Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde, haksız fiilden kaynaklanan trafik kazası sonrası ticari araçtan yoksun kalma ve kazanç kaybı tazminat davasının ticari niteliği değerlendirilmektedir.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının trafik kazası sonucu aracının kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle uğradığı ticari kazanç kaybının tazmini talebiyle açtığı, davalının ise kusur ve zarar miktarına itiraz ettiği maddi tazminat davasına ilişkindir; mahkeme, davanın ticari niteliğini ve görevli mahkemeyi belirlemek üzere davacının tacir vasfını incelemiş, davacının esnaf siciline kayıtlı olmasına rağmen ticaret sicil kaydının bulunmadığını tespit ederek, aracın ticari tescilli olmasının tek başına davayı ticari dava yapmayacağını ve bir davanın nisbi ticari sayılması için her iki tarafın tacir olması ile uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması gerektiği ilkesi kapsamında görevli mahkeme hususunda değerlendirme yapmıştır.

T.C.
ANTALYA2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ... ... bölgesinde meydana gelen kaza sonrası da araç ... ... tarafından da tamir edilmediğini ve hasar bedeli de ödenmediğini, araç öylece ortada bırakıldığını, aracın pert durumu olduğu halde karşı tarafın sigortası olan ... ... araç ile ilgili maddi hasara dair bir tazminat ödemediğini, ancak aracın kaza sonucu kullanılamaması nedeniyle davacı müvekkilinin aracı kullanmaktan mahrum kaldığını ve bu nedenle ticari zararı söz konusu olduğunu, nakliye işi yapan müvekkilinin aylık kazancının ... TL olduğunu, bu süre zarfında aracın da onarılmaması ve ikame araç verilmemesi nedeniyle müvekkili kaza tarihi itibariyle aylık kazancından mahrum kaldığını, aracın hasız fiil tarihinden itibaren yoksun kaldığı kar değerinin hesaplanması gerektiğini bildirerek aracın haksız fiil tarihinden itibaren yoksun kaldığı kar yani kazancın şimdilik ... TL'nin ticari faizi ile davacı müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin üzerine kayıtlı olan ... Model ... plakalı araç ile araç sürücüsü ... ... tarihinde sevk ve idaresinde olan araç ile ... istikametinden ... ... ... istikametine doğru seyir halindeyken ... plakalı ... marka araçtan aniden yavaşlama ve tekleme olmasından kaynaklı ve akabinde aracın ekranından motor ışığı yanması üzerine hemen yolun sağ tarafına doğru yanaşıp dörtlüleri yakıp durduğunu, daha sonra ismini kazadan sonra öğrenilen ... sevk ve idaresindeki aynı zamanda ... A.Ş nezdinde sigortalı ... plakalı aracın hızlı bir şekilde arkadan gelerek takip mesafesine uymayarak ve fren bile yapmadan ... plakalı aracın arkasından vurduğunu ve sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu trafik kazası ... tarihinde gerçekleştiğini, dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirkete ait aracın tek başına kusurlu olmadığını, müvekkilinin %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği ileri sürülmüşse de konuya ilişkin yeterli inceleme olmadığını, davacının yoksun kaldığı kar değerinin miktarının tespiti ile davacının aracının pert olduğu iddiasını kabul etmediklerini, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç KTK 56 maddesinde bahsedilen araçlar arasındaki mesafeyi korumayarak bu maddeyi ihlal ettiğini ve araç yasal hız sınırını aştığını bildirerek açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE
:Davacı vekili tarafından arabuluculuk son tutanağı, kaza tespit tutanağı ve kaza fotoğrafları delil olarak sunulmuş olup, mahkememizce hasar dosyası, trafik tescil kayıtları, tramer kayıtları dosyamız arasına celbedilmiş ve tüm deliller toplanmıştır.Dava, trafik kazasından kaynaklı kazanç kaybı zararına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindirMahkememizce öncelikle görev hususu incelenmiş olup, bu kapsamda gerçek kişi davacının tacir olup olmadığı araştırılmıştır.Davacının tacir olup olmadığının tespiti için Antalya Sanayi ve Ticaret Odası'na, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na ve ... Vergi Dairesi Başkanlığı'na müzekkereler yazılmış olup, gelen müzekkere cevaplarının incelenmesinde, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kaydının bulunmadığı, davacının esnaf sicilinde kaydının bulunduğu, davacının 2018 yılında işletme esasına göre defter tuttuğunun ve 2018 yılına ait gayri safi hasılat miktarını gösteren YGV beyannamelerinin gönderildiği görülmüştür.Dava konusu aracın ticari araç olarak sicilde tescilli olduğu anlaşılmaktadır. Trafik tescil kayıtlarında aracın "ticarî" olarak nitelendirilmesi, davayı kendiliğinden ticarî dava haline getirmez. İdarenin araçları trafik siciline tescil ederken yaptığı sınıflandırma, davanın ticarî dava olup olmadığının tespitinde tek başına belirleyici değildir.(Benzer yönde; Yargıtay 20. HD, ████████ E, ████████ K; █████████ E, █████████ K)01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ticari davalar belirlenmiş olup, 5. Maddede ticari davalara Ticaret Mahkemelerince bakılacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan mahkeme görevli olup olmadığı hususunu kendiliğinden değerlendirmelidir.Mutlak ticari davalar yanında nisbi ticari davalar da bulunup, TTK'nun 4 maddesi 1 bendine göre, bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. Maddedeki ticari işletme kavramının neyi ifade ettiği hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. 6102 Sayılı TTK'nun 11 maddesinde ticari işletme tanımı yapılmış ticari işletme ile esnaf arasındaki sınır Bakanlar Kurulunca çıkartılacak kararnamede gösterilir hükmüne binaen, █████/2007 tarih 26589 sayılı resmi gazetede yayınlanan ██████████ sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile esnaf, sanatkar ve tacir sanayici ayrımı belirlenmiştir.Bu belirlemeye göre VUK 177.maddesinde belirtilen hadlerden 1. ve 3. bendindeki konularda faaliyette bulunanların yarısını, 2.bendindeki faaliyetlerde bulunanların tamamı dikkate alınarak bu rakamları aşanlar tacir olarak kabul edilmiştir. TÜİK verilerine göre, davacının yaptığı işe göre 2.bentteki sınırlara ilişkin davalının en son (2018) gayrisafi hasılatı vergi beyannamesi ile ... TL olduğu bildirildiğinden davalının esnaf olarak kabulü gerekmektedir.Nispi ticari dava yönünden yukarıdaki açıklamalara göre davalı gerçek kişinin durumu incelendiğinde, davalının işletme hesabına göre defter tuttuğu, ticaret sicil müdürlüğünde kaydının bulunmadığı ,esnaf sicil kaydının bulunmadığı, V.U.K.177. Maddeye tabi olmadığı ve buna göre de esnaf sınırının aşılmadığı görülmüştür.Yukarıdaki tespitlere göre, olayda TTK 4.maddesi anlamında mutlak ve nispi ticari davanın söz konusu olmadığı, her ticari işin de ticari dava olmayacağı, yine görev hususunun kamu düzenine ilişkin olup yorum yolu ile genişletilemeyeceği, davalı tacir olup, uyuşmazlık kendi işletmesini ilgilendirse de, davacı tacir olmadığından mahkememizin görevli bulunmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmaması ve tamamlanmasının da mümkün olmaması sebepleri ile görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra:a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine,Dair, davacı vekilinin e-duruşma ile davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı. █████/2025Katip ...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır