Yargıtay 7. Ceza Dairesinin kaçakçılık suçundan mahkumiyet kararını onadığı davada, sanığın kişisel kullanım miktarındaki sigaraları çalındığı savunmasıyla birlikte şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğini belirten karşı oy.
Özet: Sanığın kaçakçılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm, yargılama sürecinin usul ve yasaya uygun olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu ve vicdanî kanının dosyadaki delillerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı gerekçesiyle oy çokluğuyla onanmış; ancak karşı oyda, sanığın işyerinde hırsızlık ihbarı sonucu ele geçen 12 karton sigaranın kişisel kullanım miktarında kalması ve savunmasının aksine somut, şüpheden uzak kanıt bulunmaması nedeniyle "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereği beraat etmesi gerektiği belirtilmiştir.
7. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
İddianamede müsaderesi talep edilen suça konu eşya hakkında mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA, 25.09.2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Kaçakçılık suçundan sanık ... hakkında kurulan mahkumiyete ilişkin hükmün, sanığın temyizi üzerine sayın çoğunluğun onamaya ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
Dosya kapsamına göre, dosya dışı ... tarafından sanığa ait fırında gerçekleştirilen hırsızlık olayında, birtakım eşyalar ile birlikte ...’in beyanına göre içmek için bulundurduğu suça konu 12 karton gümrük kaçağı sigaraların da çalındığı, sanığın ihbarı sonucu ...’in bildirdiği yerde sigaraların ele geçirildiği anlaşılmaktadır.
Sanık ... aşamalardaki tüm savunmalarında, unlu mamüller dükkanında sigara satmadığını, olay tarihinde işyerine hırsız girdiğini, içmek için alıp torunları nedeniyle evde bulundurmasının sakıncası nedeniyle işyerine sigaraları götürdüğünü, hırsız girmesi nedeniyle karakola gidip ihbarda bulunduğunu, sigara satması halinde ihbarda bulunmayacağını söylemiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, █████/2006 tarih, 2006/3-35 E, ███████ K sayılı ilamı ile buna benzer birçok ilamında da“… ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “in dubio pro reo” kuşkudan sanık yararlanır kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlıdır. Şüpheli ve aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak hüküm tesis edilemez. Ceza mahkûmiyeti bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat teorikte olsa hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermektir. O halde ceza yargılamasında mahkûmiyet, büyük veya küçük bir ihtimale değil, kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanmalıdır.”
Tüm bu anlatılanlar ile sanık ...’ın aşamalardaki istikrarlı savunmalarında, suçlamayı kabul etmediğini, unlu mamüller dükkanında sigara satmadığını, olay tarihinde işyerine hırsız girdiğini, içmek için alıp torunları nedeniyle evde bulundurmasının sakıncası nedeniyle işyerine sigaraları götürdüğünü, hırsız girmesi nedeniyle karakola gidip ihbarda bulunduğunu, sigara satması halinde ihbarda bulunmayacağını söylemesi, sanığın işyerinde sigara sattığına ilişkin herhangi bir ihbar veya soruşturmanın olmaması, sanığın işyerinde hırsızlık yapılması nedeniyle ihbarda bulunması sonucu suça konu sigaraların ele geçirilmesi, 12 karton sigaranın Dairenin yerleşik içtihatlarına göre kişisel kullanım miktarında kalması karşısında, sanığın işyerinde sigara sattığına ilişkin savunmasının aksine somut, şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi ile şüpheden sanık yararlanır ilkesi nedeniyle sanığın beraati gerektiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararının bozulması yerine, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile sanığın mahkumiyetine ilişkin kararın onanmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 25.09.2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!