İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ticari satış kaynaklı 18.984,37 TL alacak için itirazın iptali davası, bilirkişi raporuyla davacı lehine desteklenmiştir.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, davacı tarafından ticari satıştan kaynaklanan ödenmemiş e-faturalar nedeniyle başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine, davalı tarafın herhangi bir cevap dilekçesi sunmaması ve ticari defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle, bilirkişi incelemesi sonucunda davacının usulüne uygun ticari defterlerinde 18.984,37 TL alacağının bulunduğu tespit edilerek, Türk Ticaret Kanununun faturaya süresinde itiraz edilmemesi halinde içeriğinin kabul edildiği karinesine dayanarak davacının ispat külfetini yerine getirdiği ve alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dilekçesinde özetle;----. İcra Dairesi ------ sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın İPTALİNE ve şimdilik 18.984,37-TL üzerinden TAKİBİN DEVAMINA, Haksız ve kötü niyetli olarak likit alacağa itiraz eden davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere İCRA İNKAR TAZMİNATINA HÜKMEDİLMESİNE, Yargılama sonunda belirlenecek ve harcı tarafımızca tamamlanacak alacakların tamamının ve tüm yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücretinin - usulüne uygun davete rağmen arabuluculuk ilk oturumuna katılmayan- DAVALIYA YÜKLETİLMESİNE karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:
Davalı tarafından herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLER
:
Ticari defter ve belgeler, ----- İcra Dairesi ----- sayılı dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.08.04.2025 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması amacıyla ----- Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılması için ara karar kurulmuş ve 20.05.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi raporunda özetle; Davacının 2023 Mart ve Aralık aylarına yılına ilişkin ticari defterinin incelenmesi sonucunda davacının davalıdan 18.984,37 TL davaya konu fatura tutarında alacağının bulunduğu, Davcının takip tarihi itibariyle davalıdan 18.984,37 TL alacağının bulunduğu, Davacının davaya konu faturayı E-Fatura olarak düzenlediği, E-Faturanın düzenlenme anı itibariyle ilgili firmanın E-Fatura sistemine düştüğü ve bu tarihte tebliğ edilmiş sayılacağı, Davacının ticari defter kayıtlarında itiraz sonucunda davalı tarafından iade faturası düzenlendiğine ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı, Davacının düzenlediği faturanın E-Fatura olması ve miktarı dikkate alındığında █████/2021 tarih 31375 sayılı resmi gazetede yayımlanan VUK 523 tebliği ile faturaların E-Fatura olarak düzenlenmesi ile BA/BS formlarına konu edilmesinin kaldırıldığı şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE
:
Dava, açık hesaba dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.
Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla ----. İcra Dairesinin ----- esas sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde davalı tarafın kayıtlarını sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, davacı kayıtlarında 18.984,37 TL alacaklı göründüğü, HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların davalı tarafından eksiksiz sunulmadığı görülerek davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 18.984,37 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürmediği anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 18.984,37 TL alacaklı olduğu, davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği karşısında artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından ---. İcra Dairesinin------- esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 18.984,37 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz İŞLETİLMESİNE,
3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 3.796,87 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 1.296,82 TL harçtan, peşin yatırılan 427,60 TL harcın düşümü ile geri kalan 869,22 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL harç, 427,60 TL peşin harç 4.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 842,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 5.697,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 18.984,37 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
7-3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
Dair;6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!