Kıdem ve ihbar tazminatları ile işçilik alacakları davasında, harçlandırılmayan talep ayrıştırma dilekçesinin ıslah sayılması yerine bilirkişi raporu sonrası sunulan gerçek ıslah dilekçesinin değerlendirilmemesi usul hatasıdır.
Özet: Davacı işçinin kıdem, ihbar, fazla mesai, izin ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacakları davasında yerel mahkemenin, harçsız bir şekilde sunulan ve talep ayrıştırma amacı taşıyan dilekçeyi ıslah dilekçesi olarak kabul ederek, daha sonra bilirkişi raporuna dayalı olarak harçlandırılmış ve sunulmuş olan asıl ıslah dilekçesini göz ardı etmesini hatalı bulan Yargıtay, hukuken geçerli bir ıslahın harçsız ve sadece hak saklı tutularak yapılan bir talep ayrıştırma dilekçesiyle gerçekleşemeyeceğine, bu nedenle mahkemenin harçlandırılmış son ıslah dilekçesini dikkate almaması gerektiğine karar vererek hükmü bozmuştur.

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA
:Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, izin ücreti, fazla mesai ücreti ile ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:Y A R G I T A Y K A R A R IA) Davacı İsteminin Özeti
:Davacı, davalı şirkette haber kameramanı olarak çalışırken haksız ve bildirimsiz olarak işten çıkarıldığını belirtip fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma ücreti alacaklarının toplamı için 8.840 TL'nin en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte ödetilmesini istemiştir.Davacı Mahkemce taleplerinin ayrıştırılmasının istenmesi üzerine 12.02.2008 tarihli harçsız dilekçesi ile, 1.500 TL kıdem tazminatı, 1.550 TL ihbar tazminatı, 3.000 TL fazla çalışma ücreti, 1.0 00... yılı izin ücreti, 1.800 TL genel tatil ücreti alacağı istediğini belirtip, bilirkişi tarafından daha fazla tutarda hesaplama yapılması halinde ıslah hakkını saklı tuttuğunu belirtmiştir.Davacı, 29.01.2010 harç tarihli ıslah dilekçesinde ise, bilirkişi raporu doğrultusunda 10.588 TL fazla çalışma ücreti, 723 TL izin ücreti, 590 TL genel tatil ücretinin tahsilini istemiştir.B) Davalı Cevabının Özeti
:Davalı, bir maç için görevlendirilmesine rağmen görev yerine gitmemesi ve görevini hatırlatan haber müdürüne hakaret edip üzerine yürümesi nedeniyle davacıyı haklı nedenle işten çıkardıklarını belirterek, davanın reddini istemiştir.C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti
:Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının olay günü, görevini hatırlatan haber müdürünün üzerine yürüyüp hakaret etmesi nedeniyle işten çıkarıldığından fesih haklı bulunup kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddine, davacının mahkemeye verdiği talep ayrıştırma dilekçesinde izin ücreti ve genel tatil ücreti de isteyip talebini genişlettiğinden bu dilekçenin ıslah dilekçesi olarak kabulüne, ikinci ıslah dilekçesinin reddine karar verilmiş ve bu doğrultuda fazla çalışma ücreti, izin ücreti ve genel tatil ücreti talepleri kısmen kabul edilmiştir.D) Temyiz
:Kararı taraflar temyiz etmiştir.E) Gerekçe
:1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının mahkemeye verdiği talep ayrıştırma dilekçesinin ıslah dilekçesi olarak kabul edilip edilmeyeceği noktasındadır.Somut olayda;Mahkemece, davacının talep ayrıştırma dilekçesinde talebini genişletip izin ücreti ve genel tatil ücreti de istediğinden bu dilekçenin ıslah dilekçesi olarak kabulü ile bu dilekçedeki tutarlara hükmedilmiş ve bilirkişi raporu geldikten sonra harcı yatırılan ıslah dilekçesine itibar edilmemiş ise de, davacı, talep ayrıştırma dilekçesinde, ileride bilirkişi tarafından yapılacak hesaplamalardaki fazla alacağını ve ıslah hakkını saklı tutup dava dilekçesindeki alacak kalemleri ve buna ilave olarak izin ücreti ve genel tatil ücreti istemini dile getirmiş olup dilekçe harçlandırılmadığından bu dilekçenin mevcut haliyle ıslah dilekçesi olarak kabulü mümkün olmadığı halde mahkemece davacının bilirkişi raporu verildikten sonraki 29.01.2010 tarihli ıslah dilekçesinin dikkate alınmaması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.F) Sonuç
:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.