Mirasçıların, ölen murisin borç sözleşmesine dayalı icra takibine itirazının iptali davasında senedin geçerliliği ve hile iddiaları.
Özet: Davacı tarafından murisin mirasçıları aleyhine, muris ile yapıldığı iddia edilen 600.000 TLlik borç sözleşmesine dayalı icra takibi başlatılması üzerine, mirasçıların takibin ölü kişiye karşı yapıldığı, belgenin sahte veya irade hilafına düzenlendiği gerekçeleriyle itiraz etmeleri sonucu açılan itirazın iptali davasında, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, imzanın murise ait olduğu ve mirasçıların iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiş olup, mirasçılar bu kararı ölü kişiye takip yapılamayacağı ve belgenin hileli olduğu iddialarıyla temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Aydın 4. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde gelen davalılar vekili Avukat ...'ın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkili tarafından davalıların murisi ... aleyhine Aydın İcra Müdürlüğünün ██████████ sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takip dayanağı olarak müvekkili ile muris ... arasında düzenlenen ve imzalanan 15.07.2019 tarihli borç sözleşmesi başlıklı belgeye dayanıldığını, davalıların murisi ...'nin, müvekkilinden toplamda 600.000,00 TL borç aldığını, ancak ...'nin borcu ödeyemeden vefat ettiğini, davalıların takibe itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu ileri sürerek; davalıların borca vaki itirazlarının iptaline, davalıların asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili; icra takibinin yetkisiz icra dairesinde yapıldığını, davacının murisin 26.08.2021 tarihinde öldüğünü bilmesine rağmen 29.12.2021 tarihinde ölü kişiye karşı takip başlatmasının hukuka aykırı olduğunu, takipte ve davada taraf değişikliğine olur vermediklerini, takip konusu belgenin borç ikrarı içermediğini, senet metnindeki borcun kaynağının senet metnine aykırı olarak değiştirildiğini, davacının murisin aynı zamanda kiracısı olup oturduğu konutun dahi kira bedellerini ödeyemez halde iken murise 600.000,00 TL borç vermesinin mümkün olmadığını, davacının bu belgeyi ya ürettiğini ya da iş takibi için aldığı boş imzalı belgenin üzerini anlaşmaya aykırı şekilde doldurduğunu savunarak, davanın reddine ve davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalılar murisi arasında borç sözleşmesi başlıklı belge düzenlendiği, bu belgenin içeriğinde davacının murise 15.07.2019 vade tarihli 600.000,00 TL borç verdiğinin yazılı olduğu, davacının bu belgeye istinaden alacağını tahsil amacıyla icra takibine başladığı, takip dayanağı belgedeki yazı ve imzanın ...'nin eli ürünü olduğunun tespit edildiği, ATK tarafından düzenlenen raporun usul ve yasaya uygun ve denetime elverişli olarak hazırlandığı görüldüğünden rapora itibar edilmesi gerektiği, davacının iddiasını senetle ispatlamış olması nedeniyle davalıların "beyaza atılmış imza" ve "iradeye aykırı olarak doldurulmuş belge" savunmasının da aynı kuvvette bir belge ile ispat edilmesi gerektiği, davalıların iddialarını ispata yarar yazılı bir belge sunmadıkları, takibe konu senette kesin vadenin belirlendiği, vade tarihi ile takip tarihi arasındaki işlemiş faizin doğru olarak hesaplandığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alacağın adi yazılı belgeye dayanması karşısında, davalılarca belgenin murisin rızası hilafına düzenlendiği veya iradesinin sakatlandığının ispat edilemediği, bu kapsamda herhangi bir cezai kovuşturma bulunmadığı gibi dosya kapsamı ile imzanın sahteliğinin tespit edilemediği, dosyadaki tanık beyanlarının belgenin hile veya murisin iradesinin sakatlandığı hususunu içermediği ve murisin ölümü ile takip arasındaki sürenin çok kısa olması karşısında bu durumun maddi hatadan kaynaklanması nedeniyle davacı tarafın ölüye takip yapılması konusundaki istinaf istemlerinin de hukuka aykırı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı, davalılar vekilininin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalılar vekili temyiz yoluna başvurmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalılar vekili; ölü kişiye karşı takip yapılamayacağını, dava konusu somut uyuşmazlıkta ölü kişiye takip başlatılmasının maddi hatadan kaynaklamadığını, 3. şahıs konumundaki müvekkillerinin borçlu olmadıklarını tanık dahil her türlü delille ispatlayabileceklerini, hile ile alınmış senedin üzeri kesilerek sahtecilik ve hile yoluyla doldurulduğunu, hile ve sahtecilik iddiasının da her türlü delille ispatlanabileceğini, senet metninin kesin bir borç ikrarını içermediğini, senet belgesinin üst kısmının kesik olduğunu, bir makama yazılmış bölüm kesilerek boş belge haline getirilmiş ve hile ile doldurulduğunu, borç belgesi üzerinde yazı incelemesinin eksik yaptırıldığını belirterek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa hukuk kurallarının doğru şekilde uygulandığı, icra takibine konu belge altında imzanın davalıların murisine ait olduğunun tespit edildiği, icra takibi muris adına yapılmış ise de borçlunun vefat ettiğinin alacaklı-davacı tarafından öğrenilmesi üzerine davalı-mirasçıların icra takibine dahil edilerek ödeme emri gönderildiği, borç miktarının ve ödeme tarihinin belgede açıkça düzenlendiği anlaşılmakla, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karara verildi.