Hizmet kusuru kaynaklı araç hasarı tazminat davasında yargı yolu ve zamanaşımı uyuşmazlığına ilişkin Hukuk Genel Kurulu kararı.
Özet: Davacıya ait aracın, belediyenin altyapı yetersizliği ve dere ıslahı eksikliği nedeniyle oluşan selde hasar görmesi üzerine hizmet kusuruna dayalı tazminat talebinde bulunulmuş; ilk derece mahkemesi davanın haksız fiil zamanaşımına tabi olduğunu belirterek reddetse de, Yargıtay davanın hizmet kusurundan kaynaklandığını ve idari yargının görevli olduğunu belirterek kararı bozmuş, bunun üzerine yerel mahkeme görevsizlik kararı vermiş ve bu durum yargı yolları arasında bir uyuşmazlığa neden olmuştur.
Hukuk Genel Kurulu         ████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ E., ███████ K.
    ÖZEL DAİRE KARARI
    : Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 06.06.2022 tarihli ve
    ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı BOZMA kararı
    1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın davalı ... yönünden kısmen kabulüne, diğer davalılar yönünden pasif husumet yokluğundan reddine ilişkin verilen karar davacı ile davalı ... vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
    2. Direnme kararı davacı ile davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
    3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü:
    I. YARGILAMA SÜRECİ
    Davacı İstemi
    4. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maliki olduğu aracın 28.01.2011 tarihinde dava dışı üçüncü kişinin sevk ve idaresinde iken Bitez Atatürk Bulvarında akşam saatlerinde başlayan sağanak yağışın etkisiyle dere yatağına sürüklendiğini ve büyük hasara uğradığını, Bitez Belediye Başkanlığı tarafından rapor tutularak aracın kullanılamayacak hâle geldiğinin tespit edildiğini, olayın televizyonlarda ve gazetelerde yayınlanmasından sonra Belediye Başkanı tarafından zararın Belediyece karşılanacağının söylendiğini, müvekkilinin aracını servise götürdüğünü ve tamir için 37.970,93 TL fiyat teklif edildiğini, ancak tamir bedeli ile rayiç değer göz önüne alındığında tamirin ekonomik olmadığını ve aracın pert total duruma geldiğini, Bodrum Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ D. İş sayılı dosyasında hasarın tespit edildiğini, ayrıca kazanın yağmur sularını tahliye edecek alt yapı tesislerinin yetersiz, derelerin ıslah edilmemiş ve dere yatağına yol yapılmış olması nedeniyle meydana geldiğinin rapor edildiğini, söz konusu durumun davalı belediyenin hizmet kusurunu gösterdiğini ileri sürerek davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan 24.510,00 TL maddi zararın idareye başvuru tarihi olan 15.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı Cevabı
    5. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu olayın gerçekleştiği tarihte alt yapı tesislerinin yapılmasından Bitez Belediyesinin sorumlu olduğunu, Bitez Belediyesinin tüm hak ve borçlarının 25.03.2014 tarihli ve 3954 sayılı karar ile Bodrum Belediyesine devredildiğini, müvekkili Belediye aleyhine açılan davada Bodrum Belediyesinin taraf sıfatının değerlendirilmesi gerektiğini, ayrıca davaya konu olayın 28.01.2011 tarihinde gerçekleştiğini, davanın ise 27.05.2014 tarihinde açıldığı dikkate alındığında bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
    6. Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davada taraf sıfatı bulunmadığı için hakkında hüküm kurulamayacağını, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
    7. Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; olayın meydana geldiği tarihte müvekkili idarenin henüz kurulmadığını, müvekkilinin olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığını ve sorumlu tutulamayacağını, olayın Bodrum Belediyesinin sınırları içerisinde meydana geldiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemenin Birinci Kararı
    8. Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.11.2014 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu (BK) uyarınca haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarının olayın gerçekleştiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde açılması gerektiği, eldeki davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    Özel Dairenin Birinci Bozma Kararı
    9. Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    10. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 12.10.2015 tarihli ve ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararı ile; davanın hizmet kusuru nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkin olduğu, “…Mahkemece, yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi yerine zamanaşımından red kararı verilmesi usul ve yasaya mutlak aykırılık oluşturmaktadır. Hüküm, açıklanan nedenle yerinde görülmemiş ve bu yön bozmayı gerektirmiştir…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemenin İkinci Kararı ve Sonrası
    11. Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.11.2016 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; davanın idari yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle mahkemenin yargı yolu bakımından görevsizliğine karar verilmiştir.
    Uyuşmazlık Mahkemesi Kararı
    12. Davacı tarafından Muğla İdare Mahkemesinde dava açılmış ise de mahkemece davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Yargı yoluna ilişkin verilen her iki kararın da kesinleşmesi üzerine bu konuda ortaya çıkan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosya Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir.
    13. Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümünün 05.06.2017 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; dava konusu olayda adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.11.2016 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
    Mahkemenin Üçüncü Kararı
    14. Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.03.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; davalı idarenin tamamen kusurlu olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporlarına göre davanın kısmen kabulü ile 16.950,00 TL'nin 15.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
    Özel Dairenin İkinci Bozma Kararı
    15. Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    16. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 04.12.2019 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile; “…Şu durumda; mahkemece, 6360 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesiyle tüzel kişiliği sona eren Bitez Belediyesinin dava konusu olayı kapsayan hak ve borçlarının hangi kuruma devredildiğinin araştırılarak, husumetin kime düşeceğinin belirlenmesi ve bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamayı devamla oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken bu hususta araştırma yapılmaksızın eksik incelemeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan nedenle kararın bozulması gerekmiştir…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemenin Dördüncü Kararı
    17. Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.06.2021 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; meydana gelen zarardan Bodrum Belediye Başkanlığının sorumlu olduğu, ... ile Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle anılan davalılar yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine, ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 14.850,00 TL hasar bedeli ile 2.100,00 TL araç yoksunluk bedelinden oluşan toplam 16.950,00 TL tazminatın 15.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
    Özel Dairenin Üçüncü Bozma Kararı
    18. Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    19. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 06.06.2022 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile; “… 1)Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ... Belediyesi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
    2)Davalı ... Belediyesi vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
    Somut olayda █████/2011 tarihinde Bitez’de meydana gelen aşırı yağış sonucunda davacıya ait olan 48... plakalı aracın sel sularına kapılarak dere yatağına sürüklendiği ve araçta hasar meydana geldiği anlaşılmaktadır.
    Hukukumuzda hakkaniyet, TBK'nın 51. (BK 43) maddesinde düzenlenmiştir. Hakkaniyet, bazı şartların ve çözümlerin önceden saptanmasının doğuracağı düşünülen sakıncaları ortadan kaldırmak için hukuk kurallarının esnek veya eksik bırakıldığı hâllerde etkisini gösteren ve belli somut olayların özelliklerine uygun karar verilmesini emreden kurallar bütünü olarak tanımlanmaktadır. Buna göre hâkimin, tazminatı belirlerken durumun gereğini ve belirtilen maddede örnek olarak sayılan özel indirim sebeplerini göz önünde tutması gerekmektedir.
    Şu durumda dava konusu zarar aşırı yağışlar nedeniyle meydana geldiğinden olay tarihi itibarıyla yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 43. ve 44. (6098 sayılı TBK’nın 51. ve 52.) maddeleri uyarınca davalı yararına uygun miktarda hakkaniyet indirimi yapılması gerekir. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir...” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
    Direnme Kararı
    20. Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.02.2023 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile; bozma kararına ikame araç bedeli yönünden uyulmuş, hasar bedeli yönünden ise söz konusu zararın davalının tam kusuru nedeniyle meydana geldiği, davacının bu yöndeki tazmin talebinin mülkiyet hakkı kapsamında yer aldığı, dolayısıyla ilgili kuralların mülkiyet hakkını kısıtlayacak şekilde uygulanmaması gerektiği, somut olayda davacının gerçek zararını ispat ettiği gibi zararın doğmasında ortak kusurunun da bulunmadığı, tüm bu hususlar gözönüne alındığında hakkaniyet indirimi yapılmasına yer olmadığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
    Direnme Kararının Temyizi
    21. Direnme kararı süresi içinde davacı ile davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
    II. UYUŞMAZLIK
    22. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davacıya ait aracın sel sularına kapılarak dere yatağına sürüklendiği ve araçta hasar meydana geldiği somut olayda, davacı için hükmedilen “hasar bedeli” yönünden aşırı yağışlar nedeniyle BK'nın 43... . [6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 51. ve 52] maddeleri uyarınca davalı yararına uygun miktarda hakkaniyet indirimi yapılmasının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
    III. GEREKÇE
    A- Direnme kararına karşı temyiz talebi yönünden yapılan incelemede;
    23. Uyuşmazlığın çözümü için sorumluluğun kaynağını oluşturan haksız fiil ile ilgili yasal düzenlemeler ve ilkelerin açıklanmasında fayda bulunmaktadır.
    24. Haksız fiilden doğan borçlar; olay tarihinde yürürlükte bulunan BK'nın 41 ilâ 60. maddeleri arasında düzenlenmiştir.
    25. Borçlar Kanunu'nun “Mesuliyet şeraiti” başlıklı 41. maddesinde; “Gerek kasten gerek ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik ile haksız bir surette diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.
    Ahlaka mugayir bir fiil ile başka bir kimsenin zarara uğramasına bilerek sebebiyet veren şahıs, kezalik o zararı tazmine mecburdur.” hükmü yer almaktadır.
    26. Haksız fiil, kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle başkasına zarar verilmesidir. Bir haksız fiil sonucu zarara uğrayan kimse, uğradığı zararın tazminini bu haksız fiilden sorumlu olan kimseden veya kimselerden talep edebilir.
    27. Haksız fiilden söz edilebilmesi için BK'nın 41. maddesine göre şu dört unsurun birlikte bulunması zorunludur: Öncelikle hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiili işleyen kusurlu olmalı, kusurlu şekilde işlenen ve hukuka aykırı olan bu fiil nedeniyle bir zarar doğmalı ve sonuçta doğan zarar ile hukuka aykırı fiil arasında nedensellik bağı bulunmalıdır. Bu unsurların tümünün bir arada bulunmadığı, bir veya birkaç unsurun eksik olduğu durumlarda haksız fiilin varlığından söz edilemez.
    28. Tazminat hukukunun bir ilkesi olarak, sorumluluk şartları gerçekleştiği takdirde zarar veren, zarar görenin mal varlığında oluşan eksilmeyi gidermekle yükümlüdür. Ne var ki zararın tamamen giderilmesini amaçlayan “tam tazmin” ilkesinin katı uygulaması haksız ve adil olmayan sonuçlara yol açabilmektedir. Bu düşünceden hareketle, bazı hâllerde somut olayda gerçekleşen özel durumlar nedeniyle tazminatta bazı indirimlerin yapılmasının hakkaniyete daha uygun düşeceği kabul edilmektedir. Bu nedenledir ki BK'da zararın kapsamının belirlenmesine ilişkin iki hüküm mevcuttur. Bunlar, BK'nın 43... . maddelerinde yer alan hükümlerdir. Bu iki hüküm birbirini tamamlamaktadır. Zira BK'nın 43. maddesi hâkimin tazminatın miktarını hâl ve duruma ve kusurun ağırlığına göre belirlenmesini emretmişken, 44. maddesi tazminattan indirim yapılmasını gerektiren hâl ve durumlara yer vermiştir. Ayrıca her iki madde zararın miktarını tespit eden hâkime, tazminatın şeklini ve kapsamını tayin etme yetkisi verdiği gibi bazı olguların varlığı hâlinde, tazminattan indirim yapma veya gerektiğinde tamamen kaldırma yetkisi de tanımıştır.
    29. Borçlar Kanunu’nun “Tazminat miktarının tayini” başlıklı 43. maddesinin 1. fıkrası; “Hâkim, hâl ve mevkiin icabına ve hatanın ağırlığına göre tazminatın suretini ve şumulünün derecesini tayin eyler” şeklinde hükme bağlanmıştır. Hâl ve mevkiin icabından amaç, somut olayın niteliğidir. Buna göre kaynağına, sebebine, zarar veren ile zarar gören arasındaki hukuki ilişkiye ve her somut olayda farklı şekillerde gündeme gelebilecek benzeri ölçütlere göre, zararın niteliği, kapsamı ve miktarı, her somut olayın kendine özgü yapısı içerisinde, değişen bir özellik gösterecektir. Buradaki amaç, olayın özelliklerine göre hakkaniyete uygun bir sonuca ulaşmaktır. TBK'nın 51. maddesinde de benzer hüküm bulunmaktadır.
    30. Tüm bu açıklamalar ve yasal düzenlemeler ışığında somut olay incelendiğinde; olay tarihinde Bitez’de meydana gelen aşırı yağış sonucunda davacıya ait olan aracın sel sularına kapılarak dere yatağına sürüklendiği ve araçta hasar meydana geldiği, aracın hasar görmesine neden olan olayın yağmur sularını tahliye edecek alt yapı tesislerinin yetersizliğinden kaynaklandığı ileri sürülerek oluşan maddi zararın tazminin talep edildiği anlaşılmaktadır.
    31. Bu durumda, dava konusu zararın meydana gelmesinde aşırı yağışların asıl etken olması dikkate alınarak hesaplanan zarar miktarından BK’nın 43... . (TBK md. 51, 52 ) maddeleri uyarınca uygun bir hakkaniyet indirimi yapılarak hüküm kurulmalıdır.
    32. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında; dava konusu olayda idarenin tam kusurlu olduğu, davacının gerçek zararını ispat ettiği, bu nedenle hakkaniyet indirimi yapılmasının doğru olmadığı, direnme kararının onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de bu görüş yukarıda açıklanan nedenlerle Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir.
    33. O hâlde; Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
    34. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
    B- Uyulan kısımlara yönelik temyiz talepleri yönünden yapılan incelemede;
    35. Temyize konu Özel Dairenin 06.06.2022 tarihli bozma kararında yer alan ve “…Şu durumda dava konusu zarar aşırı yağışlar nedeniyle meydana geldiğinden olay tarihi itibarıyla yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 43. ve 44. (6098 sayılı TBK’nın 51. ve 52.) maddeleri uyarınca davalı yararına uygun miktarda hakkaniyet indirimi yapılması gerekir…” gereğine işaret eden bozma nedenine "ikame araç bedeli yönünden" mahkemece uyularak bozma doğrultusunda işlem yapılmıştır.
    36. Bu durumda bozma kararına uyularak oluşturulan hüküm Özel Dairece incelenmediğinden uyulan kısımlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmelidir.
    IV. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1-Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA oy çokluğuyla (III-A),
    2-Bozma ilâmının ilgili kısımlarına uyularak verilen yeni hükme yönelik davacı vekili ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE oy birliğiyle (III-B),
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Geçici Madde 3” hükmü atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440/III-1. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 01.10.2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!