EYT kapsamında açılan hizmet tespiti davasında, bozma kararı sonrası verilen yerel mahkeme ret kararının temyiz itirazları reddedilerek onanması.
Özet: Davacı tarafından 1994 yılına ait 4 aylık hizmet tespiti talebiyle açılan dava, ilk derece mahkemesi ve istinafta reddedilmiş, Yargıtayın eksik inceleme gerekçesiyle bozması üzerine ilk derece mahkemesince detaylı araştırma ve tanık dinlemeleri yapılmıştır; ancak mahkemenin talebi bozma sonrası da reddetmesi üzerine, davacının temyiz itirazları, kararın bozma gereklerine uygun bulunduğu ve usul ile yasaya aykırılık taşımadığı gerekçesiyle reddedilerek, ilk derece mahkemesinin hizmet tespiti talebini nihai olarak reddeden kararı onanmıştır.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., 2025/7 K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi.... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yerinde 06.01.1994 tarihinde işe başladığını ve 4 ay kadar çalıştığını, davalı iş veren 06.01.1994 tarihinde işe giriş bildirgesi vermesine rağmen ███████ dönemine ait dört aylık sigorta prim bordrosu verilmediğini, yeni yürürlüğe gider EYT kanundan yararlanmak isteyen davacının dava konusu tarihte davacının 4 aylık çalışmasına karşılık olarak hizmet tespiti davacının kabulüne karar verilmesini yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini,davacının iddia ettiği hususlarda hiç bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı iddia olunan nitelikte bir çalışma olgusunun varlığına da rastlanmadığını, davanın reddine karar verilmesini yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın 1994 yılındaki çalışmışlığından dolayı işbu davayı açtığını ancak dava konusu şirket bir yıl önce devredildiğini, hissedarları tarafından satın alındığını devir sonrası sorumluluk gereği önceki hissedarlar da davaya dahil edilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 21.06.2023 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 21.06.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.10.2023 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesinin 18.10.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Mahkemece, davalı şirketin ne zaman kurulduğu, adresi, faaliyet alanlarına ilişkin bilgilerini içeren ticaret sicil kayıtları getirtilmeli, öte yandan davalı şirketin başkaca vergi mükellefiyetlerinin olup olmadığı araştırılarak vergi kayıtları getirtilmeli, bozma öncesi dinlenen davacı tanıklarının hizmet döküm cetvelleri ile davalı iş yerinden verilmiş varsa işe giriş bildirgeleri getirtilerek beyanları denetlenmeli, taraflardan sorulmak suretiyle çalışmayı bilebilecek başkaca tanıklar belirlenerek ve çalışma kayıtları getirtilerek beyanları alınmalı, tanık beyanları arasında oluşabilecek çelişkiler giderilmeli, böylelikle, davacının dava konusu dönemde çalışma olgusu tereddütsüz şekilde ortaya konulmak suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine kararı verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kabulü gerektiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kayıtların düzensiz ve özensiz tutulduğunu beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi