İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Fatura Alacağı İçin İtirazın İptaline Dair Kararı.
Özet: Bu dava, davacının bir eser sözleşmesinden kaynaklanan 265.303,52 TL tutarındaki ödenmemiş fatura alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalıların haksız itirazı üzerine açılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olup, yapılan yargılamada sunulan ticari defterler, bilirkişi raporu ve faturaların yasal ispat gücü ışığında davacının alacaklı olduğu tespit edilerek, davalıların teminat kesintisi ve diğer savunmalarının yazılı delille desteklenmediği gerekçesiyle reddi yönünde bir değerlendirme yapılmıştır.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı ------ arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu kapsamda davalı adına faturalar düzenlendiğini, faturaların kabul edildiğini, 2.793.710,63 TL ödeme gerçekleştirildiğini ancak kalan bakiye olan 265.303,52 TL’nin ise ödenmediğini, bu nedenle takip başlatıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP
:
Davalı ------Talebi
: Müvekkil şirket ile karşı taraf arasında, yalnızca belirli bir proje kapsamında iş birliği tesis edildiğini, müvekkilin bu süreçte üzerine düşen maddi ve hukuki tüm sorumlulukları yerine getirdiğini, iş birliği süresince her ortağın kendi yükümlülük ve taahhütlerinden münferiden sorumlu olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ---- Talebi
: Takibe konu faturalar bakımından davacıya bir borç bulunmadığını, alacağın bir kısmının teminat tutarı olduğunu, kesin hakedişin gerçekleşmemesi nedeniyle iddia konusu alacağın tutulduğunu, müvekkil tarafından çıkarılan vadeli ödeme teklifinin davacı yanca kötü niyetli olarak kabul edilmediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER
:
-----İcra Dairesinin ------ sayılı icra takip dosyası, ticari defter ve belgeler, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE
:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı açık hesabı dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçluların ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla ----- İcra Dairesinin ------ esas sayılı icra takip dosyası ile davalılar aleyhine icra takibi başlattığı, davalıların itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde tarafların kayıtlarını sunduğu, davacının düzenlemiş olduğu faturaların incelenmesinde ----- Yapım İşi açıklaması olup, taraflar arasındaki ilişkini eser sözleşmesinden kaynaklandığı, faturaların davalıların oluşturduğu adi ortaklık adına düzenlendiği, davacının adi ortaklığı oluşturan davalılara husumet yöneltebileceği, taraf defterlerindin incelenmesinde taraf kayıtlarında davacının 265.303,52 TL alacaklı olduğunun bilirkişi raporunda tespit edildiği, davalı ------ şirketini taraf sıfatı bulunmadığı itirazının adi ortaklığı oluşturan şirket olmasından kaynaklı olarak yerinde görülmediği, diğer davalı ----- şirketi ise cevap dilekçesinde kesilen tutarın teminat kesintisi olduğu ve kesin hak edişin gerçekleşmediğini savunmuş ise taraflar arasında teminata ilişkin yazılı sözleşme bulunmadığı, bu hususun davalı yanca ispatlanamadığı, yine davalı ------ şirketi tarafından bilirkişi raporu tanziminden sonra eksik ve ayıplı iş savunmasında bulunmuş ise dilekçeler aşaması tamamlandığı, savunmanın genişletilmesi mümkün olmadığı, davacının da muvafakati bulunmadığı anlaşıldığından bu savunmalara itibar edilmediği, davacı şirketin davalıya mal veya hizmet satışı yaptığı bağlı bulundukları vergi dairelerine beyan ettikleri BA-BS formların birbiri ile örtüşmesi de gözetilerek, davacının icra takip tarihi itibariyle davalılardan 265.303,52 TL alacaklı olduğu, form BA-BS beyannamelerinden davalının davacıdan fatura alarak kayıtlarına intikal ettirmesi ve davalı kayıtlarında borçlu gözükmesi karşısında artık ispat yükünün davalı taraflara geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından ----. İcra Dairesinin ------ esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 265.303,52 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz İŞLETİLMESİNE,
3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 53.060,70 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 18.122,88 TL harçtan, peşin yatırılan 3.204,21 TL harcın düşümü ile geri kalan 14.918,67 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
5-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL Başvuru harcı, 3.204,21 TL peşin harç, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 122,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 10.941,61 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
8-4.700,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı diğer davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!