Yargıtayın trafik kazasında vefat eden iki kişinin destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinde zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamı, vefat eden gelirinin belirlenmesi ve sürücü tespiti uyuşmazlığına ilişkin temyiz kararı.
Özet: Desteklerinin trafik kazasında vefat etmesi üzerine, geride kalan eş, kız, anne ve kardeşlerinin sigorta şirketinden talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatı davasında, ilk derece mahkemesi sigortalı aracın sürücüsü tespit edilemese de kusurun sigortalı araçta olduğunu ve tazminatın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında bulunduğunu belirterek, vefat edenlerin gelirinin asgari ücret seviyesinde kabulüyle eş için hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatı talebini kabul etmiş, ancak reşit olan kız kardeşin talebini reddetmiştir.

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 9. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; 29.04.2015 tarihinde davacıların destekleri olan ...'in eşi, ...'nın babası olan ... ile ...'in oğlu ve ...'nın kardeşi olan ...'nin içerisinde bulunduğu, davalı ... şirketine Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) poliçesiyle sigortalı olan 25... plakalı çekici ve 25... plaka sayılı tır ile 03... plakalı kamyonun çarpışmasıyla davacıların desteklerinin vefat ettiğini; destek ...'nin emekli maaşı ile birlikte "... Ticaret Sebze Meyve Komisyonculuğu" işyerini işlettiğini ve ayrıca kendisine ait 25... plakalı kamyon, 25... plakalı çekici tır ve 25... plakalı dorse araçları ile şehirler arası nakliyecilik yaparak geçimini sağladığını, ...'nin ise tır şoförlüğü yaptığını, müvekkillerinin destek zararlarından davalının sorumlu olduğunu belirterek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ...'nin vefatı sebebiyle eşi ... için 500,00 TL ve kızı ... için 500,00 TL, ...'nin vefatı sebebiyle, anne ... için 500,00 TL ve ablası ... için 500,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 29.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili bedel artırım dilekçesi ile destek ...'nin vefatı sebebiyle eşi ... için 289.499,00 TL ve kızı ... için 501,00 TL, destek ...'ın vefatı sebebiyle annesi ... için 69.499,00 TL ve kardeşi ... için 501,00 TL talep ettiklerini beyan etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; 25... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle müvekkili tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı olduğunu, trafik sigortası genel şartları uyarınca taleplerin teminat dışı olduğunu, taşımanın hatır için olup olmadığının araştırılmasını, davacı ...'nin taleplerinin kabul edilemeyeceğini, kız çocuklarının destek süresinin kırsalda 18 ve şehirde 22 yaşına kadar olacağını, bilirkişi raporu alınmasını, faiz isteminin yerinde olmadığını, müterafik kusur indirimi yapılmasını ve davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ceza dosyasında Adli Tıp Kurumundan alınan kusur raporuna göre sürücüsü tespit edilemeyen sigortalı aracın, önünde seyreden araca çarpması ile meydana gelen kazada, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunun anlaşıldığı, adlî tıp raporunda, tır içerisinde tamamen yanmış olarak çıkarılan cesetlerin her ikisinin de sürücü koltuğunda olmaması sebebiyle sürücünün hangisi olduğunun tespit edilemediği, kaza tarihi itibariyle, davalı ... şirketinin sorumluluğunun poliçe tanzim tarihindeki genel şartlara ve kaza tarihindeki kanun hükümleri ile Yargıtay içtihatlarına göre belirlenmesi gerektiği, kaza tarihinin 01.06.2015 tarihinden önce olmasına göre, araç sürücüsü tespit edilememiş ise de vefat edenlerin desteğinden mahrum kalanların zararlarının Yargıtay emsal içtihatları çerçevesinde ZMMS kapsamında olduğu, davalı ..., babasından ve kardeşinden destek tazminatı talep etmiş ise de davacı ...'nın yaşı itibariyle babasının ve kardeşinin desteğinden mahrum kaldığını kanıtlayamadığı, davacı ...'in ise vefat edenler eşi ve oğlunun desteğinden mahrum kaldığından destek tazminatı talep edebileceği, mahkemece, alınan kök raporda vefat eden ...'ın gelirinin asgari ücret kadar olmasına göre asgari ücret üzerinden, vefat eden ...'nin ise Esnaf Sanatlarlar Odasından gelen yazı cevabına göre aylık 5.000,00 TL seviyesinde olabileceğinin, buna göre aktif dönem gelirinin asgari ücretin 5,26 katı olabileceği kabul edilerek yapılan hesaplamada, davacı ... destek zararının ...'nin vefatı sebebiyle, 404.699,98 TL destek ...'nin vefatı sebebiyle, 41.754,57 TL olarak hesaplanmış ise de destek ...'nin gelirinin emsal gelire göre değil, ticari işletmesinin elde ettiği gelir çerçevesinde belirlenmesi gerektiği, mali müşavirden vefat edene ait işletme kayıtları üzerinden yapılan inceleme neticesinde kazadan önce kaza tarihindeki gelirinin asgari ücretin de altında olduğunu, bilirkişilerden bu çerçevede alınan 10.02.2018 tarihli ek raporda ise vefat edenlerin gelirinin asgari ücret seviyesinde olması halinde, davacı ...'nin ...'nin vefatı sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatının 85.900,90 TL ve ...'nin vefatı sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatının 49.096,18 TL olduğunun tespit ediliği, alınan raporun karar vermeye elverişli olduğu gerekçesi ile davacı ... yönünden açılan davada; davanın, ıslah da dikkate alınarak kısmen kabulü ile destek olan eş ...'nin ölümü nedeniyle 85.900,90 TL, destek olan oğlu ...'nin ölümü nedeniyle 49.096,18 TL destekten yoksun kalma tazminatının 30.12.2015 dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ... yönünden açılan davanın ise reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin 24.06.20 21... /2370 E., █████████ K. Sayılı ilamı ile, davacı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.04.2018 tarih ve ████████ esas, ████████ karar sayılı kararının kaldırılarak, davacı ...'nin davasının kısmen kabulü ile eşi ...'nin vefatı nedeniyle 157.869,73 TL, oğlu ...'nin vefatı nedeniyle 49.096,18 TL, destekten yoksun kalma tazminatının 30.12.2015 olan dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2. maddesi gereğince değişen oranlarda avans faizi ile davalıdan alınarak davacı ...'ye verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ... tarafından açılan davanın reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma KararıBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Dairemizin 25.12.2023 tarihli ve ██████████ E., ██████████ Karar sayılı ilamı ile;"... davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir...Somut olayda; davalı vekili temyiz aşamasında kazanın iş kazası olduğunu iddia etmiştir. Dosyadaki bilgi ve beyanlardan, kazada ölen mütevaffa (destek) ...'nin, aynı kazada ölen mütevaffa ...'nin yanında tır şöforü olarak çalıştığı ve nakliyat sırasında kazanın gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, davaya konu kazada davacıların desteğinin ölümü nedeniyle iş kazasına dayalı herhangi bir inceleme yapılıp yapılmadığı, olayın iş kazası olarak kabul edilmiş olması hâlinde davacılara ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılan ödemenin miktarı ve niteliği (iş kazası sigorta kolundan olup olmadığı) ile ilk peşin sermaye değeri tutarının ne olduğu, rücuya tabi olup olmadığı hususlarının SGK’dan sorulması, dayanak ödeme belgelerinin temin edilmesi, rücuya tabi ödeme bulunması hâlinde ilk peşin sermaye değeri tutarlarının indirilmesiyle tazminatın hesaplanması için ek rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen KararBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 356/2.maddesi gereğince esastan reddine, davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10.04.2018 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davacı ...'nin davasının kısmen kabulü ile eşi ...'nin vefatı nedeniyle 157.869,73 TL, oğlu ...'nin vefatı nedeniyle 49.096,18 TL destekten yoksun kalma tazminatının 30.12.2015 olan dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 2/2.maddesi gereğince değişen oranlarda avans faizi ile davalıdan alınarak davacı ...'ye verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ... tarafından açılan davanın reddine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde; bozma kararı sonrası güncel asgari ücrete göre yeniden hesaplama yapılması gerektiğini, bozma kararı ile kesinleşen hususlar yönünden kararın bozulmasını istemiştir.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; SGK tarafından peşin sermaye değeri indiriminin dikkate alınmadığını, bozma kararı ile kesinleşen hususlar yönünden kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı dikkate alınarak temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeple;Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara ve davalıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.