Trafik kazası bedensel zarar tazminatında, hakem heyetince alınan maluliyet raporunun mevzuata aykırı bulunması ve yetkili kuruluştan usulüne uygun yeni rapor alınması gerekliliği.
Özet: Trafik kazası sonucu bedensel zarara uğradığı iddiasıyla sürekli iş göremezlik tazminatı talep eden davacının başvurusunda, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davacının güncel muayenesi yapılmadan, usulüne uygun olmayan bir bilirkişi raporuna dayanarak davanın reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur; Yüksek Mahkeme, maluliyet tespiti için davacının tüm tıbbi evrakı eklenip Adli Tıp Kurumu veya üniversitelerin adli tıp anabilim dallarından ya da yönetmelikte belirtilen yetkili sağlık kurum ve kuruluşlarından, güncel mevzuata uygun ve çelişkileri giderecek şekilde kapsamlı bir rapor alınması gerektiğini vurgulamıştır.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ - ████████İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın, davacının sürücüsü olduğu araçla karıştığı trafik kazası neticesinde davacının bedensel zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.001,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, davacının maluliyeti bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının sunduğu maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmediği, usule uygun rapor tanzimi için hakem heyetince teşekkül edilen doktor bilirkişi heyeti raporuna göre de davacının kaza nedeniyle maluliyeti oluşmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen maluliyet oranının hatalı olduğunu, dosyada sundukları maluliyet raporuna göre hüküm kurulması gerektiğini, aksi halde oluşan çelişkinin giderilmesi gerektiğini belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacıda oluşan bedensel zararın tazmini talebine ilişkindir.Davacı vekili, davacının meydana gelen kazada yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp tazminat talebinde bulunmuş, dava dilekçesi ekinde maluliyet raporunu sunmuştur.Davacı vekilince sunulan ... Üniversitesi Araştırma ve Eğitim Hastanesi Adli Tıp ABD Başkanlığı raporu Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının baş bölgesinden yaralanması neticesinde epilepsi riskinden %5 oranında maluliyeti oluştuğu belirtilmiştir.Hakem Heyetince raporun usule uygun düzenlenmediği gerekçesiyle resen seçilen bilirkişilerden alınan raporda Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınmış, davacının epilepsi tanı ve tedavisinin uygulandığına dair dosyada tıbbi belge ve bilgi bulunmadığından kaza nedeniyle davacıda maluliyet oluşmadığı belirtilmiş, hakem heyetince de anılan rapor karara esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir.Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015 tarihinden sonra Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.Somut olaya gelince, öncelikle Hakem Heyetince maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumundan, Üniversitenin Adli Tıp Anabilim Dalından veya yönetmelikte belirtilen yetkili sağlık kurum ve kuruluşlarından rapor alınması veya bu konuda rapor sunması için davacı vekiline süre verilmesi gerekirken resen seçilen bilirkişi heyetinden mevzuata aykırı olacak şekilde ve davacının güncel muayenesi yapılmaksızın rapor alınması ve bu rapora göre karar verilmesi doğru değildir.Bu durumda İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporu da irdelenerek, çelişkiyi gideren açıklamalara yer verilerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden (mümkün ise), mümkün değil ise davacının ikametgahına en yakın başka bir Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden veya yetkili sağlık kuruluşundan davacıda oluşan arazların niteliğine uygun uzman hekimlerin (Nöroloji Uzmanı) de içinde bulunduğu heyetten sağlık kurulu raporu alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.VI. KARARYukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.