Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasında, çekteki imza inkarı ve adli tıp raporuna dayalı borçsuzluk talebine ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasında davacı, cezaevinde olduğu dönemde aleyhine başlatılan icra takibine konu çekteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek takibin durdurulmasını ve kötü niyetli davalıdan tazminat talep etmiş; davalı ise davanın reddini ve davacı aleyhine tazminat istemiş olup, Adli Tıp Kurumu bilirkişi raporunda incelenen çekin arka yüzündeki ciro imzasının davacının mukayese imzalarıyla farklılıklar gösterdiği ve onun eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir.

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.KAYSERİ1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ...KARAR NO
:...HAKİM
: ...KATİP
: ...DAVACI
: ...VEKİLİ
: Av. ...DAVALI
: ...VEKİLİ
: Av....DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: ...KARAR TARİHİ
: ...KARAR YAZIM TARİHİ
: ...Mahkememize açılan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin 2021 yılının ocak ayında cezaevindeyken davalının müvekkili aleyhine çekten dolayı kambiyo takibi başlattığını, müvekkilinin bahse konu borçtan haberinin █████/2021 tarihinde olduğunu, müvekkiline ait ... plakalı aracını trafikte yakalama ile bağladıklarından haberinin olduğunu, davalının kötü niyetli olarak hemen aracın satışını istediğini, bu sebepten ilgili icra takibinin usulsüz tebligattan ve müvekkilinin o tarihte cezaevinde olması sebebinden dolayı takibin durdurulmasını talep ettiklerini, müvekkiline yapılmış olan tebligat olmadığını, müvekkilinin davalıya borcunun olmadığını, çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek, davalı ile müvekkili arasında geçerli bir borç ilişkisi bulunmadığının tespitini, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı haksız icra takibinin durdurulmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalımak kaydıyla, bu dava sebebiyle uğramış oldukları zararların yasa gereği alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde: müvekkili aleyhine açılan davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafın haksız ve kötüniyetli olduğunu, iddia etti hususların hiç birisinin gerçek olmayıp tamamen kurgu olduğunu, davacının kötüniyetli ve haksız olduğunu, borcunu ödemediği gibi icra dosya borçlarına karşılık vermiş / göndermiş olduğu çeki inkar ettiğini ileri sürerek, haksız ve kötüniyetli davanın reddini, davacı aleyhine %20 inkar tazminatının ve %10 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.Dosyanın, Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin...esas... karar sayılı ilamı ile verilen görevsizlik kararının kesinleşmesi neticesinde mahkememize geldiği, mahkememizce ...esas... karar sayılı ilamı ile karşı görevsizlik kararı verildiği ve dosyanın merci tayini bakımından bölge adliye mahkemesine gönderildiği, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince █████/2023 tarih ... esas ... karar sayılı ilamında mahkememizin yargı yeri olarak belirlendiği görülmekle; dosyanın mahkememizin ████████ esas sırasına kaydı yapılmış ve yargılamasına bu esas üzerinden devam edilmiştir.DELİLLER
:Kayseri Genel İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyasının uyap kayıtları, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasının uyap kayıtları, Adana 1. Genel İcra Dairesinin... esas sayılı dosyasının uyap kayıtları, davacı ...'nun kurum ve kuruluşlardaki imza asıllarının bulunduğu belge asıllarını içeren belgeler toplanmış, imza incelemesi için Adli Tıp Kurumundan rapor alınmıştır.Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesinin █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda: inceleme konusu çekin arka yüzünde yer alan ...adına atılı 3. ciro imzası ile ...'nun mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nun eli ürünü olmadığı görüş ve kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.YARGILAMA VE GEREKÇE
:Dava, kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit talebine ilişkindir.Esas yönünden yapılan değerlendirmede;2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (İİK) 170/b maddesinin aynı Kanun’un 72. maddesine yaptığı yollama gereğince kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte de menfi tespit davası açılabileceği açıkça anlaşılmaktadır. İİK’nin 72/1. maddesi, “Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir” hükmünü haizdir. Buna göre borçlu, henüz aleyhine başlatılmış bir icra takibi yokken alacaklıya karşı borçlu bulunmadığının tespiti için menfi tespit davası açabileceği gibi aleyhine icra takibine başlanmasından sonra da menfi tespit davası açması mümkündür.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) kambiyo senetlerine ilişkin hükümler poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun koyucu, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise, ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir (TTK m. 778 ve 818).Kambiyo senetleri mücerret kıymetli evrak niteliğine sahip olduklarından bu senetlerde yer alan hak, temel borç ilişkisinden bağımsızdır. Ancak kambiyo taahhüdünde bulunmanın temelinde, şart olmamakla birlikte, genellikle satım, bağışlama, kira, taşıma gibi bir borçlandırıcı işlem vardır. Böyle bir borçlandırıcı işlem yoksa senedin hatır için verildiği varsayılır. Temel borç ilişkisinin taraflarından birinin bir kambiyo senedi düzenleyip lehtara vermesiyle kambiyo ilişkisi diye adlandırılan ve temel borç ilişkisinden bağımsız olan ikinci bir borç ilişkisi doğar. Zira bir borç ilişkisi için kambiyo taahhüdünde bulunulması tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 133/2. maddesi gereğince borcun yenilenmesi sonucunu doğurmaz; kambiyo senedinin ifa yerine değil ifa uğruna verilmiş olduğu kabul edilir. Dolayısıyla bir borç hakkında kambiyo senedi düzenlendiği takdirde, taraflar arasında biri temel borç ilişkisi, diğeri kambiyo ilişkisi olmak üzere iki çeşit ilişki bulunur. Aynı durum, kambiyo senedinin tedavülü hâlinde de karşımıza çıkar. Bir kambiyo senedi ciro edildiği zaman ciranta ile ciro edilen kişi arasında kural olarak bir temel ilişki (asıl borç ilişkisi) bulunmaktadır. Ayrıca, bu iki kişi arasında kambiyo hukukundan doğan bir kambiyo ilişkisi de mevcuttur. Bu sebeple taraflar arasındaki temel borç ilişkisindeki bozukluklar kambiyo ilişkisini etkilemez. Temel borç ilişkisinden doğan def’îler, temel borç ilişkisi ile kambiyo ilişkisinin taraflarının aynı olması ve bile bile borçlu zararına hareket edilmesi hâlleri dışında, kambiyo ilişkisinde ileri sürülemez. Zira temel borç ilişkisi kendi hukukuna, kambiyo ilişkisi de kendi hukukuna tabidir.Borçlu, kambiyo senedi nedeniyle alacaklıya karşı, genel olarak, ya kambiyo taahhüdünün hükümsüz olduğunu ya da temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunabilir. Başka bir anlatımla borçlunun kambiyo senedi borcundan dolayı sorumlu olmaması, doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan doğan nedenlerden kaynaklanabileceği gibi, temel borç ilişkisine yönelik nedenlere de dayanabilir. Bununla birlikte borçlunun takas def’îni kullanması hâlinde ise, ne temel borç ilişkisine, ne de kambiyo senedi borcuna dayanılmakta, borçlu, kambiyo senedinden doğan borcu ile hamildeki alacağını takas etmektedir.Borçlunun, kambiyo taahhüdünün hükümsüz olduğunu ileri sürerek açtığı menfi tespit davası esasında maddi hukuk anlamında bir itiraz sebebine dayanılarak açılmaktadır. Bu kapsamda hükümsüzlük nedenine dayalı menfi tespit davalarında, uyuşmazlık temel ilişkiden değil, doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan kaynaklanmaktadır. Bu davalarda, kural olarak, davacının iddiası çoğu kez tüm senet ilgilerine karşı öne sürülebilen mutlak def’îlere dayanmaktadır. Örneğin kambiyo senedinin zorunlu şekil şartları içermemesi, kambiyo alacağının zamanaşımına uğraması, vadeyi beklemeden istemde bulunulması, ciro zincirindeki kopukluk, başvuru hakkının yitirilmiş olması, senette yazılı kısmi ödeme açıklaması, sorumsuzluk kayıtları ya da bir kambiyo taahhüdünün senet yapma iradesindeki bozukluk nedeniyle sahibini bağlamayacağı yönündeki iddialar hükümsüzlük nedenine dayalı menfi tespit talebine konu oluşturur.Kambiyo senedinin düzenlenmesinde en önemli unsur temel alacağın varlığıdır. Ancak temel alacağın senedin tanzimi anında mutlak surette varlığı gerekli değildir. Başka bir ifadeyle kambiyo senedinin metninde muayyen bir meblağın yazılması gerekli ise de bu husus temel alacağın da muayyen olmasını gerektirmez; temel alacak doğduğu anda, senette yazılı olan miktardan az ise, senet kısmi bedelsizliğe uğrar (İnan, s. 45). Bu itibarla taraflar arasında temel ilişkinin varlığına rağmen, temel alacağı doğmamış ancak doğması mümkün ya da şarta bağlanmış bir alacak için veyahut da cezai şarta ilişkin olarak kambiyo senedi düzenlenebilir. Bu şekildeki bir alacağa bağlı olarak düzenlenen senet, vadesi gelmesine rağmen alacak doğmamışsa, o an için bedelsizdir. Fakat bu bedelsizlik geçici bir süre için olup, alacak doğunca senedin bedelsizliği alacak miktarı kadar ortadan kalkacaktır (Ertekin, Erol/Karataş, İzzet: Uygulamada Ticari Senetler, Ankara, 1998, s. 693). Bu kapsamda kambiyo senedinin teminat amacıyla verildiği iddiası da temelinde bedelsizliğe dayalı bir iddiadır. Ancak kural olarak kambiyo senedinin teminat olarak verilmesi senedin doğrudan bedelsizliğine yol açmaz; teminat altına alınan borcun yerine getirilmesi ve teminat ihtiyacının ortadan kalkması ile senet bedelsiz hâle gelir.Eldeki uyuşmazlıkta davacı taraf, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibine dayanak çek üzerinde atılı ciranta imzasının kendisine ait olmadığını, bu nedenle borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.Takibe dayanak çek, ...i Bankası A.Ş - ... Şubesi'nin ... seri numaralı, █████/2020 keşide tarihli, 24.000,00-TL bedelli, keşidecisi ..., lehtarı ve ilk cirantası ... Mobilya ... ..., sonraki cirantaları ... Petrol Ürünleri..Ltd.Şti ve ..., hamili davalı ... Boya...Ltd.Şti olan çekidir.Davacının iddiasının dayanağı imza inkarı olduğundan mahkememizce davacının ıslak imza örnekleri ile kurum ve kuruluşlardan yeteri kadar ıslak imzalı belge aslı temin edilerek çekin arka yüzünde yer alan ciranta imzasının davacıya ait olup olmadığı hususunda rapor tanzim edilmesi için dosya İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiştir. Bu birimden alınan █████/2025 tarihli rapora göre inceleme konusu çekin arka yüzünde yer alan ... adına atılı 3. ciro imzası ile ...'nun mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nun eli ürünü olmadığı hususlarında kanaat bildirilmiştir. Taraflarca ilgili rapora süresi içerisinde herhangi bir yazılı itiraz da yapılmamıştır. Alınan rapor denetime elverişli olup mahkememizce de hükme esas alınmıştır.-Kötüniyet tazminatına ilişkin değerlendirmede;2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere, menfi tespit davası açmak zorunda bırakılan borçlunun tazminat talep edebilmesi için gerekli koşullar; bu yönde bir talep olması, borçluya karşı icra takibi yapılmış bulunması ile takibin haksız ve kötüniyetli olmasıdır.Öğretide ve Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu hâlde, icra takibine girişen alacaklının kötü niyetli olduğu kabul edilmektedir.Anılan yasa hükmünde düzenlenen ve ‘kötü niyet tazminatı’ olarak adlandırılan tazminat, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde takibe girişmekte kötü niyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir.Somut olayda davalı tarafın çekte lehtar olmadığı, ciro yolu ile hamil konumunda bulunduğu, davacının da konumunun aynı olduğu, davalının imzanın davacıya ait olup olmadığını bilme ihtimalinin bulunmadığı, aksinin ise davacı tarafından ispatlanmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;DAVANIN KABULÜ İLE;1-Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosya kapsamında ve bu dosyaya konu çek ve ferileri nedeniyle davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,2-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin koşulları bulunmadığından reddine,3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 1.639,44-TL ilam harcından, tahsil edilen 80,70-TL peşin harç ve 328,34-TL tamamlama harcının mahsubuna, bakiye 1.230,40-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafın yaptığı 80,70-TL başvurma harcı, 80,70-TL peşin harç, 328,34-TL tamamlama harcı, 133,00-TL tedbir talebi harcı, 5.900,00-TL adli tıp fatura ücreti, 2.002,05-TL posta ücreti olmak üzere toplam 8.524,79-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca 24.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...Hakim ...