Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde bankanın sahte imza kaynaklı haksız icra takibi ve araç hacziyle arıcı davacıya yaşattığı ticari ve itibar kaybı tazminat davası.
Özet: Davacı, bankanın sahte imza ile kendisine ait olmayan bir kredi ve kefalet sözleşmesinden kaynaklanan haksız icra takibi başlatması sonucu ticari itibar kaybı, finansal zararlar ve özellikle arıcılık faaliyetleri için hayati önem taşıyan aracına ve ekipmanlarına konulan haksız hacizler nedeniyle işini 4 ay boyunca yapamamasından kaynaklanan büyük mevsimsel kayıplar da dahil olmak üzere uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini talebiyle dava açmış olup, bilirkişi raporuyla imzaların davacıya ait olmadığının tespiti üzerine bankanın hacizleri kaldırmasına rağmen ağır kusurlu ve kötü niyetli hareketleri nedeniyle uğradığı zararların tazminini istemektedir.

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO
: EsasKARAR NO
:HAKİM
:KATİP
:ASIL DAVADA;DAVACI
:VEKİLİ
: Av.DAVALI
:VEKİLİ
: Av.DAVA
: Tazminat (Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan)BİRLEŞEN KAYSERİ 2. ATM'NİN E. K. SAYILI DOSYASINDA;DAVACI
:VEKİLİ
: Av.DAVALI
:VEKİLİ
: Av.DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan), Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Asıl dosyada davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle;Kayseri Genel İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasıyla, davalı banka tarafından tanzim edilen genel kredi sözleşmesindeki imza ve el yazılarının davacıya ait olduğu ve söz konusu kredi sözleşmesine davacının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla kefil olduğu iddiasıyla davalı banka tarafından davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibi sonucu davacının tüm taşınır/taşınmaz mallarına, banka ve pos hesaplarına ve ticari aracına haciz konulduğunu, bankaya gittiğinde durumu tesadüfen öğrenen davacının Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasıyla görülen davada, davalı bankaya karşı borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açtığını, açılan davada, davalı bankanın her ne kadar durumu inkar etse de, davacı tarafça söz konusu kredi ve kefalet sözleşmesindeki imza ve el yazılarının davacıya ait olmadığını, bu sebeple davacının kefil sıfatıyla sorumluluğunun bulunmadığının tespiti için Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasında bilirkişi incelemesi talep edildiğini, bilirkişinin yapmış olduğu inceleme sonucu, raporunun sonuç kısmında takibe konu kredi sözleşmesi ve kefalet sözleşmesindeki imza ve el yazılarının davacı...'ye ait olmadığı kanaatine vardığını, sunulan rapor akabinde, davalı bankanın haksız ve kötü niyetli icra takibinden vazgeçerek davacının tüm malvarlığı üzerindeki hacizleri 28.07.2022 tarihinde kaldırdığını, davacının arıcılık/balcılık faaliyetiyle iştigal eden esnaf olup aynı zamanda Kayseri İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı olduğunu, davalı banka tarafından davacının tüm mal varlığına konulan hacizler nedeniyle, telafisi mümkün olmayan zararlara uğradığını, pos makinesi hesaplarına konulan hacizler nedeniyle gelen müşterilerin kredi kartı ile ödeme yapmak istedikleri durumda onları geri çevirmek zorunda kaldığını, hacizler nedeniyle yeni siparişler alamadığını ve sipariş vermek isteyen müşterilerini geri çevirmek zorunda kaldığını, bankalara kredi başvurusu için gittiğinde hacizler nedeniyle kredi kullanamadığını ve bankalar nezdinde ticari itibarının zedelendiğini, sicilinin bozulduğunu, esnaf komşularının gözünde de itibar kaybına uğradığını, davacının icra ettiği birlik başkanlığı görevine, temsil ettiği birliğin mensuplarının davacıya duyduğu güven sayesinde seçimle geldiğini, davacının haksız hacizler nedeniyle, bulunduğu konum itibariyle temsil ettiği birliğin mensupları gözünde de itibar kaybı yaşadığını, gerek ticaret yaptığı esnaf çevresine gerek aile fertlerine gerekse temsil ettiği birliğin mensuplarına, bankanın haksız ve kötü niyetli olarak malvarlıklarına haciz koyduğunu bir türlü anlatamadığını, ticari faaliyeti için kullandığı ..... plakalı kapalı kasa kamyonetin de bu süreçte davalı bankaca konulan yakalama şerhi sebebiyle bağlanmış ve 31.03.2022 tarihinde otoparka çekildiğini, araç bağlandığı sırada araç içerisinde davacıya ait ve ticari faaliyeti için hayati önem taşıyan arı kekleri, pasta tabir edilen besin malzemeleri ve kek yapımı için gerekli olan malzemeler, terazi ve diğer iş ekipmanlarının da araçla beraber otoparka götürüldüğünü, davacının tüm ısrarlarına rağmen iş ekipmarlarını almasına müsaade edilmediğini ve ticari olarak büyük sıkıntıya düştüğünü, davalı bankanın ağır kusurlu hareketlerine son vermek bir yana, menfi tespit davası derdest iken henüz dosyaya, imzaların davacıya ait olup olmadığı hususunda bilirkişi raporunun aleyhine gelme ihtimalini gözetmeden basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, ağır kusurlu davranmaya devam ederek bu süreçte davacının aracını bağladığını, davacının 31.03.2022 tarihinden haciz kaldırma tarihi olan 28.07.2022 tarihine kadar 4 ay boyunca ticari aracını ve araçta bulunan iş ekipmanlarını kullanmaktan mahrum kalmıştır, arıcılık/balcılık faaliyetinin niteliği itibariyle mevsimsel bir faaliyet olması sebebiyle, bu faaliyeti gereği çiçeklerin yoğun olduğu Toroslar, Hatay, Antalya, Mersin vb. bölgelere giderek bu bölgelerde kovanlarının başında kalması ve çıta toplaması gereken davacının, aracı bağlandığı için bu senenin bahar ve yaz aylarında bu faaliyetini gerçekleştiremediğini, davacının esnaf çevresinin de ticari araca duyduğu ihtiyaç nedeniyle davacının esnaf çevresinden de araç temin edemediğini, hacizler nedeniyle yaşadığı maddi sıkıntı ve kiralık ticari araç fiyatlarının da yüksek olması sebebiyle, davacının ticari araç kiralamasının da imkânsız hale geldiğini, davacının Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü Arıcılık Kayıt Sistemine kayıtlı 150 adet plakalı kovanından aktif olarak kullandığı 40 adet kovanını, ticari aracının haczedilmiş olması sebebiyle üretim bölgelerine yerleştiremediğini, arılarını kek vb. malzemelerle besleyemediğini ve kovanlardan bal toplayamadığını, sonuç olarak sezonluk ticari faaliyetinden elde edebileceği muhtemel kardan mahrum kaldığını beyan etmiş, haksız haciz nedeniyle davacının uğramış olduğu şimdilik 4.484TL maddi zararın yediemin ücreti olarak ödenen 04,08.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı bankadan alınarak davacıya ödenmesine, davacının ticari aracının yedieminde kaldığı süre içerisinde davacı bu aracını kullanmış olsaydı 40 adet kovandan sezonunda kaç kg bal üretilebileceğini ve 40 adet kovandan elde edilecek balın satış fiyatının tespitine esas olmak üzere yoksun kaldığı gelirin tespiti için Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği İzmlr-2 Caddesi ... Kızılay Çarıkaya/ANKARA adresine müzekkere yazılmasına, haksız hacizler nedeniyle davacının kişilik haklarına saldırı teşkil eden fiillere ilişkin olarak 100.000,00- TL manevi tazminatın haksız fiilin işlendiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı bankadan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kayseri Genel İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasıyla, davalı banka tarafından tanzim edilen genel kredi sözleşmesindeki imza ve el yazılarının müvekkiline ait olduğu ve söz konusu kredi sözleşmesine müvekkilinin müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla kefil olduğu iddiasıyla davalı banka tarafından müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibi sonucu davacının tüm taşınır/taşınmaz mallarına, banka ve pos hesaplarına ve ticari aracına haciz konulduğunu, davacının Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasıyla davalı bankaya karşı borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açtığını, söz konusu davanın müvekkili lehine sonuçlandığını ve kararın kesinleştiğini, davacının arıcılık/balcılık faaliyetiyle iştigal eden esnaf olup aynı zamanda Kayseri İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı olduğunu, davalı banka tarafından davacının tüm mal varlığına konulan hacizler nedeniyle, telafisi mümkün olmayan zararlara uğradığını, pos makinesi hesaplarına konulan hacizler nedeniyle gelen müşterilerin kredi kartı ile ödeme yapmak istedikleri durumda onları geri çevirmek zorunda kaldığını, hacizler nedeniyle yeni siparişler alamadığını ve sipariş vermek isteyen müşterilerini geri çevirmek zorunda kaldığını, bankalara kredi başvurusu için gittiğinde hacizler nedeniyle kredi kullanamadığını ve bankalar nezdinde ticari itibarının zedelendiğini, sicilinin bozulduğunu, esnaf komşularının gözünde de itibar kaybına uğradığını, davacının icra ettiği birlik başkanlığı görevine, temsil ettiği birliğin mensuplarının davacıya duyduğu güven sayesinde seçimle geldiğini, davacının haksız hacizler nedeniyle, bulunduğu konum itibariyle temsil ettiği birliğin mensupları gözünde de itibar kaybı yaşadığını, gerek ticaret yaptığı esnaf çevresine gerek aile fertlerine gerekse temsil ettiği birliğin mensuplarına, bankanın haksız ve kötü niyetli olarak malvarlıklarına haciz koyduğunu bir türlü anlatamadığını, ticari faaliyeti için kullandığı .... plakalı kapalı kasa kamyonetin de bu süreçte davalı bankaca konulan yakalama şerhi sebebiyle bağlanarak 31.03.2022 tarihinde otoparka çekildiğini, araç bağlandığı sırada araç içerisinde davacıya ait ve ticari faaliyeti için hayati önem taşıyan arı kekleri, pasta tabir edilen besin malzemeleri ve kek yapımı için gerekli olan malzemeler, terazi ve diğer iş ekipmanlarının da araçla beraber otoparka götürüldüğünü, davacının tüm ısrarlarına rağmen iş ekipmanlarını almasına müsaade edilmediğini ve ticari olarak büyük sıkıntıya düştüğünü, davalı bankanın ağır kusurlu hareketlerine son vermek bir yana, menfi tespit davası derdest iken henüz dosyaya, imzaların davacıya ait olup olmadığı hususunda bilirkişi raporunun aleyhine gelme ihtimalini gözetmeden basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, ağır kusurlu davranmaya devam ederek bu süreçte davacının aracını bağladığını, müvekkilinin 31.03.2022 tarihinden haciz kaldırma tarihi olan 28.07.2022 tarihine kadar 4 ay boyunca ticari aracını ve araçta bulunan iş ekipmanlarını kullanmaktan mahrum kaldığını, arıcılık/balcılık faaliyetinin niteliği itibariyle mevsimsel bir faaliyet olması sebebiyle, bu faaliyeti gereği çiçeklerin yoğun olduğu Toroslar, Hatay, Antalya, Mersin vb. bölgelere giderek bu bölgelerde kovanlarının başında kalması ve çıta toplaması gereken davacının, aracı bağlandığı için bu senenin bahar ve yaz aylarında bu faaliyetini gerçekleştiremediğini, davacının esnaf çevresinin de ticari araca duyduğu ihtiyaç nedeniyle davacının esnaf çevresinden de araç temin edemediğini, hacizler nedeniyle yaşadığı maddi sıkıntı ve kiralık ticari araç fiyatlarının da yüksek olması sebebiyle, davacının ticari araç kiralamasının da imkânsız hale geldiğini, davacının Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü Arıcılık Kayıt Sistemine kayıtlı 150 adet plakalı kovanından aktif olarak kullandığı 40 adet kovanını, ticari aracının haczedilmiş olması sebebiyle üretim bölgelerine yerleştiremediğini, arılarını kek vb. malzemelerle besleyemediğini ve kovanlardan bal toplayamadığını, sonuç olarak sezonluk ticari faaliyetinden elde edebileceği muhtemel kardan mahrum kaldığını, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla Kayseri Bölge Adliye Hukuk Mahkemesi 1.Hukuk Dairesinin .... Sayılı ilamı doğrultusunda iş bu davanın Kayseri 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine, Kayseri 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ve Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasındaki bütün delillerini ve iddialarını tekraren haksız haciz nedeniyle fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin mahrum kaldığı 72.000,00 TL'nin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte davalı bankadan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Asıl dosyada davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı bankanın Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile alacağını tahsil etmek amacıyla icra işlemlerine giriştiğini, davacı yan her ne kadar davalı bankanın kötü niyetli olduğunu ve basiretli bir tacir gibi davranmadığını iddia etmiş olsa da mevcut durum objektif bir şekilde değerlendirildiği takdirde davalı banka Gelmeli Tarım A.Ş.'ye kredi kullandırmış; kredinin ödenmemesi üzerine bankanın yasal takibe geçmiş olduğunu, GKS'lerin imzalanmasının üzerinden 10 yıl geçmiş olup borçlular halen ödemeyi yapmamış, banka alacağını tahsil edememiş olduğunu, bu kapsamda huzurdaki davada asıl mağdur olan tarafın banka olduğunu, davacı tarafından, aracın yakalandığı anda, içerisinde arıcılık faaliyetlerinde kullanılan çeşitli malzemelerin olduğu beyan edilmişse de icra dosyasında bilirkişiler tarafından aracın birçok fotoğrafı çekilmiş olup bu fotoğraflardan görüleceği üzere aracın içerisinde davacı tarafın iddia ettiği malzemeler bulunmadığını, bu nedenle davacının iddialarına itibar edilmemesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte; bir an için dahi aracın içerisinde davacı tarafın bahsettiği malzemelerin olduğunu kabul edeceksek, bu malzemelerin geri alınamaması noktasında davacı bankaya hiçbir kusur atfedilemeyeceğini, aracın yakalandığı sırada bahsedilen eşyaların davacı tarafın sözlü talebi üzerine geri verilmesi mümkünken davacının kendi kusurunu davalı bankaya yüklemeye çalışmasının izahı olmadığını, davacı tarafından, söz konusu araçla 40 adet aktif kovanını taşıdığını, aracın yakalanması hasebiyle kovanların kurulamadığı iddia edilmişse de 40 adet kovanın aracın yakalandığı esnada nerede olduğu bilinmediğini, zira aracın yakalandığı anda kovanların halihazırda kurulmuş olma ihtimalinin de kuvvetle muhtemel olduğunu, bu hususta ispat yükü davacının üzerinde olup ayrıca davacının, aracın kovan taşıma faaliyetinde kullanıldığına ilişkin illiyet bağını da tartışmaya mahal vermeyecek şekilde ispatlaması gerekmekte olduğunu, öyle ki 40 adet kovanın aracın içine sığabilme durumu dahi tartışmaya açık olduğunu, 30 Kasım 2011 Çarşamba Günü 28128 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Arıcılık Yönetmeliğinin İkinci Bölümünde yer alan Gezginci Arıcılık başlıklı 5. Maddesinin D fıkrasında; "Belirlenmiş bölgede konaklayacak gezginci arıcı, konaklayacağı yer gerçek kişiye ait ise şahısla, köy arazisi ise köy muhtarlığıyla, diğer tüzel kişiliklere ait arazi ise yetkililerle, Devlet ormanlarında konaklayacak arıcılar da Orman ve Su İşleri Bakanlığının ilgili birimleri ile anlaşma yaptıktan sonra EK-1’de yer alan Arı Konaklama Belgesi (AKB)’nin 1 inci Bölümü imzalanır." denilmiş olduğunu, bu nedenle davacı asilin 40 adet kovanını nereye yerleştirileceğinin sorulması, yerleştireceği yerin niteliğine göre ilgilisi ile anlaşma yapıp yapmadığının tespiti edilerek güncel AKB'nin (Arı Konaklama Belgesi) Tarım Ve Orman Bakanlığı'na bağlı Hayvancılık Genel Müdürlüğüne müzekkere dosya arasına alınmasını talep ettiklerini, zira bu hususta mahkemenizin dikkatini çekmek istedikleri temel husus; davacının iddia ettiği üzere "...Toroslar, Hatay, Antalya, Mersin vb. Bölgelere..." gidip kovanlarını yerleştirmesi için gerekli izninin olup olmadığının ve yasal prosedürleri tamamlandığının araştırıldıktan sonra kusur, zarar ve illiyet bağının tartışılması gerekmekte olduğunu, öte yandan 17 Aralık 2011 Cumartesi Günü 28145 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yurt İçinde Canlı Hayvan Ve Hayvansal Ürünlerin Nakilleri Hakkında Yönetmeliğin 12. Maddesinin 2. Fıkrasında; "Gezginci arıcılar, her yılın ilk hareketinde arılarını başka il veya ilçelere sevk ederken, işletme tescil belgesi ile veteriner sağlık raporu düzenlenmesi için il/ilçe müdürlüklerine başvurur. Aynı yıl içinde 31 Aralık tarihine kadar yapacakları hareketler için, ilk hareket sırasında il/ilçe müdürlüğünden alınarak veteriner sağlık raporuna eklenen ve örneği Bakanlıkça belirlenen vize belgesi, arıların gittikleri yerdeki il/ilçe müdürlüklerinde resmi veteriner hekim tarafından gerekli sağlık muayene ve kontrollerin yapılmasından sonra onaylanır. Vize belgesinde adı geçmeyen bir yere arıların sevk edilmek istenmesi durumunda bir önceki veteriner sağlık raporuna istinaden yeni bir veteriner sağlık raporu düzenlenir." Denildiğini, buna göre davacının kovanlarını taşıması adına gerekli belge ve izinler yukarıda sayılmış olduğunu, davacının kovanlarını yerleştirmesi için yukarıda yazılı belgelerin tamamının uhdesinde olması gerekmekte olduğunu, bu minvalde kusur, zarar ve illiyet bağının tartışılabilmesi adına öncelikle davacının belgelerinin eksiksiz olup olmadığının araştırılması önem arz etmekte olduğunu, aynı yönetmeliğin 7. Maddesinde "veteriner sağlık raporunun" bir suretinin hayvansal ürün sahibine verileceği ifade edilmiştir. İşbu maddenin 11. Fıkrasında ise " Veteriner sağlık raporunun geçerlilik süresi yaya yapılan sevkler haricinde en fazla beş gündür. Yaya yapılan sevklerde veteriner sağlık raporunun geçerlilik süresi altı ayı geçmemek şartıyla il hayvan sağlık zabıtası komisyonu tarafından belirlenir." Denildiğini, davacının aracının yakalandığı tarihte kovanlarının nerede ve ne durumda olduğu bilinmediğini, davacı tarafından kovanların haciz tarihi itibariyle nerede olduğuna ilişkin hiçbir belge sunulmadığı gibi aynı zamanda kovanların bahsedilen illere yerleştirmek için gerekli yasal prosedürü başlattığını / tamamladığını gösterir bir evrak da sunulmadığını, bu nedenle davacının iddialarının ispatı adına "veteriner sağlık raporu" ve "vize belgesi" başta olmak üzere gerekli bütün evrakların celbi adına Kayseri İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile bağlı ilçe müdürlüklerine müzekkere yazılmasını ve yine davacıya veteriner sağlık raporunu sunması için süre verilmesini talep ettiklerini, yine Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında yer alan 07.04.2022 tarihli Bilirkişi Raporunda da aracın birtakım özellikleri sayılmış ve aracın kaportası ile içinin ne durumda olduğuna ilişkin tespit yapılmış olup raporda araç içerisinde davacı tarafın iddia ettiği üretim malzemelerine hiçbir şekilde değinilmemiş olduğunu, davacının 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı bankadan alınarak kendisine verilmesini talep ettiğini, davacının talep ettiği tazminat miktarı fahiş olup süreklilik kazanmış Yargıtay kararlarına göre de manevi tazminat zenginleşme aracı olarak görülmemesi gerektiğini, nitekim davacı tarafından kendi bünyesinde doğmuş zararın ispatı yeterli şekilde yapılamadığı gibi doğduğu iddia edilen zararın davalının kusurundan kaynaklandığını gösterir illiyet bağını açıkça ispat etmesi gerekmekte olduğunu, davacı tarafından dosya arasına sunulan evraklar gerek zarar unsurunu gerekse de illiyet bağını tartışmaya mahal vermeyecek şekilde ortaya koyamamış olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyada davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin .... Esas ve ..arar sayılı ilamı ve yine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin ....Esas ve ..... Karar sayılı ve 24.05.2024 Tarihli ek karar ilamı doğrultusunda görevli mahkemenin Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, işbu noktada davacı tarafından ikame edilen, halihazırda derdest olan taraflarının, konusunun, taleplerinin aynı olduğu bir başka dava daha mevcut olduğundan huzurdaki davanın görevsizlik haricinde derdestlik nedeniyle de reddine karar verilmesi gerektiği, davacı yan her ne kadar müvekkili bankanın kötü niyetli olduğunu ve basiretli bir tacir gibi davranmadığını iddia etmiş olsa da mevcut durum objektif bir şekilde değerlendirildiği takdirde görüleceği üzere müvekkil bankanın ... Tarım A.Ş.'ye kredi kullandırdığını, kredinin ödenmemesi üzerine bankanın yasal takibe geçtiğini, GKS'lerin imzalanmasının üzerinden 10 yıl geçmiş olup borçluların halen ödemeyi yapmamış olduklarını, bankanın alacağını tahsil edemediğini, bu kapsamda huzurdaki davada asıl mağdur olan tarafın banka olduğunu, davacı tarafından, aracın yakalandığı anda, içerisinde arıcılık faaliyetlerinde kullanılan çeşitli malzemelerin olduğu beyan edilmişse de icra dosyasında bilirkişiler tarafından aracın birçok fotoğrafının çekilmiş olduğu, bu fotoğraflardan da görüleceği üzere aracın içerisinde davacı tarafın iddia ettiği malzemelerin bulunmadığı, aracın yakalandığı anda kovanların halihazırda kurulmuş olma ihtimalinin de kuvvetle muhtemel olduğu, bu hususta ispat yükünün davacı üzerinde olup ayrıca davacının, aracın kovan taşıma faaliyetinde kullanıldığına ilişkin illiyet bağını da tartışmaya mahal vermeyecek şekilde ispatlaması gerektiği, davacının talep ettiği tazminat miktarı fahiş olup süreklilik kazanmış Yargıtay kararlarına göre de manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak görülmemesi gerektiği, açıklanan nedenlerle davanın usulden reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.YARGILAMA VE GEREKÇEAsıl Davada Dava, kredi sözleşmesine dayanılarak başlatılan takipte uygulanan haksız haciz nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkindir.Birleşen Davada, Davalının davacı hakkında haksız haciz işlemi olduğu iddiası nedeniyle, davacının haksız hacizden kaynaklı arıcılık faaliyeti yapamaması nedeniyle maddi zararı olup olmadığı ve varsa miktarı hususlarına ilişkindir.Mahkememiz █████/2024 Tarih ... Esas sayılı dosyası ile Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verildiği, mahkemeler arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğundan dosyanın en son Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderildiği,Her ne kadar Dairemizce... Esas .... Karar sayılı 25.04.2024 tarihli ilam ile Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna ilişkin karar verilmiş ise de, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin yukarıda bahsedilen kararıyla Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğuna ilişkin kesin karar verildiğinden ve bu nedenle Dairemizce merci tayini hususunda karar verilmesi mümkün olmadığından ve Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi görevli omlakla, Dairemizce verilen önceki kararın kaldırılarak, dosyanın görevli hale gelen Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmek üzere Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. 1-Dairemizin .... Esas ...Karar sayılı 25.04.2024 tarihli ilamının kaldırılmasına, 2-Dosyanın Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin yukarıda bahsedilen kararı gereğince görevli hale gelen Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi için Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesine geri çevrilmesine," şeklinde hüküm kurulduğu, dosyanın mahkememize gönderilmiş olduğu ve iş bu esasa kaydının yapılmış olduğu görülmüştür.Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasında █████/2024 Tarihli gerekçeli karar ilamı ile mahkememiz iş bu dosyası ile aralarında şahsi, hukuki ve fiili bağlantı olduğu gerekçesi ile birleştirilmesine karar verilerek mahkememiz iş bu dosyası arasına gönderildiği görülmüştür.Kayseri İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne, Vuslat Taşımacılık Şirketine, Oto Sanatkarları odası başkanlığına yazılan müzekkerelere cevapların verilmiş olduğu görülmüştür.Mahkememiz ... Esas sayılı dosyasının █████/2024 Tarihli celsesinde davacı tanığı .... "Ben de arıcılık yaparım, bu nedenle davacının yaptığı işten kaynaklı oluşacak zararları hakkında bilgi sahibiyim, aynı bölge arıcılık yapmaktayız, biz bölgemizin soğuk olması nedeniyle arı üretimimizde verimi artırmak için güzden başlayarak sıcak bölgelere gideriz, kışı orada geçiririz, bu açıdan araçlarımız önemlidir, gittiğimizde yaklaşık 10-15 km hareket ederiz, amacımız arının üremesini hızlandırarak nektara yaklaştırmak ve burdan bal almaktır, bu şekilde daha fazla gelir kazanmış olmaktayız, davacının aracının olmaması nedeniyle arıları ziraai ilaçlama bölgesinden uzaklaştıramadığı için arılarının bir kısmı zarar görmüştür, bunun tam tespiti mümkün değildir, arıları bu ilaçlamadan zarar gördüğü için davacının fazladan arı satın alması gerekmiş ve bu da zararına sebep olmuştur, satın almaktaki amaç kolonilere desteklemektir, narenciye döneminde bal oluşmaktadır, günümüzde bir koloninin rayiç bedeli 3.000,00 TL'dir, eğer zirai ilaçlamadan arılar kurtulabilseydi koloni sayısı 2'ye katlardı, arılarda güçlü olsaydı bir kovandan 10 kilo narenciye balı elde edilebilirdi, söylemiş olduğum rakamlar ortalama fiyat ve değerlere göredir, ben ayrıca arıcılar biriliği yönetim kurulunda muhasip üye olarak çalışmaktayım, tanılık ücreti talebim yoktur." şeklinde, Davacı tanığı ........ "Davacı benim babam olur, arıcılık faaliyetinde ben babama yardım etmekteyim, aracımız yaklaşık 3-4 ay yedi eminde kaldığı için bu süreçte arılarımızla ilgilenemedik, bir önceki yıllara göre arılarımızdan aldığımız verim azaldı, ayrıca arı kaybımız oldu, yaklaşık 30 kovan arımızı kaybettik, 40 kovanda satın almak zorunda kaldık, normalde elimizde arıları çoğaltıp fazladan kovan almıyorduk, ancak söylemiş olduğum gibi arılarımızı kaybettiğimizden kovan almak zorunda kaldık, aracı biz arıları sıcak bölgelere götürmek amacıyla kullanıyorduk, gittiğimiz yerde de sürekli araçla hareket halinde bulunuyorduk, 11 veya 12. Ayda arıları sıcak bölgeye götürüp 5. Ayda da tekrar Kayseri'ye dönüyordu, bu şekilde daha verimli üretim yapmaya çalışıyorduk, ancak aracın yedi eminde olduğu zaman bunu yapamadık, bu da bize bahsetmiş olduğum kayıplara sebep oldu, biz arılarımızı zirai ilaçlamanın olmadığı yerlere götürüyoruz, ancak arılarımızı söylediğim gibi aracın olmaması nedeniyle hareket ettiremediğimizden zirai ilaçlamadan kaynaklı kayıp yaşadık, gittiğimiz yerde çiçek açma dönemini takip ediyoruz, bu da ortalama bulunduğumuz yerde 20-30 gün arasında kalmamızı gerektirmektedir, aracın yedi eminde olduğu zamanda biz öncesinde kovanları Mersin'e götürmüştük, ancak aracımız olmadığı için orada bakımını ve gezdirilmesi işlemlerini yapamadık, tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklinde beyanda bulundukları görülmüştür.Dosyanın makine mühendisi bilirkişisine tevdii edildiği, bilirkişi raporunun █████/2024 Tarihinde dosyamıza sunulduğu, bilirkişi raporunda özetle ".... Esas dosyası ile tarafıma tevdi edilen görevin "Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)” durumun tespitine yönelik gerekli incelemeler tamamlanmıştır. Yapılan inceleme ve değerlendirmelerde; Dava konusu aracın otoparka çekildiği 31.03.2022 tarihi ile 28.07.2022 haciz kaldırma tarihleri arasında aracın 120 gün süre ile kullanılmadığı, Rapor tarihinde emsal tip yeni model araçları günlük kirasının ortalama 1.300 TL olduğu, ancak dava konusu 1999 model araç için otoparka çekildiği 2022 yılında ortalama 250 TL olacağı, 38 ZP 222 plaka sayılı araçta oluşan zararın davacı tarafından yapılması gereken yakıt vb. zorunlu gider kalemlerinin haricinde İkame Araç Bedelinin; Araç Mahrumiyet Zararı (İkame Araç Bedeli) = Otoparkta Kaldığı Süre x Günlük Kira Ücreti, Araç Mahrumiyet Zararı (İkame Araç Bedeli) = 120 x 250, Araç Mahrumiyet Zararı (İkame Araç Bedeli) = 30.000 TL olduğu değerlendirilmiştir." şeklinde raporun düzenlendiği görülmüştür.Taraf vekillerince raporu karşı beyan ve itiraz dilekçelerinin dosyamıza sunulduğu, mahkememiz █████/2025 tarih 2 nolu celsesinde dosyanın ek rapor aldırılmak üzere bilirkişiye tevdine kadar verildiği, bilirkişi ek raporunun █████/2025 Tarihinde dosyamıza sunulduğu incelenmesinde "Davacı ve Davalının itiraz dilekçesi sunduğu, söz konusu itiraz dilekçelerinde özetle; davacı yan takdir edilen günlük araç mahrumiyet bedelini yetersiz bulurken davalı yan bu ücretin çok afaki olduğunu beyan ettikleri, Dosyanın kül olarak incelenmesi ve değerlendirilmesi sonrası yapmış olduğum tespitler neticesinde; dava konusu 1999 model ticari bir aracın birebir emsalinin ücret emsalinin bulunmasının rapor tarihinde mümkün olmadığı, Ayrıca davacı yanın da itiraz dilekçesinde belirttiği gibi ticari nakliye yapan araçlarda belli bir model yılından sonra günlük kiralayan kişilerin model arayışı yapmadıkları, Yine kök raporda belirtilen günlük 250 TL ikame araç bedeli takdirinin uygun olduğunun kök rapor hazırlanırken bakım çalışmalarından dolayı ulaşılamayan arşiv kayıtlarına ek rapor yazım tarihinde ulaşıldığı ve o tarihlerdeki benzer araç kiralama ücretlerinin ortalama 250 TL olduğu, dolayısıyla kök raporda yapılan değerlendirme takdirinin isabetli olduğu değerlendirilmiştir. Ayrıca █████/2025 tarihinde dosyaya kazandırılan Kayseri Oto Sanatkarlar Odası Başkanlığının da “...dava konusu araç için belirtilen tarihlerde fiyat tespiti hakkında bir değerlendirme yapamayacağı ve fiyat bedelinin bulunamadığı” yazısının göründüğü, takdiri mahkemenize ait olmak üzere arz ederim" şeklinde ek raporun dosyamıza sunulduğu görülmüştür.Davacının Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyasında açmış olduğu menfi tespit davası ile davalı bankanın takibe esas aldığı kredi sözleşmelerinde kefil ve borçlu sıfatı ile davacı adına atılan imzaların davacıya ait olmadığının █████/2022 tarihli grafolog bilirkişi raporu ile tespiti sonrası davalının daha önce davacıya ait .... plakalı aracına işletmiş olduğu haczin davalının talebi üzerine █████/2022 tarihinde kaldırılması sonucu davacının aracını █████/2022- █████/2022 tarihleri arasında kaldığı Vuslat yediemin otoparkından 4.484,00-TL otopark ücreti ödeyerek aldığı davacının sunduğu fatura örneği ve araç teslim tutanağı örneği ile anlaşılmış ve davacının Mahkeme kararı ile de sabit olduğu üzere borçlu olmadığı krediden kaynaklı haksız haciz nedeni ile yapmış olduğu bu otopark ücreti ödemesi talebi konusunda haklı olduğu değerlendirilmiş ve davacının söz konusu talep yönünden davasının kabulü ve ödeme tarihinde itibaren faiz kararı verilmesi gerekmiştir.Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin .... E, .... K sayılı kararında “…Somut olaya gelince, davacı vekili, davalı tarafça müvekkili aleyhine ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararı aldığını, alınan ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararı ile takibe geçildiğini, davacının banka hesaplarına bloke amaçlı yazı yazıldığını, kullandığı aracın ve taşınmazın kayıtları üzerine haciz konulduğunu öne sürerek manevi tazminat talep etmiştir. Davacı, haksız haciz nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Bu davada öncelikle davalıların ihtiyati haciz talep etmekte haklı olup olmadıklarının irdelenmesi gerekir. Davacı tarafça ihtiyati haciz kararına yapılan itiraz üzerine, mahkeme tarafından talebi haklı görülerek haciz kararları kaldırılmış ise de, davalıların mirasbırakanından kalan şirket hissesinin kar payını tahsil etmek kaygısıyla hareket ederek, şirket ile ilgisi olanlar hakkında Anayasa tarafından korunan hak özgürlüğü sınırları içerisinde talepte bulunduğu, davacı ve dava dışı diğer kişilere karşı hak arama özgürlüğü kötüye kullanılmak salt başkalarına zarar verme amacıyla kasten veya keyfi olarak hareket edilmediği kanaatine varılmakla, ilk derece mahkemesinin ret kararının isabetli olduğu, davacı vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür…” denildiği görülmüş olup iş bu dosyada da davalı tarafın kredi alacağından kaynaklı davacı hakkında kefil/borçlu sıfatı nedeni ile yapmış olduğu işlemlerin hak arama özgürlüğü kapsamında olması ve davacıya kasten ve keyfi olarak zarar verme amaçlı bu işlemleri yaptığının dosyada mevcut deliller ile tespit edilememesinden dolayı davacı tarafın manevi tazminat talebi yerinde görülmemiş ve manevi tazminat davasının reddine karar verilmesi gerekmiştir.Birleşen dosya yönünden ise, davacı tarafça her ne kadar haksız haciz nedeni ile arıcılık faaliyeti yapılamamasından kaynaklı davacının mahrum kaldığı kar bedelinin ödenmesi talep edilmiş ise de, davacının kendisine ait haksız hacze konu olmuş araç dışında aynı özelliklere sahip başka bir araç kiralayarak da arıcılık faaliyetine devam edebileceği anlaşıldığından davacının aracının haksız hacizde kaldığı süre itibari ile araç mahrumiyeti zararının ne kadar olacağı yönünde makine mühendisi bilirkişiden █████/2024 tarihli rapor ile █████/2025 tarihli ek raporlar alınmış ve raporda, davacının 30.000 TL araç mahrumiyeti zararı olduğu anlaşılmış olmakla davacının bu miktar yönünden talebi yerinde görülüp, davalının sorumlu olmadığı değerlendirilen fazlaya ilişkin kısım yönünden talebinin reddi gerektiği değerlendirilmiş ve böylece, Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 30.000,00-TL tazminat bedelinin haksız haciz tarihi olan █████/2022 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenler ile;ASIL DAVA YÖNÜNDEN;1-Maddi zarar talebinin kabulü ile, 4.484,00-TL Tazminat bedelinin █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,2-Manevi tazminat davasının reddine,3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 615,40-TL (306,30-TL karar ve ilam harcı en az (maktu) harca ulaşmadığından) harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 1.784,33-TL peşin harçtan mahsubu ile artan 1.168,93-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacı tarafa iadesine,4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 2.986,10-TL'sinin davacıdan, bakiye 133,90-TL'sinin ise davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,5-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL başvurma harcı, 615,40-TL tahsil edilen peşin harç olmak üzere toplam 696,10-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 3.409,00-TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 146,30-TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye 3.262,70-TL'nin ise davacı taraf üzerinde bırakılmasına,7-Davalının karşıladığı 220,70-TL diğer giderlerden ibaret yargılama giderinin, red / talep oranına göre hesaplanan 211,23-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, geri kalan 9,47-TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 4.484,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,9-Davalılar kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca red edilen kısım üzerinden 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı taraflara ödenmesine,10-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,BİRLEŞEN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN... ESAS ... KARAR SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 30.000,00-TL tazminat bedelinin haksız haciz tarihi olan █████/2022 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 2.049,30-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 1.229,58-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 819,72-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,3-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 1.229,58-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.657,18-TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,4-Davacı tarafından yargılama başında yatırılan 1.450,00-TL gider avansının asıl davada ele alındığından bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına,5-Davalı taraflarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,8-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca red edilen kısım üzerinden 42.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı taraflara ödenmesine,9-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025Katipe- imzalıdırHakime- imzalıdır