Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari satıma konu araçta gizli imalat hatası ve motor arızası sebebiyle misli ile değişim talepli tazminat davasının gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki belge, davacının satın aldığı 2021 model ticari aracında soğutma sistemi kaynaklı gizli bir üretim hatası tespit edilmesi üzerine, aracın misli ile değiştirilmesi talebiyle açtığı tazminat davasını ele almaktadır; davalılar ise kullanıcı hatası, geç bildirim ve onarım hakkının kötüye kullanıldığı iddialarıyla davanın reddini talep etse de, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda söz konusu arızanın üretim kaynaklı gizli ayıp olduğu ve davalının profesyonel satıcı sıfatıyla sorumlu olduğu belirtilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:İDDİA
:Davacı vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu █████/2022 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde ; Davacı şirket tarafından davalı ..... Motorlu Araçlar Tic. Ve San. A.Ş.'den 30.06.2011 tarihinde ..... şase ve .... motor no.'lu, ..... plakalı, 2021 model ..... marka, .... tipi aracın satın alındığını, aracın alındığı tarihten beri çeşitli arızalar yaşadığını, yetkili servis tarafından yapılan incelemede aracın “Soğutma Sistemi Hatası” ile ilgili yapılan kontrollerinde motor bloğunun silindir kapak kısmında konumlanmış olan emme/egzoz supaplarının değişmesi gerektiği ve garanti kapsamında gerekli değişimlerin yapılacağının belirtildiği, aracın 3-4 aydır serviste olduğu, parça beklendiğini, gelen parça ile de onarımın yapılamadığını, motorun tamamen değişimi gerekli olduğunun belirtildiğini, komple motor değişimi teklifinin kabul edilemez olduğunu, yeni araçta oluşan motor şikayetinin araçta imalat hatası olduğunu gösterdiğini, bu hususta Bakırköy ..... Noterliği 25.11.2021 keşide tarihli, ..... yevmiye numarası ile ihtarname keşide edildiğini ancak olumlu bir sonuç alınamadığını, bahsi geçen sebeplerle aracın misli ile değişimini talep ve dava etmiştir.SAVUNMADavalı ..... Motorlu Araçlar Tic. Ve San. A.Ş. vekilinin █████/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle ; Davacı tarafın derhal bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, aracın 13.10.2021 tarihinde 23.397 kilometrede iken "Motor soğutma suyu ikazı yanıyor" şikayeti ile müvekkil şirket servisine getirildiğini, serviste yapılan incelemede, motor soğutma suyu seviyesinin çok düşük olduğu, aracın 23.056 ile 23.392 kilometre arasında 29 kez uyarı verdiğini, aracın silindir kapak kısmında konumlanmış olan emme/egzoz supaplarının değişiminin gerekliliğinin tespit edildiğini, kaçak görülen subapların değişimi gerçekleştirilmiş, fakat bu da yeterli olmayınca araç motorunun sökülmesi suretiyle arıza tespiti yapıldığını, davacı ile yapılan görüşmelerde, araç motorunda bir arıza tespit edilmesi halinde, müşteri memnuniyeti ilkeleri çerçevesinde ücretsiz olarak motor değişiminin gerçekleştirilebileceğinin belirtildiğini, bu esnada davacı tarafından ihtarname gönderilerek ardından da dava yoluna başvurulduğunu, aracın motor soğutma suyu arızası vermesine rağmen yaklaşık 350 kilometre boyunca bu şekilde kullanılmasının, meydana gelen arızanın kullanıcı kusurundan kaynaklandığını gösterdiğini, davacı onarım seçimlik hakkını daha önce kullandığını, bu sebeple misli ile değişim talep edemeyeceğini, aracın misli ile değişiminin hakkaniyetsiz olacağını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.Davalı .... Otomotiv Ticaret Hizmetleri A.Ş. vekilinin █████/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle ;Dava konusu araçta imalattan kaynaklı bir sorun bulunmadığını, davacının şikayetinin Müşteri memnuniyeti kapsamında giderilebilecek mahiyette olduğu ve davacıya aracın serviste kaldığı sürede ikame araç tahsis edildiğini, davacının şikayeti basit bir parça değişim işlemi işe giderilebilir mahiyette olmasına rağmen, sadece müşteri memnuniyeti kapsamında davacı tarafa 'komple motor değişimi' işlemleri için bedelsiz teklif sunulduğunu, davacı tarafın, sahip olduğu seçimlik haklarından “onarım” hakkını kullanmasından sonra, ikame ettiği huzurdaki davada “aracın misli ile değişimi yönünde" talepte bulunmasının, hakkın kötüye kullanılması olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE
:Dava, ayıplı olan aracın imalat hatası nedeniyle misli ile değişimi ve aracın kullanılmamasından kaynaklanan zararın tahsili istemine ilişkindir.Mahkememizin █████/2023 Tarih, ..... Esas ve ..... sayılı kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesinin █████/2024 Tarih, ..... Esas ve ..... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmasına karar verilerek, Mahkememizin ..... Esas sırasına kaydı yapılmıştır.Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişiler Prof. Dr. ...., Dr. .... ve Doç. Dr. ..... tarafından mahkemimize sunulan █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Bahse konu ..... plakalı araçta, ilk başta ortaya çıkan su eksiltme sorununun, üretimden kaynaklı olan arızanın ayıp ve ortaya çıkış şekli itibariyle gizli ayıp özellikleri taşıdığı, davalı şirketin TBK m 225/f.2 hükmünde belirtildiği üzere "satıcılığı meslek edinmiş kişiler" kapsamında olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle davalının satım sözleşmesine konu üründeki ayıpları bilmesinin gerektiği, aksi takdirde satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulmasının mümkün olmayacağı, huzurdaki dosyada davacının satılanı █████/2021 tarihinde edindiği ve █████/2021 tarihli ihbarname ile ayıp ihbarında bulunduğunun tespit edildiği, bu yönü ile somut ihtilafta bildirim süresinin zamanında yapıldığı, aracın ayıpsız misli ile değişimi durumunda davalı tarafın uğrayacağı zararın davacı tarafın elde edeceği kazanıma göre çok daha fazla olacağı, aynı zamanda yetkili servis olan satıcı davalının uhdesinde garanti kapsamında komple motorun değişiminin davacı taraf açısından gerek ve yeter fayda sağlayacağı, komple motor ve ilintili parçalarının blok dahil komple değişiminin garanti kapsamında aracın motorunun sıfırlanması / yenilenmesi anlamına geleceği için herhangi bir değer kaybı oluşmayacağı yönünde görüş ve beyan bildirmişlerdir.Bilirkişiler Prof. Dr. ..... ile Prof. Dr. ...... tarafından mahkemimize sunulan █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; dava konusu araçtaki arızanın ortaya çıkış tarihinde aracın henüz 23.000 Km'de olması, aracın otomatik bir araç olması, sürücünün araca müdahale seviyesinin ve dolayısıyla araçtaki motor arızasına neden olma ihtimalinin çok düşük seviyeli olması hususları dikkate alındığında, aracın gizli ayıp niteliğinde imalat hatalı olduğu anlaşıldığını, davacının arızanın ilk ortaya çıktığı tarihte aracının ayıpsız misliyle değiştirilmesini talep etmediği, aracını tamir edilmesi amacıyla servise bıraktığı dikkate alındığında, davacının "garanti kapsamında ücretsiz tamir" seçeneğini kullandığı açık olduğunu, aracın motorunun komple orijinal 0 Km hiç kullanılmamış ayıpsız yenisiyle değiştirilmesi, aracı ayıpsız hale getirdiğinden artık aracın tümüyle değiştirilmesi teknik açıdan gereksiz bir işlem niteliğinde olduğunu, bu nedenle motoru değiştirilerek zaten ayıpsız hale gelmiş aracın başka bir ayıpsız araçla değiştirilmesi teknik açıdan gerekli olmadığını, aracın orijinal motorunun değiştirilmesi, aracın fabrikasyon bütünlüğünü bozacağından araçta kısmen de olsa bir değer azalışına neden olması kaçınılmaz olduğunu, araçtaki değer kaybının tespitinde Yargıtay yerleşik kararlarında belirtilen "...aracın değer kaybına neden olan etkiden önceki değeri ile sonraki değeri arasındaki fark..." kriteri dikkate alındığını, araç ilk satın alındığında gizli ayıplı olduğundan, aracın motor değişimindeki önceki değeri aracın ilk satış değerinin, dosya içeriğine göre aracın ilk 741.213,11 TL olduğunu, aracın motorunun değişiminden sonraki satış değerinin belirlenmesinde, benzer seviyede arızalı araçlardaki değer kaybı miktarının dikkate alınmasının gerektiğini, yapılan araştırmaya göre araç ilanlarında da görüldüğü üzere hasarsız güncel araç satış bedeli ortalama 3.100.000,00 TL olup benzer seviyede hasar gören araçlardaki satış miktarı ise 2.900.000,00 TL olduğunu, dolayısıyla güncel farkın 200.000,00 TL civarında yer aldığını, bu miktarın aracın satış tarihine uyarlanması durumunda araçtaki değer kaybı 35.000,00 TL olduğu beyan edilerek, neticeten dava konusu aracın motorunun gizli ayıp niteliğinde imalat hatalı olduğu, aracın motorunun ayıpsız yenisiyle değiştirilmesi, araçtaki ayıbın giderilmesini sağladığı ve araç ayıpsız hale geldiği, bu nedenle aracın başka bir ayıpsız araçla (misliyle) değiştirilmesinin gerekmediği, araçtaki motor değişiminin aracın satın alınma tarihi itibariyle 35.000,00 TL'lik değer kaybına neden olduğu yönünde görüş ve beyan bildirmişlerdir.Somut olayda öncelikle ayıp kavramı üzerinde durmakta fayda bulunmaktadır.En öz tanımı ile ifa, borçlanılmış olan edimin yerine getirilmesi suretiyle borcun sona erdirilmesidir (Alman Medeni Kanunu, m. 362/I, Tunçomağ, Kenan: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 1976, s. 663; Türk Hukuk Lûgatı: Türk Hukuk Kurumu, Ankara 2021, s.Ahde vefa ilkesi gereğince; birbirlerine karşı yükümlülükler üstlenerek borç ilişkisine giren tarafların, taahhüt ettikleri edimleri ifa etmesi gereklidir.Borcun gereği gibi ifası, borçlanılan edimin, ifa tarz ve unsurlarına yani ifanın taraflarına, yer ve zamanına, miktar ve niteliğine uygun olarak eksiksiz bir şekilde yerine getirilmesidir. Bu şart ve unsurlara uygun olmayan bir ifa, ifa olarak tanımlanamayacağı için “borcun ifa edilmemesi” söz konusu olacaktır.Borcun ifa edilmemesi hâlinde borçlunun sorumluluğunu düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 112. maddesine göre “Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.”.Eksik ifa kavramı sözleşme ve eklerine göre yapılması kararlaştırıldığı hâlde tam yapılmayan iş veya dürüstlük kuralı gereği yapılması gereken işlerin bir kısmının hiç yapılmaması durumunu ifade eder.Ayıp ise,bir malda sözleşme ve yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların yer almasıdır. Bu çerçevede ayıp kavramının içeriği belirlenirken öncelikle; sözleşme hükümlerine bakılmalıdır. Sözleşme ele alınırken bakılacak ilk husus, taraflar arasında satılan malın hangi özellikleri içermesi konusunda açık bir anlaşmanın olup olmadığıdır. Üzerinde anlaşma olmayan durumda ise, sözleşmenin yorumundan hareketle tarafların zımnen bu konuda bir anlaşma yapıp yapmadıklarına bakılacaktır. Zımnî anlaşmanın dahi olmadığı durumlarda, sözleşmenin tümü dikkate alınacak ve dürüstlük kuralına göre malın taşıması gereken vasıflar belirlenecektir. Bu anlamda ayıp, malın sözleşmeye göre taşıması gereken nitelikleri taşımaması hâli veya bu hususta özel bir hüküm olmasa da, sözleşmenin niteliği ve içeriği dikkate alındığında, malda mevcut olması gereken vasıfların eksikliği şeklinde ortaya çıkacaktır.Ayıbın varlığı hâlinde satıcıyı maldaki ayıptan sorumlu tutabilmek için TBK hükümlerine göre birtakım maddi koşulların (ayıp sayılan bir eksikliğin mevcudiyeti, ayıbın önemli olması, ayıbın malın yarar ve zararının alıcıya geçtiği anda var olması, alıcının ayıbın varlığını bilmeden malı satın almış olması) gerçekleşmesi ve bazı biçimsel koşulların da (ihbar ve TBK hükümlerinde muayene) alıcı tarafından sağlanması gerekir.Satılan maldaki ayıp, açık veya gizli ayıp şeklinde olabilir. Açık ayıplar, ilk bakışta görülebilen veya basit bir muayene ile anlaşılabilen ayıplardır. Buna karşılık gizli ayıplar, ilk bakışta fark edilemeyen, sonradan yapılacak detaylı bir muayene ile anlaşılan ayıplardır. Bu tür ayıplar genelde malın yapısıyla ilgili olan ve kullanılmasıyla anlaşılan ayıplardır.Alıcının seçimlik haklarına ilişkin olarak TBK’nın 227. maddesinde, malın ayıplı olması hâlinde alıcının satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmenin feshini ya da satılanı alıkoyup kıymetinin noksanı mukabilinde semenin tenzilini isteyebileceği düzenlenmiştir.TBK’nın 227/3. maddesinde ise, ayıp hâlinde alıcının sözleşmenin feshi talebi üzerine hâkimin, hâl icabı sözleşmenin feshini haklı görmemesi üzerine semenin tenziline karar verebileceği belirtilmiştir.Süresinde ayıp ihbarı yapılmadığı savunmasının bulunduğu durumlarda gizli ayıbın süresinde ihbar edilip edilmediğinin tespiti hususu bilhassa zaman içerisinde ortaya çıkan ayıplar yönünden farklı bir özellik arz eder. Bu gibi bir durumun varlığı hâlinde hâkim gizli ayıbın niteliği ve ortaya çıktığı zaman dilimini (malın kullanım şekli, mevsim koşulları, ısı değişiklikleri gibi etkenler yanında bir alıcının bu durumu ne zaman fark edebileceği ve taraf delilleri de dikkate alınarak) belirlemelidir. Teknik bir konu olan bu belirleme somut olayda ise bilirkişi incelemesi ile tespit olunabilecektir.Alıcı seçimlik hakkını ayıp oranında bedel indirimi yönünde kullanırsa hükmolunacak tazminat miktarın hesabı eksik ifa hâlinde yapılan hesaplamadan farklı olacaktır. Ayıp nedeni ile bedelden indirim miktarının tesbitinde öğretide ve Yargıtay kararlarında kabul edilen nispi metota göre satım tarihi itibarıyla malın ayıpsız ve ayıplı değeri arasındaki orantı sözleşme bedeline uygulanır. Teknik bir hesaplama gerektiren bu hususun tespitinde bilirkişiler öncelikle davaya konu malın, tarafların kararlaştırdıkları satım bedeli gözetilmeksizin satım tarihi itibarıyla gerçek ayıpsız sürüm değeri ile, ayıplı hâldeki sürüm değerini ayrı ayrı saptamalı, bu iki değerin birbirine bölünmesi suretiyle elde edilecek oranı, bu defa taraflarca kararlaştırılan satım bedeline uygulamalı, böylece satış bedelinden indirilmesi gereken miktarı tesbit etmelidirler.Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur (TBK.m.219).Bahse konu olayda , ..... plakalı araçta meydana gelen ilk arızanın, yani soğutma suyu ikazı ile belirtilen motor suyu azalmasının, araç henüz 23.000 km.'de iken meydana gelmesinin, kullanıcı hatasından kaynaklı olmadığı ,söz konusu arıza sonrası aracın bu haliyle ikazlara rağmen kullanılmış olması ise söz konusu arızanın boyutunu artırdığı,yetkili servisinde blok dahil olarak, sandık motor tabir edilen O km. orijinal motorunun takılması olayında, dava konusu arızanın garanti kapsamında değişiminin yapılması dahi tek başına, bahse konu ilk arızanın kullanıcı kaynaklı olmadığını destekler niteliktedir. Sıfir km. olarak alınan hiçbir marka/model araçta, benzer bir arızanın benzer kullanılmışlık seviyesinde ortaya çıkması kabul edilebilir bir durum olmayacağı aşikar olup, söz konusu aracın marka değeri, teknolojik konumu v.b. unsurlar düşünüldüğünde, üst segmentte yer alan araçta söz konusu arızanın henüz 23.000 km. seviyesinde ortaya çıkmış olması da, teknik olarak üretim kaynaklı olduğunu, kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı , belli bir kullanım sonrasında ortaya çıkmış olması aşikar olduğuna göre gizli ayıp niteliklerine sahip olduğu ve saklı kusur/gizli ayıp olarak nitelendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.Somut ihtilafa ilişkin dosyaya sunulan belgelerden davalı şirketin, TBK m. 225/f.2 hükmünde belirtildiği üzere “satıcılığı meslek edinmiş kişiler” kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalının satım sözleşmesine konu üründeki ayıpları bilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluktan kısmen de olsa kurtulması mümkün olmayacaktır (TBK m. 225/f.1). Huzurdaki dosyada davacının satılanı █████/2021 tarihinde edindiği ve █████/2021 tarihli ihbarname ile ayıp ihbarında bulunduğu bu hali ile ihbarın zamanaşımı süresi içerisinde yapıldığı tespit edilmiştir.Gerek ticari satım, gerek tüketicilere yönelik ticari olmayan satımlarda ayıp nedeniyle seçimlik hakların kullanılması yenilik doğurucu hak niteliğindedir (Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, 13. Bası, Turhan Kitabevi, Ankara 2013, s. 127; Yavuz, Cevdet; Satıcının Satılanın (Malın) Ayıplarından Sorumluluğu, Beta Yayınevi, İstanbul 1989 (Satım), s. 141; Aslan, Yılmaz; 6502 sayılı Kanuna Göre Tüketici Hukuku, 4. Baskı, Ekin Yayınevi, Bursa 2014, s. 165-166; G).Gerek kurucu nitelikte, gerekse bozucu nitelikte olsun yenilik doğurucu haklar kural olarak bir kez kullanılmakla tükenirler. Seçimlik yenilik doğurucu hakların bir kez kullanılması halinde, sonradan bu seçimden dönülmesi ve başka bir seçimde bulunulabilmesi mümkün değildir (Yargıtay 11. HD'nin 08.04.2021 T. ve █████████ E. – █████████ K.). Seçim hakkının değiştirilmesi “ıslah” suretiyle bile mümkün olamaz (Yargıtay 11. HD'nin 11.02.2020 T. ve █████████ E. – █████████ K. ; Yargıtay 11. HD'nin 12.11.2019 T. ve ████████ E. - █████████ K. ; Yargıtay 13. HD’nin 05.06.2008 tarih ve █████████ E., █████████ K.). Islah ancak usul işlemlerinden geri dönmeyi sağlar. Maddi hukuka dayalı yenilik doğurucu hak niteliğindeki seçimlik haklardan geri dönmeye imkan vermez.Somut olayda davacı dava dilekçesinde komple motor değişimi teklifinin kabul etmeyeceğini beyan etmiş fakat yargılama sırasında davalı tarafça 16.03.2022 tarihli motor değişimine ilişkin fatura sunulmuş olup, dosya kapsamına alınan 09.10.2022 tarihli araç bilgisi kaydına göre de dava konusu aracın motor numarasının değiştiği anlaşılmıştır.Eldeki uyuşmazlıkta davalı tarafça, davacının dava sırasında aracın ücretsiz onarımını kabul ettiği ve davacı tarafından verilen vekaletname ile bu işlemlerin tamamlandığı beyan edilmiş ve davalı ..... Motorlu Araçlar Tic. Ve San. A.Ş. vekilince istinaf aşamasında davacı tarafından verilen vekaletnamenin örneği sunulmuştur. İlgili vekaletname incelendiğinde vekaletname tarihinin 29.06.2021 olup, aracın satın alınmasından önceki tarihe ilişkin olduğu görülmüştür. Her ne kadar bu vekaletname kapsamında davalı tarafından motor değişimi ve tescil işlemleri gerçekleştirildiği beyan edilmiş ise de davacının davanın başından bu yana ısrarlı bir şekilde aracın motorunun tümden değiştirilmesini kabul etmediğini ve istinaf dilekçesinde de bu işleme rızasının ve onayının bulunmadığını beyan etmesi karşısında davacının seçimlik hakkını, satılanın ücretsiz onarılması yönünde kullandığı ve bu nedenle davanın konusuz kaldığı söylenemez.Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;Davacı tarafından,davalıdan dava konusu aracı peşin olarak satın aldığı,aracın belli bir kullanımından sonra aracın arızalandığı,motor değişiminin davacı tarafından kabul edilmediği ancak davalı tarafından servise gelen aracın motoru değiştirilerek davacı tarafından aracın alımı sırasında verilen eski tarihli vekâletname kullanılarak motor değişiminin tescil edildiği,bilirkişi incelemesine göre araçtaki arızanın imalat hatasından kaynaklandığı ve ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu,TBK.m. 225/f.2 hükmü uyarınca davalının ayıbın süresinde yapılmadığına ilişkin savunmasının yerinde olmadığı ve ayıp ihbarının zamanında olduğu ve davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı,davacının , aracın TBK'nın 203.maddesi uyarınca misli ile değişimi yönündeki talebi ile talepte bulunmuş ise de, bazı durumlarda ise ayıba bağlı seçimlik haklar yönünden tercih hakkını kullananın tercihi, ayıbın şekli, malın değeri, ayıbın ileri sürülüş süreci gibi her somut olayda farklılık taşıyan kıstaslar çerçevesinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2/2. maddesindeki hakkın kötüye kullanılması hâli olarak dahi değerlendirilebilecek ve hâkimin dürüstlük kuralına uygun olmayan tercihe müdahalesi gündeme gelecektir.Hâl böyle olunca 6098 sayılı Kanun’da bu yöne ilişkin açık hüküm bulunmamasına rağmen son dönemde alınan yargısal kararlarda (örneğin Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2017 tarihli, ███████-653 E., █████████ K.; 06.11.2015 tarih, ███████-2692 E., █████████ K. sayılı kararları)tercih hakkını kullananın tercihi yönünde verilecek hükmün hak ve menfaatler dengesini aşırı ölçüde bozar mahiyette olmaması gerekliliğine değinilmiştir. Bu çerçevede somut olay değerlendirildiğinde,motoru değişen aracın değerinde az da olsa eksilme olacağı buna göre davacının aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine yönelik talebinin hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilmesi gerektiği,araçta oluşan değer kaybı kadar miktar semenden indirim yapılarak,bilirkişi tarafından güncel olarak belirlenen 200.000,00.-TL değer kaybının dava tarihine göre enflasyon verileri kullanılarak yapılan güncellemeye göre 48.734,90.-TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,,davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.HÜKÜM/Yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının,ayıplı aracın aynı nitelikteki ayıpsız misli ile değiştirilmesine ilişkin talebinin karşılıklı menfaat dengesi ile hakkaniyete uygun olmaması nedeniyle kabul edilmeyeceğinden motor değişimi nedeniyle değer kaybı oluştuğu dikkate alınarak talebin ayıp nedeni ile bedel indirimi olarak kabul edilerek ve araç bedelinin peşin ödendiği gözönüne alınarak 48.734,90.-TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya VERİLMESİNE,2-Davacının,fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,3-Alınması gerekli 50.632,27-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 12.658,07 TL harcın mahsubu ile bakiye 37.974,20-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili hazineye İRAD KAYDINA,4-Davacı tarafından ödenen 12.658,07-TL peşin harç, 269,85 TL başvuru harcı ile 11,50 TL vekalet harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,5-Davacı tarafından yapılan 36 adet tebligat + posta ücreti 542,35 TL ve beş bilirkişi incelemesi için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 25.542,35 TL yargılama giderinden davada haklılık oranı (48.734,90-TL / 741.213,11 TL) gözönüne alınarak 1.621,94-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,6-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre haklılık oranına göre hesap edilen 30.000,00-TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,7-Davalıların kendilerini bir vekil ile temsil ettirdikleri anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 107.871,73-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalılara VERİLMESİNE,8-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan (Taraf başına 226,66 TL x 2 saat= 660,00 TL) X 3 = 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin daha önce tahsil edildiği anlaşılmakla, bu hususta yeniden karar verilmesine YER OLMADIĞINA,10-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı .... Şti. vekilinin yüzüne karşı,davalı .... Şti.'nin yokluğunda oybirliği ile verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı.█████/2025Başkan .....¸e-imzalıdırÜye.....¸e-imzalıdırÜye ....¸e-imzalıdırKatip .....¸e-imzalıdır