Yargıtay 11. Ceza Dairesi, nitelikli dolandırıcılıkta gerekçesiz karar, savunma hakkı kısıtlaması ve özel belgede sahtecilikte dava zamanaşımı nedeniyle mahkûmiyet kararını bozdu.
Özet: Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından verilen mahkûmiyet kararlarını inceleyen Yüksek Mahkeme, özel belgede sahtecilik suçu için kanundaki olağanüstü dava zamanaşımının dolduğunu tespit ederek bu suçtan açılan kamu davasının düşmesine hükmetmiştir; nitelikli dolandırıcılık suçunda ise, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde kasıtlı suç işlenmesi nedeniyle açıklanmasına rağmen, hükmün gerekçeden yoksun olması ve sanığın savunma hakkının kısıtlanması gerekçeleriyle mahkûmiyet kararını bozarak yeniden yargılama yapılmasına karar vermiştir.
11. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇLAR
: Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
Yapılan ön incelemesi neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği görüşüldü;
5271 sayılı CMK’nın 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 04.09.2012 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 21.08.2014 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu; hükmün açıklanmasına esas alınan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin Adıyaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2020 tarihli ek kararıyla uzlaşmanın sağlanamadığının belirlendiği gözetilerek yapılan incelemede;
A. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Yönünden
Sanığa yüklenen "özel belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 14.03.2007 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, .
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Yönünden
1. Sanık hakkında CMK'nın 231. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra, deneme süresi içinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle duruşma açılarak "açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması" durumunda, Yargıtay incelemesine tabi olan ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hükmün, açıklanan hüküm olması karşısında; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3, 5271 sayılı CMK'nın 34... . maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine imkan sağlayacak biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerekirken, dolandırıcılık suçu yönünden açıklanan ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun hüküm kurulması,
2. Sanığa “Deneme süresi içinde kasıtlı suç işlenmesi nedeniyle dosyanın yeniden ele alınarak duruşma açıldığı; duruşmaya gelerek bu konuda savunma yapılmadığı takdirde açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanacağı” uyarısı ile birlikte duruşma tarihi ve saatinin bildirilmesi gerekirken, usulüne uygun meşruhatı içerir davetiye tebliğ edilmeden savunma hakkını kısıtlayacak biçimde hükmün açıklanmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 01.10.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!