3. Hukuk Dairesi, kira sözleşmesinin 17. maddesi uyarınca teminat senedi niteliğinde olduğu anlaşılan bononun kambiyo takibine konu edilemeyeceği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını onadı.
Özet: Yüksek Mahkeme, davacı aleyhine başlatılan icra takibine konu bononun, metninde açıkça "teminat senedi" ibaresi yer almasa da, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin ilgili maddesindeki düzenlemeyle ve senedin düzenlenme-vade tarihleri ile tarafların aynı olması gibi somut olgu ve delillerle bir bütün olarak değerlendirildiğinde teminat niteliği taşıdığını, bu nedenle kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla tahsilinin mümkün olmadığını ve davacının borçlu olmadığının tespitine ilişkin ilk derece ile istinaf mahkemelerinin kararlarının hukuka uygun olduğuna hükmederek temyiz itirazlarını reddetmiştir.

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Van 2. Sulh Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., █████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; davalı tarafça, Van 1. İcra Müdürlüğünün ████████ E. sayılı dosyasında başlatılan kambiyo senedine mahsus takip nedeniyle müvekkilinin hiçbir borcu bulunmadığını, bononun teminat senedi niteliğinde olduğunun kira sözleşmesinin (17.) maddesinde düzenlendiğini, sözleşme uyarınca kira bedellerinin düzenli olarak ödendiğini ileri sürerek; ödeme emrine konu olan 02.02.2016 tarihli senetten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, haksız takip nedeniyle davalı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; takip dayanağı bononun kambiyo senedi vasıflarını taşıdığını ve üzerinde teminat senedi olduğuna dair hiçbir ibare bulunmadığını, kira sözleşmesi içeriğinde de bonoya ilişkin düzenleme yer almadığından Mahkemenin görevsiz olduğunu, davacının takip dayanağı bononun teminat niteliğinde olduğunu ispatlaması gerektiğini, davacı iddialarına göre takip konusu bononun, kira sözleşmesindeki tüm risklerin teminatı olarak kiraya verene verilmesi karşısında, sözleşme uyarınca mevcut tüm risklerin kiraya veren bakımından bertaraf edilip edilmediğinin de yazılı olarak ispat edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki kira ilişkisi dışında farklı bir ticari ilişkinin mevcudiyetine yönelik bilgi ve belgenin taraflarca sunulmadığı, kira sözleşmesinin imza tarihinin 01.02.2016 olduğu, bononun düzenleme tarihi 02.02.2016 olup kira sözleşmesinden bir gün sonrası olduğu, kira sözleşmesinin bitim tarihi ile senedin vade tarihinin aynı güne denk geldiği, senette yer alan tarafların sözleşmede yer alan taraflar ile aynı olduğu, taraflar arasında akdedildiği bildirilen ve ihtilaf bulunmayan kira sözleşmesinin (17.) maddesindeki ifadeler uyarınca bononun teminat senedi niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle; davacının davasının kabulüne, takibe konu bonodan dolayı davacının davalıya borcu olmadığının tespitine, tazminat talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden uygun bulunduğu gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili; takibe dayanak bono kambiyo vasfında olup metin üzerinde teminat senedi olduğuna dair bir ibare bulunmadığından iddianın dayanaksız olduğunu, davacının iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiğini, bonodan kaynaklı borçlu olmadığına dair yazılı bir delil de sunulmadığını, istinaf mahkemesi kararında bir gerekçeye yer verilmediğini, kira sözleşmesinde açıkça bononun düzenlenme ve vade tarihine ilişkin ifade bulunmadığını, mücerretlik ilkesinin gözetilmediğini, zorlama ve akıl yürütmeye dayalı eksik incelemeyle karar verildiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Gerekçe ve DeğerlendirmeUyuşmazlık, davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle bononun incelenmesinde teminat senedi olduğu metninden anlaşılamıyor ise de, kira sözleşmesinin (17.) maddesinde yer verilen düzenleme ile bono içeriğinin örtüştüğünün, buna göre sözleşmeye göre teminat amacıyla verildiğinin anlaşılmasına ve yine temyizin kapsamına göre, teminat senedi kambiyo senedi niteliğinde olmadığından kambiyo senetlerine mahsus takip yoluna başvurulamayacağı ancak ilamsız icra takibi yapılabileceği anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.