Cari hesaba dayalı ticari satıştan doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan haksız itirazın, bilirkişi raporu ve faturalara süresinde itiraz edilmemesiyle iptali.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı şirketin, düzenli ticari alım-satım ve cari hesap ilişkisi neticesinde oluşan alacakları için başlattığı icra takibine davalı şirketin haksız itirazının iptali davasını ele almaktadır. Davacı, teslim ettiği mallara ilişkin düzenlenen faturalara davalı tarafından yasal süresi içinde itiraz edilmediğini ve iade faturası düzenlenmediğini belirtirken, bilirkişi raporu davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olduğunu, takip tarihinde davacının davalıdan anapara ve işlemiş faiz dahil olmak üzere toplam 233.230,93 TL alacağı bulunduğunu tespit etmiştir, bu durum davalının itirazının iptali talebini desteklemektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil şirket ile davalı-borçlu şirket arasında düzenli olarak mal alım satım işlemi gerçekleşmekte olduğu, cari hesap sözleşmesi üzerinden ödemeler gerçekleşmekte olup; davalı yan ödemelerini yapmayarak temerrüde düştüğü, Davalı şirketin, müvekkilinden bir takım ürünleri satın almış, ürünler müvekkil tarafından davalı şirkete tam ve eksiksiz olarak teslim edilmiş, her satış işlemine yönelik fatura düzenlenmiş ve davalı şirkete iletilmiştir. Ürünlerin herhangi bir ihtirazi kayıt olmaksızın teslim edildiği hususları tüm irsaliyeler/teslim formları ve mahkemece istenecek belgelerle ispat edileceği, Davalı-borçlu şirket tarafından, teslim aldığı ürünlere ilişkin herhangi bir iade faturası düzenlenmediğinden ya da düzenlendiyse dahi müvekkil şirkete iletilmediğinden bu ürünlere ilişkin alacak kalemleri taraflarca mutabık kalındığından bahisle cari hesaplara işlendiği, Davalı-borçlu taraflar arasındaki cari hesaba dayalı borç-alacak ilişkisini yansıtan mevcut bakiye borcuna yönelik ilamsız icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmiş ve takip durmuş olduğu, Davalı- borçlu şirket faturaya Türk Ticaret Kanunu madde eski 23, yeni 21’de belirtilen yasal süresi olan 8 gün içerisinde faturalara itiraz etmediği, Haklı davanın kabulü ile -----. İcra Müdürlüğü ------ sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine, davalının icra takibinde yer alan asıl borç miktarı 233.230,93 TL ’ye yönelik haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline karar verilmesi istenildiği görülmektedir.
DELİLLER
:
-----. İcra Dairesinin ------ esas sayılı icra takip dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
█████/2025 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve ------ İline talimat yazılarak; 03.06.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi raporunda özetle; davacının defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri tespit edilmek suretiyle HMK 222 maddesi uyarınca lehine delil teşkil edecek vasıfta olup olmadığı
Davacı firma 2024 yılı ticari defterleri üzerinde yapılan incelemelere göre, firma defterlerinin HMK 222/2 maddesine uygun olduğu, davacı defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı ve miktarı, Davacı firmanın defterlerine göre takip tarihi olan 04.09.2024 tarihinde davacının davalıdan 207.098,20 TL alacağın bulunduğu, İcra takibinde avans faizi talep edildiği, Sayın Mahkemenizce 06.06.2024 tarihinden 04.09.2024 takip tarihine kadar (91 gün) avans faizi (%51,75) talep edilebileceğinin takdiri halinde; (207.098,20 * %51,75 / 365 * 91) 26.848,94 TL olacağı, takipte 26.132,73 TL faiz istenildiği, Bu durumda, davacının takip tarihinde 207.098,20 TL asıl alacak ve 26.132,73 TL işlemiş faizi toplamı 233.230,93 TL alacaklı olacağı, davacının davaya konu ettiği faturaların davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği, tebliğ edilmiş ise 8 günlük sürede herhangi bir itiraz olup olmadığı, Firma ticari defter kayıtları incelenerek faturaların usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediğine dair bir veri elde edilmesinin mümkün olmadığı, davalının iade faturası düzenleyip düzenlemediği, iade faturaların süresinde olup olmadığı, Davalı firma tarafından düzenlenen herhangi bir iade faturasına ilişkin kayda rastlanmadığı, faturaların ba/bs formlarına konu edilip edilmediği Dava dosyasına mevcut edilen davacı firmanın 2024 yılı Ba-Bs analiz raporlarında, davalı firmaya yapılan herhangi bir satış faturasının yer almadığı, Bilindiği üzere 25.01.2021 tarihli, 523 Sıra No.lu VUK Tebliği ile Temmuz 2021 döneminden itibaren verilmesi gereken Ba-Bs Formlarına e-Belgelerin dahil edilmeyeceği, mevzuat düzenlemesi gereği de e faturaların Ba-Bs formlarında olmasının beklenemeyeceği, şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE
:
Dava, açık hesaba dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.
Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.
Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla ----- İcra Dairesinin ------ esas icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde davalı tarafın kayıtlarını sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, davacı kayıtlarında 207.098,20 TL alacaklı göründüğü, HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların davalı tarafından eksiksiz sunulmadığı görülerek davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 207.098,20 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürmediği anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 207.098,20 TL alacaklı olduğu, davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil etmesi karşısında artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından -----. İcra Dairesinin ------ esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 207.098,20 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz İŞLETİLMESİNE,
3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 41.419,64 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 207.098,20 TL lik kısım yönünden alınması gereken 14.146,87 TL harçtan peşin alınan 3.983,01 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.163,86 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 26.132,73 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan toplam 427,60 TL başvuru harcı ve 3.983,01 TL peşin harç olmak üzere 4.410,61 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 5.000,00 bilirkişi ücreti ve 370,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 5.370,00 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 4.768,56 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA,
9-Kabul red oranına göre belirlenen 3.197,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 403,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!