İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde, oyunculuk eğitimi sözleşmesi kapsamında teminat senediyle garanti altına alınan borcun banka dekontlarıyla tamamen ödenmesine rağmen haksız icra takibine konulan kambiyo senedinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti davası.
Özet: Davacı, oyunculuk eğitimi sözleşmesi kapsamında davalıya ödediği peşinatın ardından kalan 10.000 TL borcu için teminat olarak imzalatılan senede dayanarak başlatılan icra takibinin haksız olduğunu iddia ederek menfi tespit davası açmıştır; zira davacı, ilgili 10.000 TLlik borcu banka kanalıyla ve ödeme açıklamalarında senede açıkça atıfta bulunarak tamamen ödemesine rağmen, davalının senedi iade etmeyip kötü niyetle takibe koyduğunu belirtmiştir.

T.C.

İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili tarafından ibraz edilen dava dilekçesinden özetle; Davalı tarafından, davacı müvekkilİ aleyhine ... 25. İcra Dairesinin ... Esas nolu dosyası üzerinden 10.000,00 TL bedelli senet üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, ancak müvekkilinin davalı yana karşı herhangi bir borcu bulunmadığını müvekkili, senetten kaynaklı başlatılan haksız icra takibi nedeniyle mükerrer ödeme yapmak durumunda kaldığını, müvekkilinin oyunculuk eğitimi almak için davalı taraf ile █████/2024 tarihinde "..." adlı sözleşmeyi imzaladığını, sözleşme kapsamında eğitim veren kurum olan davalı şirket, müvekkile dört haftalık kapsamlı oyunculuk eğitimi verecek; bunun karşılığında kursiyer olan müvekkil ise davalı tarafa 20.000,00 TL ödeme yapacağı, müvekkili ile davalı taraf, 20.000,00 TL bedelin yarısının sözleşmenin yapıldığı gün peşin olarak; kalan yarısının ise taksitler halinde ödeneceğini kararlaştırıldığını, müvekkili peşin ödemesi gereken 10.000,00 TL'lik bedeli, sözleşmenin yapıldığı gün olan █████/2024 tarihinde davalı tarafa gönderdiğini, davalının taksitler halinde ödenecek olan 10.000,00 TL bedel karşılığında ise teminat senedi olarak huzurdaki davaya konu icra takibinin dayanağı olan senedi müvekkiline imzalattığını, müvekkili kendisine imzalatılan teminat senedinin karşılığı olan 10.000,00 TL'yi davalıya taksitler halinde, banka kanalıyla ödemiş olduğunu buna rağmen davalı tarafça müvekkil aleyhine ... 25. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, davacıyla aralarında imzalamış oldukları oyunculuk eğitimine ilişkin sözleşme gereğince davalı tarafa sözleşmenin imzalandığı gün olan █████/2024 tarihinde 10.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığını, sözleşme kapsamında ödemesi gereken 20.000,00 TL'nin kalan yarısı olan 10.000,00 TL'yi ise taksitler halinde ödeyecekleri hususunda anlaşma yapıldığını, Davalı tarafın taksitler şeklinde ödenecek olan 10.000,00 TL'nin teminatı olması için müvekkile ekte sunmuş olduğumuz teminat senedini imzalattığını, müvekkili, ödeme dekontlarından da açıkça görüleceği üzere kalan tutar olan 10.000,00 TL'yi "5.000,00" "4.500,00" ve "500,00" TL olacak şekilde davalı tarafa ödediğini, takip konusu teminat senedinin karşılığı olan borca ilişkin olarak davalı tarafa banka yoluyla göndermiş olduğu ödemelerin açıklamalarında senede açıkça atıfta bulunulduğunu göndermiş olduğu ilk taksit olan "5.000,00 TL"nin açıklamasında "...Tic- Senet eğitim ödemesi part 3/2" , ikinci taksit olan "4.500,00 TL"nin açıklamasında "... Tic- Eğitim senet ödemesi part 3/3 borç bitti" şeklinde belirtildiğini, eksik kalan 500,00 TL'lik kısmı ise █████/2025 tarihinde göndermiş ve açıklamasına "... ödemesi, unutulmuş toplam kalan borç tutarı, borç bitti senet" şeklinde açıkça yazdığını, davalı tarafa tüm ödemeleri yapmış olan müvekkil, davalı ile defalarca kez iletişime geçerek ödemiş olduğu borcuna karşılık kendisine imzalatılan senedi teslim almak istediğini belirtiğini, ancak davalı tarafın müvekkilini oyalayarak senedi kendisine teslim etmeyip hem 10.000,00 TL alacağını tahsil etmiş hem de 10.000,00 TL'lik alacağının karşılığı olarak müvekkile imzalattığı teminat senedini haksız ve kötü niyetli şekilde icra takibine konu ettiğini, müvekkilinin davalı şirketle bu sözleşme ilişkisi dışında herhangi bir ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin davalı tarafa yapmış olduğu ödemelerin tümü aralarında imzalamış oldukları oyunculuk eğitimine ilişkin sözleşme gereğince yapılmış ödemeler olduğunu, Ekte sunmuş olduğumuz oyunculuk hizmet sözleşmesinin "mali yükümlülükler, eğitim hizmeti ücreti ve tahsilat şekli" başlıklı 7. Maddesinin 1. Fıkrasında hizmet bedelinin 20.000,00 TL olduğu hususu açıkça belirtildiğini, müvekkili sözleşme gereğince davalı tarafa sözleşmenin imzalandığı gün olan █████/2024 tarihinde 10.000,00 TL tutarında ödeme yaptığını, bakiye tutar olan ve senetle teminat altına alınan 10.000,00 TL'lik bedel ise sunmuş olduğumuz dekontlardan görüleceği üzere banka kanalıyla senede açıkça atıfta bulunularak 5.000 TL, 4.500 TL ve 500 TL şeklinde ödenmiş olduğundan müvekkilin davalı tarafa borcu kalmadığını, müvekkili, teminat altına alınan 10.000,00 TL bedelli senede ilişkin borcunun tamamını ödedikten sonra davalı şirket yetkilisi ... ile iletişime geçerek senedin kendisine teslim edilmesini talep ettiğini, müvekkili farklı tarihlerde defalarca kez "Lütfen senetimi en kısa zaman içinde sizden rica ediyorum." , "... Bey seneti hatırlatmak isterim..." , "Bugün senedimi elden teslim alacaktım." şeklinde talepte bulunmuştur. Bu taleplerine cevaben "İlgili birime bilgi veriyoruz size dönüş sağlayacağız.", "Tamamdır onuda yarın halledelim." , "Onuda çarşamba günü alırsınız." şeklinde dönüşler yapılmış olmasına rağmen davalı tarafın müvekkilini oyalayarak senedi kendisine teslim etmemekte ısrarcı davrandığını, davalı şirketin, müvekkil tarafından bedelinin ödenmiş olması nedeniyle talep edilen senedi müvekkile teslim edeceğine ilişkin Whatsapp mesajları icra takibine konu edilen senede ilişkin borcun ödendiği hususunu kabul beyanı niteliğinde olduğunu, müvekkili, ... 25. İcra Dairesinin...Esas nolu takip dosyasıyla talep edilen 10.000,00 TL bedelli çek nedeni ile davalıya olan borcunu ödemiş olduğu halde 6.501,38 TL'lik kısmı icra tehdidi altında maaşına konulan haciz nedeniyle mükerrer şekilde ödemek zorunda kaldığını, kendisine ödemiş olduğu bedel üzerinden haksız yere icra takibi başlatılan müvekkil itirazının kabul görmemiş olması nedeniyle mükerrer ödeme yapmak zorunda kalmış ve fazlasıyla zarara uğradığını, bu nedenle müvekkilin, ... 25. İcra Dairesinin ...Esas nolu takip dosyasıyla talep edilen 10.000,00 TL bedelli çek nedeni ile davalıya borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 6.501,38 TL yönünden istirdatı ile ticari faiziyle birlikte müvekkile iadesini talep ettiğini, ayrıca tarafımızca, davalı şirket aleyhine Türk Ceza Kanunu madde 156 gereğince bedelsiz senedi kullanma suçunu işlemiş olması sebebiyle ... Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu soruşturmanın devam ettiğini, müvekkilin karşı taraf şirkete borcu bulunmadığı, tüm açıklanan bu nedenlerle; takibe konu senede ilişkin bedeli ödemiş olduğu halde davalı şirketçe kötü niyetli şekilde icra takibi başlatılması nedeniyle müvekkilin 6.053,48 TL tutarında borcu bulunmadığının tespitini, davalı şirket tarafından başlatılan kötü niyetli icra takibi nedeniyle müvekkilin maaşına konulan hacizle ödemiş olduğu 6.501,38 TL'nin istirdatı ile, ticari faiziyle birlikte müvekkiline iadesini talep ettiği, tedbir talebinin kabulü ile ... 25. İcra Dairesinin ... esas nolu icra takibinin tedbiren durdurulmasını, ... 25. İcra Dairesinin ... Esas nolu takip dosyasına konu edilen 10.000,00 TL, müvekkilinin ... 25. İcra Dairesinin ...Esas nolu takip dosyasına konu edilen 10.000,00 TL bedelli senet nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine takibin iptalini, davalının, takip tutarının %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, Müvekkilin, ... 25. İcra Dairesinin ...Esas nolu takip dosyası nedeni ile davalıya borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 6.501,38 TL nin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek (yasal faizden az olmamak üzere ) ticari faiziyle birlikte davalıdan istirdatı ile müvekkile iadesini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi, tensip tutanağı usulüne göre tebliğ edilmiş olup, davalı tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf müvekkilinin lehine █████/2024 düzenleme, █████/2024 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli 1 adet bono düzenleyip müvekkiline verdiğini, ancak senet alacağı vadesinin gelmesi ile birlikte muaccel hale gelmesine rağmen keşideci söz konusu senet borcunu ödemeye yapmadığını, borçlu taraf söz konusu senedi borcuna karşılık verdiğini, ancak davacı ödemeye ilişkin herhangi bir işlem yapılmadığını, bunun üzerine davacıya karşı ... 25. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından asıl alacak ve işlemiş faiz ile birlikte kendisine karşı takip başlatıldığını, ardından davacı borcun olmadığını iddia ederek iş bu davayı açıldığını, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında bir tüketici işlemi niteliğinde olduğu açıkça anlaşıldığını, bu itibarla, tarafların arasındaki uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin, Tüketici Mahkemeleri olduğunu, davanın icra hukuk mahkemesinde açılmış olması usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, bu nedenle mevcut davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın, dava konusu senedin geçerli bir alacak ilişkisine dayanmadığını ileri sürdüğü ancak kambiyo senetlerine uygulanan 'sebebe bağlı olmama' (mücerretlik) ilkesi gereği, senedin dayandığı temel borç ilişkisi geçersiz olsa dahi, senet düzenlenip hukuken geçerli bir şekilde tedavüle çıkarıldıktan sonra bu durum senedin geçerliliğini etkilemediğini, davacı tarafın senedin geçersizliğine ilişkin iddiaları, hukuki bir dayanaktan yoksun olup dikkate alınması mümkün olmadığını, davacı tarafça ileri sürülen “temel borç ilişkisinin geçersiz olduğu” veya “ödeme yapıldığı” iddiaları, mücerret nitelikteki kambiyo senedinin geçerliliğini ortadan kaldırmayacağını, somut olayda bu tür bir durumun varlığı iddia edilmediği, Müvekkili ile davacı arasındaki iş bu borç ilişkisine istinaden davacı-borçlu imzaladığı dava konusu senet müvekkile elden teslim edildiğini, söz konusu senetteki imzalar davacı borçlunun kendi imzaları olup davacının da bu hususta bir itirazı bulunmadığını, borç miktarı ve senet üzerindeki tarih ve isimler ile yazılar kendilerine ait olduğunu, davacının müvekkiline borcunu ödememiş olduğunu, banka kayıtları ile davacı taraf, senet sözleşmesine konu ödemenin gerçekleştirildiğini iddia edildiğini ancak söz konusu ödemelerde açıklama kısmının boş bırakılmış olması, bu işlemlerin mevcut davaya konu olan kambiyo senediyle illiyet bağı taşımayan farklı bir hukuki ilişkiye dayanmakta olduğunu gösterdiğini davacı tarafın sunduğu banka dekontlarında hangi eğitim hizmetine ilişkin ödeme yapıldığı açıkça belirtilmediğini, dekontlarda ödemelerin hangi senede karşılık yapıldığının da belirtilmediğini, davacı tarafın Whatsapp yazışmalarından da anlaşılacağı üzere müvekkilinin eğitim programlarına devam ettiği hususu da dikkate alındığında, ödemelerin geçmiş borçlara mı yoksa hâlen devam eden hizmetlere mi yönelik olduğu net olmadığını, tüm açıklanan bu nedenlerle; Davacı taraf itirazında borcu olmadığını yahut itfa veya ihmal edildiğini, resmi ya da imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat edemediğini beyanla, davacı tarafından açılan haksız ve hukuksuz açılan davanın reddini, itirazın haksız ve kötü niyetli olması sebebi ile davacının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gider ve masrafları ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava ; Davanın icra takibine konu senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve fazla ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde; tacir olan her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava olarak tanımlandıktan sonra, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar belirlenmiş ve son olarak yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi koşulu ile havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların da ticari dava olduğu kabul edilmiştir. TTK'nın 5. maddesinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir" hükmü getirilerek görev hususunun kapsamı düzenlenmiştir.
Yargıtay. 3. HD. 25.11.2020 T.... E...K. sayılı ilamı; "Dava, çocuğunun eğitim gideri nedeniyle davalı şirkete verdiği ve bedellerini ödediği 2 adet bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dava tarihi itibari ile yürürlükte olan 4077 sayılı Kanunun 23. maddesiyle, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. " şeklindedir.
Dosya kapsamından, uyuşmazlığın keşidecisi davacı, alacaklısı davalı olan, 10.000,00 TL Miktarlı █████/2024 Tanzim Tarihli, █████/2024 Vade Tarihli '' MALEN '' ahzolunan, bonodan kaynaklandığı, tarafların iddia ve savunmalarından söz konusu senedin taraflar arasındaki █████/2024 tarihli "Oyunculuk Eğitimi Hizmet Sözleşmesi" adlı sözleşme kapsamında düzenlendiğinin anlaşıldığı, davalının da cevap dilekçesi ile görev itirazında bulunduğu, göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olduğundan bu hususta yapılan incelemede dava konusu bononun tüketici işlemi sonucunda tanzim edildiği anlaşılmakla görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu kanaatine varılarak davanın usulden reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin görevsizliğine, görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK' nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretlerinin o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
Dair; tarafların yüzlerine karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.█████/2025
Katip
E-İMZA
Hakim
E-İMZA

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!