Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde, servis amacıyla teslim edilen profesyonel mikrodalga fırının davalı tarafından imha edilmesi nedeniyle açılan ticari haksız fiil kaynaklı maddi ve manevi tazminat davası ile görevli mahkeme incelemesi.
Özet: Davacı, profesyonel mikrodalga fırınının davalı teknik servise teslim edilmesine rağmen iade edilmeyerek hukuka aykırı şekilde imha edilmesi nedeniyle uğradığı maddi ve ticari itibar kaybına ilişkin manevi zararların tazmini talebiyle dava açmış olup, mahkeme, tarafların ticari niteliği ve olayın haksız fiil mahiyeti çerçevesinde, özellikle davalılardan birinin gerçek kişi olması sebebiyle görevi hususunu Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca detaylı olarak irdeleyerek yargılamaya devam etmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;İSTEM
:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketine ait ... marka (... model, ... numaralı) profesyonel mikrodalga fırın, 2023 yılı Şubat ayında arıza yapması üzerine teknik servis hizmeti alınması amacıyla davalı şirkete teslim edildiğini, müvekkili şirketi çalışanı ....(TCKN: ...)'ın fırını bizzat davalı ... San. Ve Dış. Tic. Ltd. Şti.adresine götürüp teslim ettiğini, aradan birkaç hafta geçtikten sonra, müvekkili şirketi çalışanı ...'nın fırını tamirden teslim almak için davalı şirketin işyerine gittiğini ancak davalı tarafın, çeşitli bahanelerle söz konusu fırını müvekkili şirketine iade etmediğini ve teslim gerçekleştirilmediğini, 10 Eylül 2024 tarihinde dava konusu fırın davalı tarafça hukuka aykırı bir şekilde imha edildiğini, Davalı ... alınan ifadesinde söz konusu fırını imha ettiğini bir daha tekrarladığını, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... soruşturma sayılı dosyası kapsamında “güveni kötüye kullanma” suçu şüphesiyle ifadesi alınan davalı ...'in 18.11.2024 tarihli ifade tutanağında “Fırını diğer ürünlerle birlikte çöpe attım. Atmak zorunda idim çünkü yeni gelen ürünleri koyacak yerim kalmamıştı. Ben bu ürünleri attıktan sonra beni yine aradılar. Ben de ürünü çöpe attığımı söyledim.” şeklinde müvekkili şirkete ait fırını çöpe attığını ve imha ettiğini açıkça kabul ettiğini beyan ederek davalılar tarafından haksız fiil sonucu müvekkilinin uğradığı maddi zararın tazmini için, dava konusu ... marka fırının bedeline tekabül eden maddi tazminat tutarının (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL olarak gösterilen kısmının) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (bu tutara, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizin de eklenmesine), müvekkili şirketinin ticari itibar kaybı nedeniyle uygun görülecek (talebi 50.000 TL olan) manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (manevi tazminat tutarına da dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz yürütülmesine), yargılama giderleri ve karşı vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.KANITLAR VE GEREKÇE
:-Dava, davacının davalı şirkete servis hizmeti amacıyla teslim edildiğini belirttiği ... marka .... model profesyonel mikro dalga fırının davalı tarafından imha edildiği iddiası ile maddi ve manevi zararın tahsili istemine ilişkindir.-Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında davalı ... yönünden açılan davanın iş bu dosyadan tefriki ile yeni bir esasa kaydedilmesine, Davalı ... yönünden yargılamaya tefrik edilen dosya üzerinden devam olunmasına karar verilmiş ve davalı ... yönünden dosya tefrik edilerek Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.-Mahkememizce tarafların ticari sicil kayıtları, vergi dairesi kayıtları, esnaf odası kayıtları celp edilmiş, taraf delilleri toplanmıştır.-Davalı gerçek kişi olması ve dosyada mevcut müzekkere cevapları nedeniyle öncelikle dava şartları yönünden görev hususunun irdelenmesi gerekmektedir.-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5. maddesinde; “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre görev hususunun belirlenmesinde bu konuda ayrı bir düzenleme bulunup bulunmadığının göz önünde bulundurulması gerekmektedir.-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olması gerekir. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanununun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 154 vd. maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanununun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.-T.T.K.'nun 14.maddesine göre “bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Yasa'nın 17.maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.-5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanun'unun 3’üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nun 1463.maddesinde de, önce 17.maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17.maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.-19.02.1986 tarih 19024 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile T.T.K.'nun 1463.maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre;1-Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre defter tutanlardan, iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usul Kanunu'nun 177.maddesinin 1.fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar,2-Vergi Usul Kanunu’na istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.-Mahkememizce Büyükçekmece ve Avcılar Vergi Dairesi Müdürlükler'ine, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ve İstanbul Esnaf Ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı'na müzekkere yazılarak taraflara ait kayıtlar celp edilmiş, Avcılar Vergi Dairesi'nin cevabi yazısında; davalı ...'un "Sanayi Fırınlarının, Ocaklarının Ve OcakBrülörlerinin Onarım Ve Bakımı , Sanayi Tipi Soğutma Ve Havalandırma Ekipmanlarının Onarım VeBakımı Ve Sanayi Tipi Isıtma, İklimlendirme Ve Soğutma Cihaz Ve Ekipmanlarının Kurulumu"faaliyetlerine başladığı; █████/2023 tarihi itibariyle terk olduğu ve ilgili 2020-2023 yıllarına İkinci sınıftüccar olarak "İşletme Hesabı" esasına tabi olduğunun bildirildiği görülmüştür.-Yine davalının ticaret sicil kayıtlarında ticari işletme kaydının bulunmadığı, davalının yalnızca şirket ortaklığının bulunduğu görülmüştür.-Yukarıda da ayrıntılarına yer verildiği üzere bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması gerekmektedir. Dosya mevcut kayıtlara göre davalı tarafın tacir sıfatının bulunmadığı görülmektedir. İşbu davanın ticari dava olarak kabul edilebilmesi için her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması gerektiği ve fakat davalı tarafın tacir sıfatının bulunmadığı gibi, yalnızca şirket ortağı ve yöneticisi olmasının taraflar arasındaki ilişkiyi ticari dava haline getirmeyeceği, sabittir. Yine uyuşmazlığın servis hizmetinden kaynaklanan maddi manevi tazminat istemine ilişkin olduğundan mutlak nitelikte bir ticari davadan söz etmek de mümkün değildir.-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.-Uyuşmazlığın mutlak ya da nispi ticari dava olmaması nedeniyle genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi bu davanın yargılamasını yapmakta görevli olduğundan, HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın, davaya bakmaya mahkememiz görevli olmadığından HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle Usulden Reddine,2-6100 s. HMK'nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde davacı tarafça mahkememize başvurulduğu takdirde işbu dava dosyasının görevli ve yetkili Bakırköy Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,3-6100 s. HMK' nun HMK' nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde davacı tarafça mahkememize başvurulmadığı taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,4-6100 s. HMK'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama gideri, vekalet ücreti ve harcın görevli mahkemece karar altına alınmasına,5-6100 s. HMK' nun 333/1. maddesi gereğince işbu kararın kesinleşmesinden sonra gider avansından artan kısmının davacılara iadesine,Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi.█████/2025Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır