Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında davacı, fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine icra takibine itirazın iptalini isterken, davalı eksik hizmet ifasını ileri sürerek davanın reddini talep ediyor.
Özet: Bu dava, davacının davalıya sunduğu danışmanlık ve iş takibi hizmetlerinden kaynaklandığını iddia ettiği ödenmemiş fatura alacaklarının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ve alacağın ödenmesi talebine dayanırken; davalı ise, davacının taahhüt ettiği kalite belgesi hizmetlerini gereği gibi yerine getirmediğini, hatta peşin ödenen miktarın iadesi gerektiğini savunarak, icra takibinin haksız olduğunu ileri sürmüş ve mahkeme, tarafların çelişkili iddialarını çözmek amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırmıştır.

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
K. YAZIM TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; Müvekkilinin, davalı şirkete çeşitli konularda danışmanlık ve iş takibi hizmeti verdiğini, müvekkilinin tarafların aralarında anlaştığı hususlara ilişkin yükümlülüklerinin tümünü yerine getirdiğini, davalı tarafın demesine binaen faturalar kesildiğini ve bu faturaların davalıya iletildiğini, davalı ile müvekkili arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen faturaya konu borcun 16.10.2023 ve 09.11.2023 tarihinde davalıca ödenmesi gerekirken bugüne kadar taraflarına herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı kendi üzerine düşen yükümlülükleri bir türlü yerine getirmediğini, ancak uzun uğraşlar sonucu bu paranın yalnızca 16.10.2023 tarihli faturanın ana para kısmı olan 110.000,00 TL'lik kısmını müvekkilinin hesabına ödediğini, yine bu faturanın da KDV'sini ödemediğini, ayrıca diğer kesilen fatura bedelini ve geri kalan kısmı ödemediğini, bunun üzerine Büyükçekmece ..... İcra Dairesi ..... Esas sayılı dosyasıyla taraflarınca icra takibi başlatıldığını, bu icra takibine haksız hukuksuz şekilde itiraz edildiğini, müvekkilinin alacağının likit alacak olduğunu, davalı tarafın taraflarınca yapılmış olan icra takibine haksız ve kötü niyetli itiraz ederek borcun tahsilini imkansız hale getirmeye çalıştığını, müvekkilim, davalının haksız ve dayanaksız itirazı neticesinde zarara uğradığını, Büyükçekmece ..... İcra Dairesi ..... Esas sayılı dosyasında yapılan itirazın iptaline, takibe konu dosya alacağının bir kısmı olan 168.400,00 TL'nin işlemiş yasal faizi ile davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, davalının asıl alacağın en az % 20'si kadar icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; Davacının, müvekkili şirkete birtakım kalite belgelerinin alınması hususunda hizmet verdiğini, söz konusu hizmete ilişkin olarak tarafların anlaştığı üzere müvekkili tarafından 31.05.2023 tarihinde 110.000,00 TL “Kalite Belgeleri Ödemeleri” adı altında davacıya ödeme yapıldığını, davacı tarafından söz konusu kalite belgelerinin hiçbirinin akreditasyonu yapılmadığından davacı tarafından söz konusu hizmet gereği gibi yerine getirilmediğini, davacı tarafından müvekkilinin ödemesinden aylar sonra tarafların anlaşmasına aykırı olarak 16.10.2023 tarihinde KDV dahil 132.000,00 TL bedelli ve 09.11.2023 tarihinde KDV dahil 146.000,00 TL bedelli iki ayrı fatura tanzim edildiğini, müvekkili tarafından davacının taahhüt ettiği tüm belgelerin akreditasyonu bulunmadığının anlaşıldığını, bu eksikliklerin taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olacak şekilde gerçekleşmiş olduğundan müvekkilinin hizmete ilişkin peşin ödemiş olduğu bedelin de iadesi için davacı hakkında icra takibi başlatıldığını, İstanbul ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinin davacının itirazı üzerine durduğunu, akreditasyonu alınmamış bir belgenin müvekkili şirket için hiçbir geçerliliği bulunmadığını, davacı tarafından sözleşme konusu hizmetin gereği gibi yerine getirilmediğini, yerine getirilmeyen hizmet bedelini talep etmesi hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın sözleşmeye aykırı olarak hizmeti tümüyle yerine getirmediğinden müvekkili tarafından peşin ödenmiş olan 110.000,00 TL'nin dahi müvekkili şirkete iadesi gerektiğini, bu hususta müvekkili şirketin dava hakkının saklı olduğunu, davacı müvekkili aleyhine 287.693,23 TL'lik icra takibini 14.03.2024 tarihinde başlattığını, müvekkilinin 31.05.2023 tarihinde yani takipten yaklaşık | yıl önce 110.000,00 TL'lik ödeme yaptığını, davacının kötü niyetli olarak müvekkili aleyhine haksız icra takibi yaptığını, işbu davayı da kısmi olarak 168.400,00 TL üzerinden açarak zımni olarak müvekkiline fazladan ve haksız takip yaptığını kabul ettiğini, huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın tümüyle reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
SMMM Bilirkişi ...... tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve itibara layık bulunan █████/2025 tarihli rapora göre; '' Davacının 2023 takvim yılı işletme defterinin usulüne uygun olarak tutulduğu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamında geçerli kanuni defter olduğu ve sahibi lehine delil vasfına sahip olduğu, davalının 2023 ve 2024 takvim yılı ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil vasfına sahip olduğu, dosya kapsamı ile inceleme günü ibraz defterlerden hareketle davacı ve davalı arasında ticari ilişkinin bulunduğu, aralarında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı, açık cari hesap şeklinde çalıştıkları, davacının davalı yan unvanına, tamamıyla davacı yanın sunduğu işletme defteri kayıtlarından hareketle takip tarihi itibariyle işletme defterinin; gelir kısmında katma değer vergisi dahil 278.400,00 TL hasılat kaydı bulunduğu, davalının banka hesabından davacı..... adına 31.05.2023 tarihinde “kalite belgeleri ödemeleri” açıklaması ile 110.000,00 TL EFT yapıldığı, buna göre davacının davalıdan 168.400,00 TL (278.400,00 TL - 110.000,00 TL) kadar fatura alacağı oluşacağı, davalının davacıya, tamamıyla davalı yanın sunduğu açık cari hesap 320.01.087 ...... hesabında takip tarihi itibariyle açık cari hesap bakiyesi tutarı olan 168.400,00 TL kadar borçlu gözüktüğü, dosya kapsamında taraflar arasında mevcut yazılı bir sözleşme bulunmadığı, tarafların defter kayıtlarının fatura kayıtları yönünden birbirini teyit ettiği, söz konusu faturaların; davacı tarafından davalı yan unvanına düzenlenmiş olduğu, faturaların usulüne uygun olarak elektronik ortamda oluşturulduğu, dosya kapsamında takip konusu faturalar içeriği kalite belgelerine yönelik e-postalar ile ..... yazışmaları görülmüş olmakla, söz konusu faturalarda bahsi geçen kalite belgelerinin bulunmadığı, dosya kapsamından takip konusu alacağın dayanağı olarak gösterilen e-Arşiv faturalara huzurdaki davadan önce davalı tarafça noter aracılığıyla veya Kayıtlı Elektronik Posta (KEP) yahut taahhütlü mektup ile Türk Ticaret Kanunu'nun 21/2 maddesi hükmü uyarınca yasal süre olan 8 gün içinde itiraz getirip getirmediği yönünde herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığı, davacının davaya esas takip talebinde toplam 9.293,23 TL faiz talebi bulunduğu, dosya kapsamında taraflar arasında vadenin belirlendiği mevcut yazılı bir sözleşme, borcun ifa edileceği tarihi kararlaştırdıkları ya da borçlunun borcunu ne zaman ifa edeceğini gösterir bir belge ve bilgi veya takip tarihinden önce davacı/alacaklı tarafından davalı/borçluya yapılmış ödetme isteği içeren bir ihtar ya da ihbar bulunmadığı, davacının davalıdan icra takibinde faiz isteminin tamamıyla mahkemenin yüksek takdirinde olduğu, bununla birlikte davacının davalıdan faiz istemi açısından hesaplama yapılarak mahkemenin takdirine sunulacağı, mahkemece davalının temerrüde düştüğünün kabulü halinde davaya esas takip talebinde faiz başlangıcının gösterilmediği ancak bahsi geçen takip talebinde hesaplamanın fatura tarihini izleyen gün esas alınarak yapıldığı anlaşılmış olmakla davacının - takip konusu yapılan 16.10.2023 tarih ve ..... no'lu 22.000,00 TL (132.000,00 TL -110.000,00 TL) bedelli fatura (bakiye) alacağına 17.10.2023 tarihinden takip tarihine kadar 802,85 TL faiz, takip konusu yapılan 09.11.2023 tarih ve ...... no'lu 146.400,00 TL bedelli fatura alacağına 10.11.2023 tarihinden takip tarihine kadar 4.476,23 TL faiz olmak üzere toplam 5.279,08 TL faiz talep edebileceği, nihai takdir ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu, davaya esas takip talebinde faiz (aylık adi kanuni faiz) istemi gözetilerek mahkemece alacağın kabulü halinde davacının faizi ile birlikte takibin devamı talebinin mutlak olarak mahkemenin takdirlerinde olduğu'' hususu belirtilmiştir.
Dosya ve Tüm Deliller Birlikte Değerlendirildiğinde;
Davacı taraf davalıya verdiği danışmanlık ve iş takibi hizmeti dolayısıyla olan alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı savunmasında davacının davalı şirkete kalite belgelerinin alınması hususunda hizmet verdiğini, buna ilişkin 110.000,00 TL ödeme yapıldığını, ancak kalite belgelerinin akreditasyonun yapılmadığından söz konusu hizmetin gereğinin yerine getirilmediğini, faturaların fahiş olduğunu, takibin haksız olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde davacı tarafından davalıya 132.000,00 TL ve 146.460,00 TL tutarlı fatura düzenlendiği, söz konusu faturaların davalı defterlerinde de kayıtlı olduğu ve davalının davacıya ödediği 110.000,00 TL'nin mahsubu ile davalının davacıya 168.400,00 TL borçlu göründüğü, taraf defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir.
Davalı tarafça davacının anlaşmaya uygun şekilde hizmet ifa etmediği beyan edilmiş ise de davacının düzenlediği faturaların itiraz edilmeksizin ve iade edilmeksizin davalı tarafından kabul edilip kayıtlarına işlenmesi karşısında davacının alacağını ispat ettiği kabul edilmiş ve davalının kabul edip defterine işlediği faturaların aksine borçlu olmadığına yönelik delil sunamaması ve davacının kendisine yapılan yemin teklifini usulüne uygun eda etmesi karşısında alacağını ispat ettiği kabul edilmiş ve davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN KABULÜNE,
Davalının Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının 168.400,00 TL asıl alacak yönünden iptaline, takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte TAKİBİN DEVAMINA,
Toplam alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 33.680,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2- Harçlar Kanunu gereğince tahsili gereken 11.503,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 2.254,23 TL peşin/nispi harcın mahsubu sonucu bakiye 9.249,17 TL karar harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı + 2.254,23 TL peşin nispi harç + 60,80 TL vekalet harcından ibaret toplam 2.742,63 TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
3-a.) Davacı tarafından sarf olunan (7.000,00 TL bilirkişi ücreti + 478,50 TL posta/tebligat/ mü- zekkereden ibaret) 7.478,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
b.) Davalı tarafça sarf olunan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına,
c.) Sarf olunmayan gider/delil avansının karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine,
4-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan 3.600,00 TL arabulucuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
5-Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine hüküm altına alınan dava değerine göre yü- rürlükte bulunan Av. Kan. ve AAÜT gereğince takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine dair,
Davacı asil, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı 5235 Sayılı Kanun'un geçici 2. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların █████/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 341 ila 360. md hükümleri gereğince mahkememize veya aynı sıfatta başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip .....
e-imzalıdır
Hakim .....
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!