Istanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ayıplı armut satışından kaynaklanan Hal Hakem Heyeti kararının iptali ve sözleşmenin feshi davası.
Özet: Davacı, davalıdan satın aldığı armutların ayıplı ve bozuk çıktığını, gizli ayıpların aldatma ile satıldığını iddia ederek, İstanbul Hal Hakem Heyeti tarafından hakkında verilen 874.000 TL ödeme kararının iptalini, sözleşmenin feshini ve bu karara dayalı icra takibinin tedbiren durdurulmasını talep ederken; davalı ise hakem kararının hukuka uygun olduğunu, davacının malları kontrol ederek teslim aldığını, herhangi bir itirazda bulunmadan sattığını ve ayıplı mal iddiasının dayanaksız olduğunu savunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:Hakem Kararının İptali
DAVA TARİHİ
:█████/2025
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Hakem Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ile davalı yan arasında akdedilen █████/2025 tarihli sözleşme gereğince taraflar 1.074.000 TL bedel karşılığında 25.000 kg armut alım satımında anlaşıldığı, müvekkili sözleşmenin kurulması ile birlikte davalıya 200.000 TL peşinat ödemesi yaptığı, sözleşme kurulurken müvekkilinin satın alınacak malın genel gözden geçirmesini yapmışsa da ürün miktarının fazla olması nedeniyle satın alınacak malın tamamını detaylı gözden geçirme imkanından mahrum kaldığı, anlaşma gereği soğuk hava deposundan ilk grup malı alan müvekkilinin anlaşmanın aksine sözleşme konusu malın(armutların) ikinci sınıf olduğunu ve aralarında çok sayıda bozuk ve çürümüş malın olduğunu gördüğü, ancak davalı ile sözleşmenin kurulması aşamasında dava dışı ... isimli şahsın arada olmasına güvenerek fesih sözleşmesi yapılmadığı, bozuk malların davalı ... ve yanında bulunan dava dışı ... isimli şahıslara gösterilmiş ve bu şahıslar tarafından sözleşmenin iptal edileceğinin müvekkiline iletildiği, Ticari teamül gereği verilen bu söze güvenen müvekkilinin ticari faaliyetine devam ettiği ancak davalı yan tarafından ödeme yapma baskısı altında bırakıldığı, uyuşmazlığın İstanbul Hal Heyetine taşınması üzerine anılan kurulun ... sayılı kararı gereğince müvekkilinin davalıya 874.000,00 TL ödemesine karar verildiği, Somut olayda satılan ayıplı malın olduğu, TBK md. 227 gereğince burada alıcının seçimlik hakları bulunduğu, Müvekkilinin ivedilikle satıcıya şifahi olarak ayıp ihbarında bulunarak sözleşmeden dönme iradesini ortaya koyduğu, her ne kadar müvekkilinin burada delil tespiti yoluyla ayıplı malın tespitini yaptıramamışsa da satım sözleşmesinin konusunun çabuk bozulabilen yaş sebze meyve olması, yargısal süreçlerin uzunluğu nedeniyle delil tespitinin işin mahiyetine uygun olmayışı, hal ticaretinde hızın önemi ve yaygın ticari teamüllere güvenerek müvekkilinin ayıplı mallar hakkında davalı ile sözlü olarak anlaştığı, müvekkiline satışı yapılan ticari emtianın görünür olmayan kısımlarının bozuk çıkması tesadüf değil bilinçli bir aldatma eylemi olduğu, kolaylıkla kaldırılması zor derindeki kasalarda bozuk ürünlerin artması satıcının sözleşmedeki malın daha düşük evsaflısını daha pahalıya satma gayesini gösterdiği, bu nedenle aldatma nedeniyle sözleşmenin feshini talep ettikleri, İstanbul Valiliği Ticaret İl Müdürlüğü Hal Hakem Heyeti'nin ... sayılı kararı icra takibine konu edilerek müvekkili hakkında .... Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, takibin devamı müvekkili açısından telafisi zor zararlara neden olacağı, bu nedenle teminatsız olarak yargılama süresince anılan takibin durdurulmasını talep ettikleri, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile, İstanbul Valiliği Ticaret İl Müdürlüğü Hal Hakem Heyeti'nin ... sayılı kararının ortadan kaldırılmasına, davalı yanın başvurusunun reddine, sözleşmenin feshine, .... Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının dava süresince teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; İstanbul Hal Hakem Heyeti'nin █████/2025 tarih ve ... sayılı kararı, usul ve yasaya uygun olarak verilmiş olup; heyetin, müvekkilinin haklılığını ortaya koyan tüm delilleri değerlendirdiği ve kararını bu delillere dayandırdığı, Davacının karara yönelik itirazları, somut delillerle desteklenmediği ve yalnızca davanın uzatılmasına yönelik olduğu, davacının davalı ile imzaladığı █████/2025 tarihli sözleşme ile meyve alımını kabul ettiği, bu kapsamda ürünlerin genel kontrolünü yapmış, peşinat ödemesi sonrası teslim aldığı malların satışına herhangi bir itiraz ileri sürmeden süreci sürdürdüğü, taraflar arasında █████/2025 tarihinde akdedilen sözleşme gereğince, müvekkili tarafından davacıya yaklaşık 37.520 kg civarında meyve teslim edildiği, davacının, bu miktarı kabul ettiği ve herhangi bir itirazda bulunmadığı, davacının █████/2025 ve █████/2025 tarihlerinde iki kez buzhaneden armut çıkartarak alımını gerçekleştirdiği, malın ayıplı olduğuna dair herhangi bir bildirimde bulunmadığı, aksine malın tamamını bilgileri dışında buzhaneden çıkardığı ve sattığı, seçimlik hakları kullanma yoluna gitmediği; aksine, ayıplı olduğunu iddia ettiği malın tamamını ticari faaliyete konu ederek satmış ve üzerinden kazanç elde etmeye çalıştığı, Müvekkili tarafından teslim edilen ürünlerin, sektör genel teamülleri çerçevesinde, soğuk hava deposunda muhafaza edildiği, kalite ve sınıf olarak taraflarca kararlaştırılan standartlara uygun şekilde alıcıya sunulduğu, basiretli bir tacirin ayıplı olduğunu iddia ettiği malları kabul etmesi ve satışını yapması hayatın olağan akışına aykırı olduğu, iddia edilen hile olgusunun, ciddi ve somut delillerle ispatlanması gereken bir iddia olduğu, Dosyada buna dair hiçbir belge bulunmadığı, Ayrıca malın satımı aşamasında üçüncü kişilerin varlığı ve genel gözden geçirme yapıldığı da kendisinin ve tanıkların beyanlarıyla sabit olduğu, O halde davacının özen borcunu yerine getirmediği, müvekkili ile birlikte birçok meyve üreticisinin de aynı yöntemle dolandırıldığına dair kuvvetli şüpheleri bulunduğu, bu konuda savcılığa ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/... Soruşturma numaralı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğu,
davacının ne hal hakem heyetinde yapılmış olan yargılamada ne de mevcut dava dosyasında herhangi bir somut delil ortaya koyamadığı, sadece 200.000 TL ödeme yaptığı ve kalan bakiye için herhangi bir ödeme yapmadığı, sunulan ödeme dekontlarıyla sabit olduğu, bu durum, davacının sözleşmeye aykırı davrandığını ve müvekkili alacaklı olduğunu gösterdiği, davacının öncelikle kendisini hal kayıt sistemine tanımlı bir alıcı olarak tanıttığı; armutları hale soktuğu esnada ise üretici olarak müvekkilinin T.C. Kimlik numarası yerine ...'un T.C. Kimlik numarasını bildirdiği ve müvekkilin 5957 sayılı kanunun 12. Maddesinde düzenlenen hal teminatından faydalanabilmesinin de önüne geçtiği, davacının sözleşme şartlarını kasıtlı ve kötü niyetli olarak ihlal ettiği ve dolandırıcılık kastıyla hareket ettiği, ihtiyati tedbir şartları oluşmadığı, Hal Hakem Heyeti kararının, idari ve hukuki denetime tabi bir karar olup yürütülebilirlik niteliği taşıdığı, bu karar doğrultusunda başlatılan icra takibinin hukuka uygun olduğu, bu nedenlerle; Davacının davasının ve tedbir talebinin reddine, İstanbul Hal Hakem Heyeti'nin █████/2025 tarih ve ... sayılı kararının onanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; İstanbul Hal Hakem Heyetinin ... Sayılı Kararı, Banka Dekontları, Bilirkişi İncelemesi, Keşif, Yemin, İsticvap, Tanık Anlatımları ve yasal her türlü delile dayanmışlardır.
...Müdürlüğü Hal Hakem Heyetinden Hakem heyetinin ... karar ve ... sayılı dosyasının onaylı bir örneğinin dosyamız arasına alınmıştır.
... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025/... CBS Sorusturma Dosyası'nın UYAP sistemi üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
.... Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasının UYAP sistemi üzerinden dosyamız arasına alınmış; incelenmesinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, 874.000,00 -TL asıl alacak, 29.326,89-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 903.326,89-TL alacak için █████/2025 tarihinde takibe girişildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava; İstanbul Valiliği Ticaret İl Müdürlüğü Hal Hakem Heyeti'nin 02.06.2025 tarih ve ... sayılı kararının iptali talebine ilişkindir.
Davacı yan; müvekkili ile davalı yan arasında 11.03.2025 tarihinde 1.074.000 TL bedel karşılığında armut alım satım sözleşmesi akdedildiğini, 200.000 TL peşinat ödemesi yaptığını, ancak teslim alınan malın ayıplı olduğunu tespit ederek şifahi olarak ayıp ihbarında bulunduğunu ve sözleşmeden dönme iradesini ortaya koyduğunu, davalı yan tarafından sözleşmenin iptal edileceğinin iletilmesi üzerine ticari teamüle güvenerek yazılı fesih sözleşmesi yapmadığını, derindeki kasalarda bozuk ürünlerin bulunmasının bilinçli bir aldatma eylemi olduğunu, yaş sebze meyve olması nedeniyle delil tespiti yaptıramadığını ileri sürerek, ... Müdürlüğü Hal Hakem Heyeti'nin 02.06.2025 tarih ve ... sayılı kararının iptali ile sözleşmenin feshi ve .... Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı yan; Hal Hakem Heyeti kararının usul ve yasaya uygun olarak verildiğini, davacının sözleşme ile meyve alımını kabul ettiğini ve ürünlerin genel kontrolünü yaptığını, 200.000 TL peşinat sonrası 37.520 kg meyve teslim edildiğini, davacının 13.03.2025 ve 16.03.2025 tarihlerinde buzhaneden armut çıkartarak malın ayıplı olduğuna dair herhangi bir bildirimde bulunmaksızın tamamını ticari faaliyete konu ederek sattığını, basiretli bir tacirin ayıplı olduğunu iddia ettiği malları satmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, iddia edilen hile olgusunun somut delillerle ispatlanmadığını, davacının sadece 200.000 TL ödeme yaptığını, davacının hal kayıt sistemine kendini alıcı olarak tanıttığını ancak armutları hale sokarken üretici olarak ...'un T.C. Kimlik numarasını bildirerek müvekkilinin hal teminatından faydalanmasını engellediğini, davacının dolandırıcılık kastıyla hareket ettiği gerekçesiyle ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025/... Soruşturma dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek, davanın ve tedbir talebinin reddine, Hal Hakem Heyeti kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
O halde somut olayda çekişme; taraflar arasında 11.03.2025 tarihinde akdedilen armut alım satım sözleşmesinin geçerliliği, sözleşme konusu malın ayıplı olup olmadığı, davacı yan tarafından usulüne uygun ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı, davacı yanın seçimlik haklarını geçerli bir şekilde kullanıp kullanmadığı, davacı yan tarafından davalı yana karşı ödemesi gereken bedelin miktarı ve ... Müdürlüğü Hal Hakem Heyeti'nin 02.06.2025 tarih ve ... sayılı kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Hukuki Durum
5957 sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 10. maddesinde;
"(1)Üreticiler ile meslek mensupları arasında veya meslek mensuplarının kendi aralarında bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak ortaya çıkan uyuşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla il merkezlerinde bir hal hakem heyeti oluşturulur. Bakanlıkça gerekli görülen ilçe merkezlerinde de hal hakem heyeti oluşturulabilir (...)
(5) Değeri elli bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda, hal hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararlar ilam hükmündedir. Bu kararlar 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir. Taraflar, bu kararlara karşı on beş gün içinde hal hakem heyetinin bulunduğu yerde ticarî davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine itiraz edebilir. İtiraz, hal hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz. Ancak, talep edilmesi şartıyla hâkim, hal hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. Hal hakem heyeti kararlarına yapılan itiraz üzerine asliye ticaret mahkemesinin vereceği karar kesindir.
(6) Değeri elli bin Türk Lirası ve üstündeki uyuşmazlıklarda hal hakem heyetinin vereceği kararlar, asliye ticaret mahkemesinde delil olarak ileri sürülebilir. Bu maddede yer alan parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında arttırılır. Artırılan parasal sınırlar, her yıl aralık ayı içinde Bakanlıkça Resmî Gazete’de ilan edilir." hükmüne yer verilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Ayıptan satıcının sorumluluğu" başlıklı 219. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında; "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.." hükmüne, aynı Kanun'un "Satılanın muayenesi ve ayıbın bildirilmesi" başlıklı 223. maddesinde ise "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan düzenlemelerden anlaşılacağı üzere; satılan malın ayıplı sayılabilmesi için, alıcının makul olarak bekleyebileceği güvenliği sağlamaması, teslim sırasında satılanın bulunduğu yerdeki benzerlerinde bulunması gereken olağan nitelikleri taşımaması veya sözleşmede kararlaştırılan ya da özellikle güvence verilen nitelikleri taşımaması gerekmekte olup, alıcının ayıptan doğan haklarını kullanabilmesi için satılanı teslim alır almaz işlerin olağan akışına göre mümkün olan bir zamanda gözden geçirmek ve satılanın nitelik veya miktar bakımından sözleşmeye aykırı olduğunu görürse uygun bir süre içinde satıcıya bildirmekle yükümlü olduğu anlaşılmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Seçimlik haklar" başlıklı 227. maddesinde; "Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." hükmüne yer verilmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi
Dosya kapsamından ve ...Müdürlüğü Hal Hakem Heyeti'nin ... sayılı kararından anlaşıldığı üzere, taraflar arasında 11.03.2025 tarihinde 1.074.000 TL bedel karşılığında depoda bulunan armut ürününün satışına ilişkin bir sözleşme akdedildiği, sözleşme ile birlikte 200.000 TL peşinat ödemesi yapıldığı, sözleşme konusu malın soğuk hava deposunda buzhanede saklanması hususunda anlaşıldığı, davacı yan tarafından 13.03.2025 ve 16.03.2025 tarihlerinde buzhaneden armut çıkartıldığı, toplamda 37.520 kg armut ürününün teslim alındığı hususları çekişmesizdir.
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde; ...Müdürlüğü Hal Hakem Heyeti'nin ... dosya numarası ile kayıtlı ... sayılı kararı ve ekinde bulunan tüm dosya içeriği incelenmiş olup, hakem heyetinin davacı ... ile davalı ... arasındaki uyuşmazlığı incelediği, tarafların iddia ve savunmalarını dinlediği, 11.03.2025 tarihli sözleşme, kantar fişleri, künye belgeleri, banka dekontları ve diğer belgeleri değerlendirdiği, taraflar arasındaki armut alım satımına ilişkin sözleşmenin varlığını ve içeriğini tespit ettiği, davacı yan tarafından 13.03.2025 ve 16.03.2025 tarihlerinde buzhaneden toplam 37.520 kg armut ürünü çıkartıldığını, bu ürünün çeşitli alıcılara satıldığını, davacı yan tarafından 200.000 TL peşinat dışında kalan 874.000 TL'lik bedelin ödenmediğini tespit ederek davalı ...'a 874.000 TL'nin ödenmesine karar verdiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan; davacı yan tarafından malın ayıplı olduğunun davalı yana ihbar edildiği iddia edilmekte ise de, dosya kapsamında bu iddiayı destekleyecek somut ve objektif bir delil bulunmamaktadır. Davacı yan tarafından ayıp ihbarının şifahi olarak yapıldığı, ticari teamüle güvenildiği, delil tespiti yaptırılamadığı ileri sürülmekte ise de, TBK md. 223 gereğince alıcının satılanı teslim alır almaz işlerin olağan akışına göre mümkün olan bir zamanda gözden geçirmek ve ayıbın varlığı halinde bunu uygun bir süre içinde satıcıya bildirmekle yükümlü olduğu, davacı yanın ayıptan doğan haklarını koruma yükümlülüğünü yerine getirmediğini göstermektedir. Davacı yan tarafından malın ayıplı olduğuna dair usulüne uygun bir ihbarda bulunulmadığı, aksine davacı yanın 13.03.2025 ve 16.03.2025 tarihlerinde buzhaneden toplam 37.520 kg armut ürününü çıkartarak teslim aldığı, bu ürünleri çeşitli alıcılara satarak ticari faaliyete konu ettiği, eğer gerçekten mal ayıplı olsaydı basiretli bir tacirin bu malları kabul ederek satışını yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olacağı, davacı yanın ticari faaliyetine devam ederek malları satması ve üzerinden kazanç elde etmeye çalışmasının, malın ayıpsız olduğunu zımnen kabul ettiğini gösterdiği, TBK md. 227 uyarınca alıcının seçimlik haklarını kullanabilmesi için öncelikle ayıbın varlığını ve bunu usulüne uygun şekilde satıcıya bildirdiğini ispatlaması gerektiği, somut olayda ise davacı yan tarafından bu yükümlülüğün yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
Sonuç
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri,...Müdürlüğü Hal Hakem Heyeti'nin ... dosya numarası ile kayıtlı ... sayılı kararı ve ekinde bulunan tüm dosya içeriği, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025/... CBS Soruşturma Dosyası, .... Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası ile tüm yargılama dosyası kapsamına göre, yukarıda değinilen hukuksal durum ve somut olayın birlikte değerlendirilmesi sonucunda; ... Müdürlüğü Hal Hakem Heyeti'nin 02.06.2025 tarih ve ... sayılı kararının usul ve yasaya uygun olarak verildiği, hakem heyetinin tarafların iddia ve savunmalarını dinlediği, dosyada mevcut tüm delilleri değerlendirdiği, somut olayın hukuki nitelendirilmesini doğru bir şekilde yaptığı, davacı yan tarafından malın ayıplı olduğuna dair usulüne uygun bir ihbarda bulunulmadığı, ayıptan doğan seçimlik hakların kullanılması için gerekli yasal şartların yerine getirilmediği, davacı yanın malları teslim alarak satışını gerçekleştirdiği ve ticari faaliyete konu ettiği, aldatma iddiasının somut delillerle ispatlanmadığı, sözleşme bedelinin kalan kısmı olan 874.000 TL'nin davalı ...'a ödenmesi gerektiği, bu nedenle...Müdürlüğü Hal Hakem Heyeti'nin 02.06.2025 tarih ve ... sayılı kararının iptaline ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın reddine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, davacı/vekili ve davalı/vekilinin yokluğunda, 5957 sayılı Kanun'un 10/5.maddesi gereği KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!