İzmir Bölge Adliye Mahkemesinde bankanın genel kredi sözleşmeleri ve kefalet kaynaklı ödenmeyen borçlara itirazın iptali davasının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı bankanın, kredi sözleşmeleri kapsamında borçlu şirkete kullandırdığı kredilerin ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine karşı yapılan itirazların iptali ile icra inkar tazminatı talebini içeren dava sürecinde, davalılardan biri şirketteki hisselerini devrederek kefillikten caydığını ve bu bildirim sonrası kullandırılan kredilerden sorumlu olmadığını iddia ederek davanın reddini isterken, diğer davalılar cevap vermemiş ve mahkemece iddia ve savunmalar değerlendirmeye alınmıştır.

DOSYA NO
: ████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 01.12.2022NUMARASI
: ████████ Esas █████████ KararDAVANIN KONUSU
: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)KARAR TARİHİ
: 06.11.2025KARAR YAZIM TARİHİ
: 06.11.2025Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 01.12.2022 gün ve ████████ Esas █████████ Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ...... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı ..... A.Ş. arasında 24.08.2016 tarihli 3.500.000,00 TL bedelli, 20.08.2018 tarihli 1.000.000,00 TL bedelli ve 07.12.2018 tarihli 5.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmeleri imzalandığını, davalı .....'nün 07.12.2018 tarihli sözleşmeyi, davalı .....'ın ise 24.08.2016 ve 29.08.2018 tarihli sözleşmeleri müteselsil kefil olarak imzaladığını, sözleşmelere istinaden borçlu şirkete kredi kullandırıldığını, kredi borcunun geri ödenmemesi üzerine davalı.....A.Ş. ve .....'ye 20.09.2019 tarihli ihtarname keşide edildiğini, davalı ... ...A.Ş. ile ...'a ise 03.04.2019 tarihli ihtarname keşide edildiğini, ihtarname tebliğine rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalı şirket ve ... aleyhine İzmir 24. İcra Müd'nün █████████ E. sayılı dosyasında icra takibine geçildiğini, borçluların itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı ... aleyhine ise tahsilde tekerrür olmamak şartı ile İzmir 9. İcra Müd'nün █████████ E. sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, davalı ... tarafından kullanılan kredilere teminat olarak ... İli, ..... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ....Parsel ... Kat .... Nolu bağımsız bölüm nolu taşınmaz üzerine 02.12.2015 tarih 38927 sayılı 1. Derece 1.400.000,00 TL FBK geçerli olarak ipotek tesis ettirildiğini, taşınmazdaki bu ipoteğin paraya çevrilmesi için İzmir 22. İcra Müd'nün █████████ sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçildiğini ancak herhangi bir tahsilat sağlanmadığını iddia ederek, icra takiplerine itirazın iptaline, %20 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı ... vekili, müvekkilinin 21.11.2018 tarihli istifaname başlıklı ihtarnamesi ile davalı ... ...A.Ş.'deki hisselerini devrettiğini ve ortaklıktan ayrıldığını, bu sebeple kefaletten caydığını, cayma bildiriminin bankaya tebliğinden itibaren şahsi kefaleti olduğu kredi sözleşmelerine dayanarak kredi verilmesi halinde kefilliğin kendisini bağlamayacağının ihtar edildiğini, banka tarafından yapılmış ödeme tekliflerinin yasal şekil şartlarına uygun olmadığını, davalı hakkında aynı borç için birden fazla takip yapıldığını, ödeme emrinde takip borçlarının toplam 2.210.690,33 TL borçlu olduğunun bildirildiğini, davalının kefaletinden vazgeçtiği 21.11.2018 tarihinden önceki borç toplamı için davacı banka tarafından gönderilen kat ihtarnamesi içeriğinden kefaletten çekinme ihtarının tebliğinden önce ve sonra kullandırılan kredi ayrımı yapılmadığından ödeme emrinin borç olarak bildirilen tutarın denetimini sağlamaya elverişli olmadığını, icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini, talep edilen temerrüt faiz oranının fahiş olduğunu savunarak davanın reddine, %20 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça, davacı banka ile davalılardan ... .. AŞ. arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, diğer davalıların söz konusu sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, sözleşmeler doğrultusunda davalı asıl borçluya kredi kullandırıldığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine, davalılar hakkında icra takibi başlatıldığı, davalıların takibe itiraz ettiği, itiraz üzerinde takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça itirazın iptaline eldeki davanın açıldığı, davacı bankanın Gaziemir şubesi ile davalılardan ....AŞ. arasında 24.08.2016 tarihli, 3.500.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi , 29.08.2018 tarihli 1.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi ve 07.12.2018 tarihli 5.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesinin imza altına alındığı, davalı .....'nün her üç sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, davalı ...'ın 24.08.2016 ve 29.08.2018 tarihli sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, sözleşme tarihleri itibariyle diğer davalılar ..... ve ...'ın kredi kullanan ... . AŞ.nin ortakları olduğu , TBK 584/3 maddesine göre ticaret şirketinin ortakları tarafından şirketle ilgili olarak verilecek kefaletlerde eş rızasının aranmayacağı, bu sebeple.... ve ...'ın kefaletleri açısından eş rızasının gerekmediği, sözleşmeler doğrultusunda davalı .....AŞ'ye kredi kullandırıldığı kredi kullanımından kaynaklanan borcun ödenmediğinden bahisle davacı banka tarafından kredi hesapları kat edilerek İzmir 35. Noterliği'nin 20.03.2019 tarih ve 08202 yevmiye nolu ihtarnamesi ile İzmir 35. Noterliği'nin 20.04.2019 tarih ve 09935 yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiği, ilk ihtarnamenin.....'ye 22.03.2019 tarihinde tebliğ edildiği, .... AŞ'ye çıkartılan davetiyenin bila tebliğ iade edildiği, 2. İhtarnamenin ...'a 08.04.2019 tarihinde tebliğ edildiği, ...AŞ'ye çıkartılan davetiyenin bila tebliğ iade edildiği, ilk ihtarname yönünden davalıların 24.03.2019 tarihi itibari ile 2. İhtarname yönünden davalılardan ...'ın 10.04.2019 tarihi itibari ile temerrüde düştüğü, davacı bankanın takip tarihi itibariyle davalılardan......'den 2.032.018,88 TL asıl alacak, 114.319,06 TL işlemiş faiz, 5.732,96 TL BSMV olmak üzere toplam 2.152.070,90 TL alacaklı olduğu, davacı tarafça davalı ..... yönünden davalı adına kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunan ipotek bedeli olan 1.400.000,00 TL düşülerek talepte bulunulduğundan taleple bağlılık ilkesi gereğince davalının sorumluluğunun talep doğrultusunda toplam 752.070,90 TL ile sınırlandırılması gerektiği, davalı tarafça icra takibine yapılan itirazın bu miktar üzerinden haksız ve yersiz olduğu ve icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu; davacı bankanın İzmir 9. İcra Müd. █████████ sayılı dosyası dolayısıyla takip tarihi itibariyle davalı ...'dan 482.475,87 TL asıl alacak, 26.887,93-TL işlemiş faiz, 1.344,41 TL BSMV olmak üzere toplam 510.708,21 TL alacaklı olduğu, davalı ... ...AŞ.'nin ilk derece mahkemesinin ███████ E. ████████ K. sayılı kararı ile 20.05.2021 tarihi itibari ile iflasına karar verildiği, kararın 29.06.2021 tarihinde kesinleştiği ve davalı ... ...A.Ş. hakkındaki davanın kayıt kabul davasına dönüştüğü, davacı bankanın söz konusu davalıdan iflas tarihi itibari ile 5.270.380,83 TL alacaklı olduğu, bu alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerektiği yönündeki gerekçesiyle davanın davalı Müflis ... ...A.Ş. yönünden kabulü ile 5.270.380,83 TL alacağın masaya kayıt ve kabulüne, diğer davalılar .... ve ... yönünden açılan davanın kısmen kabülü ile, davalıların İzmir 24. İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin davalı .....yönünden 2.032.018,88 TL asıl alacak, 114.319,06-TL işlemiş faiz, 5.732,96 TL BSMV olmak üzere toplam 2.152.070,90-TL, ile asıl alacağın 29.323,43 TL'lik bölümüne icra takip tarihinden itibaren işletilecek %33 temerrüt faizi ve %5 BSMV ile, 2.002.695,45 TL'lik bölümüne icra takip tarihinden itibaren işletilecek %66 temerrüt faizi ve %5 BSMV ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla devamına, davalının sorumluluğunun talep doğrultusunda toplam 752.070,90 TL ile sınırlandırılmasına, Davalı ... yönünden 482.475,87-TL asıl alacak, 26.887,93-TL işlemiş faiz, 1.344,41-TL BSMV olmak üzere toplam 510.708,21-TL, ile asıl alacağın 29.323,43 TL'lik bölümüne icra takip tarihinden itibaren işletilecek %33 temerrüt faizi ve %5 BSMV ile, 453.152,44 TL'lik bölümüne icra takip tarihinden itibaren işletilecek %66 temerrüt faizi ve %5 BSMV ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla devamına, takibin devamına karar verilen bölüm olan 752.070,90 TL üzerinden hesaplanan %20 icra inkar tazminatı 150.414,18 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacı vekili, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporlarının tamamı incelendiğinde müteselsil kefil ...'ın, 1400001 numaralı Taksitli Ticari Kredi'den ve 152225 numaralı Ticari Artı Para Kredisinden de sorumlu olduğunu, bilirkişinin işbu iki ürüne ait sorumluluk oran hesaplamasına ve ilk derece mahkemesinin bu husustaki kararına itirazlarının bulunmadığını, ancak müteselsil kefil ...'ın 2000002 numaralı Taksitli Ticari Krediden sorumlu olmadığı yönündeki tespitlerin hatalı olduğunu, her ne kadar davalı taraf 21.11.2018 tarih 16311 yevmiye numaralı ihtarnameyi müvekkili bankaya keşide ederek ortaklıktan ayrıldığını ve davaya konu borçtan bu nedenle sorumlu olmadığını belirtse de, ...'ın müvekkili bankayla davalı şirket arasında imzalanan 24.08.2016 tarihli 3.500.000,00 TL meblağlı ve 20.08.2018 tarihli 1.000.000,00 TL meblağlı iki genel kredi sözleşmesine kendi el yazısı ve ıslak imzası ile TBK ve TTK'da geçen ilgili hükümlere uygun şekilde imzaladığını ve müteselsil kefil olduğunu, mahkemece davalı ...'ın sorumlu tutulmadığı 2000002 numaralı Taksitli Ticari Kredinin, bu davalının müteselsil kefil olarak yer aldığı işbu iki genel kredi sözleşmelerine istinaden kullandırıldığını, genel kredi sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatıyla imzalayıp, ürünlerin açılıp kullandırılmasından çok sonraki bir tarihte ortaklıktan çıkmasının, borçtan sorumlu olmadığı anlamına gelmediğini, her ne kadar davalı ... ortaklıktan ayrılmış dahi olsa, söz konusu kredilerin tamamı kendisinin müşterek müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı sözleşmelere istinaden kullandırıldığını, mahkeme kararında davalı müteselsil kefil ...'ın 2000002 numaralı Taksitli Ticari Krediden sorumlu olmamasına dair hiçbir gerekçeye yer verilmediğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.GEREKÇE
: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takiplerine davalıların itirazlarının iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Davacı banka ile davalı .... A.Ş. arasında imzalanan 24.08.2016 tarihli 3.500.000,00 TL bedelli ve 29.08.2018 tarihli 1.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmelerinin davalı ... tarafından müteselsil kefil olarak imzalandığı, davacı bankanın ödeme ihtarına karşı davalı ...'ın noterde düzenlenen 21.11.2018 tarihli istifaname ile asıl borçlu şirketteki hisselerini devretmesi nedeniyle kefaletten caydığını davacı bankaya ihtarname yoluyla bildirdiği anlaşılmıştır.Türk Borçlar Kanunu'nun "Kefaletten dönme" başlıklı 599. maddesinde "(1) Gelecekte doğacak bir borca kefalette, borçlunun borcun doğumundan önceki mali durumu, kefalet sözleşmesinin yapılmasından sonra önemli ölçüde bozulmuşsa veya mali durumunun, kefalet sırasında kefilin iyiniyetle varsaydığından çok daha kötü olduğu ortaya çıkmışsa, kefil alacaklıya yazılı bir bildirimde bulunarak, borç doğmadığı sürece her zaman kefalet sözleşmesinden dönebilir. (2) Kefil, alacaklının kefalete güvenmesi sebebiyle uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür." şeklinde düzenleme bulunmaktadır.Her ne kadar ilk derece mahkemesince davalı ...'ın istifa ettiğini bildirdiği tarih itibariyle bu istifanın sonuç doğurması gerektiği kabul edilerek kefil yönünden ayrı bir hesaplama yapılmış ise de, kefil ...'ın davacıya gönderdiği bildirimde kefaletten dönme sebebi olarak şirket ortaklığından ayrılmasını gösterdiği, TBK'nın 599. maddesi uyarınca mali durumu ile ilgili bir sebep belirtilmediği, kefaletten dönme sebebini asıl borçlu şirketin mali durumundaki değişikliğe dayandırmadığı, davacı bankanın TBK'nın 598. maddesine göre de 10 yıllık süre içerisinde dönmeye muvafakat etmediği de dikkate alınarak, davalı kefil ...'ın tek taraflı kefaletten dönme beyanı geçersiz olduğundan istifanın ulaştığı tarih itibariyle davalı kefil ... yönünden ayrı bir hesaplama yapılması doğru değildir. (Yargıtay 11 HD 11.09.2024 tarihli █████████ E. █████████ K. sayılı ilamı). Davacı vekilinin istinaf sebebi yerindedir.Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,2-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 01.12.2022 gün ve ████████ Esas - █████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,5-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.