Çocuğun cinsel istismarı suçundan açılan davada iddianamenin kimlik bilgisi eksikliği nedeniyle ikinci kez iadesine karşı kanun yararına bozma talebinin reddi.
Özet: Mahkeme, çocuğun cinsel istismarı suçuna ilişkin, ilk iddianame iadesi sonrasında giderilen eksikliklere rağmen bu kez yabancı uyruklu şüphelinin kimlik bilgilerindeki eksiklik gerekçesiyle ikinci kez iade edilen iddianameye karşı yapılan itirazın reddine ilişkin kararın, iddianame iade sebeplerinin ilk kararda belirtilmeyen yeni gerekçelere dayanması ve şüphelinin kimlik bilgilerinin yeterli şüphe durumunda iddianame iadesi nedeni olamayacağı yönündeki kanun yararına bozma istemini, bu tür usul hatalarının olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılamayacağı gerekçesiyle reddetmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ D.İşSUÇ
: Çocuğun cinsel istismarıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulması... Cumhuriyet Başsavcılığının (Başsavcılık), 19.06.2023 tarihli ve ███████████ Soruşturma, █████████ İddianame sayılı iddianamesiyle şüpheli hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmışsa da ... Ağır Ceza Mahkemesinin (Ağır Ceza Mahkemesi) 22.06.2023 tarihli ve ████████ İddianame Değerlendirme sayılı kararıyla yabancı uyruklu şüphelinin fotoğrafları üzerinden mağdura teşhis işlemi yaptırılmadığı ve sonuca etkili olabilecek tanık beyanlarının alınmadığı gerekçeleriyle iddianamenin iadesine karar verilmiştir.Başsavcılığın 29.02.2024 tarihli ve ...Soruşturma, ... İddianame sayılı iddianamesiyle şüpheli hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan yeniden kamu davası açılmış; ancak Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2024 tarihli ve ... İddianame Değerlendirme sayılı kararıyla iddianamede yer verilen şüphelinin kimlik bilgilerinin eksik olması nedeniyle şüphelinin pasaport örneğinin ilgili ülke konsolosluğuna gönderilerek kimlik bilgilerinin sağlıklı bir şekilde tespitinin yapılması gerektiği gerekçesiyle ikinci kez iddianamenin iadesine karar verilmiştir. Karara karşı Başsavcılığın 14.03.2024 tarihli itirazı ... Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2024 tarihli ve ████████ D.İş sayılı kararıyla değerlendirilmiş ve iddianamede bulunması gereken zorunlu unsurlardan olan şüphelinin kimlik bilgilerinin iddianamede açık şekilde yer almadığı, ayrıca bu kimlik bilgilerinin doğruluğu tespit edilmediğinde zorunlu unsurları barındırmayan iddianame bakımından mahkemece yargılama yapılamayacağı gerekçesiyle iade kararındaki gerekçeler yerinde görülerek itiraz reddedilmiştir.Adalet Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca 23.05.2025 tarihli ve ...-...-.-..-...-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.06.2025 tarihli ve ██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.06.2025 tarihli ve ██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;“(...)Dosya kapsamına göre; ... Ağır Ceza Mahkemesinin █████/2024 tarihli kararı ile daha önceki iddianamenin iadesi sebebi olarak gösterilen teşhis işleminin yapılarak eksikliğin tamamlandığı ancak bu defa da ilk iade sebepleri arasında yer almayan şüphelinin açık kimlik bilgilerinin yer almadığından bahisle tekrar iddianamenin iadesine karar verildiği anlaşılmış ise de,5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174/4. maddesinde yer alan 'Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianame iadesi yoluna gidilemez' şeklindeki emredici düzenlemeye ve ... Cumhuriyet Başsavcılığınca ilk iade nedeni olarak gösterilen eksiklikler giderildikten sonra yeniden iddianame düzenlenmesine karşın, ilk iade kararında gösterilmeyen nedenlerle, iddianamenin iadesine karar verildiği, bu gerekçelerle iddianamenin ikinci defa iade edilemeyeceği dikkate alınmadığı gibi, 5271 sayılı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince soruşturma evresi sonucunda toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması durumunda Cumhuriyet Başsavcılığınca iddianame düzenleneceği, delillerin yeterli olmaması hâlinde ise beraat kararı verilebilecek olması karşısında, şüphelinin açık kimlik bilgilerinin iddianamede yer almadığı gerekçesiyle iddianamenin iadesine karar verilemeyeceği de gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.(...)"şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇEKanun yararına bozma, İstinaf ve Yargıtay denetiminden geçmeden kesinleşen kararların istisnai olarak denetlenmesini sağlayan olağanüstü bir kanun yolu olup, olağanüstü ve istisnai olma özelliğinden dolayı kanun yararına bozma yoluyla bir kararın bozulabilmesi için, mahkemelerin asıl ceza davasını çözmeye devam etmesinin artık imkansız hale gelmiş olması veya hukuka aykırılığın giderilebilmesi için kanun yararına bozmadan başka imkan kalmaması gerekir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 26.10.1932 tarihli ve █████ sayılı İçtihadı Birleştirme kararında açıklandığı üzere kanun yararına bozma konusu olabilecek kanuna aykırılık halleri, uygulamadaki esaslı yanlışlıklar ile esasa etkili usul hataları olup, her hukuka aykırılık kanun yararına bozma konusu yapılamayacağından kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir.III. KARARYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,01.10.2025 tarihinde karar verildi.