Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde, araç onarım hizmetinden doğan cari hesap alacağının tahsili ve gecikme nedeniyle ikame araç bedeli taleplerini içeren itirazın iptali davası.
Özet: Bir oto servis şirketi, ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacakları için başlattığı icra takibine, araç kiralama şirketi olan davalı tarafından yapılan itirazın iptalini talep etmektedir; davacı, müvekkili şirketin davalıya araç onarım hizmeti verdiğini ve faturalandırılan alacağın ödenmediğini, davalı ise davacının iddialarını reddederek onarım gecikmeleri nedeniyle muadil araç bedeli yansıtıldığını ve alacak bulunmadığını savunmaktadır, taraflar ayrıca birbirlerinden icra inkar tazminatı veya kötü niyet tazminatı talep etmektedirler.

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025K. YAZIM TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; Müvekkili şirketin ..... Oto Servis markası altında araç onarım hizmeti verdiğini, davalı şirket ile devam eden ticari ilişki kapsamında da müvekkili şirket tarafından davalı şirketin hasara uğrayan araçlarına 2016 yılından bu yana onarım hizmeti verildiğini, müvekkilinin sözleşme kapsamında üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini, hizmet verdiğini, verilen hizmetlere ilişkin fatura tanzim ettiğini, davalı şirket tarafından ise çeşitli tarihlerde "hasar muadil araç bedeli" "hasar yansıtma bedeli" açıklamaları ile iade faturaları tanzim edildiğini, müvekkilinin ise dayanaksız ve neye istinaden tanzim edildiği anlaşılamayan faturalar iade edildiğini, müvekkili tarafından keşide edilen faturalardan kaynaklanan cari borç borç bakiyesinin tahsiline istinaden Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiğini, borçlu/davalı tarafından taraflar arasındaki ticari ilişkiye, borcun tamamına, husumete, imzaya, işlemiş ve işleyecek faize, yetkiye, faiz oranına ve borcun ferilerine itiraz edildiğini, haksız itiraz nedeniyle takibin durduğunu, davalının takibe itirazı sonrasında her ne kadar takip tarihinde cari borç tutarı 64.824,56-TL olsa da takip tarihinden sonra davalı şirket tarafından 3.652,50-TL cari hesaba mahsuben açıklaması ile bir kısım ödeme yapılmış olması sebebi ile ilgili tutar takibe konu tutardan düşülmüş olup yapılan ödemeye ilişkin haricen tahsilat bildirimi yapıldığını, cari borç bakiyesi dava tarihi itibari ile 61.172,06-TL olduğunu beyanla itirazın iptalini, yapılan itiraz kötü niyetli olduğundan %20’den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; Davacının dava dilekçesindeki iddia ve beyanlarını ispat ile mükellef olup delillerini sunması gerektiği halde, dava dilekçesi içinde, davaya konu somut olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge veya evraklar sunmadığığını, davacı tarafın diğer taleplerini kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin dava dilekçesinde ve ödeme emrinde belirtildiği şekilde borcu bulunmadığını, takibe konu alacağın içeriğinden/dayanağından dolayı müvekkilinin takip talebinde alacaklı olarak gözüken davacı tarafa hiçbir borcu mevcut olmadığını, müvekkili şirketin uzun süreli araç kiralama işiyle iştigal etmekte olan sektöründe tanınmış, köklü ve saygın bir firma olduğunu, faaliyet alanı gereği, mülkiyetinde bulunan araçları 24 ay 36 ay gibi uzun süreli araç kiralama sözleşmeleri ile kiraya verdiğini, bu kapsamda, araçların bakım ve onarım hizmetinin de kısa sürede sonuçlanarak müşterilerine teslim edilmesi, hem büyük önem taşıdığını, hem de araç kiralama faaliyetinin esaslı unsuru olduğunu, nitekim, müvekkili şirket, kiraladığı araçların bakım ve onarım işlemlerinin yapılması esnasında kiracı firma/şahıslara ikame araç tahsis ederek, müşterilerinin kiralama dönemi boyunca araçtan yararlanmasını sekteye uğratmamaya ve kesintisiz kullanımı garanti etmeye çalıştığını, müvekkili şirketin mülkiyetinde bulunan ve ikame olarak kullanılabilecek araç sayısı sınırlı olduğunu, söz konusu araçların ikame araç olarak kullanılması, uzun süreli kiralamaya konu olamaması anlamına geldiğini, müvekkili açısından açık bir kazanç kaybı meydana geldiğini, bu sebeple, - araç kiralama şirketlerinin yaygın uygulaması ve ticari bir teamül olarak yerleşmiş olmakla birlikte - müvekkili şirket, hizmet aldığı tüm servislerden 3 (üç) günlük bir onarım süresinde aracın teslimini talep etmekte, bu süreyi aşan hallerde ise, gün başına muadil araç bedeli tahsil ettiğini, müvekkili şirketin davacı şirketin sorumluluğunda olan gecikme hallerinden doğan zararı üstlenmesi hem ticari hayatın kabullerine hem de hakkaniyete aykırı olacağını, davacı tarafın iddiasının aksine alacağın %20’ si oranında icra inkar tazminatı şartları oluşmadığını beyanla dava dilekçesinin HMK'nın emredici hükümlerine uygun olmaması sebebi ile davanın usulden reddini, davanın zamanaşımı yönünden reddini, müvekkili şirketin herhangi bir borcunun bulunmaması sebebiyle davanın esastan reddini, davacı taraf aleyhine haksız icra takibi nedeniyle takip alacağının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.Dava, İİK 67 vd md ne dayalı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.SMMM Bilirkişi ..... tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve itibara layık bulunan █████/2025 tarihli kök rapora göre ; ''Dosya, davacı ve davalının sunulan kayıtları, icra dosyası ve dosya mevcudu incelemeleri neticesinde; davacı sunulan kayıtları uyarınca 64.824,56 TL davalıdan alacaklı olduğu, davalının sunulan kayıtları uyarınca 49.045,34 TL davacının alacaklı kaldığı, davacının vermiş olduğu hizmetler sebebiyle 64.824,56 TL davalıdan alacaklı kaldığı belirlenmiş olup hukuki tavsif ve tespitlerin takdirinin mahkemeye ait olacağı, mahkemece davalının kayıtlarında mevcut alacak hususunda kanaat oluşması halinde 49.045,34 TL tutarda davacının alacaklı olduğu sonucuna varılacağı, 26.01.2024 tarihinde 3.652,50 TL davalı tarafından davacıya yapılan havale ödemesinin taraf kayıtlarında mevcut olduğu, dava tarihi itibariyle borcun 61.172,06 TL kaldığı, davacının da 61.172,06 TL tutarı iş bu itirazın iptali talebine konu yaptığı'' hususu belirtilmiştir.Dosya ve Tüm Deliller Birlikte Değerlendirildiğinde;Davacı taraf davalıya verdiği araç onarım hizmetinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptalini talep etmiştir.Davalı tarafça davacının taahhüt ettiği servis hizmetini gereği gibi zamanında be eksiksiz olarak ifa etmemesi nedeniyle borç olmadığı beyan edilmiştir.Taraf defter ve belgelerin incelenmesinde davacı kayıtlarına göre davacının 64.824,56 TL alacaklı göründüğünün tespiti ve davalı kayıtlarına göre davacının 49.045,34 TL alacaklı göründüğünün tespiti, defterler arasındaki farkın davalı tarafından düzenlenen ancak davacı tarafça kabul edilmeyen iade faturasından kaynaklanması, davalının iade faturasına gerekçe olarak araçların zamanında ve gereği gibi tamir edilmediğine dair somut belge ve delil sunmaması karşısında davalı tarafça düzenlenen iade faturasının davacı tarafça da kabul edilmemesi gözetilerek ve somut olarak iade gerekçesi de sunulmaması nedeniyle iade faturalarının geçerli olmadığı kabul edilmiş ve davacının düzenlediği faturaların her iki taraf defterinde kayıtlı olması, davacı tarafça faturalara dayanak servis kayıtlarını sunması karşısında davacının alacağını ispat ettiği ve davacı defterine göre tespit edilen şekilde davacının alacaklı olduğu kabul edilmiş ve davalı tarafından takip sonrası yapılan ödemenin mahsubu ile davacının 61.172,06 TL alacaklı olduğu kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-DAVANIN KABULÜNE,Davalının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının 61.172,06 TL asıl alacak yönünden iptaline, takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte TAKİBİN DEVAMINA,Toplam alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 12.234,41 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,2- Harçlar Kanunu gereğince tahsili gereken 4.178,66 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.044,67 TL peşin/nispi harcın mahsubu sonucu bakiye 3.133,99 TL karar harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı + 1.044,67 TL peşin nispi harç + 60,80 TL vekalet harcından ibaret toplam 1.533,07 TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,3-a.) Davacı tarafından sarf olunan (6.000,00 TL bilirkişi ücreti + 574,00 TL posta/tebligat/ mü- zekkereden ibaret) 6.574,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,b.) Davalı tarafça sarf olunan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,c.) Sarf olunmayan gider/delil avansının karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine,4-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan 3.600,00 TL arabulucuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,5-Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine hüküm altına alınan dava değerine göre yü- rürlükte bulunan Av. Kan. ve AAÜT gereğince takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine dair,Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı 5235 Sayılı Kanun'un geçici 2. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların █████/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 341 ila 360. md hükümleri gereğince mahkememize veya aynı sıfatta başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ......e-imzalıdırHakim .....e-imzalıdır