Kıymetli evraktan kaynaklanan menfi tespit davası; kaybolan, çalınan ve hakkında ödeme yasağı bulunan çeke dayalı kötü niyetli icra takibine karşı açılan hukuki süreç.
Özet: Davacılar, ödenmiş ve rızaları dışında kaybolup sahte ciro ile dolaşıma sokulduğunu iddia ettikleri bir çeke dayalı olarak aleyhlerine başlatılan kambiyo senetlerine özgü icra takibine karşı, çek hakkında iptal kararı ve ödeme yasağı bulunduğunu, davalının durumu bilerek kötü niyetle hareket ettiğini belirterek borçlu olmadıklarının tespiti ve icra takibinin durdurulması amacıyla menfi tespit davası açmış, icra dosyasındaki paranın davalıya ödenmesini engelleyen bir ihtiyati tedbir kararı almışlardır.

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2020
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacılar vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça, davacılar aleyhine Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatılmış olduğunu ve ödeme emrinin müvekkillerine █████/2020 tarihinde tebliğ edilmiş olduğunu, dava şartı olan arabuluculuğa başvuru yapıldığını, ancak covid-19 pandemi süreci nedeniyle sürecin henüz sonuçlanmış olduğunu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamamış olduğunu, ancak arabuluculuk sürecinin dava şartı olması ve arabuluculuk sonucu olmaksızın işbu davanın açılamaması nedeniyle Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası ile %115 teminat karşılığında icra tehdidi altında icra dairesine yatırılan paranın davalı alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş olup, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı ve █████/2020 tarihli kararı ile; Büyükçekmece .... İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyasına davacı borçlular yönünden yatırılan 26.766,25 TL'nin alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve icra dairesi tarafından tedbir kararının uygulanmasına yönelik tensiben karar verilmiş olduğunu, mahkememiz nezdinde menfi tespit ve istirdat talebine yönelik işbu davanın açılması nedeniyle tedbir kararının aynen devamı ile işbu dava kesinleşinceye kadar icra dairesine davacılar tarafından yatırılan paranın davalı alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir taleplerini yineliyor olduklarını ve bu yönde ihtiyati tedbir kararının işbu dava kesinleşinceye kadar bu esas üzerinden aynen devamına karar verilmesini talep ediyor olduklarını, davacı müvekkillerinden davaya konu çekin keşidecisi ... olduğunu, çekin yetkili hamili olan ... Plastik A.Ş.'nin ana firma olup, .... Pazarlama A.Ş.'nin ise ana firma ile aynı adreste faaliyet gösteren yurt dışına ihracat işini yapan pazarlama firması olduğunu, her iki firmanın yetkisinin ise ... adlı şahıs olduğunu, müvekkili ...'ın müvekkili şirket ..... A.Ş. İle olan mal alışverişinden dolayı ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait 31.01.2020 keşide tarihi keşidecisi ... olan ... çek seri nolu 20.000,00 TL bedelli çek yaprağını keşide ederek müvekkili şirket ....A.Ş.'ye teslim etmiş olduğunu ve daha sora ticari alışverişinden dolayı çekteki 20.000 TL borcunu .... A.Ş.'ye ödemiş olduğunu, bu hususa ilişkin olarak çeke dayanak fatura suretini dilekçe ekinde sunuyor olduklarını, ancak söz konusu çek yaprağı daha sonra müvekkili şirketin bilgisi ve rızası dışında ciro edilmeksizin, elinden çıkmış olduğunu ve zayi olduğunu, bu hususta Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nde çek iptali talebinde bulunulmuş olduğunu ve ödemeden men kararı alınmış olduğunu ve söz konusu çekin iptaline yönelik karar verilmiş olduğunu, müvekkili şirketi .... A.Ş.'nin yetkili hamili olduğu bahsi geçen çek yaprağı çalındıktan sonra, müvekkili şirketlerin yetkilisi ...'in imzası taklit edilmek suretiyle .... A.Ş.'ye ve .... Pazarlama A.Ş.adına haksız ve geçersiz surette ciro ve imza yapılarak dolaşıma sokulmuş olduğunu, akabinde ise, ... Ltd. Şti. Tarafından, ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ibraz edilmiş olup, banka tarafından Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen çek ödeme yasağı olması nedeniyle işlem yapılamadığının beyan edilmiş olduğunu, ancak buna rağmen, davalı tarafça bahsi geçen çekin iptal davası ve ödeme yasağı öğrenilmesine rağmen, haksız surette para tahsil etmek amacıyla müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatılmış olduğunu, söz konusu icra takibine Büyükçekmece .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla borca ve imzaya itiraz edilmiş olduğunu, söz konusu takibe konu çekin iptaline yönelik kıymetli evrakın iptali davası bulunmakta olup, mezkur kambiyo takibine konu geçerli bir çek-kambiyo evrakı bulunmadığını, zira davalı alacaklının işbu çeke daaylı icra takibinde yetkili hamil sıfatı olmadığından ve ortada alacak talebine konu çek-kambiyo evrakı olmadığından dolayı, davalının alacağı takip ve tahsil etmek hakkı ve yetkisi bulunmadığını, söz konusu çekte yetkili hamil sıfatının davacı ... A.Ş.'ye ait bulunduğunu, halbuki çeki haksız surette ele geçiren davalının mezkur çeki bankaya ibraz etmesi üzerine kıymetli evrakın iptali ve ödeme yasağını öğrenmesine rağmen, çeki elinde bulundurduğunu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne beyan etmesi gerekirken, haksız ve kötü niyetli olarak haksız surette para tahsil etmek amacıyla müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatmış olduğunu, bu nedenle davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olduğunun açık ve net olduğunu, dolayısıyla davalı tarafın söz konusu çeke dayalı geçerli bir kambiyo alacağı alacaklı sıfatı bulunmadığını, davacıların da davalı tarafa geçerli surette kambiyo evrakından kaynaklanan bir borcu da bulunmadığını, davacı şirketlere ait olmayan ciro ve imza söz konusu olup, davacılara ait imzaları ve ciroyu kabul etmediklerini, imzaların davacı şirkete ait olmadığını ve sonradan gelen cirantalara ciro edilmemiş olduğunu, diğer taraftan, icra takibine konu çek incelendiğinde tespit edileceği üzere; emre yazılı tacir çeki niteliğinde bir çek olduğunu ve gerçek son yetkili hamili müvekkili .... A.Ş. olduğunu, müvekkilinin alacaklı ve kendisinden sonra gelen diğer cirantalarla herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, ki çekin müvekkili tarafından ciro edilmemiş ve zilyetliği devredilmemiş olduğunu, müvekkillerinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, çekte bulunan .... A.Ş. ve .....A.Ş.'ye ait ciro ve imzayı kabul etmiyor olduklarını bu nedenle imza incelemesi yapılmasını talep ediyor olduklarını, ayrıca vergi kayıtları incelendiğinde tespit edileceği üzere, gerek müvekkilleri ile davalı şirket arasında; müvekkilleri ile dava dışı ciranta-1 ciranta-2 şirketler arasında; gerekse davalı son ciranta ile dava dışı ciranta-1 ve ciranta-2 arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığının görüleceğini ve davalı şirket ile dava dışı cirantaların gayri faal/paravan şirketler olduğunu, bu hususta Kayseri CBS'ye davalı şirketin ve dava dışı cirantaların yetkilileri hakkında mezkur çekin haksız surette ele geçirilmesi nedeniyle "Hırsızlık, dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik" suçlarından suç duyurusunda bulunulmuş olup, dosyanın celbini talep ediyor olduklarını, davalının icra takibine konu çeki yasal yollarla elde etmesinin mümkün olmadığını, zira çekte geçerli bir ciro silsilesi bulunmamakla birlikte, davalı şirket ile davalı son cirantadan önce ciranta olarak görünen dava dışı şirketlerin, gayrifaal-pasif durumda şirketler olup, dava dışı şirketlerin, gayrifaal-pasif durumda şirketler olup, herhangi bir ticari faaliyetleri bulunmadığını, kaldı ki icra dosyasında davacılar dışındaki gayrifaal-aktif olmayan ciranta firmalara tebligat dahi yapılamamış olduğunu, nitekim güncel resmi vergi kayıtlarına göre; "son ciranta-davalı .... San. Tic. Ltd. Şti. █████/2009 tarihinde işe başlamış olup, █████/2018 tarihinde re'sen işi terk etmiş olduğunu, ondan önceki ciro ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin █████/2018 tarihinde işe başlamış olup, █████/2018 tarihinde re'sen işi terk etmiş olduğunu, müvekkili şirketlerin sahte cirosundan sonra cirosu bulunan ciro-1 şüpheli şirket ... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin ise █████/2018 işe başlamış olup, █████/2019 tarihinde re'sen işi terk etmiş olduğunu, bu hususa ilişkin vergi kayıt asıllarının ilgili vergi dairelerinden ve gelir idaresi başkanlığı'ndan tüm bilgilerin celbini talep ediyor olduklarını, dava dışı ciranta-1 ve ciranta-2 şirketlere ait gözüken cironun ve imzanın, şirket yetkilisine ait olup olmadığının imza incelemesi ve dava dışı ciranta şirketlere bu hususta müzekkere yazılarak isticvabını ve bilgi alınmasını talep ediyor olduklarını, ayrıca bu hususun ispatı için, davacılara ait çeke dayalı ticari defter ve kayıtları ile davalı şirket ile ondan önceki ciranta olarak gözüken dava dışı ciranta-1 ve ciranta-2 firmanın da tüm ticari defter ve kayıtlarının celp edilerek, birbirleri ile dava konusu çeke dayalı ve başkaca herhangi bir ticari faaliyetinin olup olmadığı hususunun tespiti talep ediyor olduklarını, nitekim dava konusu çek tacir çeki olup, davacı şirket ile davalı firma ve dava dışı cirantaların birbirleri arasında, çekin dayanağı fatura vb. herhangi bir ticari defter ve kaydın bulunması halinde davacıların davalı şirkete borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, davalı şirket dava konusu çeki haksız surette ele geçirmiş olup, araştırma ve basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülüğünü ihlal ettiği için ağır kusurlu ve kötü niyetli olduğunu, davacı keşideci iyi niyetle çekin iptalini talep eden yetkili hamil davacı şirkete çeke konu borcunu ödemiş olup, davalı tarafa borcu bulunmadığını, emrine düzenlenen çekin yetkili son hamili davacı şirket tarafından lehtar olarak yapılmış bir ciro olmadığı için ciro silsilesi bozuk olup, davalı tarafın davacılar keşideci ile lehtardan çeke konu alacağı talep hakkı bulunmadığını beyanla; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı, icra dairesine yapılan ödemenin davalı alacaklıya ödenmemesi yönündeki ihtiyati tedbir kararının aynen ve işbu dava kesinleşinceye kadar devamına, işbu davanın kabulü ile, davacılar ..., ... Tüketim Malları A.Ş. Ve ... A.Ş.nin davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti ile Büyükçekmece .... İcra Dairesi'nin ... Esas s ayılı icra takibine ilişkin yapılan ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı taraftan istirdadına, müvekkilleri yönünden Büyükçekmece .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibinin iptaline, davalı alacaklı aleyhine her bir davacı için ayrı ayrı %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmolunmasına ve Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasındaki yargılama giderleri ile vekalet ücreti ile işbu davadaki yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirkete usulüne uygun tebligat yapıldığı, ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, kıymetli evraktan kaynaklanan menfi tespit davası olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı tarafın keşidecisi olduğu ... Bankası, ... Şubesi, █████/2020 tarih, 20.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davalı tarafa borçlu olup olmadığının tespitine ilişkindir.
Büyükçekmece .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davalı şirket tarafından davacılar aleyhine ve dava dışı ... Ürünleri Yapı Metal San. ve Dış Tic. Ltd. Şti ile ... İnşaat Gıda Otomotiv Telekomünikasyon Tic. ve Ltd. Şti. Aleyhine 20.000,00 TL çek, 115,07 TL işlemiş faiz, 60,00 TL çek komisyonu, 2.000,00 TL çek tazminatı olmak üzere toplam 22.175,07 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı görülmüştür.
Mahkememiz █████/2025 tarihli ara kararı ile imza incelemesi için ilgili kurumda inceleme yapacak personele toplam 8.000,00 TL ücret takdir edilmesine, bu miktardan davalı tarafın sorumlu olmasına, dosyada imza incelemesi için yeterli delil avansının bulunmadığı anlaşılmakla, bilirkişi ve posta masrafı olarak kullanılacak eksik olan 8.500,00-TL delil avansını yatırmak üzere davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne iş bu duruşma zaptının tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine, süresinde eksik delil avansının yatırılmaması halinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 324. Maddesi uyarınca imza incelemesine ilişkin talebinden vazgeçmiş sayılacağının ihtarına, çıkartılacak tebligatın TK 35 maddesi uyarınca yerine getirilmesine karar verilmiş ve davalı adına belirtilen ihtarları içerir tebligatın TK 35 maddesi uyarınca yapıldığı anlaşılmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 6. maddesi: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür" 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesi: “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”
hükmünü içermektedir.
Yukarıda belirtilen maddenin birinci fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmıştır. Buna göre, bir vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükünü taşıyacaktır. İspat yükünün belirlenebilmesi için önce ilgili maddi hukuk kuralındaki koşul vakıaların doğru bir şekilde tespit edilmiş olması ve buna uygun somut vakıaların ortaya konulmuş olması gerekir. Her bir vakıa bakımından lehine hak çıkarma çerçevesinde ispat yükü kuralları belirlenir. Ancak kanunda özel olarak ispat yükünün belirlendiği hâllerde, genel kurala göre değil, kanunda belirtilen şekilde ispat yükü belirlenecektir. İkinci fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. Karine belli bir olaydan, belli olmayan diğer bir olay için çıkarılan sonuçtur. Karineler ispat yükünün bir istisnasını oluşturur. Lehine karine olan taraf ispat yükünden kısmen veya tamamen kurtulur. Karine söz konusu olduğunda, karine temeli ile karine sonucunu birbirinden ayırt etmek gerekir. Karineye dayanan taraf, sadece karine sonucunu ispat yükünden kurtulmuş olur, ancak karine temelini ispat etmek yükü altındadır. Bu durumu vurgulamak için, fıkrada açık düzenleme yapılmıştır. Kesin kanuni karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Fıkrada, özellikle aksini ispat kavramına yer verilmiştir. Zira aksini ispat ve karşı ispat farklı kavramlardır. Karine söz konusu olduğunda, karşı ispat faaliyeti yerine karine ile kabul edilen durumun aksinin ispat edilmesi söz konusu olur.
Bir senette yer alan yazının veya imzanın inkâr edilmesi durumunda, 6100 sayılı HMK’nın 208. maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası anlamında bir “sahtelik iddiası” söz konusu olur. 6100 sayılı HMK’nın 208. maddesine ilişkin gerekçede bu husus “Maddenin kenar başlığında “Yazı veya imza inkârı” ibaresi birlikte kullanılmıştır. Her iki husus uygulamada sahtelik iddiası olarak adlandırılan durumu ifade etmektedir” şeklinde belirtilmiştir (Pekcanıtez H./ Özekes M./ Akkan M./ Korkmaz H.T.: Pekcanıtez Usul Medeni Usul Hukuku, Cilt II, İstanbul 2017, s. 1792).
Öte yandan, bir senetteki imzanın inkâr edilmesi hâlinde, mahkemenin imzanın sahte olup olmadığı konusunda kendiliğinden araştırma yapması gerekir. Bu araştırma ve incelemenin sırası ise 6100 sayılı HMK’nın 211. maddesinde düzenlenmiştir (Pekcanıtez H./ Özekes M./ Akkan M./ Korkmaz H.T., s. 1794). Buna göre; bir senedin sahteliğinin iddia edilmesi durumunda bu hususta karşı tarafın açıklamaları da dikkate alınarak ve aşağıdaki sıra ile inceleme yapılarak karar verilir (m. 211/1).Hâkim ilk önce inkâr edilen imza hakkında tarafları dinler ve tarafların gösterdikleri delillerle bir kanaat edinmeye çalışır. Bu şekilde yeterli kanaat sahibi olması hâlinde senedin kabul veya reddine karar verir. İmzayı inkâr eden taraf duruşmada hazır değilse, hâkim imzayı inkâr eden tarafı isticvap eder. İsticvap için mahkemeye davet edilen taraf belirtilen günde hazır bulunmadığı takdirde, inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır; bu husus kendisine çıkartılacak davetiyede ayrıca ihtar edilir. Hâkim, yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap ettikten sonra bir kanaat edinememişse huzurda bu kişiye yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle başka bir incelemeye gerek duymadan karar verebilecek durumda ise gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle senedin sahteliği hakkında bir karar verir (m. 211/a.c.1 ve 2). Yukarıdaki şekilde yapılan incelemeye rağmen sahtecilik konusunda kesin bir kanaat oluşmamışsa hâkim bilirkişi incelemesine karar verir (m.211/b.c.1). Bilirkişi incelemesi yapılmadan önce mevcutsa, o tarafa ait karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar ilgili yerlerden getirtilir (m.211/b,c. 2). Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir (m. 211/b), (Kuru B.: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, İstanbul 2016, s 350 vd.). 6100 sayılı HMK’nın 211. maddesinde yer alan ve imza incelemesi konusunda getirilen bu sıraya uyulması zorunludur. Buna göre hâkim imzayı inkâr eden tarafın isticvap edilmesine karar verdiği hâlde, bu davete icabet edilmemesi imzanın ikrar edilmiş sayılması sonucunu doğuracak ve bilirkişi incelemesi yapılmasına ihtiyaç kalmayacaktır. Aynı şekilde inkâr edilen imza ile karşılaştırılan imzanın birbirine benzemediğinin ilk bakışta tespit edilebildiği hâllerde bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek yoktur (Pekcanıtez H./ Özekes M./ Akkan M./ Korkmaz H.T., s. 1795).
Nitekim aynı ilkeler, Hukuk Genel Kurulunun 09.05.2019 tarihli ve ███████-1656 E., ████████ K., sayılı kararında da benimsenmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 324. maddesinde “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır” düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un 325. maddesinde ise “Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir. Belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir”. düzenlemesine yer verilmiştir.
Tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması ve keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin delil avansı kapsamın değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca delil ikamesi avansının da ispat külfetine göre taraflara yükletilmesi gerekir. Diğer yandan örneğin resen hesap raporu alınacaksa giderin 325. maddesi kapsamında değerlendirilmesi isabetli olacaktır.
Bu ilke ve açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; kambiyo senedindeki imzanın davacı borçluya ait olduğu yönündeki ispat yükü, senedi elinde bulundurup icra takibine girişen ve senette yer alan imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden davalı alacaklıya düşmektedir. Bu durumda mahkemece çekte yer alan imzanın inkârı hâlinde az önce yukarıda anılan 6100 sayılı HMK’nın 211. maddesinde belirtilen yöntem izlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. (Yargıtay HGK, ███████-829 Esas, ████████ Karar) Mahkememizce davacıya ait imza örnekleri alınmış, imza incelemesine esas belge asılları celbedilmiş olup imza incelemesi için ilgili kurumda inceleme yapacak personele toplam 8.000,00 TL ücret takdir edilmiş ve bu miktardan davalı tarafın sorumlu olmasına karar verilmiş, dosyada imza incelemesi için yeterli delil avansının bulunmaması nedeni ile bilirkişi ve posta masrafı olarak kullanılacak eksik olan 8.500,00-TL delil avansını yatırmak üzere davalı .... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne 2 haftalık kesin süre verilmiş, süresinde eksik delil avansının yatırılmaması halinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 324. Maddesi uyarınca imza incelemesine ilişkin talebinden vazgeçmiş sayılacağı ihtaratlı süre verilmiş ve duruşma zaptı davalı tarafa tebliğ edilmiştir. Duruşma zaptı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen delil avansı yatırılmamıştır. Davacının senetler altındaki imzanın eli ürünü olmadığı iddiası ancak yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edilebilecektir. Davalı taraf ise, HMK m.324/2 hükmü uyarınca ihtarat yapılmış olmasına rağmen delil avansının yatırmamış olmakla bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar vermek gereği hasıl olmuştur. Kambiyo senedindeki imzanın davacı borçluya ait olduğu yönündeki ispat yükü, imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden davalı alacaklıya düşmekle imza incelemesi için delil avansı davalı tarafından yatırılmadığından açılan davanın kabulüne ve dava konusu çek nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitine, icra dosyasına ödenen 26.766,25 TL'nin ödeme tarihi olan 03.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacı ....'a verilmesine karar verilmiş ve aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE;
1-Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile iş bu takibe dayanak olan ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait ... tarafından keşide edilen 31.01.2020 vade tarihli 20.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davacıların davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-İcra dosyasına ödenen 26.766,25 TL'nin ödeme tarihi olan 03.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacı ....'a VERİLMESİNE,
3-Alınması gereken 1.507,95 TL harçtan peşin alınan 376,99 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.130,96 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
5-Davacılar tarafından sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 431,39 TL ile tebligat ve posta masrafı 778,25 TL olmak üzere toplam 1.209,64 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE,
6-Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden davacılar yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 22.075,07 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE,
7-Davacılar tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının talep halinde davacılara İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda İstinaf yasa yolu yargısal miktar sınırının altında kalmakla kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!