İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde, park yerinden dikkatsizce çıkan tam kusurlu davalının yabancı plakalı araca neden olduğu tam hasar ve değer kaybı tazminat davası.
Özet: Bu dava, 08.08.2023 tarihinde park yerinden dikkatsizce geri gelen davalı araç sürücüsünün, müvekkilinin Alman plakalı aracına çarpması sonucu meydana gelen ve davalı sürücünün tam kusurlu olduğu maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan tazminat talebine ilişkin olup; davacının aracında oluşan hasarın Alman bilirkişi raporuyla onarımın ekonomik olmadığı ve gerçek zarar miktarının 11.112,00 EUR olarak tespit edildiği, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 379,95 EURluk kısmi ödeme düşüldükten sonra kalan 10.732,05 EUR araç hasar bedeli ile belirsiz alacak olarak 50,00 EUR değer kaybının tahsilini talep etmektedir.

T.C.
İZMİR6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2024Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; 08.08.2023 tarihinde ...'a ait ve ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkili ...'ye ait, onun kendi sevk ve idaresindeki ... yabancı plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza, ... ili, ... ilçesi ... Bulvarında; müvekkili trafik kurallarına uygun bir şekilde kendi şeridinde seyrederken, davalı araç sürücüsünün park yerinden geri geri gelirken dikkatsizce hatalı manevra yapmasıyla müvekkili aracın sol tarafına çarpması neticesinde gerçekleştiğini, kazanın oluş şekli ve taraflarca tutulan kaza tespit tutanağı nazara alındığında, ... plakalı araç sürücüsünün işbu kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğunu, kaza tarihinde müvekkili kendi şeridinde kurallara uygun olarak giderken davalı araç sürücüsü park yerinden dikkatsizce geri geri gelmesi ve gerekli önlemleri almadan karayo... çıkması sebebiyle kazanın oluşumuna tam kusuruyla neden olduğunu, taraflarca tutulan kaza tespit tutanağında davalı araç sürücüsü ''... plakalı aracım ile park yerinden geri geri çıkarken aracı fark etmedim kazaya sebep oldum''ifadelerine yer verilerek müvekkilinin kazanın oluşumunda kusursuz, davalı araç sürücüsünün ise asli ve tam kusurlu olduğu tespit edildiğini, ...'a ait ve ...'e kazaya sebebiyet veren araç sürücüsü ve aracın işleteni sıfatıyla, davalı ... Sigorta A.Ş'ye 20.08.2022-20.08.2023 tarihleri arasında geçerli ... poliçe no’lu ZMMS poliçesi nedeniyle yönetildiğini, davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi'ne 19.01.2023-19.01.2024 tarihleri arasında geçerli ... poliçe no'lu İMMS poliçesi nedeniyle yöneltildiğini, davalılar açısından “zarar ve eylem”, “zarar ve motorlu aracın işletilmesi” "zarar ve sigorta" arasında uygun illiyet bağı mevcut olduğunu, Karayolları Trafik Kanununun 110. maddesi gereği davanın sigortanın merkez veya şubesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği düzenlendiğini, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ve ... Anonim Türk Sigorta Şirketi'nin İzmir'de şubesi bulunduğu olduğu için İzmir Asliye Ticaret Mahkemeleri dava bakımından yetkili olduğunu, dava açılmadan arabuluculuk yo... gidilmiş, dava şartı yerine getirilmiş fakat anlaşma sağlanamadığını, müvekkili aracında oluşan hasarın tamiri ekonomik olmadığından oluşan gerçek zarar miktarının kısmi ödeme dikkate alınarak tahsili gerektiğini, müvekkili geçici olarak Türkiye'de bulunduğundan müvekkiline ait ve Alman trafiğine kayıtlı araçta kaza sonrası meydana gelen zarar,Almanya'da bu...n Unfallpaten Bilirkişi Bürosu tarafından düzenlenen 20.09.2023 tarihli bilirkişi raporu ile KDV dahil hasar miktarı 15.493,94 EUR, hurda değeri 13.888,00 EUR ve rayiç değeri 25.000,00 EUR olarak tespit edildiğini, yine bilirkişi raporunda tamir maliyeti, rayiç değerini geçtiğinden aracın tamirinin ekonomik olmadığı total pert olduğu kanaatine varılarak müvekkili nezdinde gerçekleşen gerçek zarar,aracın rayiç değerinden hurda değerinin düşülmesi sonucu gerçek zarar miktarı 11.112,00 EUR olarak belirlendiğini, davalı sigorta şirketinin müvekkiline 29.01.2024 tarihinde yaptığı 12.500,00 TL kısmi ödeme tutarı ödeme tarihindeki kur (32,8987) dikkate alındığında kısmi ödemenin 379,95 EUR olduğu, buna göre kısmi ödemenin mahsubuyla bakiye hasar bedelinin 10.732,05 EUR olduğunun kabulü gerektiğini, rayiçler dikkate alındığında da aracın tamirinin ekonomik olmadığını, müvekkilinin aracı yabancı plakalı olup müvekkilinin daimi ikametgâhı da Almanya olduğundan araçtaki zarar da Alman rayiç değerlerine göre belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin daimi ikametgâhı ve aracın Almanya plakalı olduğu dikkate alındığında müvekkilinin zararı gidermek için yabancı para üzerinden harcama yapacağının da kabulü gerektiğini, yurt dışı bilirkişi raporunda müvekkiline ait aracın tamirinin ekonomik olmadığı tespit edilmiş olup kabul anlamına gelmemek kaydı ile mahkemece yapılacak yargılamada tamirin ekonomik olduğu tespit edilerek hasar bedeline hükmolunması halinde araçta meydana gelecek olan değer kaybı miktarı da belirlenerek tahsiline karar verilmesi gerektiğini, müvekkili aracında belirlenecek hasarın tamirinin ekonomik olduğunun kabul edilmesi halinde, araçta aynı zamanda değer kaybı meydana geleceğinin kabulü gerekeceğini, kaza tarihi itibari ile Alman rayiç değerlerine göre HMK madde 107 göre değer kaybı talebinin belirsiz dava olarak açılma gereği doğduğunu, değer kaybı sadece tamirin ekonomik olduğunun tespiti halinde meydana gelecek olup Alman rayiç değerlerine göre belirlenecek şimdilik 50,00-EUR değer kaybının fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsili talep edildiğini, değer kaybının müvekkiline ait Alman rayiç değerlerine göre belirlenecek, aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2. el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2.el piyasa değeri arasındaki fark kriterine göre belirlenmesi gerektiğini, müvekkili tarafından ödenen yurtdışı bilirkişi ücretinin yargılama giderlerinden sayılarak fiili ödeme tarihindeki türk lirası karşılığının davalılardan tahsiline karar verilmesi taleplerinin olduğunu, müvekkili dava konusu zararın tespit edilebilmesi için aracın rayiç değer tespitinin ve hasar bedelinin tespiti gerekmekte olup, müvekkili aracının plakasının kayıtlı olduğu Almanya'daki rayiç değerinin ve zararının tespiti için 551,21-EUR yurt dışı bilirkişi ücreti ödediğini, meblağın fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden yargılama giderlerinden sayılarak hüküm altına alınması gerektiğini, 2918 sayılı kanun uyarınca sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması halinde zarar gören dava açabileceğini, yapılan başvuru sigorta şirketleri tarafından 15 gün içinde cevaplanmadığını, zarar gören üçüncü kişinin sigorta şirketine yapacağı yazılı bildirim karşısında sigorta şirketi zorunlu mali mesuliyet sigortasında 8 iş günü içinde tazminatı ödemek zorunda olduğunu, kanuni sürede sigorta teminatını özürsüz olarak ödemeyen sigorta şirketleri temerrüde düştüğünü, müvekkili adına davalı ... Sigorta A.Ş'ye KEP üzerinden yapılan hasar ihbarı 29.12.2023 tarihinde teslim edildiğini, KEP ile gönderilen iletiler;gönderimin ertesi iş günü sonunda okundu sayıldığını, buna göre hasar ihbarının davalı sigorta şirketine 02.01.2024 tarihinde yapıldığının kabulü gerektiğini, müvekkili adına davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi'ne KEP üzerinden yapılan hasar ihbarı 16.01.2024 tarihinde teslim edildiğini, KEP ile gönderilen iletiler;gönderimin ertesi iş günü sonunda okundu sayıldığını, buna göre hasar ihbarının davalı sigorta şirketine 17.01.2024 tarihinde yapıldığının kabulü gerektiğini, davalı ... Sigorta A.Ş ödemekle yükümlü olduğu zarar miktarı bakımından ihbarı izleyen sekizinci iş günü olan 12.01.2024 tarihinden itibaren temerrüt(yasal)faizine hükmolunması gerektiğini, ... Anonim Türk Sigorta Şirketi ödemekle yükümlü olduğu zarar miktarı bakımından ihbarı izleyen sekizinci iş günü olan 30.01.2024 tarihinden itibaren temerrüt(yasal)faizine hükmolunması gerektiğini, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne; bakiye zarar bedelinden oluşan 10.732,05 EUR tutarındaki maddi tazminatın fili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru Türk Lirası karşılığının;...'a ait ve ... kaza tarihi olan 08.08.2023 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak, davalı ... Sigorta A.Ş.'den (kaza tarihi itibariyle geçerli ZMMS bakiye poliçe teminat limiti olan 107.500,00 TL dikkate alınarak) temerrüt tarihi olan 15.01.2024'ten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte, davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketin'den (kaza tarihi itibariyle geçerli İMMS poliçe teminat limiti olan 2.500.000,00 TL dikkate alınarak) temerrüt tarihili olan 30.01.2024'ten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak müştereken ve müteselsilen tahsiline, değer kaybı talebinin niteliği gereği, kabul anlamına gelmemek kaydıyla tahkikat sonucunda tamirin ekonomik olduğu kanaatine varılması halinde belirlenmesi mümkün olması sebebiyle belirsiz alacak olarak talep edilen şimdilik 50,00 EUR değer kaybı zararının ...'a ait ve...'den kaza tarihi olan 08.08.2023'den itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak, davalı ... Sigorta A.Ş.'den (kaza tarihi itibariyle geçerli ZMMS poliçe teminat limiti olan 120.000 TL dikkate alınarak) temerrüt tarihi olan 12.01.2024'ten itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketin'den (kaza tarihi itibariyle geçerli İMMS poliçe teminat limiti olan 2.500.000,00TL dikkate alınarak) temerrüt tarihili olan 30.01.2024'ten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen davalılardan tahsiline, müvekkilinin bilirkişi ücreti olarak ödediği 551.21 EUR’nun fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk lirası olarak yargılama giderlerinden sayılarak, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, kanuni vekâlet ücretinin ve yargılama giderlerinin davalı taraflara yüklenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki ve görevsizlik itirazlarının olduğunu, haksız fiilin gerçekleştiği yer Kayseri Bu sebeple davaya bakmaya yetkili mahkeme Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, esas bakımından ise müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, kaza tespit tutanağını kabul etmediklerini, değer kaybından ve bakiye hasar tazminatını da kabul etmediklerini, kur üzerinden dava açılması da hukuka aykırı olduğunu, kabul etmediklerini, kazanın oluşu bakımından, davacı asli kusurlu olduğunu, bu hususta tanık dinleteceklerini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiş ve savunmuştur.Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; başvuru şartının yerine getirilmemesi sebebiyle taleplerin reddi gerektiğini, başvuru şartının yerine getirilmiş kabul edilebilmesi için; gerekli belgelerin tamamının sigorta şirketine ibraz edilmesi ve ödeme süresi dolmasına rağmen ödeme yapılmamış olması gerektiğini, başvuru konusu araca ilişkin hasar bedeli ödenmiş olup işbu başvurunun reddi gerektiğini, hasarın kendilerine ihbar edilmesi akabinde müvekkili sigorta şirketi nezdinde hasar dosyası açılmış (...) ve başvuran tarafın müracaatı üzerine atanan ... Sigorta Ekspertiz Hizmetleri Limited Şirketi tarafından hazırlanan maddi hasar ekspertiz raporuna göre 12.500-TL başvuranın hesabına 29-01-2024 tarihinde maddi hasar ödemesi yapıldığını, usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın reddini talep ettiklerini, başvuran tarafın aracında oluşan hasar bedelinin müvekkili sigorta şirketince karşılandığından ve bakiye alacak söz konusu olmadığından başvurunun reddini talep ettiklerini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu; aracın onarılmamış olması halinde; değişmesi gereken parça-malzeme bedeli ile genel şartlara ve iskonto uygulanmak suretiyle belirlendiğini, araç onarılmış olması halinde ise aracın onarım bedeli kadar olduğunu, araç onarılmış ise onarım bedeli ne kadar ise sigorta şirketi ancak o kadardan sorumlu olduğunu, başvuranın zararı layığıyla ve hakkaniyete uygun bir şekilde karşılanmış olup fazlaya dair taleplerin reddini talep ettiklerini, diğer taraftan uyuşmazlık konusu kaza sonucunda başvuran tarafın müvekkili sigorta şirketine hasar ihbarı yapması akabinde müvekkili sigorta şirketi tarafından hasar dosyası açıldığını, aracın onarılarak başvuru sahibi tarafından teslim alındığı, sigorta şirketi tarafından bu onarım giderlerinin ödendiği tarafların kabulünde olduğunu, başvuru sahibi tarafından araç tamiri için tarafına ödenenden daha fazla bir ödeme yapıldığı da somut delillerle ortaya konmadığını, başvuran, orijinal parça ile eşdeğer parça arasındaki fark kadar zararı olduğunu ifade etmekteyse de tamirhanenin aracı gereği gibi tamir etmemesi, TBK anlamında ayıplı bir hizmettir ve ayıplı hizmetten kaynaklı zarar nedeniyle sorumluluk da tamirhaneye ait olduğunu, tamir ilişkisi tamirhane ile başvuru sahibi arasında kullanılan istisna akdine bağlı olduğunu, müvekkili sigorta şirketi bu sözleşmenin tarafı değildir ve sözleşmelerin nisbiliği ilkesi davalının taraf olmadığı bir sözleşme nedeniyle sorumluluğu da olmadığını, TBK tabi zarar ilkesini kabul ettiğinden zarar, aracın kaç liraya onarılacak olmasına göre değil kaç liraya onarıldığına göre belirleneceğini, başvuru konusu araçta oluşan hasar bedelinin müvekkili sigorta şirketi tarafının karşılandığı izahtan vareste bu sebeple haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, başvuru sahibi tarafından tüm bu hususlar gözetilmeksizin kötü niyetli olarak sebepsiz zenginleşmeye yol açacak mükerrer talepte bulunulması ve muhatap tarafından talep edilebilir bir hakkın bulunmaması sebepleriyle haksız taleplerin reddine karar verilmesini, başvuran tarafından haricen ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir belge sunulmadığından başvuranın haksız taleplerinin reddi gerektiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.2 maddesi düzenlemesi gereği başvuru konusu araç onarımının kaza tarihi itibariyle anlaşmalı onarım merkezinde yaptırılması halinde tedarik iskontosu uygulanacağını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu genel şartlara göre belirlenen hasar miktarından iskonto uygulanmak suretiyle sınırlı olduğunu, sigorta şirketleri, hasarlı aracın değiştirilmesi gereken yedek parçalarının, tedarik parçalarının tedarik sürecinde, toplu ve büyük tutarlı yedek parça alımı yapabilme kapasitelerinden kaynaklanan rekabet gücünü kullanarak indirim hakkı elde edebilmekte, farklı servislerden fiyat teklifi alarak rekabet ortamı içerisinde alternatif onarım metotları kullanılabildiğini, müvekkili sigorta şirketi yalnızca iskonto uygulanmış bedel üzerinden ve o bedelle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğinden hesaplanan tazminattan ekspertiz raporunda belirtilen iskontonun uygulanmasını talep ettiklerini, davaya konu edilen taleplerin özelliği gereği müvekkili şirketin KDV’den sorumlu tutulması mümkün olmadığını, yabancı plakalı araçlarda oluşan değer kaybı talebi poliçe teminatı dışında olduğundan bu yöndeki taleplerin reddi gerektiğini, değer kaybı tazminatı hesaplamasının 04.12.2021 tarihli Genel Şartlar’ın esas alınarak yapılması gerektiğini, kaza tarihi ve poliçe tarihi dikkate alındığında değer kaybı zararının, 04.12.2021 yürürlük tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının Ek-1’inde düzenlenen değer kaybı şartları ve hesaplama formülüne göre tespit edilmesi gerektiğini, her durumda değer kaybı bedeli belirlenirken aracın somut özelliklerinin dikkate alınması gerektiğini, hiçbir şekilde davacının değer kaybı tazminatına ilişkin taleplerini kabul etmemekle birlikte araçta meydana gelen zarara ilişkin inceleme yapılması halinde; Genel Şartlar ve her durumda aracın somut özellikleri dikkate alınarak bilirkişi raporu alınmasını, başvuranın faize ilişkin taleplerinin reddi gerektiğini, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden başvuranın faize ilişkin taleplerin reddini talep ettiklerini, söz konusu olayın işleten açısından haksız fiilden kaynaklanan bir olay olduğu, müvekkili şirketin de yasal olarak işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlendiği göz önüne alındığında haksız fiilden kaynaklanan olaylarda ise ancak yasal faizin talep edilebileceği izahtan vareste olup Yargıtay kararlarıyla da sabit olduğunu, bu nedenle davacının avans faiz talebinin reddini beyan ettiklerini, yargılama masrafı ve vekâlet ücretinden müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafın müvekkili şirkete başvuru yapmadığı ve davacının muaccel bir alacağının oluşmadığı, bu sebeple müvekkil şirketin temerrüde düşmediği, dolayısıyla yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun şekilde başvuru yapılmadığından dava şartı yokluğundan huzurdaki başvurunun reddini, başvuran tarafın taleplerinin aracın bizzat başvuran tarafından seçilen serviste aynen ifa suretiyle onarılması sebebiyle reddini, maddi hasar ödemesi yapıldığından davanın reddini, yabancı plakalı araçlarda meydana gelen değer kaybı ZMMS poliçe teminatı dışında olduğundan değer kaybı talebinin reddini, itirazlarının kabul edilmemesi halinde hasar ve değer kaybı bedelinin Genel Şartlara göre hesaplanmasını, her halükarda yapılan ödemelerin hüküm aşamasında tenzilini, başvuru konusu aracın geçmiş hasar bilgilerinin celbini ve hasar kayıtlarının bilirkişi raporunda dikkate alınmak suretiyle hesaplama yapılmasını, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden faize ilişkin taleplerin reddini, müvekkili şirket yargılamaya sebebiyet vermediğinden vekâlet ücreti ve yargılama giderinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.Davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazaya karışan ... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde ... numaralı Hesaplı Kasko Sigorta Poliçesi "Genişletilmiş Kasko" ile sigortalı olduğunu, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin meydana gelen zarardan dolayı sorumluluğu bulunduğuna kanaat getirilmesi halinde müvekkili şirket söz konusu zarardan ancak poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, öncelikle ifade etmek gerekir ki davacının tüm talepleri yönünden zamanaşımı defi ileri sürdüklerini, zorunlu dava şartı olan sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun davacı tarafça yerine getirilip getirilmediğinin ispat edilmesi gerektiğini, 2918 sayılı KTK'nın 100. maddesinde; aynı kanunun 97. maddesinde düzenlenen ve ZMMSS sigortacısına zorunlu başvuru şartını düzenleyen maddenin ihtiyari mali sorumluluk sigortalarında da uygulanacağı açıkça belirtildiğini, Karayolları Trafik Kanunu gereğince davacı usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi gerektiğini, davacı başvuru şartlarını eksiksiz ve zamanında yerine getirdiğini ispatlaması gerektiğini, dava yo... gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiğini, sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceğini, Poliçe Genel Şartlarında, başvuru sırasında ibrazı zorunlu olan evraklar açıkça sayıldığını, davacı tarafça ZMMS Genel Şartlarında belirtilen ve ibrazı zorunlu olan belgelerle yapılmış bir başvuru bulunmuyor ise dava şartı yokluğundan huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve TTK’nın ilgili maddeleri gereğince Sigorta Sözleşmesinden kaynaklanan talep ve dava hakları 2 yılda müruru zamana uğrayacağını, bu nedenle 2 yıllık dava açma süresi geçmiş ise davanın zamanaşımı sebebiyle reddini talep ettiğini, tarafları ve konusu aynı olan bir davanın tespiti halinde davanın reddi gerektiğini, davada alacaklı ve borçu sıfatı birleştiğinden reddi gerektiğini, davacı talepleri sulh ile sonuçlandırılmış ise sulh ve feragat nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davada kazaya karıştığı iddia edilen araç müvekkili şirket tarafından sigortalanmamış yahut sigorta poliçesi kaza tarihinden önce iptal edilmiş ise davanın husumet yokluğu sebebiyle reddini talep ettiklerini, müvekkili şirket söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, dava tarihine kadar herhangi bir ihbar bulunmadığını, davayı kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, daha önce yapılmış ödemelerin faizi ve güncellemesi yapılarak mahsup edilmesi gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla teminatın tek, zarar görenlerin birden fazla olması durumunda Karayolları Trafik Kanunu 96.madde gereğince teminatın paylaştırılması gerektiğini, müvekkili şirketin maddi tazminat talepleri bakımından sorumluluğu ancak ZMMS teminatlarının tüketilmesi halinde başlayacağını, ZMMS teminat limitleri tüketilmeden müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, ihtiyari mali mesuliyet sigortası genel şartlarında sigortacının sorumlu olmadığı hususlar tek tek sayıldığını, davada bu bent de sayılan durumlardan birinin varlığının tespiti halinde davanın reddi gerektiğini, başvuruya konu, müvekkili şirket nezdinde geçerli poliçenin başlangıç tarihi █████/2023 olup 04.12.2021 sonrası düzenlendiğini, müvekkili şirket nezdinde düzenlenen trafik sigorta poliçesin vadesi █████/2023-█████/2024 tarihleri arasında olacak şekilde düzenlendiğini, poliçe başlangıcı AYM iptal kararının yayım tarihi olan 14.02.2023’ten önce olduğunu, müvekkili şirketin poliçeyi kestiği ve dolayısı ile primi belirlediği tarihte yürürlükte olan ZMMS Genel Şartlarına göre uygulanması gereken faizin %1,65 teknik faiz olduğu açıkça hüküm altına alındığını, hiçbir şekilde müvekkili sigorta şirketinin değer kaybı talepleri yönünden sorumluluğu bulunduğu kabulü anlamına gelmemek kaydı ile değer kaybı talepleri yönünden itirazları ettiklerini, değer kaybına yönelik değer kaybı yönünden 04.12.2021 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikleri dikkate alınarak rapor düzenlenmesini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile bilirkişi raporunda da Yeni Genel Şartlarda belirtilen bu hususlar dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekmekte ve talep olunduğunu, aksi durumda müvekkili sigorta şirketi yönünden hak kaybı yaşanacağını, müvekkili şirketin sorumluluğu, kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değişim mümkün olduğu halde, sigortacının bilgisi ve onayı dahilinde olmadan orijinal parça ile onarım sağlanır ise sigortacının sorumluluğu, sigortacının kaza tarihi itibariyle benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça bedeli ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin talep edilen KDV yönünden sorumluluğu bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin sorumluluğuna karar verilse dahi temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faize karar verilmesi gerektiğini, haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, davanın ihbarına, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:Dava, tazminat istemine ilişkindir.6100 Sayılı HMK.'nun 116. maddesinde ilk itirazlar düzenlenmiştir. İlk itirazlardan biri de kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazıdır. Aynı yasanın 117. maddesinde ilk itirazların hepsinin ileri sürülmesinin zorunlu olduğu, aksi halde dinlenemeyeceği ve ilk itirazların dava şartlarından sonra ön sorunlar gibi incelenip karara bağlanacağı hüküm altına alınmıştır. Kesin olmayan yetkinin HMK'nın 114. maddesinde sayılan dava şartları arasında bulunmadığı gözetilerek re'sen nazara alınmaması gerekir.6100 sayılı HMK'nin genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin 1.fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir."Kesin olmayan yetki hallerinde yetkiye ilişkin ilk itirazın ileri sürülmesi hususu HMK.'nın 19. md. de hükme bağlamıştır. Anılan Yasa'nın 19/2 maddesine göre "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz." hükmü düzenlenmiştir.Somut olayda; davalı tarafların süresinde yapmış olduğu yetki itirazının HMK 6 maddesinin "genel yetkili mahkeme davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir" hükmü dikkate alındığında ve haksız fiil yeriyle davalı tarafların yerleşim yeri adreslerinin müşterek olduğu ve ikamet adresinin KAYSERİ olduğu,Bu cihetle işbu davada Kayseri Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine ve kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde istemde bulunulduğu takdirde dava dosyasının yetkili Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına dair ek karar düzenlenmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesisi cihetine karar verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda yazılı bu...n gerekçeye göre;Haksız fiil yeri ile davalı yerleşim yerinin müşterek olması, HMK 6, 7/1 ve 16.madde şartlarının tahakkuk etmesi ciheti ile,Davalı tarafın yetki itirazının kabulüne, mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,Dosyanın karar kesinleştiğinde ve HMK'nun 20.maddesi gereğince talep halinde yetkili Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,Harç ve yargılama giderlerinin yetkili mahkemece nazara alınmasına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı ... ve ... Sigorta Sigorta ve ... vekilinin yokluğunda,Dair karar gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2024Katip ...e-imzalıHakim ...e-imzalı