Trafik kazası kaynaklı araç mahrumiyet bedeli icra takibine itirazın iptali davasında arabuluculuk, görev, yetki ve dövizli takip usulü itirazları.
Özet: Davacı, ticari aracının karıştığı ve davalının %100 kusurlu olduğu iddia edilen trafik kazası sonrası oluşan 4 günlük araç mahrumiyet bedeli alacağının tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını talep ederken; davalı, arabuluculuk şartının eksikliği, görevli ve yetkili mahkeme/icra dairesi olmaması gibi usul eksikliklerinin yanı sıra, icra takibindeki dövize endeksli alacak ve uygulanan faizin yasaya aykırılığı, ticari ilişki bulunmaması ve kazadaki asli kusurun davacıya ait olduğu savunmalarıyla davanın reddini istemektedir.

T.C.

İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili tarafından ibraz edilen dava dilekçesinden özetle; Davalı tarafından ... İcra Dairesi ...E. sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiği, söz konusu karar ve borçlu tarafın itiraz dilekçesi tarafıma tebliğ edilmiş olduğu akabinde 1 yıllık süre içerisinde işbu davanın açıldığı, 09.06.2025 Günü saat 13.07 sıralarında sürücü ...'nin sevk ve idaresindeyken ... plakalı aracı ile ...yolu üzerinde sol şeritte seyir halinde iken sürücü ...sevk ve idaresindeki...plakalı araç ile müvekkile ait araca arkadan kusurlu olarak çarpması ile iki araçlı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda ... plakalı aracın sürücüsü ... %100 kusurlu bulunulduğunu, müvekkiline ait araç ticari aracın bu kaza nedeni ile 4 gün serviste kaldığından kaynaklı 09.07.2025 tarihinde 41.448,00 TL (Müvekkil turizm işletmesi olduğundan ve araçların günlük mahrumiyet bedeli 150 Dolar oluğundan ve günlük TL karşılığı olarak icra takibine konu edildiğinden) toplam alacak olmak üzere ...... Esas Numaralı dosya ile 4 günlük araç mahrumiyet bedelinin icrası için icra takibi başlatıldığını, icra dairesi tarafından ödeme emri çıkartıldığı ve süresi içerisinde davalı taraf tüm ihtarlara rağmen borcunu ödemediğini, ancak borçlu taraf ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğinden kaynaklı söz konusu takibin durduğunu tüm açıklanan bu nedenlerle, davanın kabulüne karar verilmesini, itirazın iptalini ve takibin devamını, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi, tensip tutanağı usulüne göre tebliğ edilmiş olup, davalı tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde; taraflar arasında herhangi bir arabuluculuk görüşmesi gerçekleştirilmemiştir. sayın mahkeme tarafından tensip zaptı ile verilen kesin sürede davacı tarafından herhangi bir arabuluculuk tutanağı da sunulmamıştır. arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden, dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddi gerekmektedir huzurdaki dava yönünden hiçbir şekilde tacir konumunda olmayan müvekkile karşı başlatılan icra takibine karşı gerçekleştirdiğimiz işbu itiraza istinaden, ticari bir iş olmayan bir konuda; görevli mahkeme olmamasına rağmen asliye ticaret mahkemesinde itirazın iptali davası açılması da usul ve yasaya aykırıdır ayrıca takip gaziosmanpaşa icra dairesinde başlatılmış olup itirazın iptali davasının istanbul adliyesi mahkemelerinde ikame edilmesi yetki yönünden de hatalıdır. bununla birlikte kaza istanbul ili sarıyer ilçesinde gerçekleşmiştir, kazanın gerçekleştiği yer itibariyle, ... icra müdürlüğünün yetkili olmadığı da açıktır görüleceği üzere davacı öncelikle yetkisiz bir icra dairesinde takip başlatmış, ardından somut olay yönünden görevsiz, icra dosyası yönünden yetkisiz olan sayın mahkeme nezdinde dava ikame etmiştir. görev ve yetki hususları kamu düzenine ilişkin olup mahkemece resen dikkate alınması gerekmektedir. huzurda görülen işbu dava görev ve yetki yönünden reddedilmelidir. bunun yanında icra takibi dövize endeksli bir şekilde, günlük 250 amerikan doları gibi bir tutar üzerinden başlatılmıştır. huzurdaki uyuşmazlık 1567 sayılı türk parasının kıymetini koruma hakkında kanun ve türk parası kıymetini koruma hakkında 32 sayılı karara aykırı niteliktedir. taraflar arasında dövize endeksli bir anlaşma bulunmadığı gibi, esasen hiçbir şekilde herhangi bir anlaşma da bulunmamaktadır ayrıca takip talebinde hem dövize endeksli bir şekilde takip başlatılmış, hem de %44,25 reeskont avans faizi işletilmiştir. herhangi bir şekilde ticari ilişki teşkil etmeyen bu ilişkide reeskont avans faizi uygulama alanı bulmayacağı gibi hem dövize endeksli takip yapılması hem de bu şekilde faiz işletilmesi usul ve yasaya aykırı niteliktedir. müvekkil hemra ashyrov türkiyede ve uluslararası alanda faaliyet gösteren ve sektörde lider konumda bir medikal firmasının paydaşı olan, fakat somut olay yönünden tacir sıfatı bulunmayan, saygın bir iş insanıdır. ancak işbu dava konusu kaza yönünden herhangi bir şekilde tacir sıfatı bulunmamaktadır. davacıya ait olduğu belirtilen araç, kaza günü hatalı şekilde yol üzerinde park etmiş durumdaki bir araçtır. bu aracın yanından geçmeye çalışan müvekkil, davacının aracının kural ihlali nedeniyle kaza gerçekleştirmiştir. kazadaki tüm kusur davacıya ait araç sürücüsündedir müvekkilin yanında, ticari ilişkisi olmayan misafirleri olduğundan müvekkil kaza tutanağını hızlıca doldurmak zorunda kalmış ve davacıya ait araç sürücüsünün hileli davranışları neticesinde, esasen yabancı ülke vatandaşı olan müvekkil tutanağı da türkçeye %100 hakim olmaması nedeniyle, iradesi sakatlanmış şekilde kendi aleyhine doldurmuştur. davacıya ait olduğu belirtilen araç sürücüsünün hileli davranışları, müvekkile tutanağa "arkadan vurdum hatamı kabul ediyorum." yazdırılmış olmasından da bellidir. zira müvekkil davacıya ait araca arkadan vurmamıştır, aracın arka kısmında bir hasar bulunmamaktadır. yandan çarpışma gerçekleşmiştir davanın öncelikle usulden reddine, sayın mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davanın esastan reddine, davacı aleyhine %20den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, Trafik kazasından kaynaklı araç mahrumiyet bedelinin tahsiline yönelik icra takibinin itirazın iptali davasıdır.
Ticari davalar TTK’nın 4/1.maddesinde tanımlanmıştır. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Yani özel mahkemede bakılacağına dair özel bir kanun hükmü bulunmayan her dava genel mahkemelerde görülür. Özel mahkemeler istisnai niteliktedir.
Somut olayda; Trafik kazasından kaynaklı araç mahrumiyet bedeli davasının hukuki niteliği itibari ile haksız fiil sorumluluğundan kaynaklandığı, davalı gerçek kişi tarafından davacı şirkete ait araca hasar verildiği iddiası kapsamında yapılan incelemede, taraflardan birisinin gerçek kişi, diğerinin ise tüzel kişi tacir olduğu, yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler karşısında uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı gibi nisbi ticari dava niteliğinde de olmadığı anlaşıldığından, asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu kanaatine varılmakla mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin görevsizliğine, görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK' nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretlerinin o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
Dair; davacı vekilinin yüzene karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025
Katip
E-İMZA
Hakim
E-İMZA

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!