Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağına yönelik itirazın iptali davasında bilirkişi raporuyla ortaya çıkan defter ve banka kaydı çelişkileri.
Özet: Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davacı, davalıya verilen hizmet karşılığında düzenlenen faturanın ödenmediğini iddia ederken, davalı taraf sözleşme ilişkisini ve alacak iddiasını reddetmiştir; dosya üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, davacının kendi ticari defter kayıtlarında icra takibine konu fatura tutarının davalı tarafından fatura tarihinde ödendiği tespit edilmiş, ancak davacı hizmetin verildiğine dair ispatlayıcı delil sunamamış ve ibraz edilen banka ekstreleri de bu ödemeyi doğrulamamıştır.

T.C.
İSTANBUL5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili tarafından ibraz edilen 10.03.2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirketin, ... adresinde bulunan ...Yerleşkesi istinat duvarı ve çevre düzenlemesinin davalı şirket adına yapılması için sözleşme yapmış olduklarını, müvekkilinin sözleşme gereği edimini ifa etmiş ve yaptığı iş karşılığında davalıya icra takibine konu 30.04.2024 tarih ve ... numaralı faturayı düzenlemiş olduğunu, davalı tarafın faturaya İtiraz etmemiş, ancak fatura bedelini ödemeyerek müvekkilinin alacağını sürüncemede bırakmış olduğunu, alacağın tahsili için ... 33. İcra Müdürlüğü'nün .. esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, ancak davalı tarafın haksız itirazı nedeniyle takibin durmuş olduğunu beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamına, davalı taraf aleyhine % 20'den az olmamak üzere İcra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi, tensip tutanağı usulüne göre tebliğ edilmiş olup, davalı tarafından ibraz edilen 19.03.2025 tarihli cevap dilekçesinde; Davacı tarafın sözleşme ilişkisine ve alacak iddiasına ilişkin beyanlarının gerçek dışı olduğunu, sözleşme ilişkisine dayanak olarak sunulan belgelerde müvekkili şirketin kaşesi ve şirket yetkilisinin imzasının bulunmadığını, müvekkili şirketin ticari defterleri üzerinde yapılacak inceleme ile davacı tarafın alacak iddiasının doğru olmadığının görüleceğini, davacı tarafın talep ettiği fatura alacağının mevcudiyeti yargılamayı gerektirdiğinden İcra inkar tazminatı talebinin reddedilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep ettiği görülmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava ; fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.... 33. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyanın incelemesinde, davacı/alacaklı tarafından davalılar/ borçlular aleyhine 185.449,00 TL █████/2025 Tarihli ... Fatura alacağının, tahsil talebi (İstenen: Yıllık Adi Kanuni Faiz) 7.000,00 TL İşlemiş faiz olmak üzere 192.449,00 TL toplam alacak üzerinden icra takibinin başlatıldığı, ödeme emrinin davalılar/ borçlulara tebliğ edildiği, ddavalılar/ borçluların icra takibine, yetkiye ,asıl alacağa, faiz ve ferilerine itiraz ettikleri ve takibin durduğu anlaşılmıştır.Mahkememizin █████/2025 celse tarihli ara kararı ile ; Dosyanın Mali Müşavir bilirkişi ...'a tevdi edilerek; taraf defter ve belgeleri, üzerinde inceleme yapılıp, taraf iddia ve savunmaları da değerlendirilerek icra takibine konu fatura içeriğindeki hizmetin davalıya verilip verilmediği, verildi ise faturalardan kaynaklı alacağın mevcut olup olmadığı, buna yönelik faturaların taraf defter ve kayıtlarında yer alıp almadığı, mevcut ise miktarının takip tarihi itibari ile ne kadar olduğu, icra takibinden sonra yapılan ödeme var ise TBK m. 100 uyarınca tenzil edilmesi ve dava tarihi itibari ile mevcut alacak miktarının tespit edilmesine dair rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, bilirkişi tarafından mahkememize sunulan █████/2025 tarihli raporda özetle; davacı tarafın ticari defter kayıtları, davalı tarafa düzenlediği faturalar ve faturalar karşılığında davalı tarafça yapılan ödemeler dikkate alındığında, davacı tarafın sözleşme kapsamında davalı tarafa taşeron olarak hizmet vermiş olduğunun anlaşıldığı, ancak takip ve dava konusu fatura içeriğindeki hizmetin davalı tarafa verilmiş olduğuna dair ispatlayıcı her hangi bir delilin davacı tarafça sunulamamış olduğu, Taraflarca ticari defter deliline dayanılmış olmasına rağmen davalı tarafın ticari defterlerini incelemeye sunmadığı, takip konusu 30.04.2024 tarihli 185.449,00 TL tutarındaki faturanın davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak davacı tarafın ticari defter kayıtlarına göre davalı tarafça 30.04.2024 tarihinde davacı şirketin ... Bankası ... Şubesindeki hesabına aynı tutarda para gönderilmek suretiyle fatura bedelinin ödenmiş olduğu, Davacı şirketin ticari defter kayıtları ile tarafımıza ibraz edilen banka hesap ekstrelerinin birbiriyle örtüşmediği, davacı tarafın ticari defterlerine kaydedilen 30.04.2024 tarihli 185.449,00 TL tutarındaki davalı taraf ödemesinin banka ekstrelerinde bulunmadığı, ancak taraflarınca incelenen banka hesap ekstrelerinin fotokopi olduğu dikkate alınarak, davacı şirkete ait hesap ekstrelerinin ilgili bankadan istenmesine gerek bulunup bulunmadığı hususunda görüş ve kanaatlerini içerir raporun sunduğu görülmüştür.HMK'nın 222/3 maddesinde tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği belirtilmiştir. Mahkememizce ön inceleme duruşması ara kararı ile taraflara ticari defter ve belgelerini mahkememizce belirlenen inceleme gün ve saatinde hazır etmeleri, aksi halde 222/3. maddesi gereğince ,inceleme günü defter, kayıt ve belgelerini ibraz etmedikleri ve ayrı sürede delilleri ile birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret te göstermedikleri yada belgenin ellerinde bulunduğunu inkar ettikleri ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmedikleri taktirde mahkemenin belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanının kabul edilebileceğinin ihtarına karar verilmiştir. Anılan ara karar doğrultusunda taraflara meşruhatlı olarak ihtaratlar yapılmış, davalı tarafça süresi içerisinde defterler ibraz edilmemiş, davacı tarafın ticari defterlerinin bilirkişi vasıtası ile incelenmesinde ise 10.05.2023 ile 30.04.2024 tarihleri arasında davacı şirketin davalı tarafa toplam 913.459,35 TL tutarında 4 adet fatura düzenlediği, davalı tarafça aynı tutarda ödeme yapılmış olduğundan davacı şirketin takip konusu fatura nedeniyle davalı taraftan alacağı bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın ticari ilişki içindeki fatura alacağından kaynaklandığı, 28 Temmuz 2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan 7251 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile değişiklik yapılan 6100 sayılı HMK m. 222/3 “İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir” hükmünü havi olduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilerek bilirkişi incelemesi için gün tayin edilerek taraflara meşruhatlı bir şekilde ihtarda bulunulduğu, mahkememizce belirlenen günde davacı tarafın ticari defter ve belgelerini bilirkişi incelemesi için sunduğu ancak davalı tarafça defterlerin ibraz edilmediği, davacı tarafın ticari defterlerinin bilirkişi vasıtası ile incelenmesinde ise 10.05.2023 ile 30.04.2024 tarihleri arasında davacı şirketin davalıtarafa toplam 913.459,35 TL tutarında 4 adet fatura düzenlediği, davalı tarafça aynı tutarda ödeme yapılmış olduğundan davacı şirketin takip konusu fatura nedeniyle davalı taraftan alacağı bulunmadığının tespit edildiği, her ne kadar bilirkişi raporunda davacı şirketin muhasebecisi ... tarafından “takibe konu fatura karşılığında davalı tarafça yapılmış her hangi bir ödemenin bulunmadığı, ticari defterlere işlenen söz konusu ödeme kaydının şirket sahibince verilen şifahi bilgi üzerine yapılan hatalı bir muhasebe işlemi olduğu” yönünde tarafına bilgi verilerek davacı şirketin ... Bankası ... Şubesi... Iban Numaralı hesabının banka ekstrelerinin ibraz edildiği, tarafınca incelenen banka hesap ekstrelerinde ise ticari defter kayıtlarının aksine, davalı tarafça yapılmış 185.499,00 TL tutarında bir havale işleminin bulunmadığı görüldüğü belirtilmiş ise de, davacı tarafın dava dilekçesinde bu yönde bir iddiasının bulunmadığından taraflarca getirilme ilkesi uyarınca bu yönde bir araştırma yapılmasının mümkün olmadığı gibi, borcun ödenmesinin banka kanalıyla yapılması gerektiği yönünde bir kural da bulunmadığı, borcun elden veya başka bir şekilde ödenmesi imkanı da bulunduğundan ticari kayıtların esas alınması sonucunda borcun ifa edildiği tespitine itibar edilmesi gerektiği, ticari defter ile ispat edilemeyen alacağın miktar itibari ile yazılı delil ile ispatının gerektiği, bu yönde bir delilin de sunulmadığı anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.Her ne kadar kısa kararın son paragrafında "Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi" şeklinde karar istinaf yolu açık olarak verilmiş ise de, davanın 1.000 TL üzerinden kısmi dava olarak açıldığı anlaşılmakla kesinlik sınırı altındaki talep nedeniyle kararın "KESİN" nitelikte olduğu anlaşılmakla, hükmün son paragrafının tavzihine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın reddine,2-Alınması gereken 615,40 TL karar harcının peşin olarak alındığı anlaşılmakla harç tahsil müzekkeresi yazılmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına,5-Davalı taraf, reddedilen davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Arabuluculuk ücreti 3.600 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025KatipE-imzaHakimE-imzaTAVZİH ŞERHİHükümde yer alan "Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi." kısmının " Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. "şeklinde düzeltilerek tavzihine karar verilmiştir.KatipE-imzaHakimE-imza