Banka teminat mektubundan doğan devredilmiş alacak icra takibine karşı, idari işlemin iptali kararına dayalı borcun menfi tespiti ve takibin iptali talepli finans ihtisas davası.
Özet: Davacı, kendisine devredilen alacağa dayalı icra takibiyle gayrimenkullerine haciz konulması üzerine, borcun bir vergi mahkemesi kararıyla iptal edilen idari işleme dayandığını ve kesinleşmiş bu karara rağmen takibin sürdürülmesinin haksız olduğunu belirterek borçlu olmadığının tespitini, takibin iptalini ve hacizlerin kaldırılmasını talep etmiş; davalı ise alacağı bir bankadan devraldığını, bankanın davacı adına düzenlediği ve gümrük idaresinin talebi üzerine tazmin ettiği kesin teminat mektubu nedeniyle borcun muaccel hale geldiğini, davacının bankaya ödeme yapmadığını ve vergi mahkemesi kararının bankanın teminat mektubu tazmininden kaynaklanan borcu ortadan kaldırmadığını, zira bankanın o davanın tarafı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C.
İZMİR6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Finans İhtisas) (Menfi Tespit)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2024Mahkememizde görülen Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Finans İhtisas) (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkilleri aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile davacı temlik aldığı alacağa istinaden takibe girişmiş ve gayrimenkullerine haciz işlemi tesis ettiğini, aynı konuda davacı müvekkili şirketin İzmir ... Vergi Dava Dairesi'nin ...E. - ... K. Sayılı açmış olduğu dava ile anılan icra dosyasındaki borcun (idari işlemin iptali) kararı bulunmakta olup bu karar kesinleştiğini, icra dairesinin ve alacaklının işleme devam ederek borç varmış gibi hareket etmeleri haksız ve kötüniyetli olduğunu, borcun olmadığına dair işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takibinin iptaline, borcun olmadığının tespitine, müvekkillerin mallarına konulan hacizlerin kaldırılmasına, tedbiren takibin durdurulmasına, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesiyle özetle; dava dışı ... Bankası A.Ş. İle müvekkili şirket arasında akdedilen 17 Mayıs 2019 tarih ... yevmiye numaralı Alacak Devir Sözleşmesi kapsamında, İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası devir ve temlik alındığını, davacılardan ... Day. Tük. Mal. Biyoenerji San. Ve Tic. Ltd. Şti. Lehine; temlik veren bankadan 03.10.2012 tarih, ... sayı ile, ... Gümrük Müdürlüğü'ne hitaben düzenlenen 30.000-TL bedelli kesin ve süresiz teminat mektubu düzenlenmiştir ve davacı/borçlulara teslim edildiği, daha sonra, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı-Körfez Petrokimya Gümrük Müdürlüğünün 1... sayılı, TC Körfez Kaymakamlığı Yarımca Gümrük Saymanlık Müdürlüğü'nün 06.04.2016 tarih, ... sayı yazılarına istinaden 12.04.2016 tarihinde temlik veren banka tarafından tazmin edildiğini, teminat mektubunun kullanım alanı ve amacı gözetildiğinde, borca konu olan teminat mektubu metninde de açıkça belirtildiği gibi "gümrük idaresince yapılacak ilk istek üzerine bu durumu ispat eden başka bir belge aramaya lüzum görmeksizin itirazsız ödemeyi" taahhüt edildiğini, dolayısıyla gümrük idaresince resmi yazı ile birlikte temlik veren bankadan tazmin talep edilmiş ve bu doğrultuda, temlik veren banka tarafından teminat mektubu tazmin edildiğini, teminat mektubunun, gümrük idaresinin talebi üzerine tazmin edilmesi akabinde, tazmin tarihi olan 12.04.2016 tarihi itibariyle davacı/borçluların borcu muaccel hale geldiğini, bu husus, davacı/borçlulara yazılı şekilde de bildirildiğini, ancak tüm bu bildirimlere ve muaccel olan borca karşılık, davacı/borçlular tarafından temlik veren bankaya ödeme yapılmadığını, bunun üzerine, banka tarafından Karşıyaka ... Noterliğinin 24 Mayıs 2016 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, teminat mektubunun tazmini neticesinde muaccel hale gelen borca ilişkin ihtarname keşide edildiğini, ancak bu ihtara rağmen de, borçlular tarafından söz konusu borç ödenmemi olması nedeniyle bu kez, temlik eden banka tarafından, ... (...), ... (...) ve Tilah İnşaat aleyhine 22.07.2016 tarihinde 29.999,97-TL asıl alacaklı ilamsız takip başlatıldığını, borçlular ... ve ...’e 21/2’ye göre tebligat yapılarak, takip kesinleştiğini, taraflarca daha sonra dosyaya farklı tarihlerde borca ve takibe itiraza ilişkin dilekçeler sunulmuş ise de, sunulan bu talepler hukuken geçerliliği olan itirazlar olmaması nedeniyle icra müdürlüğü tarafından reddi ile takibin devamına karar verildiğini, yapılan takip neticesinde, icra dosyasına da herhangi bir ödeme yapılmadığını, daha sonra icra dosyası müvekkili şirkete 17.05.2019 tarihinde temlik edildiğini, davacı dilekçesi ile "Oysa ki; aynı konuda davacı müvekkili şirketin İzmir ... Vergi Dava Dairesi'nin ... E.-... K. Sayılı açmış olduğu dava ile anılan icra dosyasındaki borcun (idari işlemin iptali) kararı bulunmakta olup bu karar kesinleşmiştir." ileri sürülen iddianın, davacının menfi tespit davası açmasında hukuki yararı olmadığına ilişkin tek başına yeterli bir husus olduğunu, davacı tarafından ileri sürülen bu mahkeme kararında, vergi dairesinin yapmış olduğu haksız bir işlemin var olduğu ve buna ilişkin vergi mahkemesinde dava açıldığı ve bir idari işlemin iptaline ilişkin iptal edildiğini, mahkeme ilamı ile, davacı/borçluların müvekkili şirkete (ya da temlik eden bankaya) borçlu olmadıklarını ispata yarar bir kesinleşmiş hüküm bulunmadığını, davanın tarafı temlik veren banka ya da müvekkili şirket de olmadığı gibi, iptal işlemi sonrasında, yine temlik veren bankaya ya da müvekkili şirkete yapılan herhangi bir borç ödemesi de bulunmadığını, davacı/borçlular, TTK hükümlerine göre tacir sıfatına haiz olmaları, teminat mektubunun hukuk düzenindeki işlevini ve tazmini halinde sonuçlarını bilebilecek durumda olmaları ve basiretli davranma yükümlülükleri olduğu dikkate alındığında, söz konusu davanın açıkça haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu sabit olup, reddi gerekmekte ve talep edildiğini, tüm bu nedenlerle, dava dilekçesi ile ileri sürülen aleyhe iddiaları kabul etmediklerini, davacıların huzurdaki davayı açmakta hukuki yararlarının bulunmaması nedeniyle, usulden; aksi kanaatte ise, davacıların müvekkili şirkete borçlu olduklarının sabit olduğu yapılacak yargılama neticesinde ortaya çıkacağından, davanın esastan reddini talep ettiklerini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasının incelenmesinde; dosyamız davacıları ... ve ... A.Ş'nin borçlu, ... Bankasının ise alacaklı olduğu, Banka ile imzalanan sözleşme/ sözleşmeler, ihtarname/ ihtarnameler, hesap özeti/ hesap özetleri 29.999,97 TL alacağın tahsili amacıyla 35.029,36 TL toplam alacak için icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda; davacılar aleyhine İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile davacı temlik aldığı alacağa istinaden takibe girişmiş ve gayrimenkullerine haciz işlemi tesis ettiği, aynı konuda davacı müvekkili şirketin İzmir .... Vergi Dava Dairesi'nin ...E.-... K. sayılı açmış olduğu dava ile anılan icra dosyasındaki borcun (idari işlemin iptali) kararı bulunduğu ve kararın kesinleştiği, icra dairesinin ve alacaklının işleme devam ederek borç varmış gibi hareket etmeleri haksız ve kötüniyetli olduğundan bahisle dava açılmışsa da,01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda öğreti ve yargısal kararların bu uygulaması aynen benimsenerek, davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması “Dava Şartları” başlıklı 114. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde açıkça dava şartları arasında sayılmıştır. Bir davada, hukuki yarar ilkesinin dava şartı olarak gözetilmesinin, yargılamanın amacına ve usul ekonomisi ilkesine uygun olarak yargılama yapılmasına yarar sağlayacağı, her türlü duraksamadan uzaktır.Mübrez İzmir ... V.D.D. nin ...-... E.-k. Sayılı ilamının dosyamız davacılarından ... ın istinafına dair bir karar olup Torbalı Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün bir idari işleminin iptali hakkında İzmir ... Vergi Mahkemesi’nin istinaf ilamının UYAP tan tetkiki ile ulaşılan ilk derece mahkemesi karar gerekçesinde;“Olayda; davacı hakkında ödenmemiş vergi borçları sebebi ile takip yapılması ve Mahkeme kararlarına istinaden takibe devam edilmesi mümkün ise de; nakde çevrilen ... Bankası ... Şubesinden alınan 03.12.2012 tarih ve ... nolu teminat mektubunun içeriği incelendiğinde, teminat mektubunun, gümrük idaresinde yapılan her türlü ÖTV (global) gümrük işlemlerine ilişkin olarak verildiği, davalı idare alacağını kapsamadığı görüldüğünden, ayrıca söz konusu teminat mektubu, davalı idare açısından borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul mal veya alacak ve hak niteliğinde olamadığı için, ... Bankası ... Şubesinden alınan 03.12.2012 tarih ve ... nolu teminat mektubunun nakde çevrilerek davalı idare hesabına aktarılması işleminde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.... Bankası ... Şubesinden alınan 03.12.2012 tarih ve ... nolu teminat mektubunun davacıya iadesine ilişkin isteme gelince;2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde idari dava türleri arasında iptal davaları sayıldıktan sonra 2. fıkrasında "İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler."İdari davaya konu olacak kesin ve yürütebilir bir işlem olması deyimi; işlemin tamamlanması için gerekli idari usul kurallarının uygulanarak, yetkili kamu görevlisi veya görevlileri tarafından onaylanan, başka bir idari makamın onayına ihtiyaç göstermeyen bir aşamaya gelmiş bulunan, bu durumu ile uygulamaya konulan ve hukuk düzeninde veya kişilerin hukukunda değişiklik meydana getirerek tek başına hukuki sonuçlar doğuran, idarenin tek taraflı ve buyurucu gücüne dayanan işlemleri ifade eder.Olayda, davacının teminat mektubunun iadesi isteminin, teminat mektubunun verilmiş olduğu Gümrük idaresine yöneltilmesi gerekmekte olup, Mahkemece idare yerine geçilerek işlem tesis edilemeyeceğinden, idari davaya konu edilebilecek nitelikte icrai işlem yokluğundan davacının bu isteminin incelenmeksizin reddi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, davanın kısmen kabul, kısmen incelenmeksizin reddine, dava konusu teminat mektubunun nakde çevrilmesine ilişkin işlemin iptali ile teminat mektubu tutarının ilgili saymanlığı iadesine, teminat mektubunun davacıya iadesine ilişkin istemin incelenmeksizin reddine,”Şeklindeki gerekçeler mucibince yapılan incelemede;Davacı nezdinde teminat mektubunun aidiyeti hakkında bir karar verilmediği gibi mektubun icraya konması yahut devir-temlikine mani bir hüküm bulunmadığı,Keza aynı kararda mevcut olan bir diğer mahkeme kararından da alıntı yapılmış olup ilgili kısmın“İzmir ... Vergi Mahkemesi'nin ...,...,... E. sayılı dosyalarında dava açıldığı, anılan Mahkeme'nin 30.11.2015 tarih ve ...,...,... K. sayılı kararları ile "4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunun 8'nci maddesinin 1'nci fıkrasında, bu Kanuna ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelindeki malların; (I) sayılı listeye dahil olmayan malların imalinde kullanılmak üzere mükellefler tarafından tesliminde tarh ve tahakkuk ettirilen özel tüketim vergisinin Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek kısmının, teminat alınmak suretiyle tecil olacağı, söz konusu malların tecil tarihini takip eden aybaşından itibaren oniki ay içinde (I) sayılı listeye dahil olmayan malların imalinde kullanılması halinde tecil olan vergi terkin edileceği, bu hükümlere uyulmaması halinde, bu malların tecil-terkin işlemi dışındaki amaçlarla tesliminde tarh edilmesi gereken vergi tutarından, daha önce tahsil edilen verginin mahsubundan sonra kalan tutar, vade tarihinden itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesinde belirlenen gecikme zammı ile birlikte alıcıdan tahsil edileceği kurala bağlanmıştır.Olay tarihinde yürürlükte bulanan şekliyle 1' Seri Nolu Özel Tüketim Vergisi Genel Tebliğinin 9.1 maddesinde, Kanunun 8'inci maddesinin 1 numaralı fıkrası ile Kanuna ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelindeki malların (I) sayılı listedeki mallar dışındaki malların imalinde kullanılacak olması halinde, ödenmesi gereken ÖTV'den Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen tutarın tecil edilmesi, vergisi tecil edilen malların 12 ay içinde bu amaçla kullanıldığının tespiti üzerine tecil edilen verginin terkin edilmesinin öngörüldüğü, maddenin (a) bendinde tecil-terkin uygulanmasından "sanayi sicil belgesi"ni haiz imalatçıların yararlanacağı, bu uygulamadan yararlanmak isteyen imalatçıların, (I) sayılı listenin (B) cetvelindeki malların ithalatçıdan veya rafineriden alımında, ekte bir örneği olan (Ek:2) "Talep ve Taahhütname" ile birlikte sanayi sicil belgesinin noter veya yeminli mali müşavir tarafından onaylanmış bir örneğini ÖTV mükellefine verecekleri; (b) bendinde, ÖTV mükelleflerinin, bu kapsamda teslim ettikleri mallar için, Bakanlar Kurulunun ürünün bu amaçla kullanılmasına ilişkin olarak belirlediği tutara göre ÖTV hesaplayarak beyannamelerinin ilgili bölümünde beyan edecekleri, beyan edilen verginin Bakanlar Kurulu Kararına göre tecil edilmesi öngörülen kısmının, bu tutar ile 12 aylık gecikme faizi tutarı toplamı kadar teminat verilmesi üzerine tecil edileceği, kalan kısmının ise tahsil edileceği, genel ve katma bütçeli idareler ile il özel idareleri ve sermayesinin %51'ik veya daha fazlası bunlara ait olan kuruluşlardan teminat aranmayacağı, öte yandan, (I) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan mallardan son iki yılda satın aldığı veya ithal ettiği miktarın tamamını (I) sayılı listede yer alan mallar dışındaki malların imalinde kullandığına dair vergi inceleme raporu veya yeminli mali müşavir üretim raporu bu...n mükellefler yukarıda belirlendiği şekilde hesaplanan teminat miktarının %5'i tutarında teminat vererek tecil işlemini yaptıracakları kurala bağlanmıştır.Anılan düzenlemelerden anlaşılacağı üzere özel tüketim vergisinde tecil ve terkin uygulaması iki aşamadan oluşmaktadır. Bunlardan ikincisinin uygulanması; yani verginin terkin edilmesi ilk aşamanın usulüne uygun olarak tamamlanmasına, başka bir deyişle vergilerin tecil edilmesine bağlıdır. Düzenlemede öngörüldüğü üzere beyan üzerine tahakkuk ettirilen verginin terkin edilmesi, gerekli teminatın verilmesi halinde olanaklıdır. İstenilen teminatı verilmemesi veya eksik verilmesi halinde tecil- terkin hükümlerinin uygulanması mümkün değildir.Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, 4760 Kanuna ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelindeki malların; (I) sayılı listeye dahil olmayan malların imalinde kullanılmak üzere teslim alındığı, ilgili dönem beyannamesinde, söz konusu teslimlere isabet eden özel tüketim vergisinin tecil edilmesi gereken vergi olarak gösterildiği, daha sonra, üretim tasdik raporları uyarınca, tecil edilmesi gerektiği beyan edilen vergilerin terkin edilmesi istemiyle idareye başvurulduğu, İdarece, gerekli teminatın verilmesi halinde başvurunun değerlendirileceği, aksi halde, 6183 sayılı Kanun uyarınca işlem tesis edileceği husularının bildirilmesine rağmen istenilen teminatların verilmemesi üzerine kesinleşen bu ve diğer amme alacaklarının tahsili amacıyla iş bu dava konuyu ödeme emirinin düzenlendiği anlaşılmıştır.Öte yandan; anılan işlemin iptali istemiyle açılan davada tecil için gereken teminatın özel tüketim vergisi yönünden bağlı bulundukları Tepecik Vergi Dairesi Müdürlüğüne verildiğinin iddia edilmesi üzerine, Mahkememizce verilen ara kararında, teminatların hangi hukuk sebebe dayanılarak verildiği, teminatların iade edilip edilmediğinin sorulduğu, anılan İdarece, ... Bankası tarafından Tepecik Vergi Dairesi Müdürlüğüne hitaben düzenlenen 2.2.2011 tarihine kadar geçerli, 2.2.2010 gün ve No: ... sayılı sayılı teminat mektubunun I sayılı Listenin B Cetvelinde yer alan malların aynı Cetveldeki malların imalinde kullanılmak üzere teslimine ilişkin talep- taahhütname (Ek-13 İthal Edilen Petrol Ürünlerinin Tesliminde Verilen Taahhütname) alımları için verildiği; ... Bankası tarafından Tepecik Vergi Dairesi Müdürlüğüne hitaben kesin ve süresiz olarak düzenlenen 7.2.2011 gün ve No: ... Mektup No: ... sayılı teminat mektubunun madeni yağların imalatında kullanılmak üzere satın alınan baz yağlara ilişkin talep ve taahhütname (Ek-17) alımları nedeniyle verildiği, davacının taahhütlerini yerine getirmesi nedeniyle bu teminat mektubunun iade edildiğinin belirtildiği saptanmıştır.Olayda, ilgili dönem özel tüketim vergisine ilişkin beyannamelerde, tecil edilmesi gereken özel tüketim vergisi gösterilmesine rağmen, tecil işlemlerinin yapılması için gerekli olan teminatın verilmediği, tecil- terkin uygulanması için gerekli şartların yerine getirilmediği, üretim tasdik raporlarının eklenerek vergilerin terkin edilmesi isteminde bulunulduktan sonra, idarece, tecil - terkin uygulamasının gerekli teminatın verilmesi halinde mümkün olduğu hususunun bildirilmesine rağmen anılan yükümlülüğün yerine getirilmediği hususu sabittir. Bu bakımdan, beyan üzerine tahakkuk ettirilen, tecil hükümlerine uyulmadığı için terkin edilmesine de hukuken olanak bulunmayan vergilerin ve diğer amme alacaklarının Kanunda öngörülen vadesi içinde ödenmemesi üzerine düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmemiştir." gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği”Şeklinde olduğu,Bu yönüyle gerek önceki .... Vergi mahkemesi gerekse de dayanak ... Vergi mahkemesi kararları kaynaklı olarak davacıya müteallik hak tespiti, iade vb bir hak tanınmadığı,Dava temeli, davanın maddi ve hukuki sebebi itibari ile teminat mektubunun tedavül ve temlikine mani hukuki bir sebebin de bulunmadığı anlaşılmış olup,Açıklanan gerekçelerle davanın HMK'nun 114/1-h maddesinde düzenlenen davacının hukuki yararının bulunmaması sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;Davanın HMK 114/h maddesi mucibince hukuki yarar yokluğundan usulden REDDİNE,2-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 512,33 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 84,73 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacılara iadesine,3-Davalı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davalıya verilmesine,4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-Davacı tarafça yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde resen davacı tarafa iadesine,6-Davalı tarafından yatırılan delil avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde resen davalı tarafa iadesine,7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri ve yatırılan delil avansı bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,Dair; davacı vekilinin yokluğunda, davalı vekilinin yüzüne karşı,Dair karar gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2024Katip...e-imzalıHakim...e-imzalı