Kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasında, davacının 700.000 TLlik senetteki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla borçlu olmadığının tespiti talebi ile davalının husumet ve arabuluculuk dava şartı itirazları.
Özet: Bu menfi tespit davasında davacı, 700.000 TLlik senedin altındaki imzanın kendisine ait olmadığını, lehdarı tanımadığını ve borçlu olmadığını iddia ederek aleyhindeki icra takibine itiraz etmiş; davalı ise alacağı temlik yoluyla edindiğini, davanın husumet ve arabuluculuk eksikliği nedeniyle reddini talep etmiş ve davacının imza itirazının daha önce başka bir dosyada yapılan bilirkişi incelemeleriyle çürütüldüğünü, imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiğini savunmuştur.

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; Müvekkilİ davacı aleyhine, alacaklısının --------- olduğu -------- İcra Müdürlüğü -------- E. sayılı dosyasından kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, takipte dayanak olarak 25.04.2017 tanzim 25.08.2017 vade tarihli ve 700.000,00 TL bedelli senedin belirtildiğini, söz konusu icra takibi incelendiğinde alacaklı görünen -------- icra dosyasına konu alacağının tamamını davalı --------- temlik ettiği ve halihazırda davalının icra dosyasının alacaklısı olarak gözüktüğünü, her ne kadar müvekkili aleyhine icra takibi başlatılmışsa da takibe dayanak senetteki imza müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin hiçbir şekilde senette lehdar olarak gözüken --------- isimli kişiyi tanımadığını, bu kişiyle hayatı boyunca karşılaşmadığını ve bu kişiye hiçbir borcu da bulunmadığını, senetteki imza ile müvekkilinin vermiş olduğu vekaletteki imzanın çıplak gözle incelenmesiyle dahi her iki imzanın farklı olduğu görüldüğünü, ayrıca imza incelemesi için uzman görüşüne başvurulduğunu ve bilirkişiler ------- ve-------- tarafından tanzim edilen 28.03.2022 tarihli bilimsel mütalaa ile de "SENETTEKİ İMZANIN -------- ELİ ÜRÜNÜ OLMADIĞI" kanaatine varıldığını, senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığı mahkemece yaptırılacak imza incelemesi ile ortaya çıkacağını, müvekkilinin tanımadığı bir şahsa karşı 700.000,00 TL borç altına girmesi hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, takibe dayanak senetteki imza müvekkiline ait olmadığından ve müvekkilin hiçbir şekilde icra takibinde alacaklı görünen tarafla ilişkisi ve borcu bulunmadığından iş bu davada ispat yükü alacaklıya ait olduğunu, karşı taraf hukuki ilişkinin ve borcun varlığını kanıtlamak durumunda olduğunu, -------- ilamında da belirtildiği üzere, " menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır." müvekkili borçlu olmamasına rağmen, kesinleşen takip nedeniyle haciz tehdidi altında bulunduğundan, dava sonuçlanıncaya kadar müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesi anlamında --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- E. sayılı dosyasının tedbiren teminatsız olarak aksi halde uygun teminat karşılığında durdurulmasına karar verilmesini, açıklanan nedenlerle,--------- İcra Müdürlüğü --------- E. Sayılı dosyasına dayanak 25.04.2017 tanzim 25.08.2017 vade tarihli ve 700.000,00 TL bedelli senetteki imza müvekkiline ait olmadığından ve müvekkilin takipte alacaklı görüne tarafa hiçbir borcu da bulunmadığından icra dosyasına borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni takip miktarlarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Temlik eden davalı -------- vekili cevap dilekçesi özetle ; Müvekkili -------- davaya konu icra takip dosyasını dava dışı ---------- temlik aldığını, haliyle müvekkilinin imzaya itiraz edilen senette ciranta ya da hamil veyahut davacı ile herhangi bir ilişkisi olmadığı için davacının müvekkili ile ilişkisi temlik dolayısı nedeni ile olduğunu, bu sebeple huzurdaki davada husumetin dava dışı temlik eden -------- yöneltilmesi gerekirken itiraza konu senetle doğrudan bir ilişkisi olmayan davalı müvekkiline yöneltilen iş bu davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini,7155 Sayılı Kanunla 6102 sayılı kanuna 5/A maddesi eklenmiş ve anılan kanun hükmü ile ticari davalarda arabuluculuk dava şartı olarak kabul edildiğini, 6102 sayılı kanunun 5/A maddesine göre; davacı tarafça başvurulmuş arabuluculuk başvurusu mevcut olmadığından zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava koşulu gerçekleşmediğini, bu sebeple huzurdaki davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle öncelikle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini,
Davacının dava dilekçesinde bahsettiği imzaya itirazına dair; davacı taraf mezkur icra takibine dayanak senetteki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle yaptığı itirazı ------- esas sayılı dosyası ile incelenmiş ve yapılan yargılama sonucunda imzanın davacıya ait olduğuna hükmedilerek davanın reddine karar verildiğini,Davacının mezkur senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığı itirazı gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin her ne kadar temlik alacaklısı olsa da imza itirazının asılsız olduğu daha önce yapılan imza itirazındaki ilamla ve ilama dayanak bilirkişi raporları ile tespit edildiğini, --------- esas sayılı dosyası kapsamında alınan 09.12.2020 tarihli bilirkişi raporu, -------- soruşturma numaralı dosyası kapsamında alınan 13.07.2020 tarihli bilirkişi raporu ile senetteki imzanın davacıya ait olduğu kesin ve net bir şekilde ortaya konduğunu, davacı taraf her ne kadar dava dilekçesi ekinde imzanın kendisine ait olmadığına dair 28.03.2022 tarihli bilimsel mütalaa sunmuşsa da daha önceki raporların da alanında uzman kişilerce hazırlanmış olduğu ve dava dilekçesi ekinde sunulu bu raporun/bilimsel mütalaanın senet aslı üzerinden değil senet fotokopisi üzerinden yapılmış olduğunu düşünmekte ve bu sebeple hukuki bir yanı olmadığını, bilimsel mütalaadaki mezkur imza incelemesi, icra takibine konu senet aslı üzerinden değil, fotokopisi baz alınarak hazırlandığını, fotokopi üzerinde yapılan inceleme mutlak suretle yanıltıcı olacak, söz konusu inceleme neticesinde hüküm tesis edilmesi hukuka aykırılık teşkil edeceğini, bu konuda --------- sayılı kararı;"Hükme esas alınan bu bilirkişi raporunda, imzanın bulunduğu belgenin fotokopisi üzerinde inceleme yapılmak suretiyle sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Fotokopi belge üzerinde imza incelemesi yapılarak tanzim edilen rapora itibar edilmesi mümkün değildir. Hal böyle olunca mahkemece, fotokopi belge üzerindeki imza incelemesi ile yetinilip sözleşmedeki imzanın davacı ...’ın eli ürünü olduğu sonucuna varılarak, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir" hükmünü haizdir. Bu nedenle davacı tarafın dilekçesi ekinde sunduğu uzman mütalaasına itibar edilmesinin mümkün olmadığını, bu yüzden davacının imzaya itiraz konusundaki iddialarınn dikkate alınmaması gerektiğini, bu konudaki (imzanın davacı borçluya ait olduğu) ispat yükünün davalı müvekkilinde olduğu iddia olunmuşsa da bu konudaki en büyük ispatın imzaya itiraz davasında alınan rapor ve verilen hüküm olduğunu, mezkur karar istinaf aşamasında olup halen istinaf incelemesi devam ettiğini, bu nedenle usul ekonomisi açısından -------- esas sayılı dosyasının işbu dosyamız açısından bekletici mesele yapılması uygun olacağını, bekletici mesele yapılmasını istenilen dosyada kararın kesinleşmesi durumunda imzanın davacıya ait olduğu kesin bir şekilde ortaya konmuş olacağını,
Davacının davaya konu icra takibindeki alacaklı görünen tarafla herhangi bir ilişkisi ve borcu olmadığından bahisle senedin dayandığı borç ilişkisinin ispat yükünün davalı müvekkili üzerinde olduğu yönündeki iddialarının da hukuki dayanağı bulunmadığını, Davaya konu edilen senet metninde de bedel kaydı olarak "nakden" ibaresi yer aldığını, alıntı yapılan yargı kararları ışığında davacının (her ne kadar imzayı inkar etse de senedin bir an için kendisi tarafından imzalandığı ihtimalinde) senedi boş olarak imzaladığı ve karşılığının bulunmadığı iddiasında bulunmuş olsaydı dahi ispat yükü müvekkilinde değil bizzat davacı üzerinde olduğunu, açıklanan nedenlerle ; öncelikle husumet yokluğu nedeniyle reddini, kabul görmez ise dava şartı yokluğundan davanın usulden reddini, dava konusu asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalı hilafına tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Temlik Alan Davalı -------- vekili cevap dilekçesi özetle ; Dava ve icra takip konusu senet, davacının müvekkilinin temlik aldığı icra dosyasına konu borç nedeniyle düzenlenmiş olup bedeli, vadesinde ödenmediği için icra takibine konu edildiğini, davacının dava dilekçesi boyunca maddi vakıa adı altında anlattığı olgular borcunu ödememek için kötü niyetle haksızken haklı çıkma çabasından ibaret olduğunu, davacının dava dilekçesinde bahsettiği imzaya itirazına dair; davacı taraf mezkur icra takibine dayanak senetteki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle yaptığı itiraza ilişkin yargılamada; --------- sayılı kararı ile imzanın davacı eli ürünü olduğundan davanın reddine karar vermiş, davacının istinaf başvurusu üzerine -------- sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiş, bu kararın temyizi üzerine de --------- sayılı kararı ile verilen kararı onamış ve mezkur karar kesinleşerek senetteki imzanın davacı -------- eli ürünü olduğu kesinleştiğini, bunun yanında ---------- soruşturma numaralı dosyası kapsamında alınan 13.07.2020 tarihli bilirkişi raporu ile senetteki imzanın davacıya ait olduğu kesin ve net bir şekilde ortaya konduğunu, davacı taraf her ne kadar dava dilekçesi ekinde imzanın kendisine ait olmadığına dair 28.03.2022 tarihli bilimsel mütalaa sunmuşsa da daha önceki raporların da alanında uzman kişilerce hazırlanmış olduğu ve dava dilekçesi ekinde sunulu bu raporun/bilimsel mütalaanın senet aslı üzerinden değil senet fotokopisi üzerinden yapılmış olduğunu düşünmekte ve bu sebeple hukuki bir yanı olmadığını, bilimsel mütalaadaki mezkur imza incelemesi, icra takibine konu senet aslı üzerinden değil, fotokopisi baz alınarak hazırlandığını, fotokopi üzerinde yapılan inceleme mutlak suretle yanıltıcı olacak, söz konusu inceleme neticesinde hüküm tesis edilmesi hukuka aykırılık teşkil edeceğini, davacının davaya konu icra takibindeki alacaklı görünen tarafla herhangi bir ilişkisi ve borcu olmadığından bahisle senedin dayandığı borç ilişkisinin ispat yükünün temlik veren davalı üzerinde olduğu yönündeki iddialarının da hukuki dayanağı bulunmadığını, bu konuda -------- sayılı ilamına göre davacının ispatlaması gerektiğini, davaya konu edilen senet üzerindeki imzanın davacıya ait olduğu kesin hüküm ile ispatlandığını, bu aşamada davanın reddine hükmedilmeyecek ise itirazlarımızın ve bilirkişi raporunun kendi içinde yer alan çelişkilerin giderilmesi adına Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden veyahut üniversitelerin Güzel Sanatlar Fakülteleri öğretim üyelerinden oluşturulacak bir kuruldan bilirkişi raporu aldırılmasını talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
:Dava ; davacının -------- İcra Müdürlüğünün -------- esas sayılı takip dayanağı 25.04.2017 tanzim, 25.08.2017 vade tarihli 700.000 TL bedelli senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, ilişkindir.Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek, kanıtlar toplanmak suretiyle sonuçlandırılmıştır. Bu itibarla toplanan deliller, mahkememizce benimsenen Adli Tıp Kurumu Raporları, tarafların iddia ve savunmaları, takip dosyası hep birlikte değerlendirildiğinde;Takip dayanağı senedin 25.04.2017 tanzim, 25.08.2017 vade tarihli 700.000 TL bedelli, lehtarının ---------, keşidecisinin --------- olduğu, " nakden " veya " Malen " kaydının olmadığı görülmüştür.Lehtar ------- dava konusu senedi takibe konu ettiği, daha sonra takibe konu alacağının tamamanı -------- temlik ettiği, yargılama aşamasında --------- da takip konusu alacağını -------- temlik ettiği, davacının davasının HMK 125 madde hükmü gereği --------- yönelttiği görülmüştür.Davacının dava ve takip dayanağı senetteki keşideci imzasının kendisine ait olmadığını ayrıca lehtarı tanımadığını bu kişiye hiçbir borcu bulunmadığını belirterek davalıya borçlu olmadığının tespitini dava etmiştir.Davacıya ait örnek imzalar toplanmış istiktap tutanağı düzenlenmiş ve dava konusu senetteki imzanın davacıya ait olup olmadığının belirlenmesi amacıyla ilk olarak --------- Müdürlüğünden rapor alınmış, düzenlenen 15.12.2023 tarihli rapor ile ; " İnceleme konusu senetteki -------- adına atfen atılmış olan imzanın önemli grafolojik materyal içermeyen basit tersimli bir imza olduğu cihetle inceleme konusu belgedeki imzanın -------- eli ürünü olup olmadığı hususunda bir tespite gidilemeyeceği " belirtilmiştir.Davalının itirazı üzerine -------- Üniversitesi -------Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalından rapor alınmış, düzenlenen 27.06.2024 tarihli rapor ile ; " █████/2017 düzenlenme tarihli, █████/2017 ödeme tarihli, 700.000 TL bedelli senet aslı üzerindeki imza dikkate alındığında; -------- atfen atılmış olan imzanın önemli grafolojik materyal içermeyen herkesçe atılabilecek basit tersimli imza olduğu cihetle inceleme konusu belgedeki imzanın -------- eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği " belirtilmiştir.Son olarak --------- Dairesinden alınan 18.07.2025 tarihli rapor da da ; dava konusu senetteki keşideci imzasının davacı eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği belirlenmekle birbirleri ile uyumlu üç rapor mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
---------Sayılı ilamı ile dava konusu senetteki imzanın davacıya ait olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmiş ise de ; İcra Hukuk Mahkemelerinin genel olarak icra ve iflas takibi sırasında doğan uyuşmazlıkları sınırlı ve biçimsel olarak incelemeye ve karar vermeye yetkili olup genel mahkeme gibi geniş yetkili bir mahkeme olmadıkları, icra mahkemesinin karralarının kural olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediği, gözetilerek Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen ; imzanın borçlunun eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğine ilişkin rapora rağmen İcra Hukuk Mahkemesi tarafnıdan alınan üç kişilik bilirkişi heyetinin düzenlediği rapor ile İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının bir bilirkişiden aldığı rapor esas alınarak verilen -------- İcra Hukuk Mahkemesinin kesinleşmiş, --------E. - -------- Karar sayıl.ı ilamı mahkememizce kesin hüküm olarak kabul edilmemiştir.
Somut uyuşmazlık imza inkarına dayalı olmakla hukuki ilişkinin varlığını senet üzerindeki imzanın borçlu tarafa ( davacıya ) ait olduğunu ispat yükü davalı üzerinde olup davalının imzanın davacının eli ürünü olduğunu ispatlayamadığı, mahkememizce hatırlatılan yemin delilini de kullanmadığı görülmekle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere :
1-DAVANIN KABULÜ ile ;
Davacının ------- İcra Müdürlüğünün -------- E. Sayılı takip dosyası ve takip dayanağı 25.04.2017 tanzim, 25.08.2017 vade tarihli 700.000 TL bedelli senet nedeniyle davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
Davacının koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine,
2-HARÇLAR
Alınması gerekli 47.817,00 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 12.545,74 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 35.271,26 TL'nin HMK 125/1 madde hükmü gereği temlik alan davalı ve temlik eden davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-VEKALET ÜCRETİ
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 111.000,00 TL nispi vekalet ücretinin HMK 125/1 madde hükmü gereği temlik alan davalı ve temlik eden davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
4-YARGILAMA GİDERLERİ
a-Davacı tarafından harç olarak yatırılan 12.637,94 TL'nin HMK 125/1 madde hükmü gereği temlik alan davalı ve temlik eden davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
b-Davacı tarafından sarf edilen 4.372,50 TL Adli Tıp Kurumu fatura ücreti ve 984,00 TL Posta ücreti olmak üzere toplam yargılama gideri olan 5.356,5 TL'nin HMK 125/1 madde hükmü gereği temlik alan davalı ve temlik eden davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
c-Temlik eden ve temlik alan davalılar tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
d-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!