Yargıtay, hırsızlık suçunda "eklenti" kavramının kapsamının eksik değerlendirilmesi ve hal kompleksi gibi olay yerinin niteliğine ilişkin yetersiz araştırma nedeniyle verilen mahkûmiyet hükmünü bozdu.
Özet: Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmü, çalınan yerin TCK 142/2-h maddesi kapsamında "eklenti" sayılıp sayılmadığına dair eksik araştırma ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanması nedeniyle bozulmuştur; zira Yargıtay, bir yerin eklenti sayılması için tam kapalı veya kilitli olmasının zorunlu olmadığını, sahiplerinin izinsiz girişi engelleme niyetini maddi engellerle göstermesinin yeterli olduğunu, olaydaki hal kompleksinin etrafının kapalı ve kontrollü giriş çıkışa sahip olmasının bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: HırsızlıkHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibari ile 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Dosya içeriğindeki diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;Bir yerin eklenti sayılması için etrafının mutlaka bir duvarla çevrili olması veya sağlamlaştırılmış bir kapı ile kapalı ve kilitli bulunmasının zorunlu olmadığı, sadece bina veya eklenti sahiplerinin bu yere izinsiz girilmesinden rahatsız olacaklarını dış dünyaya açık veya örtülü biçimde maddi engellerle göstermelerinin yeterli olacağı bunun da yöresel özelliklere göre farklılık gösterebileceği gözetilerek, bilirkişi raporundaki olay yerine ait fotoğraflarda hâl kompleksinin etrafının tamamen kapalı olduğu, üç ayrı giriş çıkışının olduğu ve bu noktalarda güvenlik kontrolünden geçilerek giriş çıkış sağlandığı dikkate alınarak, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden eksik araştırma ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ceza miktarı bakımından 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesinin yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.