Ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali davasında kur farkı faturası alacağı, çek ödemesi, cari hesap sözleşmesi ve yetkisizlik itirazı ihtilaflarının bilirkişi raporu ışığında değerlendirilmesi.
Özet: Davacı, ticari satıştan kaynaklanan alacağının bir kısmının çekle ödenmesi sonrası kur farkından doğan 1.096,50 Avro bakiye alacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine, itirazın iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatı talebinde bulunmuş; davalı ise yetkisizlik, kur farkı anlaşmasının bulunmadığı ve ödemenin tam yapıldığı, ayrıca yazılı cari hesap sözleşmesi olmaması nedeniyle alacak iddiasının haksız olduğunu savunmuş, ancak mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olduğu, e-faturaların davalıya teslim edildiği ve davalının faturalara süresinde itiraz etmediği tespit edilmiş olup, davacının delillerinin davalı savunmalarından üstün olduğu anlaşılmıştır.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Takip dayanağı ----- nolu 21.02.2023 tarihli fatura konusu malların ----- tarafından müvekkili bayisi ------ deposundan alınarak borçluya teslim edildiğini, davalı tarafından 08.06.2023 vadeli 441.131,00 TL miktarlı çek ile ödeme yapıldığını, Çek vade tarihindeki ----- EUR efektif satış kurundan € karşılığı tespit edilerek ilgili fatura borcundan mahsup edilerek bakiye için davalıya kur farkı faturası düzenlendiğini, tarafların kur farkı faturasının ödenmesinin gerektiği ve meblağında mutabık olduklarına dair 2 ayrı mailin bulunduğunu, faturalar bakiyesi olan 1.096,50 €’nun ödenmemesi nedeniyle takip başlatıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP
:
Davalı cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafından açılan dava haksız olup davanın reddi gerekmektedir. Davaya konu icra takibi --- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasıdır. Bu nedenle yetkili mahkeme ------ Asliye Ticaret Mahkemesidir. Yetkili olmayan yer mahkemesinde açılan davada yetkisizlik itirazında bulunmaktayız. müvekkili firma tarafından Şubat ayında kesilen faturaya istinaden davacıya Haziran ayı tarihli çek verilmiş olup söz konusu çekin ödemesi vadesinde yapılmıştır. İşbu ödemenin yapılmasına rağmen davacı tarafından haksız olarak kur farkı faturası düzenlenmiştir. müvekkili ile davacı arasında kur farkı hesaplanacağına ilişkin bir anlaşma bulunmamaktadır. Şubat ayında teslim edilen mal karşılığında Haziran vadeli çek davacı tarafından kabul edilmiş ve ödemesi yapılmıştır. Mükerrer olarak düzenlenen kur farkı faturasının kabul edilmesi mümkün değildir. Davacı tarafça başlatılan icra takibinin dayanağı ve açılan davanın konusu müvekkiliin davalı firmaya cari hesaptan kaynaklanan borcu olduğuna ilişkindir. Kanunda TTK nın cari hesaba ilişkin düzenlemeleri açık olup TTK m.89/2 “ Bu sözleşme yazılı yapılmadıkça geçerli olmaz” hükmü içermektedir. Buna göre taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmaması nedeniyle davacı taraf cari hesaba dayalı alacak iddiasında bulunamaz. Taraflar arasında usulüne uygun cari hesap sözleşmesi olmaması ve kanuna ve Yargıtay kararlarına uygun şekilde doğmuş bir borç olmaması nedeniyle başlatılan icra takibi ve açılan dava haksızdır. Kanun hükmü ve Yargıtay kararlan ve açık olup davacı tarafça başlatılan/takip ve açılan dava haksız olup reddi gerekmektedir. Davacı tarafından açılan davanın öncelikle yetkisizlik nedeniyle reddine mahkeme aksi kanaatte ise davanın ve icra inkâr tazminatının reddi ile lehimize vekalet ücreti hükmedilmesine, dava masrafının davacı taraf yükletilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLER
:
----- İcra Dairesinin ---- sayılı icra takip dosyası, ticari defter ve belgeler, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
20.02.2025 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 28.05.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi raporunda özetle; Davacıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 183-184-185 maddeleri ve 6102 Sayılı TTK’nın 64.maddesinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu, kayıtların usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu sonucuna gidildiği, Davalının cevap dilekçesi sunmadığı ve duruşmalara da katılmadığı, Davacının davalı adına düzenlediği faturaların Gelir İdaresi Başkanlığına ait e-fatura sistemi aracılığıyla davalıya teslim edildiğini gösterir e-fatura zarf dökümlerinin sunulduğu, ------ Vergi Dairesi tarafından gönderilen müzekkere cevabı ekinde yer verilen davalının 2023 yılına ait karşılaştırmalı BA/BS Formlarında davalının davacıdan aldığı 2 adet karşılığı 443.576,12 TL tutarlı faturaların kayıtlı bulunduğu, bunun haricinde davalının davacı adına düzenlediği herhangi bir iade faturasının davalıya ait BS formunda tespit edilemediği, buna göre davacının düzenlediği satış faturalarına istinaden davalının 8 günlük süre içerisinde gerçekleştirdiği herhangi bir itiraza ilişkin belgenin dosya kapsamı ile davalıya ait BS formlarında görülemediği, Davacının davalı adına 21.02.2023 tarih ---- numaralı 21.830,00 Euro tutarlı ürün faturası düzenlediği, buna istinaden davalının 08.06.2023 tarihinde 17.855,03 Euro çek ile 06.10.2023 tarihinde 2.878,47 Euro tutarlı banka havalesi yoluyla ödeme yaptığı, bu işlemlere göre 02.01.2024 takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının 1.096,50 Euro borçlu olarak göründüğü, Yukarıda yer verilen tespit ve açıklamalara göre, davacının talebi olan 1.096,50 Euro tutarlı alacak iddiasına iştirak edildiği ancak hususla ilgili nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, Takip ile birikmiş faiz talebinde bulunulmadığı, şeklinde tespitte bulunulduğu görülmüştür.01.07.2025 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek Mahal mahkemesine talimat yazılması ve bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 31.08.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi raporunda özetle; Davacının davalıya verdiği hizmetler karşılığında 441.179,78 TL ve 21.830,00 EURO tutarında fatura düzenlediği, 31.07.2023 tarihinde 3.874,97 EURO 83.633,78 TL tutarlı kur farkı faturası düzenlendiği, Düzenlenen faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, Beratlarının süresi içerisinde bildirildiği, ticaret kanunun aradığı şartları taşıdığı ve takdiri delil niteliğinde olduğu, Tarafların bir birlerine fatura düzenlediği ve ödemelerde bulundukları bu itibarla aralarında ticari ilişkinin varlığının kabul edilmesi gerektiği, Davalı davacının düzenlediği faturaları ödediği, takip tarihi itibarı ile davacıya borcunun bulunmadığı, Davalı ile davacı arasında bir sözleşme bulunmadığı, Davalı ile davacı arasında bir özleşme bulunmadığı, bu bakımdan davalı davacının cari hesaba dayalı alacak talebinde bulunamayacağı yönünde itirazda bulunduğu, düzenlenen faturaların ödendiğini bir borcunun bulunmadığı Yargıtay İlamı ışığında yapılan hesaplamada davacının 04.12.2023 takip tarihi itibarı ile 1.350,63 EURO alacaklı olduğu, talebe bağlılık ilkesinden hareketle davacının takip tarihinde 1.096,50 EURO alacak talebinde bulunduğu tespit edilmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE
:
Dava, faturaya dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.
Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.
Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı bakiye alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.
Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla ----- İcra Dairesinin ------ esas sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, ic ra takibine konu alacağın █████/2023 tarihli 21.830,00 Euro (karşılığı 441.179,93 TL )ve █████/2023 tarihli 3.974,97 Euro karşılığına ilişkin 83.633,78 TL'lik kur farkı faturası olduğu, davalı yanca ödemelerin yapıldığı ve kur farkı faturasının düzenlemesine ilişkin anlaşma bulunmadığını savunmuş, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde davacı tarafın ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, icra takibine konu faturaların davalıya tebliğ edildiği, davacının TL ve Euro hesabının ayrı ayrı tutulduğu, davacı kayıtlarında davalının █████/2023 tarihli fatura bakımından 17.855,03 Euro ödeme yapıldığı, bakiye alacağın 1.096,50 Euro olduğu, kur farkı faturasının TL hesabında kayıtlı olduğu, kur farkı faturasının Euro borç alacak bakiyesini etkilemediği, davalı kayıtlarının incelenmesinde davacı tarafından düzenlenen fatura ve kur farkı faturasının kayıtlarında yer aldığı, ödemelerin kayıtlı olduğu, bilirkişi raporunda davalının hesabına göre bakiye borcun 1.350,63 Euro olarak hesaplandığı görülmekle, davalının faturaları alarak ticari defterine kaydetmesi ve ödeme yapması nazara alındığında davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 1.096,50 Euro alacaklı olduğu anlaşıldığı, alacağın faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından ---- İcra Dairesinin ------ sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 1.096,50 Euro üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının bir yıl vadeli Euro mevduat hesabına ödediği Euro faizi İŞLETİLMESİNE,
3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 6.918,38 TL (icra tarihindeki miktar üzerinden 34.591,94 TL %20) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 2.749,51 TL harçtan, peşin yatırılan 687,38 TL harcın düşümü ile geri kalan 2.062,13 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 687,38 TL peşin harç, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 105,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 11.219,98 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 40.250,54 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
6-3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!