğunu, sözleşme kapsamında davacının faiz talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, reeskont faiz uygulanmasını gerektirir bir işlemin bulunmadığını beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, İcra ve İflas Kanunu'nun 156/3. maddesi uyarınca itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Temyiz harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.