Yargıtay 11. Ceza Dairesi, özel belgede sahtecilik suçunda derhal beraat şartları oluşmadığından, zamanaşımı nedeniyle verilen düşme kararını hukuka uygun bularak oybirliğiyle onamıştır.
Özet: Yargıtay, sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında, fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen ve dolayısıyla CMK 223/9. maddesi uyarınca derhal beraat kararı verilmesini zorunlu kılan bir durumun bulunmaması ve suç için öngörülen sekiz yıllık olağan zamanaşımı süresinin son kesen işlem tarihinden itibaren dolduğu anlaşıldığından, derece mahkemesince verilen zamanaşımı nedeniyle düşme kararının hukuka uygun olduğuna hükmederek temyiz taleplerini oy birliğiyle reddetmiş ve kararı onamıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ███████ K.SUÇ
: Özel belgede sahtecilikHÜKÜM
: Zamanaşımı nedeniyle düşmeTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesinde, 1412 sayılı CMUK'un 253/6. maddesine paralel bir şekilde "Derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez." hükmüne yer verilmesi, mezkûr maddenin gerekçesinde de "fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen hallerde derhal beraat kararı verilebileceği"nin belirtilmesine; Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 29.11.2023 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı bozma ilâmının, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesinde yer verilen ve yargılama neticesinde ulaşılabilecek kanaate ilişkin olan beraat sebebine dayanmasına, somut olayda derhâl beraat nedeninin bulunmamasına, yargılama yapılmasına engel olup, davayı düşüren hâllerden biri olan dava zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi durumunda, derece mahkemeleri ve Yargıtay tarafından re'sen zamanaşımı kuralı uygulanarak kamu davasının düşmesine karar verilmesinin zorunlu olmasına göre; eylemin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir hâl, başka bir deyişle derhâl beraat kararı verilmesini gerektiren bir durum bulunmadığından zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle Mahkemece re'sen ve diğer iddialardan önce davanın düşmesine karar verilmesi zorunluluğuna riayet edilerek sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği; yargılama konusu özel belgede sahtecilik suçu için 5237 sayılı TCK’nın 207/1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı TCK’nın 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin, bozma öncesi verilen 03.12.2015 tarihli mahkûmiyet hükmü olduğu, zamanaşımını durduran bir nedenin bulunmadığı da gözetildiğinde, son kesen işlem tarihinden inceleme konusu hüküm tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımının dolduğu, Mahkemece sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.10.2025 tarihinde karar verildi.